KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2019
- Esas no
- 2017/613 Esas
- Karar no
- 2019/549
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 05/07/2017
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasındaki 17/05/2016 tarihli sözleşme ile başlayan ticari ilişki kapsamında sözleşmede yer alan maddelerin davalının kullanımına tahsis edilerek servis hizmeti verildiğini, ancak davalının adresi terk ederek makineleri kendilerine geri iade etmediğini, bunun üzerine ihtarname çekilerek sözleşmenin fesh edildiğini kullanım ve tahsis bedellerine ilişkin cari hesaba konu fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe haksız yere itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, asgari %20 inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, feshin usulüne uygun olmadığını, kendilerine herhangi bir bildirim gelmediğini cezai şart mahiyetindeki tahsis bedellerinin fahiş ve sözleşmeye aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, sözleşmeden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki olmuş itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında sözleşmesel ilişkinin varlığı ihtilaf konusu değildir. Uyuşmazlık taraflar arasındaki 17/05/2016 başlangıç, 17/05/2019 bitiş tarihli ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı taraf takibe itirazında hukuki ilişkinin tarafı olmadığını belirtmiş ise de, cevap dilekçesi ile sözleşmeyi esasen zımen kabul etmiştir.
Davacı tarafın ilgili yıllara ait inceleme resmi defter ve belgelerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, elektronik defter olarak vergi usul kanunu ilgili tebliğine uygun olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Kendi defter kayıtlarına göre takip konusu tutar kadar davacının sorumlu olduğu görülmektedir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 8.1 maddesinde; müşterinin sözleşmeyi fesh etmek istemesi durumunda veya sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin feshine neden olunduğu durumda sözleşme sonuna kadar ödemesi gereken sabit hizmet ücret tutarlarının cezai şart olarak hizmet sağlayıcıya öder ve sözleşme kapsamında kullandığı tüm yazılım ve donanımları derhal hizmet sağlayıcıya iade eder,
sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden sonraki 2 iş günü içerisinde hizmet sağlayıcıya yani davacıya ilgili cihazın iade edilmemesi halinde müşterinin yani davalının 1 yıllık sabit hizmet ücret bedelinin cezai şart şeklinde ödemekle mükellef olduğu yönünde hüküm söz konusudur. Aynı sözleşmenin 11.2 maddesinde ise adres değişikliğinin mutlaka bildirilmesi gerektiği, sözleşmede beyan edilen adresin tebligat yazışma adresi olarak kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta fesih ihtarnamesinin beyan edilen adrese gönderildiği, 2 iş günü içerisinde iade olgusunun davalı tarafından iddia ve ispat edilmediği anlaşılmaktadır.
Ayrıca makine kurulumu yapılarak teslim edilmesine rağmen adrese servis hizmeti için gidildiğinde iş yerinin kapalı olduğu, makinenin adreste bulunmadığı, sözleşmeye göre makinenin yerinin değiştirilmesinde davacının onayının gerektiği, buna göre davacının sözleşmeyi fesh etmekte haklı olduğu kanısına varılmıştır.
Takibe dayanak teşkil eden alacak kalemlerinin muhasip bilirkişi tarafından incelenmesinde faturanın sözleşmenin 8.1 ve 11.2 maddelerine uygun olarak tahakkuk ettirildiği sabittir. Ayrıca taraflar tacir olup TTK'nın 22. maddesi gereğince cezai şart bedelinin fahiş olduğundan bahisle tenkis istenemeyeceği aşikar olup, talep edilen bedelin yapılan işin kapsamı gereğince ekonomik anlamda davalının mahvına da sebep olacağı söylenemez.
Hal böyleyken; davacının alacak talebi yerinde olduğundan aşağıdaki şekilde davanın kabulü gerekmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/613, K. 2019/549, 29 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama