KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/336 Esas
- Karar no
- 2024/556
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava değeri
- 6.301.103,92 TL
- Kabul edilen değer
- 6.251.976,12 TL
- Dava tarihi
- 17/05/2022
Karar Metni
1.483 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... AŞ ile ... ( ... ) Anonim Şirketi arasında 12.11.2015 tarihli Akaryakıt Satış Sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'un, müvekkilinden motorin temin etmeyi ve bedelini ödemeyi taahhüt ettiğini,
müvekkilinin sözleşme ile satış ve teslimini üstlendiği akaryakıt ürününü, muhtelif zamanlarda, sözleşmeye uygun şekilde davalıya teslim etmiş olmasına rağmen; teslim edilen akaryakıt bedellerinin müvekkil şirkete ödenmediğini, bu kapsamda .... Noterliği 01.11.2016 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borçlu davalıya; satışı yapılan ve teslim edilen akaryakıt bedellerinin ödenmesi, ödeme
planı ile buna bağlı teminatların 07.11.2016 tarihine kadar sunulması gerektiği, aksi halde yasal yollara başvurulacağı ihtar edildiğini, ödenmesi gereken tutarların bildirildiğini, cari hesap borcunun davalı tarafından kabul edilmesine rağmen görüşmelerden olumlu bir netice alınamamış olup, davalı tarafından ödenmesi gereken akaryakıt satış bedelleri halen müvekkili şirkete ödenmediğini, bunun üzerine yapılan dava şartı arabuluculuk görüşmelerinden de herhangi bir sonuç alınamadığını ve görüşme anlaşamama ile neticelendiğini, müvekkili şirketin davalıdan 6.301.103,92 TL alacaklı olduğu davalının da kabulünde olup,
sözleşme hükümleri gereği borcun gecikme faizi ve faizin KDV’si ile birlikte ödenmesi gerektiği izahtan vareste olduğunu, davalı tarafından kabul edilen fakat ödenmeyerek temerrüde uğrayan 6.301.103,92
tutarında cari hesap alacağına istinaden; davalının taşınır ve taşınmaz mallarıyla, üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminat karşılığında veya teminatsız ihtiyati haciz konulmasına, davdan alınarak davanın kabulüne, şimdilik 6.301.103,92 TL’sinin, sözleşme uyarınca belirlenen gecikme faizi ve faizin KDV’siyle birlikte davalı dan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa
tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan işbu dava, taraflar arasında imzalanmış olan 12/11/2015 tarihli Akaryakıt Satış Sözleşmesi kapsamında davacının davalı yana satış ve teslimini üstlendiği akaryakıt ürünlerinin muhtelif zamanlarda sözleşmeye uygun şekilde davalıya teslim ettiğini, buna rağmen teslim edilen ürün bedellerinin davalı tarafından ödenmediği iddiasıyla cari hesaptan kaynaklanan 6.301.103,92-TL alacağı sözleşme uyarınca tespit edilecek gecikme faizi ve faizin Kdv si ile birlikte tahsili talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesine eklediği sözleşmenin 19.maddesinde itilafların öncelikle sulh yolu ile çözüleceği mümkün olmadığında İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin anlaşmazlıkları halinde yetkili mahkeme olarak kabul edildiği mahkememizce belirlenmiştir.
Dosya kapsamına bilirkişi heyetlerinden raporlar aldırılmış olup,
A-Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan raporda özetle; "1. Davacının sözleşme uyarınca satmayı vadettiği malı davalıya teslim ettiğini iddia ettiği, davalının ise bu hususa karşı bir itirazda bulunmadığı; ayrıca davalı tarafından keşide edilen cevabi ihtarnamede mutabakatsızlığın yalnızca gecikme faizi bakımından olduğunun ifade edildiği, anapara yahut satın alınan malın teslimi hususunda bir itirazın yer almadığı göz önünde bulundurulduğunda takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere sözleşmeye konu malların davalıya teslim edildiğinin değerlendirilebileceği,
2. 30.12.2015 tarihi itibariyle davalının davacıya 6.751.291,55 TL borçlu göründüğü, " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
B-Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan ek raporda özetle; " 01.10.2015-31.10.2015 tarihleri arasında düzenlenen faturaların bedellerinin 15.12.2015 tarihinde ödenmesi gerektiği, 15.12.2015 tarihi itibariyle Davalı ... ( ... ) A.Ş.-Türkiye ... Şubesinin temerrüde düştüğü,
12.11.2015 tarihli “Akaryakıt Satış Sözleşmesi” ve düzenlenen akaryakıt satış faturalarına göre diğer temerrüt tarihlerinin 15.01.2016, 15.02.2016 olduğu,
01..10.2015-15.12.2015 tarihleri arasında düzenlenen 59 adet fatura toplamı 6.251.976,12 TL’nin ... AŞ’nin alacak tutarı olarak tespitinin yapıldığı,
15.12.2015, 15.01.2016, 15.02.2016 Temerrüt tarihleri üzerinden 17.05.2022 dava tarihine kadar aylık %2 faiz oranı üzerinden, toplam 9.644.678,53 TL Temerrüt Faizi (Tutarı), toplam 1.736.042,13 TL KDV olmak üzere 11.380.720,66 TL Toplam Temerrüt + KDV hesaplandığı, " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında 12/11/2015 tarihli Akaryakıt Temin ve Satış Sözleşmesinin bulunduğu tartışmasızdır. Davacı şirket davalıya ....Noterliğinin 01/11/2016 gün ve 27306 yevmiye nolu ihtarnamesi ile 6.301.103,92-TL cari hesap alacağının ve 26/10/2016 tarihine kadar sözleşmede belirlenen faiz oranına göre işlemiş 1.452.847,75-TL faiz olmak üzere 7.753.951,67-TL alacağın ödenmesi için ihtar keşide etmiş, davalı ...
Noterliğinin 07/11/2016 gün ve 33524 sayılı cevabi ihtarnamesi ile, taraflar arasında dostane çözüm için görüşmelerin devam ettiği, davacı tarafından keşide edilen ....Noterliğinin 01/11/2016 gün ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinde yer alan borç bakiyesi üzerinden " gecikme faizi" bakımından aralarında mutabakatsızlık bulunduğunu beyan ederek esasen davacının cari hesabında gözüken ve ihtarname belirtilen asıl alacağa yönelik davalının bir itirazının olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporları ile özellikle 14/11/2023 günlü bilirkişi raporunda davacının ticari defter ve kayıtlarının 2015 ve 2016 yılları dahil usulüne uygun olarak tutulduğu ve birbirini doğruladığı davacı lehine HMK 222 Mad gereğince delil teşkil ettiği, davalı yanın davacıya 14/01/2016 tarihi itibariyle 6.800.419,85-TL borçlu olduğu, davalı yana dava dilekçesinin T.K.
35 mad göre tebliğ edildiği ve taraflar arasındaki ihtarname kapsamı ile davacının davalıdan 6.301.103,92-TL asıl alacağının bulunduğu konusunda taraflar arasında bir anlaşmazlığın bulunmadığı, 2015 yılı cari hesap özetine göre davacının davalıya 18/07/2015 tarihinden 14/10/2015 tarihine kadar yaklaşık 3 ay süre içerisinde ödeme yapılmadığı, 14/10/2015 tarihi itibariyle davalının davacıya 7.628.191,87-TL borçlu olduğu,
1.921.211,08-TL 14/10/2015 tarihinde ödeyerek bakiye borcunun 5.706.970,79-TL iken ticari ilişkinin devamında 30/12/2015 tarihi itibariyle davalının davacıya borcu 6.751.291,55-TL olarak kaldığı ancak mahkememizin aldığı 15/08/2024 günlü raporda davacının talebinin akaryakıt petrolü olup 01/10/2015 ile 15/12/2015 arasındaki 59 adet fatura toplamının 6.251.976,12-TL davacının alacağının bulunduğu tespit edildiği mahkememizce en son 15/08/2024 günlü rapor kapsamıyla belirlenen 6.251,976,12-TL alacak yönünden rapora davacı yanın bir itirazının olmadığı ve davanın kabulünü istediği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda; Mahkememiz tarafından davacı vekilinin 15/08/2024 günlü rapora herhangi bir itirazda bulunmayarak davanın kabulünü istediği, işbu raporun taraflar yönünden kesinleştiği dikkate alınarak işbu miktar üzerinden davanın kısmen kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davacının davalıdan akaryakıt bedeli olarak alacaklı olduğu kendi defterlerinde belirlenen 6.251.976,12-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, asıl alacak yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Ayrıca işbu asıl alacak 6.251.976,12-TL için sözleşme hükümlerinde bahsi geçen aylık %2 faiz uygulanması gerektiği, asıl alacak için temerrüt tarihi 15/12/2015 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek ve raporda bir kısım alacak yönünden de 15/01/2016 ve 15/02/2016 tarihinde temerrüde düşüldüğü tablo halinde gösterilerek dava tarihi 17/05/2022 tarihine kadar aylık % 2 faiz oranı üzerinden işleyecek faiz miktarı, mahkememizce alınan ek raporda asıl alacak 6.251.976,12-TL için, bu miktara sözleşme gereği temerrüt tarihinden dava tarihine kadar işleyen faiz talep edebileceği dikkate alınarak 9.644.678,53-TL faiz hesaplandığı,
ayrıca faize % 18 oranına isabet eden 1.736.042,13-TL Kdv hesaplandığı, toplam faiz ve kdv den kaynaklanan alacağın 11.380.720,66-TL olduğu bilirkişilerce hesaplandığı mahkememizce tespit edilmiştir.
Davacı yan dava dilekçesinde akaryakıt sözleşmesinden kaynaklanan 6.301.101,92-TL alacağın sözleşme uyarınca belirlenen gecikme faizi ve faizin kdv siyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Daha sonra 15/04/2024 günlü dilekçe ile talebini açıklamış ve sözleşme hükümleri gereğince % 2 oranındaki faize kdv kanununun 2/c maddesi gereğince kdv uygulanması gerektiğini belirterek gecikme faizi ve faizin kdv si olarak 1.000,00-TL talebinde bulunduğunu beyan etmiş ve bu talebe yönelik harcı yatırmıştır. Davalı yana işbu dilekçe tebliğ edilmiş herhangi bir itirazda bulunulmamıştır.
Bu nedenle davacının 15/04/2024 günlü dilekçesinde davadan önceki gecikme faizi ve gecikme faizinin kdv si olarak 1.000-TL talep ettiğini beyan etmesi sebebiyle mahkememizce talep miktarları açıklanmadığından 500-TL faiz, 500-TL de faizin Kdv si olmak üzere 1.000-TL faiz ve Kdv si olarak davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve fazlaya ilişkin istemin reddi gerektiği benimsenerek aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır :
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/336, K. 2024/556, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama