KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/545 Esas
- Karar no
- 2025/79
- Dava
- Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
- Dava tarihi
- 12/09/2024
Karar Metni
1.350 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Müvekkili ... pay sahibi ve ortak olmadığı ... Mersis ve ... ticaret sicil numaralı ...'nde 01/03/2023 tarihinde genel müdür olarak çalışmaya başlamış ve 04/04/2023 tarihli, 4366 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile şirketi münferiden temsile yetkili olmak üzere yönetim kurulu üyesi olarak atandığını,
Bu süreçte tespit ettiği hukuk dışı uygulamalar ve sahtecilikler sonucu tüm delil ve belgelerle çalıştığı bu şirketi ... 'ne şikayet ederek şirketteki tüm görevlerinden de istifa ettiğini, Şikayet sonucu bu şirketin sigortacılık ve reasürans ruhsatlan iptal edilerek sigortacılık faaliyetinden men edildiğini, Ayrıca şirket sahibi ... sahibi hakkında ceza davası açıldığını, Şirket ile vuku bulan akitte özel bir hüküm mevcut olmadığını, vekalet sözleşmesinin de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 512. maddesi gereğince her zaman tek taraflı olarak sona erdirilebilir olduğunu,
İstifa nedeni ile temsil yetkisi kalkan üyelerin istifalarını ticaret siciline bildirmek ise yönetim kurulu yükümlüğünde olduğunu, şirket Yönetim Kurulu bu yükümlülüğü yerine getirmediğini, ticaret siciline bildirilmediğini ve tescil-ilanının sağlamadığını , bunun müvekiline sorumluluk atfedilmesini temin amacı ile şirket yönetim kurulu tarafından kötü niyetle olarak yapıldığını,
İleride 3. kişiler yönünden doğabilecek yükümlülüklerin önlenmesi amacı ile müvekkilim tarafından davalı ... ne müracaat edildiğini, ancak ticaret sicil müdürlüğünce şirket tarafından şirketteki genel müdürlük görevinden istifaya ilişkin alınacak kararın tescil ve ilan edilmesi, eğer bu husus mümkün değil ise, ilgili Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından genel müdürlük görevinden istifanın tescil ve ilanına hükmedilen kesinleşme şerhine havi karar aslı ya da onaylı sureti ile müracaat edilerek tescil ve ilanı için başvuruda bulunulması gerektiğinin bildirildiği,
Müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğinden ve genel müdürlük görevinden istifa ettiğinin tüm yasal yollar denenmesine rağmen tescil edilmemesi, müvekkilinin hakkında 3. kişilere karşı bazı yükümlülüklerin doğmasına neden olabileceği gibi, uzun süredir geçimini sağladığı sigortacılık alanında başka bir şirkette çalışmasına da engel teşkil ederek mağduriyetine neden olacağından,
... nün 06/09/2024 tarihli, ... sayılı kararın itiraz nedenleri dikkale alınarak kaldırılmasına, müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğinden ve genel müdürlük görevinden 11 Mayıs 2023 tarihi itibari ile istifa ettiğinin tesciline ve ilanına, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 22/11/2024 tarihli dilekçesi ile ; HMK 124 maddesi gereğince iradi olarak tarafta değişiklik yaptığını, ... A.Ş yi de dava ettiklerini bildirmiş, davalı sıfatı ile eklenmesini talep etmiştir.
CEVAP /Davalı ... vekili 23/09/2024 tarihli cevap dilekçesinde ve özetle;
Dava konusu taleple ile ilgili olarak müvekkili Müdürlükçe verilmiş bir red kararı bulunmadığından huzurdaki davanın, dava şartı yokluğundan müvekkil bakımından reddine karar verilmesini, davacı tarafça mevzuata uygun ve mevzuatta öngörülen şekilde bir tescil başvurusunda bulunulmadığının,, müvekkili Müdürlüğün 06.09.2024 tarihli red kararı niteliğinde olmayan yazısına istinaden dava ikame edilemeyeceğinden, davanın usûlden reddini, davacının taraf "ilgili" sıfatını haiz olmadığını,
TTK'nın 34.maddesine göre sicil işlemine karşı itiraz davası açılmadan önce ... ne başvuru yapılması zorunlu olduğunu, ... nün tescil işleminin iptali için itiraz dava yoluna başvurulabilmesi için gerekli olan dava şartı gerçekleşmediğini, davacının başvurusu ile ilgili olarak müvekkili Müdürlüğün tesis ettiği bir işlem (red kararı) bulunmadığından, müvekkili Müdürlüğe husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını,
Davacı taraf "ilgili" sıfatını haiz olmadığından, huzurdaki davada aktif husumet ehliyeti bulunmaması nedeniyle de davanın reddini talep etmiştir.
... , TTK md 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını,
Müvekkili ticaret sicili müdürlüğüne karşı herhangi bir talepte bulunulamayacağı gibi müvekkili aleyhine yöneltilmiş bir iddia ve talep dahi söz konusu olmadığın, davacının istifasının muhatabının davalı şirket olması karşısında TTK M.
28 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 22. maddesi gereğince, müvekkili müdürlüğe husumet yöneltilmesi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, somut olayda, tescil istemi istifa eden davacı tarafından istenildiğini, oysa ki yasal düzenlemeye göre bu hususta istemde bulunma hakkı davalı şirket tüzel kişiliğini temsil ve ilzama yetkili kılınanlara ait olduğunu, müvekkilinin dava açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, belirterek ; huzurdaki davanın müvekkili Müdürlük yönünden öncelikle usûlden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'ne dava dilekçesi , taraf teşkiline ilişkin beyan dilekçesi ve duruşma tutanağı ile duruşma gün ve saati TK 35'e göre tebliğ edilmiş , dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı, duruşmaya katılım sağlanmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir.
Taraflar arasındaki Uyuşmazlığın, ... nün 06/09/2024 tarihli kararının kaldırılarak, davacı ...'nın ... sicil numaralı ... AŞ de şirketi münferiden temsile yetkili genel müdür, yönetim kurulu üyeliği görevinden 11/05/2023 tarihinde istifa ettiğinin ticaret sicile tescil ve ilanına karar verilmesi konusunda olduğu tespit edilmiştir.
Davalı ... Sicil Müdürlüğünün bulunduğu ... / İstanbul adresi mahkememiz yargı çevresi içinde olduğundan, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu sabittir.
Taraflarca bildirilen deliller, ticaret sicil kayıtları, davacının istifa bildirimini içerir mail, ihtarname, davacı şirkete ait SGK dökümü, ... nün 06/09/2024 tarihli ... sayılı karar örneği , davacının ...'ya sunduğu dilekçe örneği dosya içine alınmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre;
Davacı ... nın ... ticaret sicil numaralı ...'nde 01/03/2023 tarihinde genel müdür olarak çalışmaya başladığı, ve 04/04/2023 tarih, 4366 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile şirketi münferiden temsile yetkili yönetim kurulu üyesi olarak atandığı, ticaret sicile tescil edildiği
Davacı nın, 11/05/2023 tarihinde davalı şirkete gönderdiği mail ile yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği,aynı gün şirkete ulaşan mail sonucunda davacının SGK kaydının 11/05/2023 tarihinde davalı şirket tarafından sonlandırıldığı,
... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 12.07.2023 tarih ve E. 2020/... K. 2023/... sayılı ilâmında açıklandığı üzere;
Davacı tarafça davalı şirkete gönderilen ... Noterliği nin 19/03/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; istifa gereğince işlem yapılması ve ticaret sicile bildirimde bulunulmasının ihtar edildiği, 21/03/2024 tarihinde tebligat yapılmasına rağmen davalı şirketin yönetim kurulu kararı almadığı sabittir.
Yargıtay ... HD nin 21.09.2010 tarih ve 2009/... esas- 2010/... karar sayılı ilâmı gereğince ... ne karşı davanın yönetilmesi gerekmektedir. Davacı tarafça 22/11/2024 tarihli dilekçe ile HMK 124 md gereğince tarafta iradi değişiklik yapılarak ... dava edilmiş, ve davalı sıfatını almıştır.Bu nedenle davalı ... vekilinin aktif husumet taraf dava şartı itirazı kabul edilmemiştir.
TTK'nın 34.maddesine göre sicil işlemine karşı itiraz davası açılmadan önce Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılması zorunlu olup; Davacının 13/08/2024 tarihinde davalı ... Sicil Müdürlüğü ne dilekçe ile başvurarak şirketi münferiden temsile yetkili yönetim kurulu üyesi görevinin sona erdiğinin tescil ve ilanını istediği, davalı ... nün 06/09/2024 tarih ve ... sayılı yazısı ile ilgili şirket tarafından alınacak kararın yada ilgili Asliye ticaret mahkemesi tarafından alınacak karar ile tescil ve ilan yapılacağının bildirildiği ibraz olunan belgeler ile tespit edilmiştir.
Davalı ... işlemi yapacak taraf olup zorunlu ve yasal hasımdır. Bu nedenle pasif husumet taraf dava şartı itirazı kabul edilmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.06.2018 tarihli ve E. 2016/9959 K. 2018/4654 sayılı "..“...davacının istifası tek taraflı varması muktazi nitelikte bir hukuki fiil olup, şirketle davacı arasındaki iç ilişki bakımından sonuç doğuracak olmasına rağmen dış ilişkide şirketin üçüncü kişilerle olan münasebetleri bakımından davacının işbu davayı açmakta hukuksal yararının varlığı kabul edilebilir.." ilâmı dikkate alındığında.
Davalı şirket yönetim kurulu üyesi olan davacı ... nın yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini bildirir dilekçesini davalı şirkete 11/05/2023 tarihinde gönderip tebliğ ettiği, tek taraflı bozucu yenilik doğuran hak niteliğindeki istifanın şirket yönünden bu tarihten itibaren sonuç doğuracağı, üçüncü kişiler açısından ise ticaret siciline tescil ve ilan ile sonuç doğuracağı, bu nedenle davayı açmakta davacının hukuki yararı bulunduğu sabittir.
Mahkememizce davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım konumunda bulunduğundan yargılama giderlerinden sorumlu olmayacağı kabul edilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/545, K. 2025/79, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama