KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/490 Esas
- Karar no
- 2024/481
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/07/2022
Karar Metni
1.417 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; 08/08/2021 tarihinde davalı ...' e ait, ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacı (yaya) çocuk ...'ya çarptığını, yaşanan kazada ...'nın ciddi şekilde yaralandığını, iş gücü kaybı, tedavi gideri vs maddi zarara uğradığını, davacı çocuğun yaralanması nedeniyle diğer davacılar anne ve babasının da gelir kaybına uğradıkları ve masraf yaptıklarını iddia ederek tüm davacılar yönünden maddi tazminat; davacı çocuğun çok ağır derecede yaralanması nedeniyle günlerce yoğun bakımda kaldığını, ailesinin de büyük acılar çektiğini iddia ederek yine tüm davacılar yönünden davalılardan manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesi özetle; manevi tazminatın zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlarına göre teminat dışında olduğunu, usule uygun başvuru yapılmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, bakıcı gideri tazminatının sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, sağlık gideri teminatının bulunmadığını, SGK tarafından ödeme yapılmış ise bunların hesaplanacak tazminattan indirilmesini, hatır taşıması, müterafik kusur tenzili yapılmasını gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
... karar no'lu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu raporu özetle; davacı ...’un 08.08.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla, tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği, sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği mütalaa olunmuştur.
25/12/2023 tarihli kusur ve aktüer bilirkişi raporunda özetle; yayalarla ilgili kuralları ihlal ederek karşıya geçmekte olan, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacı yaya ...’ un %75 oranında asli kusurlu olduğu, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...’ ın ise %25 oranında tali kusurlu olduğu, davacı ...'nın sürekli maluliyeti bulunmadığından sürekli iş göremezlik tazminatının olmadığı belirtilmiştir.
15/04/2024 tarihli doktor bilirkişi raporunda; davalıların kusuru oranında, davacının bakıcı ve tedavi gideri olarak 1.394,38 TL talep edebileceği belirtilmiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu yaralanan davacı çocuğun uğradığı cismani zarara yönelik tüm davacılar yönünden maddi ve manevi tazminat istemine yöneliktir.
Alınan bilirkişi raporları, dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; yaşanan kazada yaya davacı çocuğun %75, davalı malik/sürücü ...'in %25 oranında kusurlu olduğu, ...'nın yaralanması dolayısıyla sürekli maluliyetinin bulunmadığının ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin, sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığının, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 ay bir başkasının yardımına gereksinim duyacağının Adli Tıp ...
İhtisas Kurulu raporu ile sabit olduğu, dosyaya başka bir maluliyet raporu sunulmadığı, çelişen durum da olmadığı anlaşıldığından ATK maluliyet raporuna itibar edilmesi gerektiği, doktor bilirkişinin de davalıların kusuru oranında, davacı çocuğun bakıcı ve tedavi gideri olarak 1.394,38 TL talep edebileceğini belirttiği anlaşıldığından;
Davacılar vekili davacı çocuk için 1.celse talebini açıklayarak; çocuk lehine geçici ve daimi iş gücü kaybı, tedavi gideri ve bakıcı gideri isteminde bulunmuş olup;
-Davacı çocuğun sürekli maluliyeti bulunmadığından, sürekli maluliyete ilişkin tazminat istemi yerinde değildir.
-Davacı çocuk 18 yaşından küçük olup; 17/04/2009 doğumlu ve kaza tarihinde 12 yaşındadır. Gelir getirici bir işte çalışmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancı bulunmadığı anlaşılmakla geçici iş göremezlik zararı da doğmamıştır (Y.4.HD.... E, ... K).
-Davacı çocuğun bakıcı ve tedavi gideri istemi yerinde olup, kusur durumu dikkate alınarak yapılan hesap sonucu bakıcı ve tedavi gideri olarak 1.394,38 TL talep edebileceği anlaşılmakla, bu tazminatın davalı sürücü ...'dan 08/09/2021 kaza tarihinden, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden 31/12/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı çocuk ... lehine davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
-Diğer davacıların maddi tazminat istemi yönünden; davacılar vekili 1. Celsede bu tazminat istemini "Diğer davacılar için, davacı ...'nın maluliyeti nedeniyle ileride kendilerine sağlanma ihtimali olan maddi destekte bir azalma meydana gelmektedir, ...'nın tedavisi ve bakımı için masraf ve zaman harcamaktadırlar istediğimiz maddi tazminat bunları karşılığıdır" şeklinde açıklamıştır. Davacı çocuğun yaşanan kazada sürekli maluliyeti bulunmadığı gibi tedavi ve bakıcı giderlerinin çocuk lehine talep edilen tazminatta hesaplandığı, davacı anne ve babanın hesaplanan tazminat dışında masraf yaptıklarına ilişkin başkaca delil sunmadıkları anlaşıldığından, maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
-Davacı anne ve babanın manevi tazminat istemleri yönünden; Türk Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca ağır bedensel zarar halinde zarar görenlerin yakınlarının manevi tazminat talebinde bulunabileceği, somut olayda davacı çocuğun ağır bedensel zararı bulunmadığı bu nedenle davacı anne ve babanın manevi tazminat istemi yerinde değildir.
-Davacı ... yönünden manevi tazminat; Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, tarafların kusur durumu, davacının yaşı, maluliyet oranı, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda; davacı ... için 20.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davacı ... lehine davalı ...'dan tahsili gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacılar vekili manevi tazminat istemini davalı zmm sigorta şirketine de yöneltmiş ise de; manevi tazminat talepleri zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlarına göre teminat dışında olduğu anlaşıldığından, bu davalıya karşı açılan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/490, K. 2024/481, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama