KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/772 Esas
- Karar no
- 2024/621
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/12/2023
Karar Metni
1.094 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....İcra Müdürlüğü 2023/...
E. sayılı dosyası ile müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla takibe geçilmiş olup borçlu yapmış olduğu itirazda müvekkili şirkete böyle bir borcu olmadığını beyan ederek borca itiraz etmiş ve borca itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, müvekkili şirket tarafından davalıya muhtelif tarihli faturalar USD bazında elektronik ürün satışı yapılmış olduğunu, bu satışlara karşılık olarak karşılık davalı tarafça müvekkiline USD bedelli muhtelif tarih ve bedelli bonolara verilmiş olduğunu, verilen bu bonolardan 11.09.2015 keşide , 15.12.2015 vade tarihli 70.385,00.-USD bedelli bononun 63.587,49.-USD bedelli kısmı ödenmemiş olduğunu,
davalının müvekkili tarafından satışı yapılan ürünlere ve kesilen faturalara bu güne kadar hiçbir şekilde itirazı olmamışsa da icra dosyasından belirttikleri alacak müvekkili şirket tarafından talep edilmesine rağmen davalı tarafından ödenmemiş olduğunu, itiraz edilen icra takibi, borçlu tarafından verilen bonoya, kesilen faturalar ve cari hesaba dayanmakta olup ödenen/ödenmeyen faturalar müvekkili şirket ticari defter ve kayıtlarında sabit olduğunu, ayrıca borçlunun bono içeriğinde ki imzayı inkar etmeyerek borcun varlığını zimnen kabul etmiş olduğunu, davalının kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini,
icra dosyasında 63.587,49-USD asıl alacak için yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, takipten itibaren işleyecek %2 Avans Faizinin davalıdan tahsiline, davalının %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, ... İcra Müdürlüğünün 2023/... e. sayılı dosyası üzerinden müvekkiline karşı ilamsız başlatmış olduğunu, ancak davacının talep edebileceği bir alacak bulunmadığını ve takibe konu bononun zamanaşımına uğradığını, bu sebebe dayanarak icra takibi yapılamamakta olduğunu, kanun hükümleri ve Yargıtay içtihatları gereğince zamanaşımına uğrayan senetlere dayanarak ilamsız icra takibi yapılmasının mümkün olmadığını, davacının, ....
İcra Müdürlüğünün 2023/... e. sayılı dosyası üzerinden müvekkiline karşı ilamsız başlatmış olduğunu, ancak davacının talep edebileceği bir alacak bulunmadığını ve takibe konu bononun zamanaşımına uğradığını, bu sebebe dayanarak icra takibi yapılamamakta olduğunu, kanun hükümleri ve Yargıtay içtihatları gereğince zamanaşımına uğrayan senetlere dayanarak ilamsız icra takibi yapılmasının mümkün olmadığını, davacının müvekkilinden talep edebileceği alacak bulunmadığını, zira davacının tüm alacakları başkaca senetlere konu edilmiş ve tüm senetlerin müvekkili tarafından ödenmiş olduğunu,
davacı dava dilekçesinde davalının takibe dayanak bono içeriğine ilişkin itirazı olmadığını iddia etmiş ise de, icra müdürlüğüne yapmış oldukları itiraz dilekçesinde takibe dayanak belgeye de itiraz ettiklerinin görüleceğini, davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddine, asıl alacağın %20sinden az olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan işbu dava, ....İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b, 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince yargı yolu ve görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle bu noktalarda incelenmiştir.
TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519,
komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür.
İzah edilen kanun maddeleri gereğince bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafın da tacir olması/ uyuşmazlığın ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği anlaşılmıştır.
Mahkememizde açılan işbu davada yapılan yargılama sonucunda ; taraflar arasındaki temel ilişkinin alım satıma ilişkin olduğu, alım satım sözleşmelerinin 6098 sayılı TBK'nın 207 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olduğu, işbu maddelerden kaynaklanan alacak davalarının TTK 4 ve 5 maddeleri uyarınca sayılan düzenlemelerden olmadığı gibi, davalının üniversite olup tacir sıfatını taşımadığı, bu nedenle mutlak ve nispi bir ticari dava bulunmadığı,
takibin de genel icra takibi olup, zamanaşımına uğramış bononun ancak yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilebileceği, temel ilişkiden kaynaklı alacağa yönelik itirazın iptali davasının genel hükümleri doğrultusunda Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanında kaldığı anlaşılmakla, davanın TBK 207 vd. İle TTK 4 , 5 ve 6100 sayılı HMK'nın 2. Mad.
İle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/772, K. 2024/621, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama