KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2026
- Esas no
- 2025/830 Esas
- Karar no
- 2026/317
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 10/10/2018
Karar Metni
1.289 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/05/2018 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin eşi ...'ın vefat ettiğini, kusurun araç sürücüsünde olduğunu, beyanla şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; talebini 121.103,87 TL arttırarak toplamda 131.103,87 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kazaya karıştığını belirttiği ... plaka sayılı aracın müvekkil şirketin sigortalısı olduğunu, davacı taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, müteveffanın kaza anında araç içi emniyet tertibatını kullanmadığının aşikar olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Artvin CBS dosyası , araç tescil kayıtları, SGK kayıtları ve bilirkişi raporu Yargıtay bozma ilamı öncesinde dosyaya celp edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma maddi tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizin ... sayılı 17/09/2019 tarihli kararı ile ; " 1-Davanın KABULÜ İLE, 131.103,87 TL destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 04/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " dair karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 2020/17 Esas 2022/492 Karar sayılı ilamı ile ;
"6098 sayılı TBK'nın 51. maddesinde hakimin, tazminatın kapsamını, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiştir. Taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir.
Somut olayda, dosya ve UYAP sisteminden dosyaya aktarılan emniyette alınan ifade tutanakları içeriğinden, taşımanın davacının veya sürücünün çıkarına olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Taşımada sürücünün menfaatinin bulunmadığı iddiası davalı tarafça ispat edilememiştir. Bu halde, belirlenen tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmamasında yargısal uygulamalara, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Trafik kaza tespit tutanağında destek yolcu ...'ın emniyet kemeri takılı olup olmadığı belirsiz olarak işaretlendiği görülmektedir. Bu nedenle destek Salim'in emniyet kemeri takıp takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazının yerinde görülmemiş" gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nce temyiz yasa yolu açık olarak verilen kararın yine davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay'a gönderilmiş,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2022/7301 Esas 2025/7571 Karar sayılı 12.05.2025 tarihli ilamı ile;
" 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacının desteğinin para karşılığında taşındığının anlaşılmış olması nedeniyle hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmamış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi uyarınca emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlardan biri de otomobildir.
Dosya içerisinde yer alan ve kolluk görevlilerince tanzim olunan 24.05.2018 tarihli olay yeri inceleme tutanağında; emniyet kemerinin takılı olmadığının ifade edildiği görülmüş ve yine düzenlenen iş bu tutanaktan müteveffanın araçtan fırladığı anlaşılmıştır.
Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen davacının desteğine ait 05.10.2018 tarihli otopsi raporunda müteveffanın ölümünün, kafa travmasına bağlı omur kırığıyla birlikte omurilik yaralanması sonucu meydana geldiğinin ifade edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının desteğinin trafik kazası sonucu vefat ettiği ve emniyet kemeri takmadığı hususu, trafik kaza tespit tutanağı ile müteveffanın kaza esnasında araçtan fırlayarak aracın dışına düşmüş olması nedeniyle ve kazaya ilişkin kolluk görevlilerince tanzim olunan olay yeri inceleme tutanağı ile sabittir.
Buna göre; müteveffanın emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararı bozulmuş ve dosya mahkememize tevzi edilmiştir.
Mahkememizce 15/04/2026 tarihli duruşmada; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 25/06/2025 tarih ve 2022/7301 Esas 2025/7571 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Yukarıda yapılan açıklamalar neticesinde yapılan yargılamada; mahkememizce bozma ilamı öncesi yapılan yargılama sonucunda 131.103,87 - TL destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 04.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde karar verilmiş olup ilgili kararın temyiz incelemesinde bozulduğu ve mahkememizin işbu 2025/830 Esas sayılı sırasına kaydı yapıldığı görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2022/7301 E, 2025/7571 K. Sayılı ilamında bozma sebebi olarak " davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının desteğinin trafik kazası sonucu vefat ettiği ve emniyet kemeri takmadığı hususu, trafik kaza tespit tutanağı ile müteveffanın kaza esnasında araçtan fırlayarak aracın dışına düşmüş olması nedeniyle ve kazaya ilişkin kolluk görevlilerince tanzim olunan olay yeri inceleme tutanağı ile sabittir.
Buna göre; müteveffanın emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi" gösterilmiştir.
Mahkememizce bozma öncesi alınan 18/04/2019 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde hatır taşıması sebebiyle tazminattan %20 indirim yapılmış hali ile tazminat bedelinin raporda belirlendiği görülmüştür.
Her ne kadar sebebi farklı olsa da raporda hesaplanan indirim oranının aynı olması nedeniyle usul ekonomisi gereği yeniden rapor alınması yoluna gidilmemiş ve TBK 52. maddesi gereği davacının, yaşanan tek taraflı kaza olayında emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olması sebebiyle 104.883,10 TL (131.103,87*%80) maddi tazminat yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile 104.883,10 TL destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 04/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/830, K. 2026/317, 15 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama