KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2025
- Esas no
- 2025/143 Esas
- Karar no
- 2025/222
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/02/2025
Karar Metni
765 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 10/12/2024 tarihinde 210.000 TL bedelle ... plakalı ... marka aracın satışı vaadi sözleşmesi imzalandığını, ancak araç üzerinde hacizler bulunduğundan bahisle 275.000TL para talep edildiğini, hacizleri kaldırıp satışını verdikten sonra 65.000 TL'yi 30.12.2024 tarihinde iade etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ancak herhangi bir ödeme yapmadığı gibi .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas ile başlattıkları takibe de itiraz ettiklerini, davalının malvarlığını tasfiye etmeye başladığı bilgisine ulaşıldığını beyanla müvekkilin alacağına kavuşamama ihtimaline binaen, alacak tutarınında yüksek olması da dikkate alınarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
Dosyanın delillerini; .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası örneği, ...Ticaret Sicil Müd.'ne ve İstanbul Vergi Dairesi'ne, ... Vergi Dairesi'ne, ... Ticaret Sicil Müd.'ne yazılan müzekkere cevabı v.s deliller oluşturmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizde görülmekte olan dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b, 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince yargı yolu ve görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle bu noktalarda incelenmiştir.
TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519,
komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür.
Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın "a-f" bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.
Yukarıda açıklanan hususlarda yapılan incelemede; huzurdaki davanın 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin "a-f" bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda ise her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması kriterinin bulunması gerekmektedir. Mahkememizce davacı yönünden İstanbul Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye "...'in birinci sınıf tüccar olduğu" şeklinde ve İstanbul Ticaret Sicil Müd.'ne yazılan müzekkereye "...'in gerçek kişi ticari işletme kaydı, sicil kayıtlarımıza göre ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da bulunamamıştır" şeklinde yanıt verildiği anlaşıldı.
Mahkememizce davalı yönünden ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye "Dairemiz bilgisayar kayıtları incelendiğinde herhangi bir mükellefiyet kadına rastlanmadığı tespit edilmiştir" şeklinde ve ... Ticaret Sicil Müd.'ne yazılan müzekkereye "...'e ait herhangi bir kayda rastlanmamıştır" şeklinde yanıt verildiği, nitekim resen yapılan mersis sorgusunda da davalının tacir kaydının çıkmadığı, böylece davacı tacir olsa da davalının tacir olmadığı ve eldeki davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davanın HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/143, K. 2025/222, 21 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama