KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Ocak 2026
- Esas no
- 2025/910 Esas
- Karar no
- 2026/1
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 02/10/2025
Karar Metni
850 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ... Sigorta ve .. tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği, söz konusu kararın tebliğ edilmediği, UYAP kontrolü sırasında anlaşıldığı, davalı tarafın ... İcra Müdürlüğü 2025/...
Esas sayılı dosyaya yapmış olduğu itirazının haksız ve kötü niyetli olduğu, müvekkili adına kayıtlı ... plakalı araç 19.08.2024 tarihinde davalının sevk ve idaresinde olan ... plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, bu kaza sonucu müvekkiline ait araçta değer kaybı meydana geldiği, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, bu sebeple meydana gelen reel değer kaybı bedelinden ... plakalı araç sahibi ve trafik poliçe limiti tükendiğinden ... plakalı araca KASKO İMM poliçesi tanzim eden ... ...
A.Ş.'nin sorumlu olduğu, taraflarınca karşı tarafın trafik sigorta şirketi olan ... Sigorta'ya değer kaybı ve hasar başvurusu yapıldığı, ilgili kaza tarihi itibariyle sigorta şirketinin trafik poliçesi sorumluluğu 200.000 TL limitle sınırlı olduğu, sigorta şirketi tarafından 200.000 TL hasar ödemesi yapıldığından poliçede limit tükendiği, bunun üzerine karşı tarafın Kasko İMM sigorta şirketi olan ...
Sigorta' ya 15.05.2025 tarihinde değer kaybı tazminatının ödenmesi için kep aracılığıyla başvuru yapıldığı ancak herhangi bir ödeme alınamadığı, müvekkiline ait aracın değer kaybı tazminatının tespiti için bağımsız eksperden rapor alındığı ve 100.000 TL değer kaybı tazminatı tespit edildiğini belirtmekle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/... Esas 2025/... Karara sayılı 02/10/2025 tarihli görevsizlik kararının 26/11/2025 tarihinde kesinleşmesi üzerine dosyanın mahkememize tevzi edilerek 2025/910 Esas sayısına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Dava, İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) istemine ilişkindir.
Kamuoyunun 7. Yargı Paketi olarak adlandırdığı “1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 3 (üç) maddesinde değişiklik içeren 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 05.04.2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yapılan değişikliklerle beraber ticari davalar ve iş sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar bakımından, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu düzenlenmiştir.
31. Madde uyarınca; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
43. Madde uyarınca; Bu Kanunun;
a) 31 inci, 34 üncü, 36 ncı, 37 nci, 38 inci ve 41 inci maddeleri 1/9/2023 tarihinde,
b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer." şeklinde düzenlenmiştir.
"6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3. üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır." hükmü uyarınca eldeki itirazın iptali davası 02/10/2025 tarihinde açıldığından işbu davanın da zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 19/12/2025 tarihli ara kararı ile; davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini dosyaya sunmadığı anlaşılmış olup, davacı vekiline arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini dosyaya sunması için bir haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde gereğinin yerine getirilmemesi halinde 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, ara kararın davacı vekiline e-tebligat ile 24/12/2025 tarihinde tebliğ edildiği,
verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından arabuluculuk son tutanağının aslı veya onaylı suretinin sunulmadığı, davacı tarafça dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurulmadığı ve zorunlu dava şartının yerine getirilmediği görülmüştür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 20.06.2019 tarih, 2019/1038 Es. ve 2019/869 K. sayılı ilamında; "...TTK 5/A maddesi 1. fıkrasında arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığı ve arabulucuya başvuru şartı mahiyeti gereği sonradan tamamlanamayan özel dava şartlarından olduğu anlaşılmakla, mahkemece verilen dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararı usul ve yasaya uygun olmakla ... " yönünde karar vermiştir.
6325 sayılı yasanın 18/A Maddesi- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.)
''(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) ...Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' hükmünü içermekte olup 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Katip ... · (E-İmzalı) Hakim ... · (E-İmzalı)
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/910, K. 2026/1, 6 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama