KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/85 Esas
- Karar no
- 2025/55
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/02/2024
Karar Metni
1.069 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkilinin Türkiye de önde gelen Pazar yeri sitelerinden "www.... .com" (... .com) internet sitesinin sahibi olduğu .davalı taraf ile Satıcı İş Ortaklığı ve İlan sözleşmesi imzalamış olduğu davalının bu sözleşme kapsamında 56.300,00 TL borcunu ödememiş olduğunu, Davalı tarafın icra takibinde yetki itirazının geçersiz ve borca itirazının ise dayanağı olmadığı iddia edildiğini, .... icra Müdürlüğü nün 2022/... E sayılı icra dosyasında .davalının takibe konu borca yönelik itirazının iptaline takibin devamına borca haksız yere itiraz eden davalı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle, Davacı taraf ile müvekkili şirket arasında Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi imzalanmış .ticari reklam sözleşmesi için anlaşmış oldukları , ikame edilen davada her ne kadar davacı yan müvekkil şirketin sözleşme kapsamında 56.300,00 TL cari hesap borçlusu olduğunu iddia etmişse de akdedilen sözleşme gereğince davacı yanın müvekkil şirket adına reklam hizmeti vermesi gerekirken davacı şirketin sözleşmede üzerine düşen edimleri yerine getirmediği ve müvekkil şirketin reklam hizmetini alamamış olduğunu,
Davacı yanın müvekkil şirket ile reklam hizmeti sözleşmesi akdetmesine rağmen müvekkil şirketten gereken hizmeti alamamış olmasının yanında karşı tarafın ikame ettiği işbu dava ile bedel almaya çalışmasının hem bu durumun haksız ticari uygulama kapsamına girmiş olduğu hem de huzurdaki davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu,
Ayrıca davacı tarafın dava dilekçesinde sunmuş olduğu reklam bedeli adı altındaki 56.300,00 TL bedelli faturanın davaya dayanak olabilmesi için fatura konusu işin de kabul edilebilir yeterlikte yerine getirilmiş ve davacı tarafından bu hususun kanıtlamış olmasının zorunlu olduğu .keza sadece reklam bedeli adı altında oluşturulan bir fatura iş bedelinin istenebilir olduğunu kanıtlamayacağı .nitekim davacı taraf sözleşmedeki edimi hiçbir şekilde yerine getirmemesine rağmen bir fatura çıkarmış olması ve bu bedeli talep ediyor olması hayatın olağan akışına aykırı olduğu davanın reddi talep etmiştir.
DELİLLER
Davaya konu icra dosyası, cari hesap özeti incelenmiş ardından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Alınan bilirkişi raporunda özetle, Taraflar arasında Satıcı iş Ortaklığı ve ilan sözleşmesi imzalanmış olduğu, Davacının iddiasının bu sözleşme kapsamında davalıya düzenlenmiş toplam KDV Dahil 56.300,00 TL tutarındaki fatura bedelinin tahsil edilemediği, Davalının iddiasının ise dava konusu fatura muhteviyatı hizmeti almadıklarının iddia edildiği, Huzurdaki davanın 56.300,00 TL tutarındaki fatura bedelinin tahsili amaçlı başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali davası olduğu,
Davaya konu edilen faturanın davacı ve davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu , Gelir İdaresi Başkanlığından gelen BS ve BA beyanlarında da davacının davalıya yedi adet belge karşılığı KDV hariç 106.432,77 TL KDV Hariç mal ve hizmet satışında bulunduğu .davalının da davacıdan yedi adet belge karşılığı KDV Hariç 106.432,77 TL mal ve hizmet alımında bulunduklarını beyan ettikleri tespit edilmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK. 67 ve devamı maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali istemidir.
Dava, davacının cari hesap alacak bedelinin davalıdan tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Delil olarak; icra dosyası, fatura, cari hesap ekstresi, bilgi ve belgeler, ticari defter kayıtları ve bilirkişi incelemesine dayanılmış olup, gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur.
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Bu kapsamda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde somut olayda, dava konusu iddia bakımından yapılan bilirkişi incelemeleri sonucu Taraflar arasında Satıcı iş Ortaklığı ve ilan sözleşmesi imzalanmış olduğu, Davacının iddiasının bu sözleşme kapsamında davalıya düzenlenmiş toplam KDV Dahil 56.300,00 TL tutarındaki fatura bedelinin tahsil edilemediği, şeklinde olduğu ve Davalının iddiasının ise dava konusu fatura muhteviyatı hizmeti almadıkları şeklinde olduğu,
davanın 56.300,00 TL tutarındaki fatura bedelinin tahsili amaçlı başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmakla yapılan incelemeler sonucu Davaya konu edilen faturanın davacı ve davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu , Gelir İdaresi Başkanlığından gelen BS ve BA beyanlarında da davacının davalıya yedi adet belge karşılığı KDV hariç 106.432,77 TL KDV Hariç mal ve hizmet satışında bulunduğu,
davalının da davacıdan yedi adet belge karşılığı KDV Hariç 106.432,77 TL mal ve hizmet alımında bulunduklarını beyan ettikleri görülmekle faturaların içeriğinin davalı tarafça kabul edildiği ve süresi içerisinde de itiraz edilerek iade edilmediği görülmekle birbirlerinin doğrulayan defter kayıtları karşısında davacının davalıdan alacaklı olduğu sonucuna varılarak takibin hesap edilen 56.300 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilerek takip konusu alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olması nedeniyle davalı-borçlunun İİK'nın 67/2. maddesine göre hükmolunan alacağın %20 oranı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatından da
sorumlu olması gerektiği hususu da göz önünde bulundurularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/85, K. 2025/55, 28 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama