KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/368
- Karar No
- 2024/494
- Karar tarihi
- 8 Ağustos 2024
- Esas no
- 2024/451 Esas
- Karar no
- 2024/493
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 30/07/2024
- Karar tarihi
- 02/08/2024
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket yetkilileri tarafından 13/02/2024 tarihinde yapılan kontrolde yasal şekilde tesis edilmemiş enerji kullandığı tespit edildiğini, buna ilişkin... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, ayrıca daha önce yapılan kontrollerde de davalı aleyhinde ... seri numaralı tutanak tanzim edildiğini ve davalının mükerrer kaçak kullanıcısı olduğunun sabit olduğunu, zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği yapılan hesaplama karşılığı ... seri numaralı 14.870,84-TL tutarında fatura tahakkuk ettirildiğini,
kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 15.037,39-TL'nin tahsili amacı ile ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ...takip sayılı dosyasının açıldığını, davalı yanın itirazı sonrası işbu davanın açıldığını beyanla ...
8.İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasına yapılan haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana hükmedilmesini arz ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve ekleri henüz davalı yana tebliğ edilmemiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115 maddeleri gereğince görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle görev noktasında incelenmiştir.
TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519,
komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür.
Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.
Tarafları aynı olan mahkememizin 2023/506 esas ve 2024/24 karar sayılı dosyasında davalının tacir olup olmadığına ilişkin araştırma yapılmış olup müzekkere cevapları işbu dosya kapsamına da alınmıştır.
Anılı kanuni düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında. Mahkememizce, davalı gerçek kişinin son olarak bağlı bulunduğu ...
Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabında görüleceği üzere davalının dava tarihi itibari ile mükellefiyetinin bulunmadığı, yapılan yoklamalarda davalının faal olmadığı, iş yerinin kapalı olduğu hususlarının tutanağa bağlandığı, yine tutanaklarda davalının işi bırakma bilgilerinde terk tarihi olarak dava tarihinden önceki tarihlerin yer aldığı, davalının gelir vergisi beyannamesi sunmadığı bildirildiğinden, kazancının VUK ta belirtilen tacir olmaya ilişkin parasal sınırlara ulaştığının da tespit edilemediği, ...
Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısı uyarınca da tacir olmadığı, kaçak kullanım ya da abonelik yapılan yerin iş yeri olmasının, ilgiliyi tacir olarak nitelendirmek için yeterli olmayacağı, kullanıma konu yer işyeri olmakla davalının tüketici olarak da nitelendirilemeyeceği, davalının dava açıldığında tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, (Emsal Karar İstanbul BAM 37 H.D.
2021/2076 esas 2022/939 karar, İstanbul BAM 37 H.D. 2022/2442 Esas, 2023/1074 karar ) anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/368, K. 2024/494, 8 Ağustos 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama