KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2025
- Esas no
- 2024/512 Esas
- Karar no
- 2025/841
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- Dava tarihi
- 27/08/2024
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... ...
A.Ş.'deki şirket payına yönelik 20.10.2022 tarihinde Pay Devri Sözleşmesi yapıldığı, devredilen şirket ile ilgili herhangi bir borç çıkmayacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiklerini, sözleşmenin "4." maddesinde taraflardan herhangi birisinin sözleşme hükümlerine aykırı davranması durumunda 250.000,00-TL cezai şart ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt etmiş sayıldığı, davalı tarafından imzalanan, 16.08.2023 tarihli hesap dökümünden de anlaşıldığı üzere, davalının taahhüdüne aykırı olarak,
şirketin 220.773,08-TL borçlu olduğunu, imzalanan sözleşme gereği de davalının, taahhüdüne aykırı davrandığı ve müvekkiline yanlış bilgi vermesinden dolayı, cezai şart hükmü uyarınca söz konusu para cezasını ödeme borcu altına girdiği, cezai şart borcunun tahsili amacı ile tarafımızca ....İcra Dairesi'nde 2023/...
E. numarası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, avalı tarafından söz konusu takibe karşı yapılan itiraz neticesinde takip durduğu belirterek; davanın kabulüne, borçlu tarafından yapılan itirazının iptali ile takibin devamına, itiraz kötü niyetle yapıldığından ve alacağın likit olmasından dolayı alacağın %20 sinden az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
20.10.2022 tarihli Pay Devri Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilin sözleşmenin 3.12. maddesinde, devredilen şirket ile ilgili herhangi bir borç çıkmayacağını taahhüt ettiğini, buna karşılık borç çıktığını, bu nedenle de sözleşmenin 4. maddesi gereğince 250.000,00-TL cezai şart bedelinin ödenmesini talep ettiğini, davacı tarafın davasına dayanak yaptığı, 3.12. maddesin hatalı şekilde yorumladığını, devir tarihinde önce ve devir tarihinde, müvekkilin ödemeyi taahhüt ettiği vergi borçları dışında vergi ve SGK borcu olmadığını beyanla,
borç çıkması halinde de bu borçtan sorumlu olacağı" şeklinde düzenlendiğini müvekkili tarafından bu borç kabul ve taahhüt edildiğini, taahhüt edilen "borç çıkmaması değil" borcun çıkması halinde müvekkilinin borçtan sorumluluğunu kabul etmesi ve borcun ödenmesi noktasında olduğunu, borcun müvekkilince ödendiğini, sözleşmenin ek'i niteliğinde bulunan 16.08.2023 tarihli belge ile şirketin eski ortaklarından müvekkil ... ve dava dışı Kaan Kuğu'nun ayrı ayrı 110.386,54,-TL ödemesi sonucuna varıldığı her iki tarafında borçlarını ödediği,
3.12. maddesindeki sorumluluğunu yerine getirdiğini, böylelikle sözleşme şartlarına uymuş olduğunu, cezai şartın uygulanmasını gerektirir herhangi bir eylemi olmadığını belirterek; davanın reddine, icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişilerden görüş raporu alınmış dosya arasına konulmuştur.
Dava; Ticari nitelikteki haksız fiilden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğünün 2023/.... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 10.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 15.01.2024 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 29.01.2024 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlık; taraflar arasında ihtilaf konusu olan ve raporumuzda çözüme kavuşturulması gereken temel problem;
davalının sözleşmeyi ihlal etmiş olup olmadığı ve buna bağlı olarak cezai şart tazminatı ödemesi
gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde; Sözleşmenin 3.12 maddesinde "Devir tarihinden önce
devir tarihi itibariyle birlikte alıcıların ödemeyi kabul ettikleri ekte listesi verilen vergi borçları dışında kalan şirkete ait devir tarihinden önce Kamu kurum ve kuruluşları ile belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza borcu ile vergi, yapılandırma, SGK borcu olmadığını, konuya ilişkin olarak devralana devir tarihi itibariyle ilgili kurumlardan borcun olmadığına dair evrak teslim edeceğini, devir tarihinden
önceye ait bu konuda herhangi bir borç çıkması halinde bu borçtan devredenin münferiden sorumlu olacağını gayrikabili rücu olarak kabul, beyan ve taahhüt eder" hükmüne yer verildiği görülmektedir.
Anılan hüküm açıkça devir tarihine kadar olan borçlardan dolayı devredenin sorumluluğunu
düzenlemektedir. Buna göre devir tarihine kadar, sonradan ortaya çıksa dahi devreden sorumlu olacaktır.
Sözleşmenin 4. maddesinde ise “ taraflar herhangi birisi sözleşmeden doğan yükümlülüklere aykırı davrandığı takdirde karşı tarafın uğramış olduğu tüm zararları gidermekle birlikte 250.000 TL cezai şart ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt etmiş sayılır” hükmüne yer verilerek sözleşmenin ihlal edilmesi durumunda cezai şart tazminatı ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu görülmektedir.
Somut olayda devir tarihinden sonra, dava konusu borcun ortaya çıktığı, davalının sözleşmenin 3.12 hükmüne uygun olarak, borç nedeniyle oluşan sorumluluğu, uyarınca borcu ödemiş olduğu
anlaşılmaktadır. Bu bakımdan davalının sözleşme hükmünü ihlal etmiş olmasından söz edilemez. Bu bakımdan cezai şart tazminatı talep etme şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/512, K. 2025/841, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama