KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- Esas no
- 2023/352 Esas
- Karar no
- 2025/330
- Dava
- Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/05/2023
Karar Metni
2.330 kelime·12 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle.
Müvekkili ile davalı arasında 28/01/2022 tarihinde Franchise Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini ifa ettiğini ancak davalının sözleşmeyi ihlal ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin davalıya Beyoğlu Noterliği'nin 28/03/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmeyi feshedildiğini, davalının ihtarnameye rağmen borcunu ödemediğini, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerinde Franchise Veren olarak Franchise Alanı denetleme sorumluluğunun bulunduğu,
müvekkili tarafından yapılan denetimlerde davalının mesai saatlerine uymayarak erken kapanış yağtığının tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, bu hususta farklı zamanlarda ihtarnamelerin gönderildiğini, yine denetimlerde sözleşmeye aykırı olarak farklı marka ürünün ve farklı ambalajların kullanılmadığını, temizlik ve hijyen kurallarına uymadığını, 23.03.2023 tarihinde şubede yapılan denetimde Franchise Sözleşmesine aykırı olarak şubede farklı marka döner kullanıldığının tespit edildiğini ve denetim ekibinin şubeye girip denetim yapmasının engellendiğini, davalının müvekkiline rakip firmaların ürünlerini kullandığını,
bu nedenle müvekkilinin haklı nedenlerle feshettiği sözleşmeden doğan 500.000,00-TL cezai şart alacağının bulunduğunu, davalının kusurlu davranışı nedeniyle müvekkilinin kar kaybı yaşadığını, fesih tarihi ile sözleşmenin kalan süresi arasındaki fark hesaplanarak zararın hesaplanması gerektiğini iddia ederek.
500.000,00-TL cezai şartın mevduata uygulanan en yüksek faizi ile ödenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin müspet zararının tazmini için şimdilik 1.000,00-TL tazminatın mevduata uygulanan en yüksek faizi ile ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
Sözleşme Uzmanı, Gıda Mühendisi ve Mali Müşavir Bilirkişiden Oluşan Bilirkişi Heyetinin 15/04/2024 tarihli Raporunda Özetle.
"Davacının ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığı, mevcut tespitlere göre davacının ticari defterlerinin kendi lehine delil vasfı taşıdığı, davalının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı davrandığının tespit edildiği, davacının dava dilekçesinin 5. Ve 6. Sayfalarında ifade ettiği ihtarların taraflar arasındaki sözleşmenin feshine gerekçe olacağı, davaya konu franchise kapsamında yeni bir bayilik için makul sürenin ne kadar olması gerektiği yönünde somut bir tespit yapılmasının mümkün olmadığı,
davacının 28/01/2022 - 31/12/2022 arasında davalıya 759.279,38-TL mal ve hizmet faturası tanzim ettiği yapılan bu satış sonrasında davacının ortalama 77.734,67-TL kar elde ettiği, 2022 yılı için günlük ortalama karın 77.734,67-TL / 338 GÜN = 229,98-TL kar hesaplandığı,
taraf arasındaki sözleşmenin 28. Maddesinde sözleşmenin yürürlük süresinin sona ermesinden en az 90 gün önce taraflardan biri sözleşmeyi feshettiğini diğer tarafa yazılı olarak noter vasıtasıyla bildirmediği takdirde sözleşme 1 yıl süreyle aynı hüküm ve koşulların yenilenmiş sayılacağının yazılı bulunduğunu, şu halde 90 günlük kar kaybı tutarının 90 X 229,98-TL = 20.698,20-TL olduğu, şirketin mahvına neden olunması için şirket borçlarının şirket aktiflerinden fazla olması gerektiği, davalının en son 2022 mali bilançosuna göre ödenmiş sermayesinin 100.000,00-TL ve özvarlığı (eksi) -217.766,56-TL olduğu, davalının borca batık halde olduğu,
davalının 500.000,00-TL ödemesi halinde bu bedel muhasebesel olarak gider olarak gider olarak kayıtlara alınacağından davalının bu tutar kadar daha fazla borca batıklık oranının artacağını, şu halde davalının borca batık halde olduğu, davalının 500.000,00-TL cezai şart bedelinin ödemesi durumunda mahvın artacağı, davacının 28/01/2022 - 31/12/2022 arasında KDV hariç 759.279,38-TL tutarında mal ve hizmet faturası tanzim ettiği, yapılan satış sonrasında davacının ortalama 77.734,67-TL kar elde ettiği, 2022 yılı için günlük ortalama karın 229,98-TL olduğu, şu halde 90 günlük kar kaybı tutarının 90 X 229,98-TL = 20.698,20-TL olduğu,
davacının talebinin 1.000,00-TL olduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre "Franchise veren iş bu sözleşmeyi haklı nedenlerle tek taraflı olarak feshedebilir.
Haklı nedenle fesih halinde franchise alan 1.200.000,00-TL cezai şart ödemeyi gayrikabili rucu kabul, beyan ve taahhüt eder..." şeklinde olup davalının çok defa sözleşmeye aykırı davrandığı, bu nedenle davacının haklı nedenlerle feshinin kabul edilmesi gerektiği, davacının ceza şart bedelinin 500.000,00-TL bedeli ödemesi halinde davalının daha fazla mahvına neden olacağından cezai şart bedelinin indirilip indirilmemesi hususunun Sayın Mahkemeye ait olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır.
Sözleşme Uzmanı, Gıda Mühendisi Ve Mali Müşavir Bilirkişiden Oluşan Bilirkişi Heyetinin 15/12/2024 Tarihli Raporunda Özetle.
"Taraflar arasındaki sözleşmenin 8. Maddesine göre davalının 1.200.000,00-TL tutarında cezai şart ödemeyi gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ettiği, kök raporda tespit edildiği üzere; davalının farklı marka döner kullandığı beyan edilmesi yönündeki tespit edilmesi, mesai saatlerinin 4 kez ihlal edilmesi ve veya döneriz 4 kez ocağa geç takılması, farklı tarihlerde mesai saatlerine uyulmadığının tespit edilmesi,
sözleşmede belirtilen marka, ürün, ambalaj kullanılmadığı beyan edilmiş ve sözleşmede belirtilen ambalaj kurallarına uyulmadığının tespit edilmesinin hukukta cezai şart feri niteliğinde olduğunu, varlığının asıl borcun varlığına bağlı olduğunu, asıl borç sona erince cezai şartta geçersiz sayılacağını, cezai şart kavramının ticari sözleşmelerde uygulanmasını borcun ifasını teminat altına almak için tasarlanmış bir hukuki yükümlülük olarak tasarlandığını, TBK'ya göre cezai şart borçlunun sözleşme gereğince yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlamak amacıyla kullanılan bir hukuk malzemesi olduğunu,
cezai şartın temel işlevi borç yükümlülüğünü güçlendirme ve borçlunun borcunu ödeme yükümlülüğünü pekiştirerek alacaklının haklarını koruduğunu, borçlunun cezai şartı ödeyerek sözleşmeden çıkmasını mümkün kıldığını, Cezai şartın TBK ve TTK çerçevesinde ana borca bağlı olarak uygulandığını ve uygulanabilmesi için sözleşmenin belirli form şartlarını karşılaması ve taraflar arasında açıkça kararlaştırılmış olması gerektiğini, ticari sözleşmelerde cezai şart tarafların yükümlülükleri yerine getirmemeleri durumunda uygulanacak mali yaptırımları içerdiğini, cezai şartın sözleşmede açıkça belirtilmesi ve taraflarca kabul edilmesi gerektiğini,
dava dosyasının incelenmesinde borçlunun alacaklıya cezai şart ödeyeceğini, davalının sözleşme maddelerini ihlal ettiğini, bu nedenle her bir ihlal için sözleşmeden mevcut olan cezai şartların uygulanması gerektiğini, davacının her bir ihlal için davalıdan 1.200.000,00-TL talep edebileceğini, bu talebin mükerrer olarak kabul edilmemesi gerektiğini, davacının 3 X 1.200.000,00-TL talep edebileceğini, Büyükçekmece VDM'nin yazı ekinde davalıya ait vergi beyanlarının bulunduğunu, beyanlardaki tutarların davalının toplu mali tutarlarını gösterdiğini, dolayısıyla davacı kayıtları ile teyit etmenin mümkün olmadığını,
davalıya ait beyanlarla kar kaybı hesaplamasının mümkün olmadığını, taraflar arasında kar kaybının hesaplanması konusunda özel bir düzenleme olmadığını, davacının 2022 yılından sözleşme tarihinden (28.01.2022) yıl sonuna kadar (31.12.2022) davalıya KDV hariç 759.279,38-TL tutarında mal ve hizmet faturası tanzim ettiğini, davacının kar kaybın ait çalışmanın davacının 2022 yılı gelir tablosu üzerinden yer alan değerler üzerinden davacıya yapılan satışların oranlaması ile hesaplama yapıldığını, davacının 2022 yılında 184.376.622,78-TL net satış tutarı karşılık 13.966.745,59-TL net kar elde ettiğini,
davacının davalıya sözleşme tarihinden yıl sonuna kadar (31.12.2022 ) davalı tarafa KDV hariç 759.279,38-TL tutarında mal ve hizmet faturası tanzim ettiğini, davacının elde edeceği ortalama net karın 57.516,30-TL olduğunu, 2022 yılı için günlük ortalama karın 57.516,30-TL / 338 gün = 170,46-TL/ gün ortalama kar hesaplandığını, bilirkişi kurulu olarak gıda sektörü alanında piyasa araştırması yapıldığını, araştırma neticesinde elde edilen sonuçların kanaat verici nitelikte olmadığını ve davacının kar kaybı tutarını 6 ay üzerinden yapılması gerektiğini,
6 aylık kar kaybının (183 gün X 170,46-TL / gün) = 31.194,18-TL olarak hesaplandığı" görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacı Vekili 24/10/2024 Havale Tarihli Islah Dilekçesinde Özetle; Dava Dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 1.000,00-TL tutarında tazminat talep edildiğini, bilirkişi Raporunda 4.781.199,06-TL talep edebileceklerinin tespit edildiğini, Bu doğrultuda müspet zarar tazmin taleplerini fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 1.000,00-TL'den 50.000,00-TL'ye arttırdıklarını, dava dilekçelerinde belirttikleri cezai şart tutarının aynen geçerli olduğunu ve ıslah kapsamında olmadığını beyan ederek ıslah dilekçelerinin kabulünü talep etmişlerdir.
Davacı Vekili 27/01/2025 Havale Tarihli Islah Dilekçesinde Özetle; Dava Dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 1.000,00-TL tutarında tazminat talep edildiğini, bilirkişi raporunda 20.698,00-TL talep edebileceklerinin tespit edildiğini, bu doğrultuda müspet zarar tazmin taleplerini fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 1.000,00-TL'den 20.698,00-TL'ye arttırdıklarını, dava dilekçelerinde belirttikleri cezai şart tutarının aynen geçerli olduğunu ve ıslah kapsamında olmadığını beyan ederek ıslah dilekçelerinin kabulünü talep etmişlerdir.
DELİLLER
-Davacı tarafından sunulan; sözleşmeye aykırı tespit edilen hususlara ilişkin tutanakları ve denetime ait görseller, yıl bazında döner ve malzeme rakamlar ve ciroları, muavin defteri, cezai şart faturaları -28/01/2022 tarihli Franchise Sözleşmesi, -.... Noterliği'nin 05.11.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi -.... Noterliği'nin 30.10.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi -..., Noterliği'nin 04.03.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi -.... Noterliği'nin 05/11/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi -.... Noterliği'nin 13/07/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi -.... Noterliği'nin 15/12/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi
-.... Noterliği'nin 23/11/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi
-.... Noterliği'nin 03/12/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi
-.... Noterliği'nin 06/12/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi
-.... Noterliği'nin 27/04/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi
-.... Noterliği'nin 14/10/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi
-.... Noterliği'nin 23/01/2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi
-Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait sicil kaydını içerir müzekkere cevabı
-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait ticaret sicil kayıtlarının içerir müzekkere cevabı
-... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait sicil kaydını içerir müzekkere cevabı
-Tarafların ticari defter ve kayıtları
-Bilirkişi raporları
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Arabuluculuk son tutanağı
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, franchise sözleşmesi kapsamında ortaya çıkan cezai şart alacağı ile sözleşmenin haklı feshine dayalı olarak bakiye süreye için yoksun kalınan kara ilişkin maddi tazminat istemine yöneliktir.
Taraflar arasında davacının franchise veren, davalının franchise alan olduğu, 20 yıl süreli franchise sözleşmesi 28/01/2022 tarihinde imzalanmıştır.
Davacı, davalı yanın, muhtelif sayı ve tarihte yapılan denetim ve tutulan tutanaklara göre, sözleşmeye aykırı olacak şekilde mesai saatlerine uymayarak şubeyi erken kapattığı, farklı marka döner, ürün ve ambalaj kullandığı, rakip firma döneri sattığı, dönerin belirlenen saatlerde tezgaha takılmadığı, dürüm kutusu ve logonun kullanılmadığı, izin almadan şubenin devrine dair ilan verdiği, kalmış döner kullandığı, genel temizlik ve hijyen koşullarına uymadığı, bu kapsamdaki ihlallerin haklı feshe neden olduğu, cezai şart ve mahrum kalınan karın ödenmesi gerektirdiğini ileri sürmüştür.
Sözleşme bu gerekçelerle davacı tarafından 28/03/2023 tarihinde feshedilmiştir. Davalı yan davaya cevap vermemiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin;
8. maddesine göre izin verilen mallar dışında mal satılmasının yasak olduğu ve karşılık yaptırımının müspet zarara ekli şekilde 1.200.000,00 TL bedelli cezai şarta tabi olduğu,
15. maddesine göre temizlik ve hijyen şartlarının iki kereden fazla ihlal edilmesi halinde karşılık yaptırımının haklı nedenle feshe neden olacağı ve buna bağlı cezai şart ile ayrıca müspet zarara tabi olduğu,
25. maddesine göre dönerin belirlenen saatlerde tezgaha takılması gerektiği, belirlenen mesai saatlerine riayet edilmesi gerektiği ve karşılık yaptırımının her ihlal başına belli miktarda cezai şart ile dördüncü ihlalin haklı feshe neden olacağı, haklı fesih halinde de karşılık yaptırımının müspet zarara ekli şekilde 1.200.000,00 TL bedelli cezai şarta tabi olduğu,
29. maddesine göre franchise verenin sözleşmeyi haklı nedenle feshi halinde müspet zarara ekli şekilde 1.200.000,00 TL bedelli cezai şarta tabi olduğu düzenlenmiştir.
Davacı ihlal iddialarını temelde üç maddeye dayalı olarak ileri sürmüş ve bu maddelerde düzenlenen cezai şart bedellerini tek bir miktar ile talep etmiş, ayrıca yoksun kaldığı karını talep etmiştir. Dayanılan üç madde; haklı feshe neden olma, mesai saatlerine riayet etmeme ve izin verilen dışında mal satma üzerinedir. Davacı franchise veren iddia ettiği sözleşmeye aykırılıkları yapılan denetim ve kontrollerde tespit etmiş ve bunları tutanağa bağlamıştır.
Bu yönde dinlenen davacı tanıkları da iddia edilen ihlallere dair tespitleri doğrulamıştır.
Muhtelif sayı ve tarihlerde gerçekleşen ihlaller gözetildiğinde davalının mesai saatlerine dair ihlal sayısının dördü aştığı, genel temizlik ve hijyen yönünden de ikiden fazla kere tespit yapıldığı, izin verilenin dışında farklı marka ürünlerin satıldığı, temizlik ve hijyen şartlarına uymamanın franchise verenin gıda alanındaki markasını tüketici nezdinde kötü duruma düşüreceği, ihlal sayıları ve buna dair tanık beyanları da gözetildiğinde Franchise Sözleşmesinin 8,15, 25 ve 29. maddelerinin ihlal edildiği, davacının haklı fesih gerekçelerinin yerinde olduğu, ihlallere dayalı olarak ceza şart talep edilebileceği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının, bahsi geçen her ihlalin yaptırımı olarak 1.200.000,00 TL cezai şart talep etme hakkı bulunmaktadır. Dava dilekçesinde ise 500.000,00 TL cezai şart bedeli talebinde bulunulmuştur. Mahkememizce yapılan heyet bilirkişi incelemesinde istenen cezai şart tutarının borca batıklık nedeniyle davalının ekonomik yıkımına yol açabileceği mütalaa edilmiştir.
Tacirler arasındaki cezai şart miktarlarında sözleşme özgürlüğü ve basireti davranma yükümlülüğü gözetildiğinde miktarın fazlalığından dolayı tenkis yapılamayacak ise de cezai şart yükümlüsünün ekonomik mahvına sebep olması halinde resen indirim yapılabilecektir.
Taraflar arasındaki sözleşme, sözleşmenin süresi, tarafların ekonomik durumu, ticari işletmenin boyutu, ihlallerin ağırlığı gözetildiğinde mevcut cezai şart bedelinin davalının ekonomik olarak yıkımına sebep olacağı kabul edilerek, toplam cezai şart ile talep edilen cezai şart gözönünde bulundurularak takdiri indirim uygulanmış, takdiren 360.000,00 TL cezai şart bedelinin hakkaniyete uygun olduğuna hükmedilmiştir
Taraflar arasındaki sözleşmenin cezai şarta işaret eden yaptırımı yanında müspet ve menfi zararın da talep edileceği belirtilmiş, böylece cezai şart ifaya ekli olarak düzenlenmiştir. Davacı bu kapsamda yoksun kaldığı karını da talep etmektedir. Zira sözleşme süresi dolmamıştır. 20 yıllık sözleşme süresi fazla olsa da sektör dinamiklerine göre aynı nitelikte bir franchise bayilik ilişkisi kurulmasının makul süre olarak tespiti gerekir.
Bu yönde alınan bilirkişi ek raporu sektör verilerinin kanaat verici nitelikte olmadığına işaret etmekle beraber 6 aylık hesap yapmıştır. Ancak davacının ıslah ettiği talebi ve taraflar arasındaki feshi ihbar süresine dair 3 aylık belirleme de gözetildiğinde 3 aylık sürede yeni bir bayilik sözleşmesi yapılabileceğine kanaat edilmiştir.
Davacının 3 aylık kar mahrumiyetinin elde edilen kar ortalamasına göre tespit edildiği kök rapor hükme esas alınmış ve 20.698,20 TL olduğu anlaşılmıştır. Kısmi dava olarak ileri sürülen bu talebe dava ve ıslah tarihi kapsamında avans faizi işletilmiştir.
Davanın reddedilen kısmının sadece cezai şartın hakkaniyet ve takdir gereği tenkisi yönünden doğduğu, davalının ekonomik sebeplerinden dolayı yapılan indirimin davacının tümden haklılığını ortadan kaldırmayacağı gözetilerek davalı lehine yargılama giderine hükmedilmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ... · e-imza e-imza
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/352, K. 2025/330, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama