KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/372 Esas
- Karar no
- 2024/644
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 08/12/2015
Karar Metni
983 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 5216 sayılı ... Belediyesi Kanunu gereğince ... Belediyesi'ne bağlı iştirak şirketi olduğunu ve bir kamu şirketi olarak faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkil şirketin ...
Belediyesi'nden ihale yoluyla aldığı işleri yapmak için İş Kanunu'nun hükümleri çerçevesinde personel istihdam ettiğini, müvekkil şirketin bünyesinde 01/01/2014-31/07/2015 arasında çalışmış olan ... ...'nun yasal şartları yerine getirdiğini, malullük, yaşlılık sigortasından aylık bağlanması için 03/08/2015 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na müracaat ettiğini ve şirkete müracaatla ilgili hükümlere dayanarak kıdem tazminatının ödenmesini talep ettiğini, müvekkil şirketin ... ...'nun son çalıştığı iş yeri olması hasebiyle çalıştığı tüm yıllara ait kıdem tazminatını ödediğini, ... ...'nun müvekkil şirket nezdinde 19 ay çalıştığını,
çalışma süresinin geri kalanını davalı şirketlerde geçirdiğini, müvekkil şirketin davalı şirketlere tekabül eden kıdem tutarlarını onlar adına ilgiliye ödediklerini, açıklanan nedenlerle fazla ödenen 12.071,47 TL kıdem tazminatı tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile yargılama masrafı ve ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet yokluğu nedeni ile davanın reddini talep ettiklerini beyan etmişlerdir.
Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; iş kanununun emredici maddesine aykırı olarak açılan bu rücu davasının reddini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın tarafları açısından reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Mahkememizce bilirkişi tarafından uzman görüş raporu alınmış dosya arasına konulmuştur.
Mahkememizce verilen karara karşı taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulması neticesinde istinaf mahkemesince sadece Davalı ... Limited Şirketi'nin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş ve dosya kaldırılarak mahkememize iade edilmiştir.
İstinaf edilmesi üzerine kaldırılarak mahkememize gönderilen dosyaya ilişkin yeniden rapor düzenlenmiştir.
Dava: Davacı tarafından üçüncü kişilere ödenen bedelin rücuen tazmin talebine lişkindir.
Dava dışı ... ...'nun davacı şirkette son olarak çalışıp emekli olduğu ve tüm çalışma dönemine ait kıdem tazminatını istediği, davacı kurumca tüm çalışma dönemine ait kıdem tazminatının 07/08/2015 tarihinde dava dışı ... ...'ya ödendiği, davacı şirket tarafından dava dışı ... ...'ya ödenen kıdem tazminatı için daha önce çalıştığı davalı şirketlere rücu davası açılarak tazmin talebinde bulunulduğu görülmektedir.
Yürürlükteki 6098 Sayılı BK Madde, Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karsı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur...” hükümleri ver almaktadır.
İş Hukuku ilkelerine göre işverenler işçiye karşı birlikte sorumluluk esası çerçevesinde sorumlu olsalar da, bu sorumluluk dış ilişki ile ilgilidir. Yargıtay kararlarında; iç ilişkide işverenler, sorumluluk esaslarını sözleşme özgürlüğü çerçevesinde, kanuna, ahlaka, kamu düzenine aykırı olmamak koşuluyla sözleşmeyle serbeste düzenleyebilecekleri belirtilmektedir.
Dış ilişkide sorumluluk hali Kanundan kaynaklandığı halde, iç ilişkide sorumluluk hali sözleşme ve genel hükümlere göre belirlenmektedir. Rücu taleplerinin de bu kapsamda Borçlar Kanunu hükümlerine göre ve sözleşme çerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir (Yargıtay HGK 09/10/2013 T. 2013/9-1559 E. 2013/1461 K.).
Yargıtay kararlarına göre bir işveren tarafından ödenen ücret, tazminat ve diğer işçilik alacaklarının, taraflar arasındaki sözleşmeye göre ve sözleşme süreleri ile sınırlı olarak rücu edilebilecektir. (Yrg. HGK 12.5.2004 T. 2004/11-254 E. ve 2004/295 K: Yrg. HGK 2014/13-19 E. ve 2015/1743 K; Yrg. 15. H.D. 7.10.2015 T. 2015/2763 E. 2015/4854 K; Yrg. HGK 9.10.2013 T. 2013/9-1559 E. ve 2013/1461 K.)
Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, her bir alt işveren kendi dönemi ile sınırlı olacak şekilde hesaplanacak olan bedelden tam olarak sorumludur. Eğer sözleşmede ve şartnamelerde bir hüküm yer almıyorsa bu durumda her bir alt işverenin sorumlu olduğu hesaplanan bedelden, davacı alt işverenlerle birlikte yarı oranında sorumludur. Taraflar arasındaki sözleşme detayları incelendiğinde; açıkça kıdem tazminatından sorumluluğa ilişkin bir detaya yer verilmemiştir. Bu doğrultuda davacı asıl iş veren ile davalı alt iş veren eşit oranda sorumlu olacaklardır.
Dava dışı ... ...'ya davacı tarafından ödenen işçilik alacağına ilişkin bedelin Davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nin sorumluluğuna isabet eden tutar; 5.593,51-TL olarak belirlenmiş olup, yarı oranında sorumluluk doğrultusunda yapılan hesaplamada, davalı şirketin sorumlu olacağı tutar 2.796,75 TL olarak belirlenmiştir.
Diğer taraflar yönünden verilen önceki kararın kesinleştiği de dikkate alınarak yukarıdaki açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/372, K. 2024/644, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama