KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaretmahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Mercii
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2022
- Esas no
- 2022/303 Esas
- Karar no
- 2022/674
- Dava
- Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/09/2020
Karar Metni
1.861 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin ... ... isimli gemi için davalı tarafla gemi satış sözleşmesi ve ek protokol yapmış olduğunu, söz konusu sözleşmenin davalı ... adına vekaleten hareket eden kardeşi ... tarafından imzalandığını, işbu sözleşmede gemi bedelinin 3.800.000,00 TL olduğu hususunda anlaşıldığını, İlk olarak 500.000,00 TL ödeneceğini ve bakiye miktarın ise sonrasında ödeneceğinin kayıt altına alındığını, ilk ödemenin gerçekleşmesi halinde satıcının fatura göndereceğinin açıkça belirtildiğini,
geriye kalan miktarın ise ilk ödemenin yapılmasının üzerinden en az 15 gün geçtikten sonra olması kaydı ile satış sırasında ödeneceği hususunda mutabık kalındığını, söz konusu ödemeler için ek protokol ile birlikte 16.03.2018 tarihinde davalı yana 540.821-EURO bedelli çek verildiğini, söz konusu çekin ...'a elden verilmiş olup, işbu durumun çek tevdi bordrosu ile kayıt altına alındığını, bahsedilen çekin müvekkili şirket yetkilisi ...lehine düzenlendiğini ve müvekkili tarafından beyaz ciro atılarak davalı yana teslim edildiğini, böylece müvekkili şirket yetkilisinin şahsi sorumluluğunun da gemi satış sözleşmesi kapsamına dahil edildiğini,
ancak sonrasında sebepsiz şekilde ...'ın bu çeki müvekkili şirkete gönderdiğini, davalı yanın talebi üzerine davalının kardeşi ...'a 19/03/2018 tarihinde 220.000,00 TL, 13/04/2018 tarihinde 400.000,00 TL ödemeler yapıldığını, Müvekkilinin satış sözleşmesi ve ek protokol gereğince üstüne düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine karşın davalı tarafın satış sözleşmesi konusu gemiyi müvekkili adına tescilini sağlamadığını, 20 Temmuz 2018 tarihinde "aynen ifadan vazgeçip, müspet zararımızın giderilmesi" konulu ihtarname ile gemiyi ayıpsız, izin ve ruhsatları tam bir şekilde devir ve teslime hazır olduğunu,
geminin Moritanya mevzuatı uyarınca avlanmaya hazır hale getirdiklerini, müvekkilinin edimlerini yerine getirmediğini, uğranılan zararlar nedeniyle aynen ifadan vazgeçerek müspet zararlarını talep ettiklerini beyan ettiğini, akabinde ayrıntılı olarak müspet zarar kalemlerini belirttiğini, davalı tarafın ihtarnamede gemiyi Moritanya sularında avcılığa uygun hale getirdiklerini ve bu sebeple yüksek miktarda masraf yaptıklarını iddia ettiğini, şayet davalı yanın ihtarnamede belirttiği üzere ödeme yapılmadığı veya çekler düzenlenmediği iddiasında ise,
bu durumda muaccel hale gelmeyen edimlerini yerine getirdiğinden ötürü müvekkilinden bir talepte bulunamayacağını, protokolde müvekkili açısından vade tarihi müvekkilinin takdirine ve finansal durumuna bırakıldığını, söz konusu ödemeyi yapamaması nedeniyle her ne kadar davalı tarafın ihtarname göndererek müspet zarar talebinde bulunmuşsa da davalının henüz muaccel hale gelmemiş edimlerini yerine getirdiğini iddia ederek buna hak kazanmasının mümkün olmayıp, müvekkili tarafından ödenen 1.600.000 TL'yi de iade etmesi gerektiğini, davalının sözleşme kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirmediğini,
müvekkiline ödenmesi gereken meblağın çok yüksek olup, gemiyi halihazırda satmış olmasının da mal kaçırma iradesini gösterdiğini, davalı yönünden ihtiyati haciz kararı verilerek alacağın geçici teminat altına alınması gerektiğini beyanla; itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davacı arasında 14.02.2018 tarihinde imzalanan sözleşme ile, ... Sicil Müdürlüğü ...
Siciline kayıtlı, ... çağrı işaretli "... ..." isimli geminin 1.000.000 USD bedel ile satılması konusunda anlaşmaya varıldığını, tarafların geminin satış bedeli noktasında USD cinsinden anlaşmaya varmış olmalarına rağmen davacının beyanları uyarınca kısa sürede devrin gerçekleşeceği algısı oluşturulduğundan satış bedeli sözleşmede TL cinsinden yani 3.800.000 TL(14.02.2018 tarihli USD kuru dikkate alındığında 1.000.000 USD yaklaşık 3.800.000 USD olduğu hususu net bir şekilde görülecektir) olarak belirtildiğini, sözleşmeye göre müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri derhal yerine getirdiğini,
sözleşmenin 5.1. maddesi gereğince istenilen evrak ve belgeleri sözleşmede belirtilen sürede davacı tarafa teslim ettiğini, gemiyi devre hazır hale getirdiğini, sözleşme tarihi üzerinden 15 gün geçmesine ve gecikmeden kaçınmakla yükümlü olduğu halde davacının ısrarlı taleplerine rağmen ne bakiye bedeli ödediğini ne de devir için gerekli işlemleri yaptığını, devam eden süreçte yapılan görüşmelerde yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının talebi doğrultusunda taraflar arasında 16.03.2018 tarihli ek protokol imzalandığını, iş bu ek protokolde davacının talebine uygun olarak yeniden ödeme planı oluşturulduğunu, 700.000 TL'nin defaten,
2.600.000 TL'nin ise vadeli çeklerle ödeneceğini, geminin Moritanya sularında avcılığa uygun hale getirilmesi için tersaneye çekileceğini, davacının belirlediği finansman yöntemine ve talepte bulunması akabinde geminin devir işlemlerinin yapılacağı belirlendiğini, ek protokol tarihinde ... Limited Şirketi tarafından ...emrine keşide edilen 540.521 Euro bedelli, 05.04.2018 tarihli ...
Bankası çekinin müvekkiline verildiğini, 700.000 TL'nin ise kısa süre içinde ödeneceğinin belirtildiğini,14.02.2018 tarihli sözleşmede Ek Protokol sonrasında 19.03.2020 tarihinde 220.000 TL ödemenin yapılmış olması, ... çekinin teslim edilmiş olması, sözleşmelere güven prensibi, davacının talebi, bakiye peşinatın da kısa zamanda ödeyeceği taahhüdü ve diğer nedenlerle BALIK SEZONU İÇİNDE OLMASINA RAĞMEN geminin davacının bizzat anlaştığı Sürmene/...'da bulunan ...
Tersanesine davacının yetkilendirdiği kişinin katılımı ile çekildiğini, dava konusu geminin tersaneye çekildikten sonra Ek Protokolde belirtilen şekilde Moritanya sularında avcılığa uygun hale getirilmek için öncelikle geminin boyunun kısaltılması ve sonrasında diğer işlemlerin yapılması için çalışmalara başlandığını, davacının gemide yapılacak işlemler için ... isimli kişiyi görevlendirdiğini, bu aşamadan sonra tüm işlerin davacının denetim ve gözetimi altında bizzat davacıdan gelen talimatlar doğrultusunda yapılmaya başlandığını,
bu süreçte 16.03.2018 tarihli Ek Protokol imzalandıktan sonra müvekkiline verilen ... çeki vadesinde yani 05.04.2018 tarihinde bankaya ibraz edildiğini, ancak karşılığı bulunmadığından çekin tahsil edilemediğini, davacının beyan ve söylemlerine inanan müvekkilinin çeki yazdırmadığını, kısa zamanda ödeme alacağını düşünerek davacıya iade ettiğini, başlanmıştır. davacının 13.04.2018 tarihinde 400.000,00 TL ödediğini, geminin bir an önce hazır edilmesi için taleplerde bulunduğunu ayrıca ay sonuna kadar borcunu ödeyeceğini ve gemiyi sicilde devralacağını beyan ve taahhüt ettiğini,
ancak yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve ödeme yükümlülüğünden kaçındığını, müvekkilinin milyonlarca lira zarara uğratıldığını, geminin devrinin alınması ve ödeme yapılması için davacı ile onlarca kez görüşme yapıldığını ancak sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının vermiş olduğu milyonlarca zararı görmezden gelerek gemiyi almaktan vazgeçtiğini/sözleşmeyi fesih ettiğini beyan ederek ödediklerinin iadesi talebiyle Arabuluculuk Başvurusunda bulunduğunu,
davacının sözleşmeleri fesih ettiğini ve gemiyi almayacağını beyan etmesi sonrasında süreç içinde telafisi imkansız zararlara katlanmak zorunda kalan müvekkilinin oluşan zararların daha fazla artmaması amacıyla dava konusu gemiyi en uygun şekilde değerlendirmek için girişimlerde bulunduğunu ancak Türkiye'de dava konusu gemi ile balıkçılık yapamaması nedeniyle dava konusu gemiyi satmak zorunda kaldığını, davacının 25.06.2020 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyasında 800.000 TL asıl alacak talepli icra takibi başlattığını, müvekkilinin haksız icra takibine yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu beyanla; davanın haksız davanın dava şartı, görev, yetki ve diğer usuli itirazları doğrultusunda ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyanın .... ATM nin 17/11/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararının, İstanbul BAM 43 Hukuk Dairesi'nin 21/04/2022 tarih 2022/396 Esas 2022/483 Karar sayılı İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine dair kararı sondası kesinleşerek mahkememizi geldiği ve eldeki esası aldığı anlaşılmıştır.
Dava; taraflar arasında akdedilen 14/02/2018 tarihli "Gemi Satış Sözleşmesi" kapsamında geminin davacı adına tescilinden kaçınıldığı ve davalı yanca aynen ifadan vazgeçilerek müspet zararın tahsilinin talep edilmesi nedeni ile ödenen satım bedelinin tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın, mükerrer icra takibi yapılıp yapılmadığı, zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği, icra dairesi yetkisine yönelik itirazın yerinde olup olmadığı sözleşmenin kim tarafından feshedildiği ve feshin haklı olup olmadığı,
davalının zararının bulunup bulunmadığı buna göre ede ödenen satım bedellerinin iadesinin gerekip gerekmediği, takipte dava konusu yapılan 800.000,00 TL'nin geri iade şartlarının oluşup olmadığı tüm bunlara göre varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 21/07/2020 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 08/08/2020 tarihinde tebliği üzerine davalı borçlunun 14/08/2020 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibini durduğu ve eldeki davanın da 22/09/2020 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilince cevap dilekçesinde zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğine dair itirazı bulunmakla öncelikli olarak bu hususun incelenmesi gerekmiştir.
Mahkememiz 19/10/2022 tarihli ara kararı ile dava konusu icra takibi ile ilgili olarak yapılan arabuluculuk başvuru tarihlerinin tek tek açıklanarak her biri bakımından başvuru dilekçesi ile son tutanakların dosyaya celbi hususunda davacı vekiline süre verilmiştir. Bu hususta her iki taraf vekilince byanların sunulduğu görlmekle sunulan beyan ve belgelere üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
Davacı tarafından ilk olarak sözleşme kapsamında ödenen bedelin iadesine ilişkin alacak talebine dair İstanbul Arabulculuk Bürosu'na ... başvuru numarası ile 25/09/2019 tarihinde başvuru yapıldığı ve sürecin 09/12/2019 tarihinde anlaşamama ile sona erdiği;
Davacı tarafından 25/06/2020 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası ile asıl alacak 800.000 TL açıklaması ile icra takibine başladığı, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, 21/07/2020 tarihinde davacı tarafından bu kez davaya dayanak teşkil eden .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra takip dosyası ile 800.000 TL bedelli alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmakla, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın iptali talepli davanın .... ATM ... Esas sayılı dosyasının açıldığı, görevsizlik kararı üzerine dosyanın mahkememize gelerek eldeki esas numarasını aldığı, davacı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra takip dosyası ve .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazların iptali talepli davaya ilişkin olarak 14/12/2020 tarihinde İstanbul Arabulculuk Bürosu'na ... başvuru numarası ile başvuru yapıldığı, davalı vekilinin arabuluculuk bürosu yetkisine yönelik itirazı üzerine .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... Esas ... karar numaralı kararı ile 31/12/2020 tarihinde yetki itirazı kabul edilerek yetkili büronun ...
Arabulculuk Bürosu olduğuna dair kesin karar verildiği, davacı taarfından yetkili büroya başvuruda bulunulmadığı, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası ve .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazların iptali talepli davaya ilişkin olarak 05/05/2021 tarihinde İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu'na ... başvuru numarası ile yeni bir başvuru yapıldığı ve bu sürecin ise yetki itirazının reddi sonrası 02/06/2021 tarihinde anlaşamama ile sona erdiği anlaşılmıştır.
İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu'na ... başvuru numarası ile yapılan 05/05/2021 tarihli başvurunun, eldeki davanın görevsiz mahkemede açıldığı 22/09/2020 tarihi ile görevsizlik karanının kesinleştiği 21/04/2022 tarihinden sonra başlatıldığı görevsiz mahkemenin de Ticaret Mahkemesi olması ve zorunlu arabuluculuk dava şartının görevsiz mahkeme için de aranması gerektiği hususu gözetildiğinde bu başvuru mahkemece esas alınmamıştır.
Kaldı ki Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 23/2 maddesi gereğince " Tarafların ve uyuşmazlık konusunun aynı olduğu durumlarda birden fazla başvuru yapılmış ise, başvurunun hukuki sonuçları bakımından ilk başvuru esas alınır." düzenlemesi doğrultusunda, davacı vekilinin bul Arabulculuk Bürosu'na ... başvuru numarası ile 25/09/2019 tarihinde yaptığı başvuru esas alınmıştır.
Ancak bu başvurunun davaya dayanak olan icra takibinin başlatılmasından önceki tarihte yapıldığı ve başvuru konusunun .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın iptaline ilişkin olmadığı, sözleşme kapsamında ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu talep ise .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın iptaline ilişkin olmakla, yapılan arabuluculuk müzakerelerinde, icra takip dosyasına yönelik icra giderleri, icra vekalet ücreti, icra inkar tazminatı yahut kötüniyet tazminatına ilişkin kalemlerin müzakere edilmesi imkanının bulunmadığı, eldeki davaya konu icra takip dosyasında 68.444,44 TL işlemiş faiz talebi de bulunmakla işlemiş faiz talebinin hangi tarihten itibaren hesaplandığı, arabulucuya başvuru tarihi olan 25/09/2019 tarihi sonrası işlemiş faiz talepleri bakımından da müzakere edilme imkanının davalıya sunulmadığı değerlendirilerek,
eldeki itirazın iptali davası bakamından TTK 5/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulculuk Kanunu 18/A-2 maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın Arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 10.488,64 TL den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 10.407,94 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 9.200,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davalı yargı gideri toplamı olan 44,70 TL'nin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/11/2022
Başkan ... ✍e-imzalıdır. · Üye ... ✍e-imzalıdır. · Üye ... ✍e-imzalıdır. · Katip ... ✍e-imzalıdır.
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/303, K. 2022/674, 23 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama