KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/342 Esas
- Karar no
- 2024/747
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 16/05/2023
Karar Metni
628 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...A.Ş. tarafından 11/06/2021 tarihinde ...
Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmediğin müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, davalı tarafından hasardan doğan bedellerin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 1.282,73-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını davalının borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu belirterek; ....
İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, Davalı aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete dava dilekçesinin 21.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği ancak davaya cevap sunmadığı görüldü.
Dava: Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle İtirazın İptali İstemine İlişkindir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 28.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 23.02.2022 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 20.02.2023 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.
Türk Borçlar Kanun 49. Maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir eylem nedeniyle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.
Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiile ilişkin tanımlamalar yapıldıktan sonra bir diğer husus da; haksız fiilin davalı tarafça gerçekleştirildiğine ilişkin ispat yükümünün yerine getirilmesi gerekir. Somut olayda, davalı tarafın haksız eylemlerde bulunduğu ifade edilmişse de, bu hususa ilişkin davacı tarafça; olay tarihinde tutulduğu iddia edilen tutanakta yer alan tanık dinletilmemiştir. Söz konusu mahalde kazı yapıldığına ilişkin belediyeden gelen herhangi bir resmi kayıt mevcut değildir.
Salt davacı iddiaları ışığında; davalı tarafça kazı yapıldığı ve bunun akabinde davacı şirket kablolarının zarar gördüğü ve hasarın meydana geldiği sonucuna ulaşılacak olması hukuken korunabilir nitelikte olmayacaktır. İspat yükümü üzerinde bulunan davacı tarafça dava ispatlanamamıştır. Buna ek olarak davacı tarafın kötü niyetinden de bahsetmek orantılılık ilkesine aykırı olacağından davalı tarafın kötü niyet tazminatı muteber addedilmemiştir.
Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/342, K. 2024/747, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama