KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2025
- Esas no
- 2025/83 Esas
- Karar no
- 2025/843
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/02/2025
Karar Metni
895 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketi ile davalı şirket arasında anlaşmalı servis hizmeti sözleşmesi kapsamında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ticari ilişkide davalı tarafın sigortalısının araçların müvekkili şirketten hizmet alması halinde davalı sigorta şirketinin ödemeleri ile araç onarım ve tamirlerinin yapıldığını, bununla birlikte müvekkilinin davalı sigorta şirketinin başkaca araç ve servis şirketlerine yedek parça temininin de sağlandığını,
davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan araçların parça değişimi amacıyla sigorta şirketinin farklı servislerine müvekkili şirketçe tedarik edilen yedek parçalara ilişkin bedellerin müvekkili şirkete ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla .... İcra Dairesinin 2024/...
Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu vasıtasıyla ilamsız icra takibinin başlatıldığını, ancak davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; davanın kabulü ile itirazın iptaline takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava harç ve masrafları ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında düzenlenen herhangi bir cari hesap mutabakatı bulunmadığını, davaya konu alacak iddiasının yargılamayı gerektirdiği için likit olmadığını, inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu belirterek; davanın reddine, müvekkili şirket tarafından karşılık ayrıldığı için ve teknik karşılıkları da bu durum etkilediği için davacı aleyhine haksız ve hukuka aykırı şekilde açılmış bulunan dava nedeniyle kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava: Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir.
.... İcra Dairesinin 2024/.... sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 08.10.2024 tarihinde tebliğ edildiği borçlunun 15.10.2024 tarihinde ödeme emrine karşı itirazda bulunması üzerine, alacaklı tarafça 23.10.2024 tarihinde arabuluculuk yoluna başvuru yaparak, itirazın iptali davası ikame ettiği görüldü.
İtirazın iptali davaları alacaklının takip talebi sonrasında borçlunun kendisine gönderilen ödeme emrine itirazı üzerine duran takibin devamını sağlamaya yönelik takibe sıkı sıkıya bağlı bir davadır. Tüm takip yolları, bir takip talebiyle başlar. Alacaklı bu takip talebinde herhangi bir belgeye dayanmak zorunda değilse de uygulamada sıklıkla borçlunun borcun sebebini anlaması ve takibe itiraz olması hâlinde açılacak davalarda dayanak teşkil etmek üzere fatura, sözleşme, cari, hesap, tespit hükmü yahut ödeme dekontu gibi belgeler takip sebebi olarak gösterilmektedir. İlâmsız takibin konusunu değer ölçüsü ve değişim aracı olma özelliğine sahip tüm para alacakları oluşturur.
İtirazın iptali davasının açılması için de, usulüne uygun bir takip bulunması ve buna itiraz edilmiş olması da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Bir başka ifade ile itirazın iptali davası açılabilmesi için davacı tarafından yapılmış usulüne uygun bir takip, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği, davalı tarafından süresinde yapılmış bir itiraz ve hak düşürücü süre içerisinde açılmış davanın bulunması dava şarttır. Mahkeme, dava şartı niteliğinde olan bu koşulların mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu gibi taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Dava şartı noksanlığını tespiti halinde ise davanın usulden reddine karar verilir.
Somut olayda; davalının takip dosyasına yönelik icra şikayet istemi üzerine yapılan yargılama neticesinde; takip dosyası kapsamında dava konusu icra takibinin dayanağını oluşturan belgelerin icra dosyasına sunulmasına rağmen, söz konusu belgelerin, ödeme emri ile birlikte davacıya tebliğ edilmediği, borçlu icra müdürlüğüne itiraz ederek icra takibini durdursa dahi, takibe dayanak belgenin ödeme emri ile birlikte kendisine tebliğ edilmediği gerekçesi ile İİK'nın 58/3 ve 61/1 maddelerine dayalı olarak icra mahkemesinden ödeme emrinin iptalini talep etmekte hukuki yararının olduğunun kabulüyle, ....İcra Hukuk Mahkemesi 2024/.... - 2025/.... Sayılı ilamıyla ödeme emrinin tebliğ işleminin iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu aşamadan sonra takibin devamını sağlamak için yeniden borçluya ödeme emri çıkarılması gerekir. Aksi takdirde usulüne uygun yapılan bir takipten söz edilemez. Zira ödeme emri tebliğ edildiğinde borçluya, seçilen takip şekline göre yetkili merciide itiraz hakkı verilecek ve bu itirazı yeniden değerlendirilebilecektir.
Tüm dosya kapsamından ödeme emri tebliğ işleminini iptali üzerine davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı yeni bir ödeme emri düzenlenerek tebliğe çıkartılmadığı sabittir.
Usulüne uygun yapılmış bir takip bulunması itirazın iptali davasının görülmesi için dava şartı olup ödeme emrinin iptali üzerine takibin devamını sağlamak üzerine yeniden ödeme erinini tebliği sağlanmaması nedeniyle usulüne uygun yapılmış bir takip söz konusu olmadığından, itirazın iptali davası için dava şartı gerçekleşmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/6168E. - 2022/7353K. Sayılı İlamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi 2020/1403E. - 2020/1270K.
Sayılı İlamı )
Belirtilen açıklamalar ışığında davanın usulden reddine ve de usulden red kararı verilmesi nedeniyle de davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/83, K. 2025/843, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama