KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Esas no
- 2023/493 Esas
- Karar no
- 2025/97
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/07/2023
Karar Metni
965 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın davalı ile davacı şirket arasında akdedilmiş rekabet yasağı sözleşmesi ve gizlilik sözleşmesine davalının aykırı hareket etmesi iddiasıyla cezai şartın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı taraf ve davalı arasında 25.01.2021 tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiği, davalının portföy yöneticisi olarak çalıştığı, iş akdinin 20.12.2021 tarihinde sona erdiği, taraflar arasında 25.01.2021 tarihinde “Rekabet YasağıSözleşmesi” akdedildiği, davalının ilgili sözleşmeden doğan yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi sebebiyle, davacı ....
Noterliği ... yevmiye numaralı ve 06.06.2022 tarihli ihtarname keşide edildiği, taraflar arasında akdedilen Rekabet Yasağı Sözleşmesi’nin 3. Maddesine göre “Çalışan, 4. maddedeki sınırlamalar içerisinde kalmak koşuluyla; işverenin işkolunda faaliyet göstermeyeceğini, faaliyet gösteren -bayii ve acenteler de dahil olmak üzere bir başka gerçek ya da tüzel kişi nezdinde çalışmayacağını, bunlarla ortaklık ilişkisine girmeyeceğini, bunlara danışmanlık vermeyeceğini, bunlar ile herhangi bir ticari ilişki içerisinde bulunmayacağını (…) taahhüt eder.” Şeklinde rekabet yasağının açıkça hüküm altına alındığı,
davalının iş sözleşmesi sona erdikten sonra ... şirketinde çalışmaya başladığı, bu şirketin davacı ile aynı alanda faaliyet gösterdiği, rekabet yasağı sözleşmesinin kanuna uygun düzenlendiği, yazılı yapıldığı ve yer, zaman, konu yönünden sınırlama getirildiği, davalının görevi gereği davacı tarafın tüm müşteri portföyüne, ticari sırlarına işverenin yapmış olduğu işe, müşterilerin iletişim adresleri başta olmak üzere diğer kişisel bilgilerine ulaşabilecek pozisyonda yer aldığı,
Rekabet Yasağı Sözleşmesinde kararlaştırılan 2 yıllık rakip firmada çalışma yasağı ve belirlenen 1 yıllık brüt maaş tutarındaki cezai şartın uzun süreli ve fahiş olmadığı, orantılı ve ölçülü olduğu, Çünkü müvekkil şirketin müşterileriyle ekseriyetle 24 ay süreli sözleşmeler akdettiği, rekabet yasağında belirtilen sürenin de buna göre belirlendiği, ölçülülük unsuruna aykırılık olmadığı çünkü davacının en önem arz eden sırrının müşteri portföyü olduğu, 24
ay süreli sözleşmeyle müvekkil şirkete bağlı olan müşterilerin davalı vey herhangi bir personelin rekabet yasağına aykırılığı sebebiyle müvekkil şirketle hukuki bağını sonlandırmak istemesinin şirket için büyük risk teşkil ettiğini ileri sürerek, Rekabet Yasağı Sözleşmesi’ne aykırı davranıldığı gerekçesiyle davalının son brüt ücreti üzerinden hesaplanan 12 aylık brüt ücret toplamından, 1.000,00 TL tutarındaki cezai şart tutarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Dava; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki dönemde taraflar arasında akdedilen rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranılması nedeniyle rekabet yasağı sözleşmesi kapsamında ödenmesi gereken cezai şartın şimdilik 1.000,00-TL tutarındaki kısmının tahsili talebine ilişkindir. Bilirkişi 11/06/2024 tarihli raporunda özetle.
Somut olayda uyuşmazlığın, davalının rekabet yasağına aykırı davranıp davranmadığı noktasında toplandığı, Somut olayda rekabet yasağı sözleşmesinin, hizmet akdinin eki şeklinde düzenlendiği, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yer, zaman ve konu bakımından Kanunda getirilen sınırlamalara uygun olması gerektiği, - Zaman yönünden rekabet yasağı düzenlemesi incelendiğinde, TBK’da öngörülen 2 yıllık azami sürenin sözleşmeyle getirildiğinin görüldüğü, bu yönüyle zaman bakımından kanuni sınırlar içinde kaldığı, ancak 2 yıllık kanuni sürenin azami süre olarak belirlendiği, Mahkemece bu sürenin indirilmesinin mümkün olduğu,
Konu bakımından davacının işkolunun belirlendiği, yer bakımından ise İstanbul ilinin kabul edildiği, rekabet yasağı sözleşmesinin belirlenen sınırlamalar çerçevesinde hukuka uygun olduğundan bahsedilebileceği, dosya kapsamında, davalının iş akdinin davacı tarafından feshedildiğinin anlaşıldığı, davacı tarafın sözleşmenin feshi noktasında haklı bir neden belirtmediği, mevcut durumda rekabet
yasağı sözleşmesinin TBK m. 447/2 uyarınca sona erdiği sonucuna varılabileceği, bu hususta nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu, Rekabet yasağı sözleşmesinin sona ermediğinin kabulü halinde, davalının davacı şirket ile aynı işkolunda faaliyet gösterdiği anlaşılan ....’de iş akdinin sona ermesinden yaklaşım bir ay sonra çalışmaya başlamasının rekabet yasağına aykırı bir eylem olarak kabul edilebileceği, Rekabet yasağına aykırılığın yaptırımını sözleşmede cezai şart olarak belirlendiği, davalının sözleşmede belirlenen cezai şartı ödemekle yükümlü olacağı, cezai şartın aşırı olduğu halde bunun indirilmesi konusunda nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Davacı taraf iddiasında, tarafları arasında 25/01/2021 tarihli hizmet sözleşmesi ile 25/01/2021 tarihli rekabet yasağı sözleşmesi akdedildiği ve davalının davacı şirkette portföy yöneticisi olarak çalıştığını, akabinde davalının iş akdinin 20/12/2021 tarihinde sona erdiği,
iş sözleşmesinin feshinin ardından davalının davacı şirketle aynı faaliyet konusunda hizmet veren ... şirketinde çalışmaya başladığını ve davalının böylece taraflar arasında akdedilen rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiğini, davalının rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranışı nedeniyle sözleşmenin 5. Maddesi uyarınca son brüt ücreti üzerinden hesaplanan 12 aylık brüt ücret tutarındaki cezai yart alacağının şimdilik 1.000,00-TL tutarındaki kısmının davalıdan tahsilini talep etmiş olup,
davalının SGK kayıtları celp edilerek dosyamız arasına alınmış ve uyuşmazlık kapsamında ticaret hukuku/ haksız rekabet alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye verilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, somut olayda, davalının iş akdinin davacı şirket tarafından sona erdirildiği belirlenerek, davacı tarafından davlaının iş sözleşmesinin hangi sebeple sona erdirildiğinin anlaşılamadığı, bununla birlikte, davacının iş sözleşmesini 4 no'lu SGK işten çıkış koduyla sona erdirdiği dosyada mübrez SGK kayıtlarından anlaşıldığı ve söz konusu kodun “Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi” olarak nitelendirilmekte olduğu, bu durumda SGK kayıtlarından anlaşıldığı üzere davacı tarafça haklı sebep gösterilmeksizin davalının iş akdinin sona erdirildiği,
diğer bir anlatımla işçiye yüklenebilen kusurlu bir davranışla sözleşmenin feshedilmediğinin anlaşıldığı, bu hali ile davalının, TBK m. 447/2 hükmü çerçevesinde rekabet yasağına tabi olmayacağı belirlendiğinden, davalının rekabet yasağına tabi olmaması nedeniyle davacının davalıdan talep edebileceği cezai şart alacağı bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/493, K. 2025/97, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama