KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/561 Esas
- Karar no
- 2025/458
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/09/2024
Karar Metni
928 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketçe davalıya verilen / satılan malların ve yapılan ödemelerin tamamının müvekkilin kesinleşen faturalarında mevcut olduğunu, alacağın tahsili amacı ile ....İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,davalının mal bedellerini ve aldığı ödemeleri , icra takibine rağmen ödemediğini ve borca itiraz ettiği, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç çıkmadığından bahisle iş bu davanın açıldığını belirterek , davanın kabulüne, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, davaya cevap verilmediği görülmüştür.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; fatura/cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce celp edilen ....İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine fatura alacağına istinaden 64.562,47-TL alacağın TTK 1530 faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının yetkilisi marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;
''..Gerek icra dosyası, gerekse dava dosyası içeriği, davacı ve davalı şirketlerin ticari defterleri ve belgeler üzerinde yaptığım inceleme ve değerlendirme sonuçları aşağıda arz edilmiştir.
1.Davacı şirkete ait ticari defterlerin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
2.Davacı yana ait ticari defter kayıtlarına göre , takip tarihi olan 31.07.2024 itibariyle davalı şirketten 64.562,47-TL alacağının bulunduğu,
3.Davalı şirket inceleme günü olan 21.03.2025 saat 14:30 da ticari defterlerini sunmamış olduğundan ticari defter incelemesi yapılamadığı,
4.Davaya konu edilen alacak kalemlerinin , davacı taraf defterlerinde yer aldığı, cari hesap alacağının meyve sebze satımından kaynaklı cari hesap ilişkisi kapsamında kayıt edildikleri, defter kayıtları uyarınca kısmi olarak ödenmediği,
5.Davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi olan 31.07.2024 itibariyle 64.562,47-TL cari hesap alacağı talep edebileceği,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafın, davalıdan fatura alacağı bulunduğundan bahisle eldeki davayı ikame ettiği, davalının davaya cevap vermediği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacının, davaya konu faturaları düzenlendiği ve yasal defterlerine kaydettiği, tarafların BS BA formlarında dava konusu faturaların yer almadığı, davacıya ait e-arşiv faturaların BS bildirimlerine dahil edilemeyeceği, davacının kendi kayıtlarında 64.562,47 TL alacaklı olduğu, davalının yasal defterlerini sunmadığı hususlarının tespit edildiği,
öninceleme celsesinde ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde ibrazdan kaçınmış sayılacağı, HMK'nun 222/3. maddesi gereğince karşı tarafa ait eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulayan defter kayıtlarının karşı taraf lehine delil olarak kabul edilebileceği hususunun davalıya tebliğen ihtarına rağmen, davalı tarafın defter ve kayıtlarını belirlenen inceleme gününde incelemeye sunmadığı ve yerinde inceleme talebinin de bulunmadığı, bu nedenle davalı defter kayıtlarının incelenemediği ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığının tespit edilemediği,
bu durumda davacı yanın sunmuş olduğu kayıtların kendi lehine delil olacağı, davalı tarafın hizmet almadığı yönünde bir iddia ve ispat vasıtası bulunmadığı, bu sebeple davacının 64.562,47 TL alacak isteminde haklı olduğu, taraflar arasında cari hesap ilişkisine benzer şekilde açık hesap ilişkisi bulunduğu, fatura tanzimi ve kaydında vergi mevzuatına aykırılık halinin, faturaların defterlere geç işlenmesinin alacağın varlık ve miktarını etkilemeyeceği, buna ilişkin idari işlemlerin ayrı yürütülmesi gerektiği ve eldeki davaya bir etkisi bulunmadığı, 2024 yılında senetle ispat sınırının 10.000 TL nin çok üstünde olduğu,
bu sebeple 10.000 TL için yazılı ispat gerekmediği, ancak buna rağmen 10.000 TL nin davalıya elden verildiğinin davacı kayıtlarına işlendiği, davacı kayıtlarının aksini iddia eden davalının kendi defter kayıtlarını incelemeye sunması gerektiği, davalının davaya konu faturaların tebliğ edilmediği, ödeme yapıldığı veya hizmet alınmadığı yönünde bir iddiası bulunmadığı, açıklanan nedenlerle davalının rapora itirazlarının reddi ve davanın kabulü gerektiği, yine TTK 1530.maddenin konuluş amacının , mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi , büyük işletmelere karşı korumak olduğu,
dolayısıyla davacı tarafın davalıdan TTK 1530.maddesi gereğince işlemiş faiz talep edemeyeceği, taraflar tacir olmakla işleyecek faizin avans faizi olması gerektiği anlaşılmakla; itirazın iptaline, alacak davalı tarafça da belirlenebilir olmakla icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne, işleyecek faizin avans faizi olarak belirlenmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/561, K. 2025/458, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama