KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2026
- Esas no
- 2024/735 Esas
- Karar no
- 2026/322
- Dava
- Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması
- Dava tarihi
- 05/12/2024
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ve davalılar hali hazırda ...'nin ana sözleşmesinde aksi karar alınıncaya kadar, herhangi birisiyle müştereken temsil yetkisine sahip müdür olarak atanmış olduğunu, aynı zamanda müvekkili ve davalılar söz konusu şirketin ortakları olduğunu, müvekkilinin 2014 yılında kendi sermayesini ortaya koyarak şirketin ortağı olduğunu, davalıların yöneticinin özen ve bağlılık yükümünü ağır bir şekilde ihlal etmesi ve şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi sonucunda haklı olarak işbu davayı kaleme alma ve davalıların şirket yönetiminden azlini ve şirkete kayyım atanmasını talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalılar tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın bütün iddiaları gerçek dışı, kötü niyetli ve şahsi menfaati için kurgulanmış olduğunu, şirketin gelişmesi noktasında canla başla mücadele ettiklerini, baskı altında tutmak, ve davalıları pes ettirerek şirket hissesini davalılara yüksek bedelle satmak bu olmazsa yüksek bir bedelle davalılardan kira almak amaçlı olduğunu,beyan ederek davanın reddini savunmuşlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan iş bu dava; davalıların ... yönetimi dolayısıyla müdürlükten azli ve şirkete kayyım atanması taleplerine ilişkindir.
Mahkememize davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 07/04/2026 tarihli dilekçe ile, davalılar aleyhine açılan davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davalılar vekilinin mahkememize sunduğu 08/04/2026 tarihli dilekçe ile, vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, feragati kabul ettiklerini, dosya kapsamında ücreti vekalet talebinin bulunmadığını, mahkememize beyan edilmiştir.
Davacı vekilinin sunduğu 07/04/2026 tarihli feragat dilekçesi doğrultusunda dosya ve kapsamının incelenmesinde, davacı vekilinin dosyada bulunan vekaletnamesinde feragat yetkisi bulunduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca davalı vekilinin de feragat ve vazgeçme yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizce dosyanın incelenmesinde; davacı vekilinin 07/04/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği, davalılar vekili 08/04/2026 tarihli dilekçesi ile davacı tarafın davadan feragat etmesine ilişkin beyanı doğrultusunda davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesine, vekalet ücreti talebi olmadığına ilişkin beyan dilekçesi ibraz ettikleri anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nun 307, 309 ve 311.maddeleri gereğince davacı vekilinin davadan feragat etmesi ve davadan feragatın kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu mahkememizce tespit edilmekle, davacı yanın açtığı davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
Başkan ... · (e-imza) · Üye ... · (e-imza) · Üye ... · (e-imza) · Katip ... · (e-imza)
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/735, K. 2026/322, 17 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama