KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/216 Esas
- Karar no
- 2025/755
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/03/2025
Karar Metni
874 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ...'nun otel işletme sahibi olup davalı borçlu şirket üzerinden yapılan otel rezervasyonları sonucunda davacıya ödemesi gereken fatura tutarlarının ödenmemiş olup fatura alacağına dayanan borç için .... İcra Müdürlüğünün 2025/...
Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, davalının bu takibe süresinde itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava konusu zorunlu arabuluculuğa tabi olduğundan öncelikli olarak arabulucuya başvuru yapıldığını ve yapılan arabuluculuk görüşmelerinde tarafların anlaşamadıklarını, az ve izah edilen tüm bu nedenlerle; borçlu-davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/...
Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle % 20’den az olmayacak inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davayı ve dava dilekçesindeki beyan ve iddiaları tümü ile reddettiğini, davacı alacaklı olduğunu iddia ettiği hizmeti müvekkili davalı şirkete vermediğini, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını, öncelikli olarak faturaya konu hizmetin davacı tarafından verilip verilmediğinin araştırılması gerektiğini, hizmetin tam ve eksiksiz olarak verildiğinin davacı yan tarafından kanıtlanmış olmadan afaki bir alacağın miktarının tespitinin hukuki olmadığını,
öncelikle davacının ve davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına ve buna ilişkin inceleme günü verilmesini, açıklanan tüm bu nedenlerle. Haksız ve hukuka aykırı iş bu davanın reddine, dava masraf ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, davacının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeni ile % 20'den az olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, uyuşmazlığın taraflar arasındaki fatura alacağının tahsili isteminden kaynaklandığı, bu davanın 6102 sayılı TTK'nun 4 ve 5. maddelerinde tarif edilen ticari davalardan sayılmadığı dolayısıyla davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, görev hususunun re'sen göz önüne alınması gerektiği, dosya içeriğinin incelenmesinde davalının tacir olduğuna dair bilgi ve belge de bulunmadığı, mahkememizce yazılan müzekkere cevaplarında davalının tacir kaydının bulunmadığı, esnaf ve sanatkarlar odasında otelcilik kaydının bulunduğu,
işletme esasına göre defter tuttuğu, Vergi Usûl Kanununun 177. Maddesinde belirtilen limitleri aşmadığı anlaşılmış olup tacir sıfatının bulunmadığı, bu hali ile TTK 4. maddesinde tarif edilen her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olma şartının bulunmadığından nispi ticari dava olarak da kabulünün mümkün bulunmadığından eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir.
Bu nedenlerle davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/216, K. 2025/755, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama