KÜNYE
T.C. İstanbul
- Mercii
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2018
- 14. asliye ticaret mahkemesi esas no
- 2016/38 Esas
- Karar no
- 2018/1016
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/01/2016
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, ahşap imalat ve dekorasyon işleri ile uğraşan müvekkilinin davalıya ait mekanın ahşap işlerinin üretim ve montajını yapmasına rağmen düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine başlatılan takibe yöneltilen itirazın iptali ile takibin devamına asgari %20 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, faturaların ne zaman ve kime tebliğ edildiğinin meçhul olduğunu, müvekkili firmanın defter kayıtları ile davacının tuttuğu cari hesap kayıtlarının birbiri ile uyumlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, eser sözleşmesi kapsamında faturaya bağlanmış imalat ve montaj bedelinin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptalidir.
Tarafların maliyeye bildirmiş oldukları BA/BS formaları ilgili mercilerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Taraf defterlerinin muhasip bilirkişi tarafından incelenmesine karar verilmiş olup davalı taraf belirlenen gün ve saatte defterlerini ibraz etmemiştir.
Davacı tarafın defterlerinin incelenmesinde, icra takibine dayanak teşkil eden faturaların kendi defterlerinde aynen kayıtlı olduğu, defterlerin usul ve yasaya uygun tutulduğu, sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu anlaşılmıştır.
Öte yandan davalının kanunen bildirmekle yükümlü olduğu BA formları incelendiğinde de davacı defterleriyle uyuştuğu gözlemlenmektedir. Her ne kadar davalı vekili sonraki savunmalarında hizmetin alınmadığını ileri sürmüş ise de, ikrar mahiyetindeki davalıya ait BA/BS formları ile davacı kayıtları bir arada değerlendirilerek bu hususta keşfe ve bilirkişi incelemesine gerek görülmemiştir.
Kaldı ki, yapılan kısmi ödemeler malın vehayut hizmetin alındığına karine teşkil edecektir. Davadan evvel davalı tarafından hizmetin alınmadığına dair, temerrüt ihtarı ya da ihtar benzeri bir durum söz konusu değildir.
Hal böyleyken, davacı kayıtları ile davalının maliyeye bildirdiği formlar bir arada değerlendirildiğinde hizmetin alındığı, bedelin ödendiğine dair başkaca delil sunulmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/38, K. 2018/1016, 17 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama