KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/353
- Karar No
- 2025/306
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
Karar Metni
1.807 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/353
KARAR NO : 2025/306
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 24/05/2023
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalının ------ numaralı tesisatına kayden elektrik enerjisi kullandığını, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, 12.04.2021 tarihinde ------ No'lu tutulan kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı ile davalının perakende satış sözleşmesi / ikili anlaşma olmaksızın “dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında;
yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açılarak” elektrik enerjisi tüketimi yaptığı tespit edildiğini, düzenlenen faturanın ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabulculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı kurum tarafından takip alacağına dayanak gösterilen Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı haksız ve hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, sözkonusu kaçak elektriğin kullanıldığı iddia edilen taşınmaz üzerinde 7 katlı bina ve arsası bulunduğunu, sözkonusu 7 katlı binada 56 dükkan olup çok sayıda dükkan maliki bulunduğunu, müvekkilin mirasbırakanı ----- maliki olduğu ve elektrik abonman sözleşmesinin müvekkilinin mirasbırakanı adına olan dükkan, kiracısı tarafından kullanılmakta olup bu dükkanın elektrik tesisatına ait borç ise her ay düzenli olarak ödendiğini, müvekkilinin mirasbırakanı adına,
kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen taşınmazdaki ortak alanlara ilişkin perakende satış sözleşmesinin bulunmadığını, sözkonusu ortak alanlara ilişkin perakende satış sözleşmesinin yönetim adına yapıldığını, müvekkilinin mirasbırakanı, kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini öğrendikten sonra alacaklı kuruma müracaat ile taşınmazın bulunduğu mahalde keşif yapılmasını ve şayet varsa kaçak elektrik kullanımına ilişkin doğru tespitin yapılmasını da talep etmesine karşın davacı kurum tarafından herhangi bir araştırma yapılmaksızın müvekkilinin mirasbırakanı aleyhine icra takibi başlatıldığını beyanla;
itiraz ve taleplerinin kabulü ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı yan hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalılar kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ----.İcra Müdürlüğünün -----sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad.
67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu-----İcra Müdürlüğünün ----- Eayılı sayılı takip dosyasının incelenmesinde davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " Davacı kurum görevlileri tarafından düzenlenmiş davaya konu olmayan 10/12/2021 tarihli ve davaya konu 12/04/2021 tarihli Kaçak /Usulsüz Elektrik Tespit Tutanaklarının ve dosyadaki belgelerin incelenmesi neticesinde ----- nolu tesisat ve ----- seri nolu, üç fazlı ---- marka ----- imalat yılı olan sayaç üzerinden abonelik sözleşmesi yapılmadan elektrik kullanıldığının anlaşıldığı,
6446 Sayılı Elektrik Piyasası kanunu ile kurulan Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulunca (EPDK) hazırlanan 30/05/2018 tarihli EPTH Yönetmeliği Madde 42/1 vd maddeleri gereğince abonelik sözleşmesi yapılmadan elektrik kullanımının kaçak kullanım olduğu,
mükerrer kaçak zabıtları olduğundan ceza katsayısının 2 kat olarak alınması gerektiği, Lisans Sahibi Elektrik Dağıtım Şirketleri tarafından uyulması gereken Enerji Piyasası Denetleme Kurumu'nun (EPDK----- adresinde de yayınladığı tek tek ayrıştırılmış tarifeler listesindeki Ticarethane Abone Grubu kullanıcılarının elektrik enerjisi kullanım tahakkukları için uygulanacak elektrik enerjisi kullanım tarife metodolojisinde ki yukarıdaki birim bedelleri göz önünde bulundurularak davacı tarafından yapılan hesaplamalar neticesinde mahalde sözleşmesiz elektrik kullanıldığı gerekçesi ile tutanaklar kapsamında toplam 17.657,18.- TL kaçak elektrik
kullanım bedeli hesaplanmış ise de; tutanaklar kapsamında kaçak elektrik kullanım bedelinin toplam 17.617,51 TL olması gerektiği, davacı kurum tarafından yapılan hesaplarda tüketim miktarı ve birim bedeller yönetmelikler doğrultusunda doğru alınmış ise de fonlara ait hesaplamanın cezalı birim bedeller ile hesaplanan aktif tüketim bedeli üzerinden yapıldığı, EPTH Yönetmeliğinde fonların cezalı birim bedeller üzerinden hesaplanacağına dair yönetmelikte bir hüküm bulunmadığı,
Mahkemenin vermiş olduğu yerinde inceleme yetkisi kapsamında,------ adreste sözleşmesiz elektrik kullanımı yapıldığı gerekçesiyle davacı kurum görevlilerince 12/04/2021 tarih ve ----- sayılı kaçak tutanağındaki ------ nolu tesisat ve ---- seri nolu, üç fazlı ---- marka ----- imalat yılı olan sayaçla ilgili yapılan incelemede bodrum katta kapalı otoparka girişte sol tarafta bulunan elektrik odasındaki sayaç panosunda ----nolu tesisat numarası görülemediği ve ---- seri nolu, ---- marka ------ imalat yılı olan sayaç bulunamadığı,
dosyasındaki bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde tüketimin olduğu dönemdeki EPTHY ve tutanaklar kapsamında sözleşmesiz kullanımın kaçak tüketim olduğu ve davacı kurumun 17.617,51 TL kaçak elektrik alacağı olduğu ancak yerinde yapılan incelemede sayaç panosundaki bazı sayaçların değiştirilmiş olması, bazı sayaç yerlerinin boş olması, sayaç panosunda tesisat numaralarının bazılarının görünmemesi nedeniyle mahaldeki tüketimin davalılar tarafından yapılıp yapılmadığı hususunda tespit yapılamadığı, mahaldeki kaçak kullanımın davalılar tarafından kullanıldığı tespit edilebilirse.
EPTHY 35.maddesinin 6.fıkrasında; “ Tüketicilerin zamanında ödenmeyen borçlarına, görevli tedarik şirketi tarafından bu Yönetmelikte belirlenen oranı aşmamak üzere, gecikme zammı uygulanır. Gecikme zammı günlük olarak uygulanır.” hükmü kapsamında, asıl alacak bedellerine 6183 sayılı kanun gereği değişecek oranlar üzerinden işletilecek gecikme zammı uygulamasının usul ve yasaya uygun olacağı-----.
İcra Dairesi ------ Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan gecikme zammı hesaplaması neticesinde; davacı elektrik dağıtım şirketinin alacak bedelleri toplamının, 17.617,51 TL Asıl Alacak + 404,03TL İşlemiş Faiz + 72,73 TL Faizin + %18 KDV'si =18.094,26 TL olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle; " Davacı kurum görevlileri tarafından düzenlenmiş davaya konu olmayan 10/12/2021 tarihli ve davaya konu 12/04/2021 tarihli Kaçak /Usulsüz Elektrik Tespit Tutanaklarının ve dosyadaki belgelerin incelenmesi neticesinde ---- nolu tesisat ve ------ seri nolu, üç fazlı ----- marka ------ imalat yılı olan sayaç üzerinden abonelik sözleşmesi yapılmadan elektrik kullanıldığının anlaşıldığı,
6446 Sayılı Elektrik Piyasası kanunu ile kurulan Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulunca (EPDK) hazırlanan 30/05/2018 tarihli EPTH Yönetmeliği Madde 42/1 vd maddeleri gereğince abonelik sözleşmesi yapılmadan elektrik kullanımının kaçak kullanım olduğu,
mükerrer kaçak zabıtları olduğundan ceza katsayısının 2 kat olarak alınması gerektiği, 30 Mayıs 2018 tarihli ve ---- sayılı ------ Gazetede yayınlanan EPTH Yönetmeliğinde fonlara ceza katsayısı uygulanacağına dair bir hüküm bulunmadığından kök raporda fonlara ceza katsayısı uygulanmamış ve davacı tarafın alacak bedeli 17.617,51 TL olarak hesaplanarak gecikme ve faizin KDV'si ile birlikte toplam alacak miktarı 18.094,26 TL bulunmuş olup kök rapordaki hesaplama yönteminin doğru olduğu,
Mahkemenin yönetmelikte değişiklik yapılmamış ise de EPDK tarafından gönderilmiş yazı kapsamında hesap yapılması gerektiği yönünde karar vermesi durumunda davacı tarafından yapılan hesaplamanın doğru olduğu, bu durumda davacının asıl alacak bedelinin talep edildiği üzere 17.657,18 TL olacağı Fonlara ceza katsayısı eklenmesi durumunda, ----.
İcra Dairesi ------ Esas sayılı dosyası kapsamında gecikme zammı dahil davacı elektrik dağıtım şirketinin alacak bedelleri toplamının, 17.657,18 TL Asıl Alacak + 404,94 TL İşlemiş Faiz + 72,89 TL Faizin + %18 KDV'si =18.135,01 TL olduğu, Mahkemenin vermiş olduğu yerinde inceleme yetkisi kapsamında mahalde yapılan incelemede sayaç panosundaki bazı sayaçların değiştirilmiş olması, bazı sayaç yerlerinin boş olması, sayaç panosunda tesisat numaralarının bazılarının görünmemesi nedeniyle mahaldeki tüketimin davalılar tarafından yapılıp yapılmadığı hususunda tespit yapılamadığı," şeklinde rapor sunulmuştur.
Davacı tarafından ----- tesisat no için davalıların murisi ----- hakkında 02/04/2021 tarihinde perakende satış sözleşmesi olmaksızın tüketim yapılması nedeniyle ------ seri nolu kaçak tutanağı düzenlendiği görülmüştür. Davalılar tarafından da kaçak elektrik tutanağının düzenlendiği iş yerinin kendileri tarafından kullanılmadığı, tutanağın tutulduğu adreste birden fazla bağımsız bölümün bulunduğu, müteveffanın arsa maliki olduğu beyan edilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda kaçak elektrik kullanım tutanağına göre 18.135,01 TL davacının alacağı tespit edilmiştir. Davalıların hesaplanan bu bedelden sorumlu olabilmeleri için kaçak elektrik kullanım tutanağının düzenlendiği tarihte ----- adresindeki işyerinin davalıların miras bırakanı olan ----- olduğunun tespiti gerekmektedir.
09/10/2024 tarihli Tapu Müdürlüğü yazı cevabında ---- nolu bağımsız bölümün malikinin hiçbir dönemde müteveffa olmadığı görülmüştür. ----- Emniyet Müdürlüğünün kolluk araştırma tutanağında da taşınmazın malikinin tapu kaydında da yer aldığı gibi ---- olduğu, kiracı ------ tarafından kullanıldığı tespit edilmiştir.
Hal böyle olunca kaçak elektrik kullanımının yapıldığı iş yerinin davalıların murisi tarafından kullanılmadığı anlaşıldığından davalıların tespit edilen kaçak elektrik kullanım bedelinden sorumlu olmayacağı kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir.
Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir.
Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır. Bu nedenle davalıların kötüniyet tazminatı talepleri yerinde görülmemiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/353, K. 2025/306, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama