KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2021
- Esas no
- 2020/109 Esas
- Karar no
- 2021/589
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/02/2020
Karar Metni
1.164 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin davalıya ürünler tedarik ettiğini, söz konusu satışlara ilişkin faturaların kesildiğini, faturaların vadesinde ödenmediğini, dava konusu 3 icra takiplerinin toplam tutarı takip tarihlerine kadar işlemiş faizler dahil 1.439.645,54-TL olduğunu, ancak davalının borçları ödemeyip takiplere haksız olarak itirazı sonucu takiplerin durduğunu, işbu nedenlerle ....İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı, ....İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyalarında davalı tarafından yapılan haksız itirazların iptallerini ve takiplerin devamını, haksız itirazları ile takiplerin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, bu nedenle usulden reddinin gerektiğini, faiz talep edilebilmesi için geçerli koşulların oluşmadığını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davanın, bir yıllık hak düşürücü süreyi geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle esasa girilmeksizin reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun asıl alacak ve fahiş faize itirazlarının kabulü ile davanın reddini, davacının dayandığı icra takiplerinin kötü niyetli yapılması nedeniyle dava değerinin %20’sine denk gelen tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizin 11/02/2021 tarihli celsesi 6 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişinin 29.03.2021 tarihli raporunda özetle;
''SONUÇ
-.... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına ilişkin davacı şirketin davalı şirketten 859.865,61 TL Asıl Alacak ve 8.398,38 TL İşlemiş Faiz olmak üzere Toplam 868.263,99 TL Alacaklı olduğunun hesap edildiğini,
-.... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına ilişkin davacı şirketin davalı şirketten 274.409,41TL Asıl Alacak ve 148,64TL İşlemiş Faiz olmak üzere Toplam 274.558,05 TL Alacaklı olduğunun hesap edildiği,
-.... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına ilişkin davacı şirketin davalı şirketten 296.403,15 TL Asıl Alacak ve 420,35 TL İşlemiş Faiz olmak üzere Toplam 296.823,50 TL Alacaklı olduğunun hesap edildiğini,
-Davaya konu toplam 3 adet icra takip dosyasına ilişkin davacı şirketin davalı şirketten Toplam 1.430.678,17 TL Asıl Alacak ile Toplam 8.967,37 İşlemiş Faiz olmak üzere Toplamda 1.439.645,54 TL Alacaklı olduğunun hesap edildiğini,
-Davalı şirketce davacı şirkete düzenlenen 29.12.2018 tarihli, ... Numaralı ve KDV Dahil 500.910,00TL tutarındaki efaturanın davacı tarafça TTK. 21/2 bendi uyarınca noter kanalıyla davalı tarafa süresinde iade edildiğini, işbu e-faturaya ilişkin emtiaların ise davacı şirket üzerinde kaldığını,
-Davalı şirket ticari defterlerinin Sayın Mahkemece belirlenen inceleme gününde inceleme için ibraz edilmediğini,
Sayın Mahkemenin takdirlerine saygılarımla arz ederim.'' denilmiştir.
Dava, fatura alacağına dayalı takibe itirazın iptalidir.
Davacı defterleri usulüne uygun tutulmuş olup sahibi lehine delil oluşturacak niteliktedir. Davaya konu icra takiplerinin dayanağı olan tüm faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı e-faturalarının sistem üzerinden davalıya tebliğ edildiği, faturalara süresinde itiraza ilişkin bir iddia ve ispat bulunmadığı, gerek bunun yarattığı karine gerekse irsaliyeli faturalarla emtiaların davalı tarafa teslim edildiğinin ispat edildiği, taraflar arasında yazılı sözleşme olmayıp, kesin vade veya temerrüte ilişkin ihtar ispatının yerine getirilmemiş olduğu, teknik ayrıntısı bilirkişi raporunda açıklandığı üzere davacının aşağıdaki hükümde yazılı olduğu gibi her bir icra dosyası açısından alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Davalı, mahsup talebinde bulunmuştur. Davacı şirketin düzenlediği e-faturalar üzerinde vade sonu tarihleri bulunsa da tek taraflı olarak konulan bu vadelerin bir hükmü bulunmadığından, davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü ve bu nedenle işlemiş faize itirazın iptali talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafından düzenlenen 500.910 TL'lik faturanın sistem üzerinden 29.12.2018 tarihide davacıya tebliğ edildiği ancak davacının süresinden sonra 29.01.2019 tarihli ihtarname ile itiraz ettiği, davacı bu şekilde süresinden sonra itiraz edip iade ettiğini iddia etse de faturaya konu malların teslimine ilişkin imzalı irsaliyeler bulunması, davacı tarafın malları kapının önüne bıraktılar ikrarı, süresinden sonra itiraz etmiş olması dikkate 500.910 TL'lik davalının karşı alacağın, davacı alacağından mahsubunun gerektiği anlaşılmış ve Davalının .... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasındaki 859.865,61 TL'lik asıl alacaktan 500.910 TL mahsubu ile 358.955,61 TL asıl alacak üzerinden hüküm kurulmuştur.
İcra takibinde talep edilen işleyecek faiz oranı 3095 S.K.nun 2/f-2. maddesi hükmüne göre ise yukarıda belirtilen değişiklik tarihinden itibaren ticari işlerde Merkez Bankası'nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı avans faizi olup, işleyecek faiz oranına itirazın da iptaline karar verilmiştir.
Mahsuba konu alacağın bulunması kötü niyeti göstermeyeceğinden ret edilen miktar açısından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
(M)
¸
Üye ... ¸ Üye ... ¸ Katip ... ¸
MUHALEFET ŞERHİ
.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası açısından kurulan hükümde kötü niyet tazminatı açısından 500.910 TL'nin % 20 oranında olan 100.182 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi gerektiği kanatiyle çoğunluğun görüşüne bu açıdan muhalifim. Başkan ¸
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/109, K. 2021/589, 24 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama