KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2026
- Esas no
- 2026/176 Esas
- Karar no
- 2026/267
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/03/2026
Karar Metni
817 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... Ltd.
Şti.'nin davalı ile ... adresindeki bağımsız bölüm daireyi 11.500.000 TL bedelle vadeli çek ve senetler karşılığında satın almak üzere anlaştığını, 28.02.2026 ve 31.05.2026 vadeli toplam 5.500.000 TL tutarında iki çek ile 31.08.2026 ve 30.11.2026 vadeli toplam 5.500.000 TL tutarında iki bono verdiğini, 500.000 TL peşinat ödeyip çek bedellerini buna göre düzelttiğini, ...’in hem şirket yetkilisi hem de çek keşidecisi sıfatıyla işlemleri yaptığını, tapu devri talebine rağmen davalının daireyi üçüncü kişiye satıp tapuyu devrettiğini ve edimini ifa etmesinin imkânsızlaştığını,
bu nedenle ödediği parayı ve bedelsiz kalan kambiyo senetlerini geri almak için girişimlerde bulunduğunu ancak sonuç alamadığını, çek ve senetlerin iptali ile bedellerinin tahsili için dava açıldığını, icra takibi tehdidi ve karşılıksız çek işlemi nedeniyle ticari itibar zararı riski bulunduğundan ihtiyati tedbir talep edildiğini, davalının senet ve çekleri iyiniyetli üçüncü kişilere ciro edebileceğinden cironun önlenmesi için de tedbir istendiğini, işlemin ticari nitelikte olduğundan Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurulduğunu, arabuluculuk istisnası nedeniyle doğrudan dava açıldığını, davalıya ulaşılamadığından adres gösterilemediğini,
adli yardım talep edildiğini belirterek.
28.02.2026 ve 31.05.2026 vadeli 2.500.000 TL ve 3.000.000 TL tutarındaki çekler ile 31.08.2026 ve 30.11.2026 vadeli 3.000.000 TL ve 2.500.000 TL tutarındaki bonoların iptali ve iadesi, söz konusu çek ve bonoların üçüncü kişilere devir-ciro edilmesinin ve icraya konu edilmesinin önlenmesi, çeklerin ibrazı halinde ödenmemesine dair ihtiyati tedbir, ödenen 500.000 TL ile ileride ödenecek tüm bedellerin reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Dava; Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.
Kamuoyunun 7. Yargı Paketi olarak adlandırdığı “1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 3 (üç) maddesinde değişiklik içeren 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 05.04.2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yapılan değişikliklerle beraber ticari davalar ve iş sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar bakımından, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu düzenlenmiştir.
31. Madde uyarınca; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
43. Madde uyarınca; Bu Kanunun;
a) 31 inci, 34 üncü, 36 ncı, 37 nci, 38 inci ve 41 inci maddeleri 1/9/2023 tarihinde,
b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer." şeklinde düzenlenmiştir.
"6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3. üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır." hükmü uyarınca eldeki menfi tespit davası 02/03/2026 tarihinde açıldığından işbu davanın da zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 02/03/2026 tarihli ara kararı ile; "...Davacı tarafın arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini dosyaya sunmadığı anlaşılmış olup, davacı vekiline arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini dosyaya sunması için bir haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde gereğinin yerine getirilmemesi halinde 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarına.." karar verildiği,
Ara kararın e-tebligat yolu ile davacı vekiline 22/03/2026 tarihinde tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından arabuluculuk son tutanağının aslı veya onaylı suretinin sunulmadığı, davacı tarafça dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurulmadığı ve zorunlu dava şartının yerine getirilmediği görülmüştür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 20.06.2019 tarih, 2019/1038 Es. ve 2019/869 K. sayılı ilamında; "...TTK 5/A maddesi 1. fıkrasında arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığı ve arabulucuya başvuru şartı mahiyeti gereği sonradan tamamlanamayan özel dava şartlarından olduğu anlaşılmakla, mahkemece verilen dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararı usul ve yasaya uygun olmakla ... " yönünde karar vermiştir.
6325 sayılı yasanın 18/A Maddesi- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.)
''(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) ...Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' hükmünü içermekte olup 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/176, K. 2026/267, 17 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama