İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/234 K.2025/483

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/234Karar2025/483Tarih19 Haziran 2025Okuma6 dk · 1.289 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
19 Haziran 2025
Esas no
2023/234 Esas
Karar no
2025/483
Dava
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Dava tarihi
03/04/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.289 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı şirket tarafından müvekkili ... aleyhinde .... İcra Dairesinin ...

Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu borcun dayanağı; müvekkilin imzası olmayan keşide tarihi 08.05.2015, vade tarihi 31.05.2017 ve 152.693,43-TL bedelli bono olduğunu, davalı şirket tarafınca gönderilen ödeme emri müvekkillin eline geçmemiş ancak müvekkil e-devlet uygulamasına baktığında bahse konu icra takibini gördüğünü, müvekkil işbu davaya konu icra takibinin alacaklısı davalı şirketin adını ilk kez duymakta ve davalı şirketle şahsi veya ticari hiçbir ilişkisi bulunmadığını, ayrıca icra takibine konu bono üzerindeki imza ve yazılar müvekkile ait olmadığını,

dava konusu işbu bono üzerine birden fazla farklı kalemle yazılı ibareler eklenmesi nedeniyle senedin hukuka uygun bir senet olmadığı aşikar olduğunu, bononun üzerindeki yazı ve imza müvekkile ait olmamakla birlikte yazı tiplerinin her biri birbirinden farklı olduğunu, davanın kabulüne ve müvekkilin ....

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davalı alacaklının İİK m.72 uyarınca %20’den az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 28.01.2025 tarihli dilekçesi ile vekillikten çekilmekle , davacı asile bu hususta ihtaratlı tebligat yapılmıştır.

Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup davalılar davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.

Dava konusu icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı aleyhine .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında 152.693,43-USD senet alacağı, 25.169,17-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 177.862,60-USD alacak için takip yapıldığı, ödeme emrinin 17/08/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borca itirazda bulunulmadığı, takibin kesinleştirildiği görülmüştür.

Dava, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine dayanak 08/05/2015 düzenleme tarihli, 31/05/2017 ödeme tarihli, borçlu “...”, alacaklısı “...Tic ve San A.Ş.” olan 152.693,43-TL bedelli senetteki borçlu imzasının davacıya ait olmadığı iddiasından kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.

Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. maddesi:“Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir.

Anılan maddeden anlaşıldığı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespiti isteyebilir.

Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Somut uyuşmazlıkta davacı icra takibinden sonra menfi tespit davası açmıştır.

İspat yükü ise; bir vakıanın doğru ve gerçek olup olmadığı konusunda hakimi inandırma faaliyetidir. İspat, ispat anıdan önce vuku bulmuş ve tekrar etmeyen, vakıalara ilişkindir. İspat yükü aynı zamanda bir haktır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/10133 Esas 2014/451 Karar sayılı ilamında da belirttiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “İspat Yükü” başlıklı 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesinde ise: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.

Sözkonusu ispat yükünün kime ait olduğunu belirleme görevi, davanın taraflarına değil, mahkemeye aittir.

İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.

Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.

Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.

Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşmekte ise de;. kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Borçlu imza inkarında bulunduğu takdirde ise imzanın aidiyetine iliştin ispat yükü alacaklı olan davalıya düşmektedir.

Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde,

Davalı şirket tarafından davacı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası ile 08/05/2015 düzenleme tarihli, 31/05/2017 vade tarihli, borçlu "...", alacaklısı "...Tic ve San A.Ş." olan 152.693,43-USD bedelli senet nedeniyle 177.862,60-USD tutarında icra takibi yapılmış olup, davacı tarafından bono üzerinde bulunan imza ve yazıların kendisine ait olmadığı, davalı şirketle herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı ve dolayısıyla dava konusu senede ilişkin borcu bulunmadığı iddiasıyla işbu menfi tespit davası açılmıştır.

Davacı dava dilekçesinde senet bedelini yanlışlıkla TL olarak belirtmiş olmakla birlikte, icra takip dosyasının incelenmesinde senedin 152.693,43-USD bedelli olduğu, davacının para birimini sadece hatalı olarak belirtiği anlaşılmış olup, dava gerçekte USD miktarlı bonoya ilişkindir.

Mahkememizce dava konusu bonodaki imza incelemesi yapılmak üzere davacının medar-ı tatbik imza örneklerinin alınması için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne üç kez talimat yazılmasına rağmen, davacının imza örneklerini vermek üzere başvuruda bulunmaması nedeniyle talimatlar bila ikmal iade edilmiştir.

Bu durumda mahkememizin 16.01.2025 tarihli ara kararı ile HMK md. 211/1 gereğince yazı veya imzayı inkâr eden davacı isticvaba davet edilmiştir. Ancak davacı, usulüne uygun isticvap davetiyesi ve tebliğine rağmen belirlenen tarihte mahkemeye gelmemiştir. HMK md. 211/1-a bendinin son cümlesi uyarınca "İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır" hükmü gereğince, davacının bonodaki imzayı kabul etmiş sayılmasına karar verilmiş ve bu nedenle imza incelemesi yapılmasına yer olmadığına hükmedilmiştir.

İmza aidiyeti sorunu çözüldükten sonra, TTK md. 776 vd. hükümleri gereğince bonodaki alacağın geçerli bir sebebe dayalı olup olmadığının, davalının ticari defter ve kayıtları itibariyle söz konusu bono nedeniyle davacının borçlu olup olmadığının ve bu bono ile dayanağı alacağın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.

Ancak HMK md. 324/1 gereği davacı tarafından belirlenen kesin süre içinde bilirkişi avansı yatırılmamıştır. HMK md. 324/2 uyarınca davalı taraf da bu avansı yatırmamış olup, inceleme gün ve saatinde tarafların hazır olmaması da dikkate alındığında, talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılmıştır.

Kambiyo senedi niteliğindeki bonolardan kaynaklanan menfi tespit davalarında ispat külfeti, daha önce detayları ile açıklandığı üzere, kural olarak davacıya düşmektedir.

Davacı, bonodaki imzasını inkar etmiş olmakla birlikte, HMK md. 211 uyarınca isticvaba gelmeyerek söz konusu imzayı kabul etmiş sayılmıştır. İmza aidiyeti konusu çözüldükten sonra, bononun bedelsiz olup olmadığının ve geçerli bir alacak ilişkisine dayalı olup olmadığının tespiti için gerekli olan bilirkişi incelemesi aşamasında ise, HMK md. 324 gereği bilirkişi avansını yatırmayarak delil ikamesinden vazgeçmiş sayılmıştır.

Bu durumda davacı, menfi tespit davasında üzerine düşen ispat külfetini yerine getirememiş ve iddiasını ispat edememiştir. HMK md. 190 uyarınca "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" hükmü gereğince, davacının ispat yükümlülüğünü yerine getirmemesi karşısında davanın reddi gerekmektedir.

Tüm bu nedenlerle sonuçta aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken maktu 615,40-TL harcın, peşin alınan 58.369,14-TL harçtan mahsubu ile bakiye 57.753,74-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 417.431,73-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,

Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/06/2025

Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/234, K. 2025/483, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/234
Karar No
2025/483
Tarih
19 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/234 K.2025/717
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/235 K.2025/897
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/235 K.2025/749
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/237 K.2025/667
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/237 K.2025/484
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/238 K.2025/718

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.