İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/71 K.2025/770

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/71Karar2025/770Tarih3 Kasım 2025Okuma12 dk · 2.306 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
3 Kasım 2025
Esas no
2024/71 Esas
Karar no
2025/770
Dava
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
26/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.306 kelime·12 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle. Taraflar arasında alım satımdan kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, müvekkili tarafından alım satımdan kaynaklı 456.017,87-TL ve 8.297,32-TL bedelli 2 adet irsaliye faturası kesildiğini ve faturalarda ürünlerin nitelik ve niceliklerinin yazılı olduğunu, kamera kayıtlarında söz konusu ürünlerin davalı ...'ın yetkilisi ve sahibi olduğu ... ...

Çözümleri'nin İstanbul bölge sorumlusu ... ile yanındaki nakliyeci tarafından teslim alındığının göründüğünü, davalının müvekkilinden satın aldığı ürünleri ... A.Ş'ye sattığını, diğer yandan müvekkili tarafından ... ... Çözümleri'nin sahibi ve yetkilisi davalı ...'ın fatura bedellerini ödemediğini, bu nedenle taraflarınca ödenmeyen bedellerin tahsili amacıyla ....

İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ancak davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu, dava konusu alacağın likit olduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptali ile aynen devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle.

Davacının ürünlerin ...'na satıldığı iddiasının gerçek olmadığı, faturanın irsaliyeli kesildiği ve üzerinde şerh olduğu iddiasının gerçek olmadığını, faturaların üzerinde müvekkilinin imzasının ve şerhinin olmadığını, ayrıca faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, ayrıca tek başına faturanın mal ya da hizmet teslimi için yeterli olmadığını, faturanın tebliğ edilmiş ve itiraz görmemiş olması ya da irsaliyenin bulunmasının şart olduğunu, taraflar arasında hiçbir zaman mal alışverişi olmadığını, müvekkilinin davalıya bir süre danışmanlık hizmeti verdiğini ve davacının bazı ecza depolarına ürün satmasına aracılık ettiğini iddia ederek;

davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı bırakılmasını talep etmiştir.

.... İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 464.315,19-TL asıl alacağın ödenmesi amacıyla 01/02/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 13/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 13/02/2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.

Mahkememizin 09/09/2024 Tarihli Duruşmasında Tanık ...'ın Dinlenildiği, Tanığın. "Ben davacı şirkette 2015-2017 yılları arasında muhasebe elemanı olarak çalıştım tüm muhasebe işlerine ben baktım, ben askerliğimi Kıbrıs'ta yaparken gittiğim bir fuar da tanıştım bu fuarda şirketimizde katılmıştı.

Sonrasında ticari ilişkiler devam etti, 300-400 bin civarı miktarlı ürünler satıldı faturasını ben yaptım, davalının ... adında bir çalışanı vardı, teslimat ona yapıldı, mal depodan çıktığından yüklemesinde bende oradaydım, ...'de bir depoya yükü indirmiştir, teslimatta da ben vardım, yeni kurulan bir yer olduğu için herhangi bir isim görmedim, teslimatta herhangi bir imza almadık, davalı ürünleri bizden alıp depoya veriyor depodan da eczanelere satış yapılıyor diye biliyorum, davalının ürünü hangi depoya verdiğini bilmiyorum'' şekilinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizin 03/11/2025 Tarihli Duruşmasında Tanık ...'ın Dinlenildiği, Tanığın.

"Ben ...'ı daha önce çalıştığım ... ...'da satış müdürüm olarak çalışmasından dolayı tanırım, ben de aynı firmada çalışmıştım, 2009-2010 yıllarında ben orada çalışmaya başladım, hatta orada ... ilaç firması yetkilisi ...orada mümessillik yapıyordu, onu da bu şekilde tanırım, ilk ayrılan ...oldu, daha sonra ... kendi firmasını kurdu ve güvenilecek insanlar arıyordu, beni çağırdı ben de ...'ın yanında 2017 Temmuz-Ağustos ayında çalışmaya başladım, ben orada bölge müdürü olarak çalıştım, firma o zamanlar sanırım şahıs firmasıydı, sonradan Ltd Şti oldu diye biliyorum, ben ... ilaç olarak tabir ediyordum,

çalıştığım dönemde şahıs firması olarak biliyordum, ben ...'da sahada olan arkadaşları organize etmekle görevliydim, ben çalıştığım dönemde SGK'nın karşılamadığı gıda takviyesi, kozmetik ve tıbbi cihazların satışı sağlanıyordu, biz ...'den satın alıyorduk, ..., ...'na satış yapıyorduk, ... o dönem sanırım bildiğim kadarıyla sadece bu iki firmaya satış yapıyordu, ... firması ...'den herhangi bir belge olmadan işlem yapmıyordu, bana gösterdiğiniz görüntüdeki kişi benim, bu yer ise ...'nin kendi yeridir, ben orada en az 3-4 defa bulunmuşumdur, her seferinde hem ... hem de ...'nin yetkilisi ...yanımda bulunmuştur,

ben ...'ın yanında depo sorumlusu veya sevkiyat birimi ile alakalı çalışmadım, bana teslime ilişkin imza yetkim yoktur, ben eğer bir mal teslim aldıysam isim ve soy ismim imzam ile teslim almışımdır, bunun dışında herhangi bir şekilde mal teslim almam mümkün değildir, bana gösterdiğiniz diğer 7 dakikalık videoda malların taşındığına dair görüntüler vardır, ben mal taşımış olabilirim ancak bu videonun üzerinden 7 yıl geçtiğinden tam olarak hatırlamıyorum, biz ...'den bir çok kez mal alıp satışını yaptık,

bana gösterdiğiniz mavi/yeşil renkli irdaliyeli fatura altında her ne kadar kurşun kalemle bir ... ismi bulunsa da benim kurşun kalemle ve imzasız şekilde teslim aldığım bir mal bulunmamaktadır, ben teslim alsa idim burayı imzalardım ve ismimi soy ismimi yazardım, bu şekilde herhangi bir mal teslim almam mümkün değildir tanıklık ücreti talebim yoktur, kurşun kalemle atılan yazının bana olup olmadığına dair bir şey söylemem ancak böyle bir işlem yapıp yapmadığımı hatırlamıyorum." şekilinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

Mali Müşavir Bilirkişinin 24/04/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari

defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce

mahkemenin kabulü halinde, davacının ticari defterlerinin kapanış tasdiki olmadığından sahibi lehine delil

vasfının olmadığı,

her ne kadar davacının ticari defterlerine göre davacı kaydi olarak davalıdan alacaklı görünmekle birlikte, takibe dayanak faturanın teslim/tebliğ eksiliği nedeniyle faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu hususunun ispata muhtaç olduğu, ayrıca davacının dava dilekçesindeki iddiasının aksine dava dışı ...'nun

09.08.2024 tarihli müzekkere cevabında davalı ile ticari ilişkisinin olmadığını beyan etmesi hususları birlikte değerlendirilerek davacının takip ve dava konusu alacak iddiasının dosyaya mübrez bilgi ve belgeler kapsamında ispata muhtaç olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır.

DELİLLER

-.... İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı İcra Dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; 465.017,87-TL ve 8.297,32-TL bedelli fatura suretleri, kamer kayıtları, -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı

-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalının ticaret sicil kayıtlarını içerir ve gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığını bildirir müzekkere cevabı-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalının ticaret sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı- ...

Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı-İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'ndan gelen davalı ... ın esnaf kaydının bulunmadığını bildirir müzekkere cevabı-... Anonim Şirketi'nden gelen davacı ile aralarında ticari ilişkinin olmadığını bildirir müzekkere cevabı-... Sosyal Güvenlik Kurumu Merkezi'nden gelen ...'ın işe giriş çıkış bildirgelerini ve hizmet döküm cetvelini içerir müzekkere cevabı- ...

Sosyal Güvenlik Kurumu Merkezi'nden gelen ... - ... ... Çözümleri'nden ... isimli çalışanın olduğunu bildirir müzekkere cevabı

-... Sosyal Güvenlik Merkezi'nden gelen davalıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -Taraflara ait ticari defter ve kayıtlar -Bilirkişi raporu -Tanık beyanları -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, faturaya dayalı alacak için ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından düzenlenen iki adet satış faturasının davalı aleyhine borç doğurup doğurmadığı, taraflar arasında doğrudan bir satım sözleşmesi bulunup bulunmadığı ve bu kapsamda başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Sermaye şirketi olan davacı ile uyuşmazlık döneminde ticari işletme kaydı bulunan davalı tacir sıfatını haiz olmakla nısbi ticari dava yönünden Mahkememiz görevlidir.

Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır.

Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).

Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.

Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.

Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği,bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.

Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir.

Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.

Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nın 222. maddesinde “ Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır.

Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.

Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.

Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir.

Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.

Yukarıda belirttilen emsal içtihat ve yasal düzenlemelerle birlikte somut olay değerlendirildiğinde;

Davacı, davalının satın aldığı ürünleri ... A.Ş'ye sattığını ancak karşılığının ödenmediğini iddia etmiş, davalı mal teslim almadığını, borcunun ve bu şekilde işleyen bir ticari ilişkinin bulunmadığını savunmuştur. Davalının savunduğu gibi, faturanın düzenlenmesi, tek başına alacak iddiasına veya sözleşmenin varlığına, malın teslim edildiğine ispat için yeterli değildir. Bu kapsamda malın teslim edildiğinin, ancak karşılığının ödenmediğinin davacı yanca ispatlanması gerekir.

Bu kapsamda her iki tarafı tacir olan uyuşmazlıkta ticari defterler incelenmiş ancak davalının bilanço yerine işletme defteri tutması, davacının ise kapanış tasdikini yapmaması nedeniyle her iki defterin usulüne uygun olarak tutulmadığı, tarafların lehine veya aleyhine değerlendirme yapılamayacağı, bu yönden defterlerin ispat gücü bulunmadığı anlaşılmıştır. Faturaların davalıya tebliğine, içeriğinin davalı tarafından kabul edildiğine dair de delil bulunmamaktadır.

Davacı tarafından sunulan bir adet irsaliyede ise ... isimli bir çalışanın kalıcı olmayan bir kalem ile yazılı şekilde adının geçtiği ancak imzasının bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı çalışanı olan bu kişinin davacının sunduğu belgeyi doğrulayıp doğrulamayacağının tespiti için HMK 145 maddesi uyarınca tanık olarak dinlenmesine karar verilmiştir.

Dinlenen tanık samimi beyanda bulunmuş, taraflar arasında ticari ilişki olduğunu ancak belgesiz işlem yapılmadığını, kendisinin depo ve lojistik sorumluluğunun bulunmadığını ancak davalı adına mal teslim alması halinde isim, soy isim ve imzasını yazarak teslim alacağını, gösterilen irsaliyedeki şekliyle kurşun kalemle, imzasız şekilde malları teslim almasının mümkün olmadığını beyan etmiştir. Dinlenen diğer tanık da teslime dair yazılı bir belge bulunmadığını beyan etmiştir.

Davacı yanca sunulan kamera kayıtlarının görüntü içeriği itibariyle teslim edilen malı teyit eder nitelikte olmadığı, ... yazı cevabından da davacının iddiasını destekler bilgi bulunmadığı görülmüştür. Davacı yemin deliline de dayanmamıştır.

Dolayısıyla davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş, takibin kötüniyetli olduğuna dair delil bulunmadığından davalının yasal şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;

1-Davanın reddine,

2-Davalının yasal şartları oluşmayan tazminat taleplerinin reddine,

2-Alınması gereken 615,40-TL maktu harcın başlangıçta peşin alınan 5.607,77-TL harçtan düşümü ile artan 4.992,37-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 73.647,27-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,

6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,

Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 03/11/2025

Katip ... Hakim ... · e-imza e-imza

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/71, K. 2025/770, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller
  5. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/71
Karar No
2025/770
Tarih
3 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/72 K.2025/931
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/72 K.2025/1532
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/72 K.2025/1424
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/73 K.2025/735
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/73 K.2025/1529
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/73 K.2025/774

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.