KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Esas no
- 2021/125 Esas
- Karar no
- 2024/667
- Dava
- Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin
- Dava tarihi
- 19/02/2021
Karar Metni
2.022 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. Davalı ..., diğer davalı ... tarafından %100 sermayesi ...'ait olmak üzere ve 100.000,00TL sermaye ile kurularak, 04.02.2015 tarihinde ticaret sicil tescili gerçekleştiğini, müvekkil ... ise, tam hissesi davalı ...'a ait şirkete ortak olmak üzere davalı ... ile anlaşarak, ....
Noterliği ... sayılı 11.05.2016 tarihli hisse devri sözleşmesi ile %50 hissesini devralmış ve 11.05.2016 tarihinde davalı şirkete ortak olduğunu, diğer %50 hisse sahibi davalı ... ise şirket imza yetkilisi olarak atandığını, ....
Noterliği ... sayılı 11.05.2016 tarihli hisse devri sözleşmesi ile 100.000TL sermayeli şirketin %50 hissesini devralan ve 50.000TL sermaye ile davalı şirkete ortak olan müvekkil ..., davalı ...'ın yönlendirmesi ve talebi ile ve kendisinin çok iyi Türkçe bilmemesi nedeni ile 50.000TL sermaye borcu olmasına karşın 25.05.2016 tarihinde davalı şirket ... hesabına 50.000 USD ödeme yaptığını, müvekkil ...'un hisse devri sözleşmesi uyarınca 11.05.2016 tarihinde sermaye borcu 50.000TL iken, müvekkil davacı tarafından şirket hesaplarına.
50.000 USD yani ödeme tarihindeki dolar kuruna göre sermaye borcunun neredeyse üç katı kadar ve dahi şirket ana sözleşmesi uyarınca şirket sermayesinin tamamından fazlası kadar ödeme yaptığını, müvekkili davacı ..., davalı şirket hisselerini devralmış olduğu tarihten bu yana hiçbir kar payı almadığını, alamadığını, müvekkil davacının davalı ... Dış Tic. Ve Tur. Ltd. Şti.
Hisselerini devraldığı tarihten bu yana diğer davalı ... şirketin imza yetkilisi ve münferiden müdürü sıfatı ile şirkete ait tüm mal varlığı ve şirket hesaplarını takip etmekte ve müvekkil ...'a şirketin mali durumu ile bilgi vermediğini, %50 hisse sahibi müvekkil, şirketin durumu ile ilgili bilgi alamadığı gibi şirket hisseleri oranında kar payı da alamadığını, iş bu sebeple müvekkil davacının şirket hisselerini devralmış olduğu 11.05.2016 tarihinden bu yana kar payı alacaklarının bilirkişi marifeti ile tespiti ve tahsili gerekmekte olduğunu, davalı ...
Dış Tic. Ve Tur. Ltd. Şti. Hissedarları davacı ... ve diğer davalı ... arasında güven ilişkisi kalmamış olması nedeni ile, iş bu ortaklığın devamının mümkün olmaması nedeni ile ... Dış Tic. Ve Tur. Ltd.
Şti'nin feshine ve tasfiyesine karar verilmesi gerektiğini, zira müvekkil davacı, şirketin işleyişi, mali durumu vs hususunda imza yetkilisi davalı ...'dan herhangi bir bilgi alamadığını, ayrıca müvekkil davacı şirket hisselerinin %50 hissesini devralırken şirket sermayesinin 100.000 Amerikan doları olduğu düşüncesi ile hareket etmiş ve davalı ...'ın yönlendirmesi ile ekte dekontuda sunulduğu üzere 50.000 dolar ödeme yaptığını,
müvekkil davacı ile şirket ortağı davalı ... arasında güven ilişkisi zedelenmiş olduğundan ve müvekkil davacının şirket hissedarı olmasına karşın şirket ile ilgili bilgi alamaması ve şirket kar paylarının müvekkile ödenememesi nedeni ile ortaklığın ve iş ilişkisinin devamının mümkün olmaması karşısında davalı ...'nin TTK 639 maddesi kapsamında feshine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil davacının kar payı alacaklarının tespiti ile ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davalı ...'nin feshi ve tasfiyesine,
müvekkil davacının tasfiye neticesinde hissesi oranında tasfiye alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettikleri anlaşıldı.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Davalı ...ne ait Ticaret Sicil Müdürlüğü sicil kayıtları, Davalı ...ne ait ait Ticaret Sicil Gazetesi suretleri, davacı tarafından davalı şirket hesabına yapılan sermaye ödemesini gösterir banka dekontu, Şirket ticari defterleri, .... Noterliği ... sayılı 11.05.2016 tarihli hisse devri sözleşmesi, bilirkişi incelemesi, yemin, tanık ve sair deliller e dayanmışlardır.
DAVACI TANIĞI ... DURUŞMADAKİ BEYANINDA
davalı kemal arkadaşım olur diğeri kardeşimdir yaklaşık 2016 yılında bu şirketi açtılar, turizm alanında faaliyet gösteren bir şirkettir, başlangıçta kardeşim sermaye koydu, bu sermaye ile şirkete araç alındığını biliyorum, belli bir dönem çalıştılar, ... civarında ofisleri vardı, o ofis şuanda kapalıdır, 2018 yılının 4 yada 5 aylarına kadar faaliyet devam etti, davacıya herhangi bir kar ödemesi yapılmamıştır, davalı daha sonra ofisi kapattı ve şuan telefonlara cevap vermiyor, nerede olduğunu bilmiyoruz, şirket turizm turları düzenliyordu,
bazı otellerle bağlantılı olarak havayolundan yada havaalanından yolcu karşılama / taşıma / gezdirme alanlarında çalışıyordu, şirket işleri ile sadece davalı kemal ilgileniyordu, şirketin otobüs yada araçlarının olduğunu biliyorum, ancak banka hesaplarının bulunup bulunmadığını bilmiyorum, taşınmazlarının olmadığı biliyorum, benim bilgim bundan ibarettir, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 18/07/2024 havale tarihli raporlarında: ''...a) .... Noterliği ‘nin 11.05.2016 tarihli ve ... sayı ile tasdikli Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi ile 100.000 TL sermayeli şirketin %50 hissesinin “...” adresinde mukim ... TCKN’lu ...’a devredilmiş olduğu, hisse devri sözleşmesinin taraflarca imzalanmış olduğu, böylece davacının ... Dış Tic. ve Turizm Ltd. Şti’nde 50 adet 50.000 TL sermaye payına sahip olduğu,
b) Şirketin yatırılan 100.000,00 TL özsermayesini kaybettiği ve hatta 2021 yılı ile 10.226,17 negatif sermayeye ulaştığı,
c) Şirketin özkaynağının negatif olması nedeni ile ortaklık payları da negatif olup şirketin geleceğe dair bir projeksiyon üretemeyecek durumda olduğu,
d) Şirketin bilançosunda büyük boyutlu varlık kaleminin ...Varlıklar başlığı altında yer alan Taşıtlardan (97.457,63 TL) oluştuğu, Şirket bilançosunda yer alan Taşıtların rayiç değerinin bulunması sonucu oluşacak rakamın, davacının %50 payı oranında taksimi ile ortaklıktan çıkma payının hesaplanabileceği, Sayın Mahkemece davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesi ve davacı ortağın şirketten çıkarılması yönünde hüküm verilmesi halinde bilançoda yer alan taşıtların mevcudiyetinin ve rayiç değerinin Teknik Bilirkişi marifeti ile tespitinin gerektiği,
e) Davacı ortak tarafından 25.05.2016 tarihi ile 50.000 USD’nin davalı şirketin ... no’lu hesabına gönderildiği, makbuz açıklamasında herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, davalı şirketin bilançolarına göre davalı şirketin ortaklarına borçlu olduğu, bu nedenle davacı ortak tarafından açıklamasız gönderilen 50.000 USD’lik (TCMB kurları ile; 2,9523 * 50.000 USD = 147.615,00 TL) tutarın davalı şirkete karşı olan borcun ödenmesine ilişkin olduğunun kabul edilmesinin hayatın olağan akışına ve mantık kurallarına aykırı olduğu,
a. Davacının devraldığı paylarında yalnızca %25’lik bedeli ödenmiş olduğu halde; davacının, 50.000 TL’lik paylarının yalnızca 12.500 TL’lik kısmı ödenmiş olduğu ve 37.500 TL’sinin davalı şirkete ödenmesi gerektiği, davacı ortağın 25.05.2016 tarihi ile davalı şirkete havale ettiği 50.000 USD’nin (TCMB kurları ile; 2,9523 * 50.000 USD = 147.615,00 TL) sermaye borcundan fazla olduğu, bu halde davacı ortağın, 109.665 TL fazladan bir bedeli davalı şirkete havale ettiği, dolayısıyla davacı ortağın, dava tarihinde, davalı şirkete 109.665 TL fazla para gönderdiğinin kabul edilebileceği, söz konusu bedelin niteliğinin yüce mahkemenizin takdirinde olduğu,
b. Davalı şirket pay bedellerinin tamamının ödendiği halde; davacının, devraldığı paylara ilişkin bedellerin tamamının ödenmesi sebebiyle sermaye borcunun bulunmadığı, davacının, devraldığı paylara ilişkin bedeli, pay devir sözleşmesi uyarınca ...’a ödemesi gerekmekte olduğu, dolayısıyla davacı ortak tarafından 25.05.2016 tarihi ile davalı şirkete havale edilen 50.000 USD’nin (TCMB kurları ile; 2,9523 * 50.000 USD= 147.615,00 TL) sermaye borcuna ilişkin olduğunun kabul edilemeyeceği, bu nedenle davacı tarafından, dava tarihinde, davalı şirkete 147.615,00 TL’lik tutarın gönderildiğinin kabul edilebileceği, söz konusu bedelin niteliğinin yüce mahkemenizin takdirinde olduğu,
f) Davalı şirketin, 2015-2022 faaliyet yılları boyunca yalnızca 2017 faaliyet yılında kar elde ettiği, bu halde 2017 faaliyet yılı dışında davalı şirket, hukuken kar payı dağıtımına gidemeyeceği, ayrıca kar payının ancak genel kurul tarafından kar payı dağıtım kararı alınması ile ortaklar bakımından alacak hakkına dönüşeceği, somut olayda davalı şirketin kar payı dağıtım kararı almaması sebebiyle davacının kar payı alacağı bulunmadığı,
g) Davalı şirketin borca batık olması sebebiyle TTK. m. 633’ün göndermesi ile TTK m. 376 gereğince iflasına hükmedilmesi gerektiği, davalı şirketin bilançosunda yer alan taşıtların rayiç değerinin tespit edilmesi neticesinde davalı şirketin borca batık olmadığının belirlenebileceği, bu halde artık TTK m. 376 gereğince davalı şirketin iflasına hükmedilemeyeceği,
h) Ancak bu olasılıkta, Davalı limited şirketin şahıs şirketlerinin özelliklerini de taşıması ve iki ortaklı bir şirket olması sebebiyle ortaklar arasındaki kişisel nitelikteki sorunların dahi TTK m. 636/3 uyarınca haklı sebep teşkil edebileceği, davalı şirketin 2015-2022 faaliyet yılları arasında yalnızca 2017 faaliyet yılında kar elde etmesi, kar payı dağıtılmamasının bilhassa hukuki nedenlerle süreklilik arz etmesi, davacı pay sahibine davalı şirketin faaliyetlerine ilişkin bilgi verilmemesi, taraflar arasında güven ilişkisinin zedelenmesi ve davalı şirketin diğer ortağı ve tek müdürü olan ...'a ulaşılamaması dikkate alındığında haklı sebebin oluştuğu,
i) Haklı sebebin varlığına rağmen kural olarak mahkemece doğrudan şirketin feshine karar verilmemesi gerektiği, feshin son çare oluşu ilkesi uyarınca mahkemece fesih yerine duruma uygun düşen başkaca bir çözüme gidilmesi gerektiği, şirketin feshine ancak duruma uygun düşen bir çözüm bulunamaması halinde gidilmesi gerektiği,
j) Bununla birlikte davalı şirketin diğer ortağı ve tek müdürü olan ...'a ulaşılamadığı, davalı şirketin son tescilini 12/01/2018 tarihinde yaptırdığı, davalı şirketin 2015-2022 faaliyet yılları arasında yalnızca 2017 faaliyet yılında kar elde ettiği, mevcut bilanço ile davalı şirketin borca batık olduğu dikkate alındığında davalı şirketin feshine karar verilmesi gerektiği..." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; haklı nedenlerle davalı limited şirketinin fesih ve tasfiyesi ile davacının kar payı alacaklarının ve ortaklık payının tespit ve tahsiline ilişkindir.
TTK'nın 636. maddesinde haklı sebeplerin varlığı halinde her ortağın şirketin feshini isteyebileceğinin düzenlendiği, ancak söz konusu maddede haklı sebebe ilişkin bir tanıma veya haklı sebebin sınırına ve kapsamına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, anonim şirketlerde haklı sebeple şirketin feshinin düzenlendiği 531. maddede de aynı şekilde bir tanım, sınır veya haklı sebebe örnek gösterilmediği, bununla birlikte; genel kurulun birçok kez kanuna aykırı şekilde toplantıya çağrılmaması, azınlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlali, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının sürekli azalmasının haklı sebep sayıldığı madde gerekçesinden anlaşılmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davalı şirketin öz sermayesini yitirdiği ve borca batık durumda olduğu, 2015-2022 faaliyet yılları boyunca yalnızca 2017 faaliyet yılında kar elde ettiği, davalı şirketin son tescilinin 12/01/2018 tarihinde yapıldığı, somut durumda davalı şirketin durumunu düzeltmesi, amacını gerçekleştirmesi olanaklı görülmemekle, toplanan tüm deliller doğrultusunda davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür.
Davacı yan, dava dilekçesi ile hissesine düşen kar payının tespit ve tahsilini istemiş ise de; TTK'nın 616/1-e bendinde kar payı hakkında karar verilmesi genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayılmış olup, bu konuda mahkememizin karar verme yetkisi bulunmadığından buna ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yine davacı yan ortaklık payının tespit ve tahsiline karar verilmesini talep etmiş ise de; dava şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiğinden tasfiye sonucunda davalı şirketin aktifinin bulunması halinde davacının da payı oranında tasfiye payına sahip olacağı anlaşılmakla bu talebin de reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Öte yandan davalı ... hakkında aynı taleplerle ilgi olarak dava açmış ise de; Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-d maddesi hükmüne göre tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları bir dava şartıdır. Aynı maddenin 2.fıkrasına göre dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verilir. Somut olayda davalı şirket ortağının eldeki dava bakımından pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla hakkındaki davanın dava şartı nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan tüm nedenlerle davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, ... Müdürlüğünün ...-0 nolu sırasında kayıtlı ...'nin haklı nedenlerle feshine, davacı yanın fazlaya ilişkin diğer tüm istemlerinin ise reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/125, K. 2024/667, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama