KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/759 Esas
- Karar no
- 2024/646
- Dava
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 31/10/2022
Karar Metni
1.446 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle. Davacı ile davalı, davalıya ait olan "..." isimli markayı kullanmak, patentli ürünlerin satışını yapmak ve Ankara ilinde faaliyet göstermek üzere 250.000,00 TL ücret ödemesinin kararlaştırıldığı franschise sözleşmesi yapıldığı, Kararlaştırılan bu dedelin 100.000,00 TL si sözleşmede de belirtildiği üzere, sözleşmenin kurulması sırasında elden ve nakit olarak.
06/04/2022 tarihinde 20.000,00 TL, 09.03.2022 tarihinde 7.200,00 TL, 20.12.2021 tarihinde 11.300,00 TL, 26.11.2022 tarihinde 6.325,00 TL, 17.12.2021 tarihinde 4.500,00 TL ve 11.04.2022 tarihinde 6.300,00 TL olmak üzere toplam 55.625,00 TL müvekkile ait ...
Bankasındaki hesabından davalının eşi ve iş ortağı olan dava dışı ... ...'ın hesabına banka kanalıyla gönderilerek davalıya ödendiği, Davalı Franchise Sözleşmesine açıkça aykırı davranarak, sözleşmeyi ihlal ettiği ve müvekkilin zarara uğramasına sebebiyet verdiği, davalı tarafından bayilik ve eğitim alınmadan üçüncü kişilere ürün satışı yapılamayacağı söylenmişse de müvekkile sosyal medyadan ulaşan ve Anakara' da yaşayan dava dışı ... adlı bir kişiye davalı tarafından ürün satışı yapıldığı,
Bu durum Franchise Sözleşmesindeki Franchise Verenin yükümlülüklerinden olan "Sözleşmede açıkça kararlaştırılmışsa belirli bir bölgede başkaca bir franchise sözleşmesi kurmama ve üçüncü kişilere mal göndermeme" yükümlülüğü ihlal etmekle birlikte müvekkili de mağdur ettiği, Müvekkil, sözleşme konusu ürünlerin evde kullanımına uygun olmaması nedeniyle davalıdan eğitim almış ve davalıya yüklü bir miktarda ödeme yaparak, sözleşme süresince Ankara' da tek yetkili kabul edilmişken;
davalı, aralarında hiçbir sözleşme veya ticari ilişki bulunmayan üçüncü bir şahısa ürün satışı yaparak haksız rekabete yol açtığı ve müvekkille aralarındaki sözleşmeyi ihlal ettiği, Müvekkil müşteri tarafından şahsen çok sevilen bir kişi iken, davalının ürünleri nedeniyle müşterileri şikayette bulunduğu, müvekkilinde kaş silme işlemiyle ilgili olarak müşterilerden gelen şikayetleri davalıya bildirdiği,
müvekkilimin bu bildirimleri yapması üzerine davalı, ürünlerin sorunlu olduğunu kabul etmemiş aksine müvekkilimi yanlış kullanmakla suçlamış, İstanbul ve İzmir bayilerinde böyle bir sıkıntının yaşanmadığını, sıkıntının müvekkile ait olan Ankara bayisinde olduğunu ifade ettiğini, fakat çok kısa bir süre sonra şirket yetkilisi ... ...' ın tüm bayilerle yapmış olduğu telekonferans görüşmesinde, diğer şubelere de Ankara şubesinin hiçbir şikayet almadığını beyan ettiğini, bu beyanı da güven sarsıcı ifadeler nedeniyle müvekkilin güvenini zedelediğini,
Bunun üzerine müvekkil, davalıya ait markanın İstanbul ve Ankara bayileri ile görüşmüş, davalının ürünleri kullanırken tarafını suçladığını İstanbul ve İzmir bayilerinin sorun yaşamadığını beyan ettiğini belirtilmesi üzerine İstanbul ve İzmir bayileri de aynı problemi kendilerinin de yaşadığını, onlara da Ankara bayisinin yani müvekkilin hiç bir sorun yaşamadığını, ürünleri siz yanlış kullanıyorsunuz beyanları ile karşılaştıklarını ifade edildiğini, Ayrıca Sözleşme kapsamındaki ürünlerden olan silme solisyonuna ilişkin Sağlık Bakanlığı ile görüşüldüğünde "silme solisyonu" adı altındaki hiçbir ürüne onay verilmediği;
ürünün leke açıcı ürün olarak onay alıp silme solisyonu olarak kullanıldığı ve satışının bu şekilde yapıldığının ortaya çıktığı, yine aynı şekilde sözleşmede "... vitamin" olarak adlandırılan ürün içinde Sağlık Bakanlığı' nın onayının olmadığı, Bakanlıkça onay verilen ürünün ev satış vitamin olduğu ortaya çıktığı, ayrıca aracı kişiler aracılığıyla edinilen bilgilere göre seans vitamininde kullanılan ürünün kimyagerlerce üretildiği haliyle kalmayıp daha yoğun görünmesi için içerisine katkı yapıldığının ortaya çıktığı, sözleşme konusu ürünler tanıtım videolarında gösterilenin aksine hijyenik olmayan koşullarda paketlendiği,
Akabinde Sözleşme kapsamında müvekkilin satışa sunmak için müvekkilin ihtiyacı olan ürünleri davalının sağlaması gerekirken, müvekkilin salt müşterilerden gelen şikayetleri davalıya iletmesi nedeniyle, davalı müvekkile ürün gönderimini durdurmuş, müvekkile gerekçe dahi sunmadığı, mayıs 2022 tarihi itibariyle davalı tarafından müvekkilin ürün talebine olumsuz yanıt verilerek müvekkil, müşteri çevresi karşısında zor durumda bırakılmış ve sözleşmeye aykırı davranışla müvekkil maddi zarara uğratıldığı, bu husus davalıya ait sosyal medya hesabında artık Ankara bayiine ürün verilmediği ifade edilerek ikrar edildiği,
Davalının Mayıs 2022 tarihinden beri ürün göndermemesi ve sözleşmeyi zımni olarak feshetmesi üzerine müvekkil işyerini kapatmak durumunda kaldığı, Müvekkilin uğramış olduğu maddi zarara ilişkin olarak, 9.000,00 TL sözleşme için ödenen bedel, 500,00 TL sekiz aylık kira ve aidat, 500 TL bağkur bedeli olmak üzere toplam 10.000,00 TL'den oluşan maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle.
Sözleşmede kararlaştırılan bedel davacı tarafından ödenmediği, davacı dava dilekçesinde bedelin 55.625,00 TL sinin ödendiğini ileri sürmüş olsa da 250.000,00 TL bedelin yalnızca 20.000,00 TL si ödenmiş olup 230.000,00 TL bakiye bedel mevcut olduğu, davacı dava dilekçesinde bedelin 55.625,00 TL kısmının ödendiğini ileri sürerek bedelin tamamının ödenmediğini ikrar etmiş olduğu, davacı sözleşmenin asli edimi olan bedel borcunu ifa etmediği, Müvekkil haksız rekabete yol açmadığı, sözleşmenin niteliği davacı tarafından yanlış tespit edilmiş olup Sözleşme bir Bayilik Sözleşmesi olduğu,
kaldı ki aksi iddia olunsa dahi münhasır bölge Franchise sözleşmesinin asli unsuru olmadığı, müvekkilin sosyal medya üzerinden yapmış olduğu satış haksız rekabete yol açmadığı, Müvekkil davacının hatalı uygulamaları sebebiyle pek çok şikayet aldığı,
davacı sözleşmenin 2-B-2 maddesi uyarınca müvekkilin anlayışı, tekniği ve markalı ürünleri dışına çıkmayacağını ve Sözleşmenin 2-C.3 maddesi uyarınca müvekkilin iş talimatı, düzeni ve tekniği ile genel temizlik kurallarına yorum katmamak üzere riayet edeceğini taahhüt ettiğini, müvekkil Mayıs 2022 tarihli ihtarnamesinde de ifade ettiği üzere müşterilerden müvekkilin ürünlerinin kullanılmaması ve hatalı uygulamanın vaki olması sebeplerine istinaden pek çok şikayet alındığı, davacının iddiasının aksine müvekkilin ürünleri sorunlu olmayıp davacının uygulamasının hatalı olduğu,
Müvekkilin " ... " ve "... " ürünleri ilgili otoriterlerce onaylanmış olup ilgili Mevzuat çerçevesinde kullanıma uygun olduğu, müvekkil ürünlerin paketlenmesi aşamasında da davacının ileri sürdüğünün aksine hijyen kurallarına azami dikkat gösterdiği, Müvekkil Mayıs 2022 tarihinde Davacıya, davacının sözleşmenin esaslı aykırılıklarının giderilmesini ihtar ettiğini, ilgili ihtarda davacıya 1 (bir) hafta süre verildiği ve aykırılıkların giderilmemesi halinde sözleşmenin herhangi bir ihtar veya bildirime gerek kalmaksızın haklı nedenle tek taraflı olarak feshedileceğinin bildirildiği,
davacıya ürün gönderilmemesinin sebebi Sözleşmeye aykırılıkların müvekkilin ihtarına rağmen davacı tarafından giderilmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiği, davacının ticari itibarının sarsıldığı ve zarara uğradığı iddialarının yersiz olduğu, müvekkil ilgili ihtarnamede sözleşmenin, sözleşmeye aykırılıkların giderilmemesi halinde tek taraflı ve bildirime gerek kalmaksızın feshedileceğinin ihtar edildiği, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
-17/02/2024 tarihli bilirkişi raporu özetle; ayrıntılarıyla arz edilen nedenlerden dolayı bilirkişi kurulunun, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedilmiş olduğu bu bakımdan davacının alacak taleplerinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir. -10/10/2024 tarihli bilirkişi ek raporu özetle; kök rapordaki görüş ve kanaatin değişmediği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasında imzalanan franchise sözleşmesi gereği davalının edimini yerine getirmediği, sözleşmeyi zımnen feshettiği iddiasına dayalı ödenen bedelin iadesi ve maddi zarar istemine ilişkindir.
Taraflarca sunulan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporu tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında bila tarihli ... Bölge Bayiliği (Franchise) Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme uyarınca, davacının 250.000-TL ödeme yapmayı, sosyal medyada davalının onayı olmadan paylaşım yapmamayı, her ay en az 50 adet vitamin almayı, ihtar edilen aykırılıkları üç gün içinde gidermeyi taahhüt ettiği, davacının sözleşme uyarınca davalının edimini yerine getirmediği, sözleşmeyi feshettiğini iddia ettiği, ancak davalının göndermiş olduğu 13/05/2022 tarihli ihtarnamede, eksik kalan 230.000 TL'lik franchising bedelinin yasal
faizi ile birlikte ödenmesini, davacının bilgisi dahilinde yapılan marka başvurusunun geri çekilmesini, @ ... Instagram hesabının kontrolünün ve şifrelerinin verilmesini, denetlenmesi için
açılan tüm müşteri kayıtlarının, finansal kayıtların, sunulan hizmetlerin ve kullanılan ürünler listesinin ve tüm müşteri şikayetlerinin raporlanmasını talep ettiği, davacının bu talebe olumlu bir yanıt vermediği, ihtarnamenin davacıya 17/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacının ticari defterlerinde davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunun tespit edilemediği, ... Bankası tarafından sunulan dekontlar incelendiğinde davacı ...
tarafından dava dışı ... ... hesabına toplam (20.000+7.200=27.200) 27.200 TL gönderildiği, davacı tarafından davalının üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirmediği ileri sürülmüş ise de, “ifada sıra” hükmünü düzenleyen TBK. m. 97 hükmüne göre: “Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir”. Davacının ödeme yükümlülüğünü tam ve gereği gibi yerine getirmemiş olması nedeniyle davalıdan yükümlülüklerini yerine getirmesini talep edemeyeceği, dolayısıyla davalının sözleşmeyi feshinde haklı olduğu anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/759, K. 2024/646, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama