KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 14 Mart 2023
- Esas no
- 2021/495 Esas
- Karar no
- 2023/110
- Dava
- İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/12/2021
Karar Metni
2.019 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye'nin önde gelen şirketlerinden biri olduğunu, müvekkili tarafından ...Tic.'e ait makarna emtiasının, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkil şirket sigortalısı, ...'da mukim "..." isimli firmaya makarna emtiası ihraç ettiğini, söz konusu emtialar "..." gemisine hasarsız bir şekilde yüklenerek,
... ve ... tarihli numaralı taşıma senedi tahtında ...'den ...'a taşındığını, söz konusu emtianın tahliye işlemleri sırasında ... numaralı konteynerdeki delik sebebiyle konteynerde yer alan makarna ıslanarak hasarlandığını, hasarın fark edilmesi akabinde söz konusu hasarla ilgili olarak ekspertiz incelemesi gerçekleştirildiğini, meydana gelen ıslanma hasarın fark edilmesinin ardından, konu hasar derhal Davalı şirkete ihbar edildiğini, 1 No'lu Davalı şirket, taşımaya ilişkin konşimentoları düzenlemek ve taşıma işlemini fiilen gerçekleştirmek suretiyle somut olaya konu taşımada "fiili taşıyan" olarak hareket ettiğini, bu nedenle,
hasarsız bir şekilde gemiye yüklenen makarna emtiasının hasar görmesi sebebiyle davalı, taşıyan sıfatıyla oluşan zarardan sorumlu olduğunu, 2 No'lu davalı tarafından navlun faturası düzenlenerek navlun ücreti bizzat tahsil edildiğini, bu sebeple, davalı TTK md. 1138 ve Yargıtay içtihatları gereğince somut olaya konu taşımada "akdi taşıyan" olarak hareket etmiş olduğundan sorumluluğunun söz konusu olduğunu, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin etmiş olup, 6102 Sayılı TTK'nun 1472.
Maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu belirterek borçlu aleyhine ... 18.İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafından yapılmış olan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından taşıyana karşı doğan tüm talepler ve uyuşmazlıkların ...
Ticaret Mahkemeleri tarafından başkaca hiçbir ülke mahkemesinin yetkisi olmaksızın münhasıran çözüme kavuşturulacağının öngörüldüğünü, sigortacı tarafından sigortalısına, poliçe hükümlerine ters düşen bir ödeme yapılması halinde, sigortacının halefiyet hakkını kazanamayacağı gerek doktrinde gerekse Yargıtay kararlarında açıkça kabul edildiğini, müvekkili ...
A.Ş., uluslararası deniz taşımacılığı yapan bir şirket olmayıp, yalnızca ... nın acentesi olarak faaliyette bulunan bir şirket olduğunu, müvekkili şirket, taşıyan/donatan ...'nın Türkiye Limanlarında acenteliğini yaptığını, bu itibarla, taşıyan sıfatını haiz olmayan müvekkilimiz şirkete doğrudan husumet yöneltilmesi doğru olmadığını, davacı, 2 nolu Davalı...A.Ş. nin navlun faturası düzenlediğini ve tahsil ettiğini iddia etmişse de bu iddiasının doğru olmadığını, navlun faturası ...tarafından düzenlenmiş olup, navlun bedeli de bu şirketin hesabına ödendiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan navlun faturası incelendiğinde,
navlun faturasının ... tarafından düzenlendiği kolayca tespit edilebileceğini, hasarın ne zaman ve nasıl meydana geldiğinin ve zararın nasıl hesaplandığını gösteren ekspertiz raporu ile sigorta poliçesi de ödeme emri ekinde müvekkillerimize tebliğ edilmediği gibi, dava dilekçesi ekinde de tebliğ edilmediğini, dava konusu yükte bozulma meydana gelip gelmediğinin ve hasarın sebebinin tespiti zımnında, tahliye limanında tüm ilgililere sörvey incelemesinin yapılacağı gün ve saatinin taraflara bildirilerek,
tüm tarafların sörvey incelemesine davet edildiğini ve tüm tarafların katılımı ile yükte inceleme yapıldığını ispatlayan bir delil de tarafımıza tebliğ edilmediğini, tek taraflı katılım sonucunda düzenlenen sörvey raporları müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını, yükteki ıslaklığın deniz suyundan kaynaklandığı ancak gümüş nitrat testi yapılarak tespit edilebileceğini, gümüş nitrat testi ile ıslaklığın deniz suyundan kaynaklandığı tespit edilmeyen hallerde taşıyanın bir sorumluluğu olmayacağını, ayrıca Nakliyat Emtia Sigortaları Genel Şartları madde 4 uyarınca tatlı sudan/yağmur suyundan kaynaklanan hasarlar, teminat dışı olduğunu,
dava konusu yük hasarının ne zaman ve ne sebeple meydana geldiğinin belli olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
14/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... A.Ş'nin, ... A.Ş'ye 25/12/2020 Tarihinde ... Bankası A.Ş' den 95.804.70 TL. Havale yapıldığı, ... A.Ş'nin E defter Mükellefi olduğu E Defter kontrollerinde söz konusu havaleyi 25/12/2020 Tarihinde 19.695 Yevmiye numarasıyla resmi defterlerine kaydettiği belirtilmiştir.
16/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... Sigorta A.Ş'nin, ... A.Ş'ye 25/12/2020 Tarihinde ... Bankası A.Ş' den 95.804,70 TL. Havale yapıldığı; ... A.Ş'nin E defter Mükellefi olduğu E Defter kontrollerinde söz konusu havaleyi 25/12/2020 Tarihinde ...Yevmive numarasıyla resmi defterlerine kaydettiği, ... A.Ş 13.05.2020 Tarihinde ... Fatura ile ... şirketine 169.110 EURO karşılığı 1.171.400,54 TL karşılığı Spagetti ihracatı yapmış olup, ihracat karşılığında havale 02.04.2020 Tarihinde ... bankasına yapıldığı, ... tarihinde.. Numara ile yevmiye defterine kaydının yapıldığı belirtilmiştir.
17/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle. Dava dışı sigortalı... Tic. A. Ş'nin sunmuş olduğu yasal ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davaya konu 169.110 Euro mal bedelinin tamamının müşteriden tahsil edildiği, satışı yapılan emtianın taşınmasında meydana gelen hasar için tanzim edilen hasar Itespit raporunda belirlenen 95.804,70 hasar bedelinin, davacı ... Sigorta A. Ş. taralından 26.12.2020 tarihinde... A. Ş.'ne ödendiği,... A.
Ş tarafından tahsil edilen bu bedelin nezdindeki müşteri hesabına alacak kaydı yapıldığı, müşteri lehine alacak kaydı yapılan 95.804,70 TL'nin Müşteri ...'in diğeı| grup şirketi olan ...'ya olan borcundan düşülerek hesabın kapatıldığı,
meydana gelen hasardan davalıların sorumlu olduğuna karar verilmesi durumunda takibe konu edilen 95.804,70 TL asıl alacağa 19.01.2021 takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık % 16,75 ve değişen oranlarda faiz hesaplanabileceği, davacı vekilinin itirazlarının da değerlendirilmesine yönelik görevinin, itirazların, uzmanlık alanımızın dışında olması nedeniyle bir değerlendirme yapmamın mülkün olmadığı belirtilmiştir.
03/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle. Davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davalı ...'nın taşıyan sıfatı ile pasif husumet ehliyeti bulunduğu,....'ya izafeten ... A.Ş'ye davanın yönlendirilebileceği, davalı ...
A.Ş'nin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, konteynerin dışından aldığı hasar nedeni ile delinmesi ve sonrasında içine su girmesi hadisesinin konteynerin gemiden tahliyesi sonrasında kara nakliyesi ve/veya alıcının sahasında beklediği sırada oluşması ihtimali bulunduğu, dolayısı ile davacının hasarın deniz taşıması sırasında oluştuğunu ispatlayamadığı, TTK madde 1185 uyarınca, hasar ihbarının süresi içerisinde yapılmadığı gibi, eşyanın incelenmesinin usulüne uygun yapılmadığı, TTK m.1185 f.4 uyarınca, Davalı taşıyan lehine doğan karinelerin de aksinin ispat edilemediği,
mahkeme aksi kanaatte ise, hasar tutarına ilişkin yapılan 95.804, 77 TL hesaplamanın kadru maruf olduğu belirtilmiştir.
Dava; nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücu edilmesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Dava dışı sigortalı ...A.Ş. tarafından satışı yapılan makarna emtiasının ... sayılı konşimento tahtında ... sevkedildiği, emtianın nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, tahliye sırasında emtianın ıslanmış olduğunun tespit edildiği, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve davacının bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Davalı taraf milletlerarası yetki itirazında bulunmakla öncelikle bu husususun değerlendirilmesi gerekmektedir. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından taraflar yetki sözleşmesi yapabilirlerse de, MÖHUK 47/1 maddesi uyarınca, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldıran sözleşme yapılması mümkün değildir.
TTK’nın 105/2 maddesinde yabancı tacirlerin Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden müvekkiline izafeten acente aleyhine dava açılabileceği ve bu hükme aykırı sonuç doğuracak şartların geçersiz olduğu hükme bağlanmıştır.
Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister izafeten acente aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası münhasır yetki tanındığı anlaşılmaktadır.
Konişmentonun fiili taşıyanın Türkiye'deki acentesi davalı aracılığıyla düzenlendiği, bu durumda yetki şartının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle geçersiz olduğu, yine yerleşim yeri Türkiye olan acenteye karşı doğrudan açılan dava yönünden ise ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olan davalının yetki itirazı MK’nun 2.maddesi hükümleri ile bağdaşmayacağından davalı vekilinin yetki itirazının reddi gerekmiştir.
Konişmentonun " ..." kaydı ile taşıyan adına acentesi tarafından imzalandığı, navlun faturasının ise fiili taşıyan ... tarafından düzenlendiği görülmüştür. Buna göre davalı ... nın fiili taşıyan konumunda olduğu, pasif husumet ehliyetini haiz olduğu anlaşılmaktadır.
TTK'nun 105.maddesinde "acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acente tarafından müvekkili adına dava açılabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava yöneltilebileceği" hükmü düzenlenmiş olup anılan yasa maddesine göre acenteye karşı izafeten dava yöneltilebilecek olmasına rağmen doğrudan dava açılması mümkün değildir. Davalı ...’nin konişmentoyu acente kaydı ile düzenlemiştir.
Navlun faturası fiili taşıyan tarafından düzenlenmiş, davalı acentenin taşıma işini üstlendiğine dair başkaca bir delil sunulmamıştır. Acentenin kişisel kusuruna da dayanılmadığından bu haliyle davalının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın ...yönünden usulden reddi gerekmiştir.
Taşımaya konu emtianın ... satış, yani taşıma sözleşmesinin satıcı-gönderici tarafından yapılıp, mallar gemi küpeştesini geçtikten sonra masraf ve riskin alıcıya geçtiği satım şekli olduğu görülmektedir. ... satışa konu poliçede sigortalı, satıcı-gönderici olması durumunda satış yapan sigortalıya sigorta bedelinin ödenmesi, sigortalının mal bedelini tahsil edememiş olmasına bağlıdır.
Dava dışı sigortalının ticari defterlerinin incelenmesi ile aldırılan 17/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu 169.110 Euro mal bedelinin tamamının müşteriden tahsil edildiği, satışı yapılan emtianın taşınmasında meydana gelen hasar için tanzim edilen hasar tespit raporunda belirlenen 95.804,70 hasar bedelinin, davacı ... Sigorta A. Ş. taralından 26.12.2020 tarihinde ...Tİc. A. Ş.'ne ödendiği, ...Tıc. A.
Ş tarafından tahsil edilen bu bedelin nezdindeki müşteri hesabına alacak kaydı yapıldığı, müşteri lehine alacak kaydı yapılan 95.804,70 TL'nin alıcı ...'in, diğer grup şirketi olan ...'ya olan borcundan düşülerek hesabın kapatıldığı belirtilmiş olup mal bedeli tahsil edilmiş ise de hasar bedeli, ticari defter kayıtları ile sigortalının grup şirketi olduğu tespit edilmiş olan ...’ ya olan borçtan düşüldüğü, sigortalının hasar nedeniyle zararının oluştuğu ve sigortalanabilir menfaatinin bulunduğu anlaşıldığından davacının TTK 1472.
Maddesi uyarınca aktif husumet ehliyetini haiz olduğu görülmüştür.
TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda emtianın 01/09/2020 tarihinde tesliminin gerçekleştiği, hasar bedeline ilişkin ödemenin 25/12/2020 tarihinde yapıldığı, icra takibinin ise 18/01/2021 tarihinde başlatıldığı, bu durumda davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Davacı taraf yük hasarının deniz taşıması sırasında davalı tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır.
Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur.
Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Dava konusu konişmentoda ve navlun faturasında nihai varış belirtilmediğinden davalının kara taşımasını üstlenmediği anlaşılmaktadır. Ekspertiz raporunda emtianın konteynerın yırtılması nedeniyle zarar gördüğü belirtilmiş olup bu iddiaya göre hasar tahliye sırasında tespit edilebilir niteliktedir. Buna göre hasar ihbarı tahliyeden itibaren üç gün içinde yapılmalıdır.
Dosyaya konteynerın gemiden tahliyesi ve alıcıya ulaştığı tarihe ilişkin belge sunulmamış ise de hasar tespitin ilk olarak 01/09/2020 tarihinde yapıldığı sabit olup bu tarihten sonra da taşıyana süresi içinde geçerli bir hasar ihbarının yapılmadığı anlaşılmaktadır. Süresinde hasar ihbarının yapılmadığı anlaşıldığından hasarın taşıyanın sorumluluğunda meydana geldiğinin davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir.
Ekspertiz raporunda hasar nedeninin; konteyner tavanında oluşan delikten su girmesi nedeniyle oluştuğu belirtilmiştir. Ancak ekspertiz raporunun yerinde inceleme ile yapılmadığı dosya kapsamı ile belirli olup yerinde survey incelemesi yapıldığına dair bir iddia da bulunmamaktadır. Yine konteynerın gemiden tahliyesi sırasında hasarlı olduğuna ilişkin bir hasar tutanağı da bulunmamaktadır.
Bilirkişi raporunda da hasarın kara nakliyesi aşamasında ya da alıcının deposunda meydana gelmiş olabileceği, süresi içerisinde hasar ihbarının yapıldığının dosya içeriğinden tespit edilemediği, bu sebeple taşıyan lehine karine oluştuğu belirtilmiştir.
Bu açıklamalara göre davalının sadece deniz taşımasını üstlendiği, süresinde hasar ihbarının bulunmadığı, hasarın deniz suyundan meydana geldiği ispata yarar gümüş nitrat testinin yapılmadığı, hasarının deniz taşıması sırasında meydana geldiğine dair başkaca delil bulunmadığı, dava konusu hasarın davalının sorumluluğunda meydana geldiğinin uygun delilerle ispatlanamadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...’nin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın usulden reddine, davalı ... yönünden ise hasarın davalının sorumluluğunda meydana geldiği ispatlanamadığından bu davalı yönünden davanın esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/495, K. 2023/110, 14 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama