KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2019
- Esas no
- 2017/1133 Esas
- Karar no
- 2019/372
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/12/2017
Karar Metni
876 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 2016 yılına dayalı bir ticari ilişki olup bu ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalıya ve onun bildirdiği grup şirketlerine ...
Kazakistan işinde, diğer tedariklerine ve imalatlarına ek olarak bir de süpervizyon ve işçilik hizmeti verdiğini, bu işe dair 40.724,39 Euro tutarında 30/09/2016 tarihli e-fatura düzenlendiğini ve davalıya elektronik olarak tebliğ edildiğini, davalı şirketin bu faturaya ve içeriği hizmetlere itiraz etmediği gibi tüm yazılı ve sözlü taleplere rağmen ödeme de yapmadığını, davalı şirkete 31/10/2017 tarihinde Gebze ...
Noterliği'nin...yevmiye nolu ihtarnamesi ile borcun ödenmesi ihtar edildiği ve yine borcun ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine İstanbul... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız ve mesnetsiz olarak yaptığı itiraz ile takibin durduğunu ve tüm bu nedenlerle davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; davaya konu faturanın müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, davacının müvekkil şirketin fatura içeriğini kabul ettiği iddiası yerinde olmadığını, söz konusu fatura içeriğindeki malzemelerin müvekkil şirkete teslim edilmediğini, müvekkil şirkete ve davacı şirkete ait muhasebe kayıtları incelendiğinde söz konusu iddianın yerinde olmadığı anlaşılacağını ve tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, İİK. 67 ve devamı maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali istemidir.
Dava, davacının fatura alacak bedelinin davalıdan tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Delil olarak; icra dosyası, fatura, bilgi ve belgeler, ticari defter kayıtları ve bilirkişi incelemesine dayanılmış olup, gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur.
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosyaya getirtilen İstanbul... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 20/11/2017 tarihinde 7 örnek nolu ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 22/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalının takibe, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlunun itirazının süresinde olduğu görülmüştür.
Mahkememizce dava dosyası, icra dosyası ve ilgili kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacı alacağının varlığı ve miktarının hesaplanması ile uygulanan faiz yönünden mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan 02/01/2019 tarihli raporu özetle; ''Davacı ve davalının 2016 yılı dönem sonu muhasebe kayıtlarında 190.581,13-TL tutarda mutabık oldukları ve davacının davalıdan alacaklı olduğu, davacının 2016 yılı muhasebe kayıtlarında davalıdan 40.896,36 Euro alacaklı olduğu, davalının ise davacıya 41.769,84 Euro borçlu olduğu, aralarındaki farkın aynı döviz kurunu baz almadıklarından kaynaklandığı'' kanaatiyle rapor tanzim etmiştir.
GEREKÇE
Tarafların iddiaları ile toplanan deliller ve usulüne uygun olarak alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde göre; davacı tarafın davalı tarafa süpervizyon ve işçilik hizmeti verip fatura düzenlediği, davalı tarafın borcunu ödememesi üzerine icra takibi yapıldığı, davalı tarafça icra takibine itiraz edildiği, davalı tarafın hizmet aldığı halde bakiye borcunu ödemediği, ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı tarafça takip öncesi faiz talebinin atiye bırakıldığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davalı tarafın ödeme yapmadığı halde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiği anlaşıldığından davalı tarafın asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1133, K. 2019/372, 5 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama