KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Esas no
- 2023/200 Esas
- Karar no
- 2025/87
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/09/2014
Karar Metni
679 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya sosyal medya ve web sitesi uygulama hizmetleri verdiğini, üç faturadan kaynaklanan 16.250,00 TL borcun ödenmediğinden davalıya karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, taraflar arasındaki yazışmaların yazılı delil başlangıcı olduğundan tanık dinlenebileceğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamı ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, sadece web sitesi konusunda konuşulduğunu ve ileride çalışabileceğine dair uzlaşıya varıldığını, ancak müvekkiline ne sosyal medya ne de web hizmeti verilmediğini, buna dair bir delil sunulmadığını, taraflar arasında herhangi bir ticari anlaşma bulunmadığını, faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin ticari defterlerinde yer almadığını, davacı tarafından sunulan e-postalarda müvekkilinin kabul yönünde bir beyanı bulunmadığını, davacının tek taraflı olarak gönderdiği e-postaların delil olarak dikkate alınamayacağını belirterek, davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava: Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir.
Mahkememizce davanın reddine ilişkin verilen karara karşı davacı istinaf başvurusunda bulunması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.Hukuk Dairesi 2022/3021E.-2023/170K. Sayılı İlamıyla; "Mahkemece bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak suretiyle, davacı tarafından dosyaya sunulan deliller ve taraflar arasındaki mail yazışmaları birlikte değerlendirilmek suretiyle, davacı yüklenici tarafından yapılan işin aşamalarına göre Web çalışmasının onay aşamasına geldiği anlaşıldığından, yüklenici tarafından yapılan işin, mevcut haliyle, işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayicine göre bedeli tespit edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle kararın kaldırılarak mahkememize gönderildiği ve yeni bir esas numarası aldığı görülmüştür.
Dosya özelinde yapılan incelemede; davacı şirket 21.12.2017 tarihinde tasfiyesi sona ererek terkin olmuştur.
Ticaret sicilinden silinmek suretiyle hukuk alemindeki varlığı sona eren (münfesih) şirketin, yargılamanın tarafı olmak ehliyeti de bulunmamaktadır. Davadan önce veya dava devam ederken tüzel kişiliğin son bulması halinde, davaya devam edilmesine imkan yoktur. Taraf ehliyeti kamu düzeni ile ilgili olup, hakimin bu hususu resen de göz önünde bulundurması zorunludur.
Ticaret sicilinden terkinin, tüzel kişinin bizatihi kendisi hakkında sonuç doğurabilmesi için Ticaret Sicili Gazetesinde ayrıca ilanına da gerek bulunmamaktadır. Zira kural olarak yasada öngörülen istisnalar haricinde Ticaret Sicili Gazetesinde ilan kurucu değil, bildirici bir etkiye sahip olup, üçüncü kişilere karşı değişikliğin hüküm ifade ettiği tarih, ilan tarihine göre belirlenir ise de, tüzel kişinin kendisi yönünden değişikliğin hüküm ifade etmesi ilan şartına bağlanamaz.
Ticaret sicilinden silinmekle tüzel kişiliği sona ermiş ve hukuk aleminden silinmiş olan şirketin, haklara sahip olması, borçlu kılınması ve temsilinin hukuken olanaklı olmadığı, bunun sonucu olarak, münfesih şirket adına tüzel kişiliğin sonra ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi, hukuki işlem tesis edilemeyeceği, tesis edilen işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı, hukuki sonuç doğurmayan, diğer bir ifadeyle hukuk düzeninde varlık kazanmayan işlemlerin, herhangi bir kişinin menfaatini ihlal etmesinin de söz konusu olamayacağı hususları dikkate alındığında, tüzel kişiliği sonra eren şirketin medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanabilme ehliyeti son bulacağından, yargı merciileri nezdinde temsil edilmesi ve yargılamaya taraf olmasının da mümkün olamayacağı açıktır.
Hal böyle olunca; şikayetçi şirketin aktif dava ehliyeti bulunmadığından ve bu durum mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğinden, davanın ve de koşulları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 2016/31529E.- 2018/4388K. Sayılı İlamı )
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/200, K. 2025/87, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama