KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/469 Esas
- Karar no
- 2024/803
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/03/2022
Karar Metni
1.476 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin davalı ile dondurma külahı satışı gerçekleştirdiğini , 2021 Ocak ayından 2021 Eylül ayına kadar toplam 780.030,26-TL değerinde satış gerçekleştiğini, bu süreçte 2021 Eylül ayına kadar davalı yan tarafından toplamda 567.966,91-TL ödemenin düzenli aralıklarla gerçekleştiğini, ancak Eylül ayından sonra toplam 212.063,35-TL tutarında ödemenin gerçekleşmediğini, alacağın tahsili amacı ile ....İcra Müdürlüğü'nün 2022/... takip sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı yanın itirazı ile takibin durduğunu,
bu süreçten sonra davalı yanca 25/02/2022 tarihinde müvekkiline gönderilen ihtarnamede yer alan hesap numarasına 112.063,00-TL'lik bir ödeme yapıldığını, bu ödemeden sonra asıl alacak olarak 112.698,00-TL kaldığını, borca yetecek ödeme yapılmadığını iş bu davanın açıldığını beyanla davanın kabulüne , alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinde açmış olduğu davanın, yetkisiz mahkemede açıldığını, İstanbul Adliyesi yargı çevresi içerisinde olduğunu, dolayısıyla hem 6. madde hem de 10. madde bakımından yetkisiz mahkeme olan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde açılan işbu davanın usulden reddini, 100.000 TL çekin davacıya gönderildiğini, ihtarnamede yer alan banka hesabına 112.063 TLK daha da ödendiğini, ödenmiş olan borca istinaden açılan takipte müvekkilinin haklı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasındaki dondurma külahı satış işinden kaynaklandığı beyan edilen 4 adet fatura alacağına dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce celp edilen ....İcra Müdürlüğü'nün 2022/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine fatura alacağına istinaden faizler dahil toplam 224.761,58-TL alacağın ticari faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının vekili marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine, faize ve oranına itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 18/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''.. a.Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Taraflar arasına yazılı olmayan cari hesap benzeri bir ticari münasebet (açık hesap ilişkisi) bulunmaktadır.
b.Davacı şirketin tarafıma ibraz ettiği, elektronik fatura fotokopileri ile yevmiye defteri muavin hesap dökümünde takip tarihi ile davalı şirketten 212.063,35-TL alacağının işli olduğu,
c.Sayın Mahkemece celp edilen ... Vergi Dairesi ... vergi kimlik numaralı ... Tic. A.Ş beyan ettiği mal / hizmet alımlarına göre 2021 yılında mal alış listesinde yer alan ... Vergi Dairesi , ... vergi kimlik numaralı ... ... Ltd. Şti.'den 14 adet fatura ile KDV hariç 718.164,00-TL mal /hizmet alışı yaptığını bildirmiştir.
Yargıtay kararlarında BA-BS beyannameleri ile verilen bir içtihatta;
"...BA - BS davalının BA formunda davacıdan satın aldığı mal/ hizmet faturalarını vergi olarak bildirmiş olması karşısında davacı tarafça da faturaya konu alacağın varlığının ispat edilmiş olduğunun kabulü gerekir. (Yargıtay 19.HD.'nin 10/04/2017 tarihli 2016/7490E., 2017/2932 K.sayılı emsal kararı) bu durumda dava konusu faturaların, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu , BA/BS beyannamelerinin birbirini teyit ettiği, davaya konu faturaların borçlu ve alacaklı tarafça bilinebilir olduğu, davalının faturaları tebliğ almış olduğu değerlendirildiği,
d.Davacının davalıdan ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... takip sayılı dosyası ile 24.11.2021 tarihinde başlattığı ilamsız takipte,
212.063,35-TL asıl alacak,
12.698,23-TL takip öncesi işlemiş faiz
224.761,58-TL alacak talep ettiği,
Davacının , davalıyı temerrüde düşürmediğinden takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceği ve talep edilen 12.698,23-TL işlemiş faiz alacağının fazla ve yersiz talep olduğundan reddinin gerekeceği,
Yapılan incelemede davacının 212.063,35-TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %15,75 orandan başlayacak değişen oranlarda avans faiz işletilmesi gerekeceği,
e.Davalının , davacıya icra takip tarihinden sonra , 21.12.2021 tarihinde 100.000,00-TL 25.02.2022 tarihinde 112.063,00-TL ödeme yaptığı , davalı şirketin yapmış olduğu ödemelerin infaz aşamasında icra müdürlüğü tarafından TBK'nun 100.maddesi gereğince hesap edilmesi gerekecektir.
Takdiri Mahkemeye ait olmak üzere arz ederim . "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 18/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..1-Takip tarihi 23.11.2021 (takibin açıldığı ve harçların yatırıldığı tarih) olduğundan; davacı tarafça gönderilen ihtarnamenin tebliği ile verilen 2 iş günü sonuna denk gelen 23.11.2021 tarihinde temerrüdün oluştuğu kabul edilerek, bu tarihten takip tarihine kadar (ki takip tarihi de 23.11.2021 olduğundan) işlemiş faizin bulunmadığı,
2-Takibe konu edilebilecek alacağın 212.063,35-TL olduğu,
3-Yapılan incelemede kısmi ödemeler ilk önce BK.100.Maddesi gereğince faiz ve diğer ferilere mahsup edildiğinde davacının davalıdan dava tarihi 01.03.2022 tarihi ile 35.008,91-TL asıl alacak,
+ 60,43-TL işlemiş faiz olmak üzere
35.069,34-TL alacaklı olduğu hesap edilmiştir.
Davacının bu alacağa konu (01.03.2022) tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %15,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz uygulanması gerekecektir.
Hukuki değerlendirme ve takdir hakkı Sayın Mahkemenize ait olmak üzere , arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Taraflar arasında dondurma külahı satışına dayalı olarak ticari bir ilişkinin bulunduğu, davacı tarafın ödenmeyen fatura alacağına dayalı olarak eldeki davayı ikame ettiği, davalının ise iki farklı tarih ve tutarda ödeme yaptığını beyan ettiği görülmüştür.
Alacağın olup olmadığının varsa miktarının tespiti amacıyla yapılan bilirkişi defter incelemelerinde davaya konu faturaların taraflarca BS BA formları ile beyan edildiğinin, davacı yanın kendi defter kayıtları uyarınca takip tarihi olan 24.11.2021 tarihinde 212.063,35 TL alacaklı olduğunun, davalı yanın defterlerini incelemeye sunmadığının tespit edildiği,
ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde ibrazdan kaçınmış sayılacağı, HMK'nun 222/3. maddesi gereğince karşı tarafa ait eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulayan defter kayıtlarının karşı taraf lehine delil olarak kabul edilebileceği hususunun ihtarına rağmen, davalı tarafın defter ve kayıtlarını belirlenen inceleme gününde incelemeye sunmadığı ve yerinde inceleme talebinin de bulunmadığı, bu nedenle davalı defter kayıtlarının incelenemediği ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığının tespit edilemediği,
bu durumda davacı yanın sunmuş olduğu ve usulüne uygun tutulan ticari defterlerin kendi lehine delil olacağı, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacının kendi defter kayıtları uyarınca 212.063,35 TL asıl alacak tutarı kadar davalıdan alacaklı olduğu, esasen alacağın varlığının davalı tarafça da inkar edilmediği, davalının ödeme yaptığı iddiasının bulunduğu, bu kapsamda takipten sonra ve 01.03.2022 tarihli davadan önce 25.02.2022 tarihinde her iki tarafın da kabulünde olduğu üzere davalının davacıya 112.063 TL ödeme yaptığı, bunun dışında ...
A.Ş nin 26.10.2023 tarihli müzekkere cevabında görüleceği üzere davalının keşidecisi olduğu 21.12.2021 tarihli 100.000 TL bedelli çekin davacı tarafça 21.12.2021 tarihinde tahsil edildiği, icra takibinden sonra ve davadan önce yapılan işbu ödemelerin toplam borçtan düşülmesi gerektiği, zira davacının, davadan önce tahsil ettiği tutarları davaya konu etmekte hukuki bir yararının bulunmadığı ve mükerrerliğe sebep olacağı, bu nedenle mahkememizce alınan ek rapor ile ödeme tarihlerindeki kapak hesaplarının yapılmasının ve ödemelerin bu hesaplardan düşülerek dava tarihi itibari ile kalan alacak tutarının hesaplanmasının talep edildiği,
ek rapora göre, takibin ödeme ihtarı ile davalı yana verilen süre sonunda açılmış olması nedeniyle takibe kadar işlemiş faiz bulunmadığının, davacı yanın ödemeler sonrası dava tarihi itibari ile 35.008,91 TL asıl alacak ve 60,43 TL işlemiş faiz talep edebileceğinin belirlendiği, davanın asıl alacak tutarı üzerinden harçlandırıldığı ve dava dilekçesinde de talep edilen tutarın asıl alacak olduğunun belirtildiği, davacı taraf çekle ödenen tutarın defterlerinde kayıtlı olmadığı ve başkaca bir ticari faaliyete ilişkin olduğu yönünde beyanda bulunmuş ise de; ödemenin miktar ve tarihinin banka kayıtları ile sabit olduğu,
ayrıca davacı kayıtlarında yer almaması nedeniyle anılan çekin hangi başka ticari ilişki kapsamında tahsil edildiğinin de davacı tarafça ispat edilemediği, bu sebeple davalının yaptığı kısmi ödemeler sonrası davacının dava tarihinde 35.008,91 TL bakiye alacağı bulunduğu anlaşılmakla; davanın anılan tutar üzerinden kısmen kabulüne, alacak faturaya dayalı ve davalı tarafça da belirlenebilir olmakla icra inkar tazminatı isteminin de kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurrulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/469, K. 2024/803, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama