KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2025
- Esas no
- 2023/111 Esas
- Karar no
- 2025/32
- Dava
- Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/08/2014
Karar Metni
2.836 kelime·14 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Malta bayraklı ... IMO nolu ... isimli kuru yük gemisinin 18/10/2011 tarihinde ...
Sahilinde karaya oturduğunu ve denize yakıt sızdırarak çevre kirliliğine sebep olduğunu, sızan yakıtın temizlenmesi için ... firması tarafından deniz kirliliğini önleme ve temizleme hizmetleri verildiğini, müvekkili idare bünyesinde kurulan zarar tespit komisyonu tarafından 15/05/2012 günlü karar ile temizlik hizmetleri bedeli olarak 248.942,12 USD'nin uygun görüldüğünü, Çevre Kanunun 28.maddesine göre çevreyi kirletenler ve çevreye zarar verenlerin kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan dolayı kusur şartı aranmaksızın sorumlu olduklarını,
dava konusu olayda geminin karaya oturması ve yakıt sızdırması sonucunda meydana gelen çevre kirliliğinin tazmini hususunda dava açılması için kusur şartı aranmadığından dava açmak için zararın tespit edilmiş olmasının yeterli olduğunu, öte yandan yapılacak masrafların ödenmiş olması şartı da aranmadığından müvekkili idarenin bu davayı açmakta hak ve yetkisinin bulunduğunu, ... gemisine 11/06/2010 tarihinde ... ... 'ın yediemin olarak atandığını, dolayısıyla geminin olayın vuku bulduğu tarihte yediemin sorumluluğu altında olduğunu, geminin ...
İcra Müdürlüğü tarafından 05/01/2012 tarihinde 1.323.713,17 TL bedel üzerinden satıldığını, bu bedelden yediemin ücreti ödendikten sonra kalan miktarın ... İcra Müdürlüğünün 2010/... esas sayılı dosyası hesabında tutulduğunu, sözkonusu dosyada ...nün sıra cetveline kayıt talebinin reddedildiğini, ... firması tarafından davacı kurum aleyhine bu bedelin müdahale tarihinden itibaren faiziyle birlikte ödenmesi için ...
Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın görevsizlik kararıyla ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini ileri sürerek ...
İcra Müdürlüğünün 2010/... esas sayılı dosyasında bulunan geminin satış bedeli üzerine ihtiyati tedbir konularak deniz kirliliğini önleme ve temizleme hizmetleri bedeli olan 248.942,12 USD'nin fiili ödeme tarihindeki TL karşılığı ile 18/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kaza tarihi itibariyle yediemin olarak atandığını, ...
İcra Müdürlüğünün 2010/... esas sayılı dosyasında takip alacaklısının talebi üzerine geminin yedieminlik görevini üstlendiğini, icra dosyası incelendiğinde müvekkilinin 19.08.2010-29.08.2011 tarihleri arasında yedieminlik görevi yaptığının anlaşılacağını, müvekkilinin icra müdürlüğünce yediemin olarak atanan bir kişi olup, demirlenmiş halde bulunan bir gemide yediemin olan kişinin geminin sürüklenmesi neticesinde yakıt sızdırması sonucu deniz kirliliğini ödeme ve temizleme hizmetlerinden şahsen sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını,
donatanın temsilcisi sıfatına haiz olmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak müvekkili hakkındaki davanın öncelikle husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, müvekkilinin yedieminlik ücretini tahsil ettiği yönündeki beyanların da gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın geminin satış işlemlerini yürüten ...
İcra Müdürlüğünün 2010/... esas sayılı dosyasına 04/06/2012 tarihinde başvurarak alacağın kaydedilmesini istediklerini ancak icra müdürlüğü tarafından geminin satış bedeli ile ilgili derece kararı yapıldığından davacının talebinin reddedildiğini savunarak müvekkili hakkındaki davanın husumet, zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı gemi kaptanı ... hakkında açılan dava bu dosyadan tefrik edilerek mahkememizin 2016/272 esas sayılı esasına kaydedilmiş olup, davalılar gemi donatanı ve gemi işleteni tarafından davaya cevap verilmemiştir. Dava; 18/10/2011 tarihinde karaya oturan ... IMO nolu ... isimli kuru yük gemisinin yakıt sızdırması nedeniyle deniz kirliliğine sebebiyet vermesinden dolayı davadışı ... firmasının yapmış olduğu deniz ve çevre temizleme hizmetleri bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen 10.07.2019 tarihli, 2014/... Esas ve 2019/ ... Karar sayılı karar ile. "Dava dilekçesindeki beyanlar ile dosyaya sunulan karar örneklerinden; ... gemisinin neden olduğu çevre kirliliğinin temizlik işleminin ... tarafından yerine getirildiği, hizmet bedelinin tahsili için ...'ın ... aleyhine mahkememizin 2015/ ... esas sayılı dosyasında açtığı davanın görevsizlik kararıyla .... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/... esas ... karar sayılı 20/04/2017 tarihli kararı ile davacı ...'ın davasının kabulüne karar verildikten sonra istinaf aşamasında davacının feragatı üzerine davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek, kararın 19/06/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı bakanlık vekili tarafından dosyaya sunulan 06/05/2019 tarihli dilekçede ... gemisinin sebebiyet verdiği deniz kirliliğine müdahale eden ...
San AŞ'ye bakanlık yada liman başkanlığı tarafından herhangi bir ödeme yapıldığına dair kayıt bulunmadığı bildirilmiştir. 18/10/2011 tarihinde karaya oturan ...
IMO nolu ... isimli kuru yük gemisinin sebebiyet verdiği çevre kirliliğinin temizliği işlemini yerine getiren ...'ın, yaptığı bu hizmetten dolayı hakediş bedelinin tahsili için ... ... aleyhine dava açması üzerine, bakanlık tarafından sözkonusu davanın aleyhe sonuçlanması ihtimaline binaen zarara sebebiyet verenlere karşı eldeki dosya üzerinden rücu davası açılmış olduğundan, işbu dava tarihi itibariyle davacı ... ...nın dava açmakta hukuki yararının bulunduğu değerlendirilmiştir.
Ancak ...'ın ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/ ... esas sayılı dosyasında bakanlık aleyhine açtığı sonradan görevsizlik kararıyla .... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilen davanın feragatla sonuçlanması üzerine eldeki dosya açısından davacı bakanlığın davaya devam etmekte hukuki yararı kalmamıştır. Bu şekilde davadaki hukuki yarar şartı sona erdiğinden davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak, dava tarihi itibariyle davacı dava açmakta haklı olduğundan, davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceği değerlendirildiğinden, tarafların yapmış oldukları yargılama masraflarının kendi üzerlerinde bırakılarak, her iki taraf açısından vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 07/02/2023 tarih ve 2022/ ... Esas-2023/... Karar sayılı kararında; " davalılar Malta bayraklı ... imo numaralı ... Gemisinin donatanına izafeten acentesi ... Denizcilik.., Malta bayraklı ... imo numaralı ... Gemisinin işleteni ...Denizcilik, Malta bayraklı ... imo numaralı ... Gemisinin Yediemini ... ...'dır. Dava dilekçesinde Malta bayraklı ... imo numaralı ...
Gemisinin 18/10/2011 tarihinde karaya oturmak suretiyle yakıt sızdırdığını, gemiye 11/06/2020 tarihinde ... ...'ın yediemin olarak atandığını, hadisenin vuku bulduğu tarihte geminin yedieminin sorumluluğu altında bulunduğunu, geminin ... İcra Müdürlüğü tarafından 05/01/2012 tarihinde 1.323.713.17 TL bedel üzerinden satıldığını bu bedel içerisinden yedieminin ücretinin ödendiğini, kalan miktarın .... İcra Müdürlüğü'nün 2010/...
E sayılı dosyası hesabında tutulduğunu, ...'ın söz konusu icra dosyasındaki miktarın tahsili talebi ile ... ... ne dava açmış olduğu ve söz konusu dosyada görevsizlik kararının verildiği ileri sürülerek, deniz kirliliğini önleme ve temizleme bedeli olan 248.942,12 USD'nin fiili ödeme tarihindeki karşılığı faizi ile birlikte talep edilmiştir. Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir.
Bundan başka, davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunması gerekir; yani, dava hakkı, hukuki yarar ile sınırlıdır. Dava açmakta hukuki yararı olmayan kişi, Devletin mahkemelerini gereksiz yere uğraştıramaz. Bu, hukuki korunma (himaye) ihtiyacı olarak da adlandırılmaktadır.
Yani, davacının mahkemeden hukuki korunma istemesinde, korumaya değer bir yararı olmalıdır. ...'ın dava konusu geminin denize yakıt sızdırması sonucu ortaya çıkan deniz kirliliğini temizleyerek, temizleme bedelini TC ... ...'ndan tahsili için dava açtığı, dava henüz derdestken, TC ... ... vekilinin derdest davadan kaynaklı olarak zararının oluşacağını öne sürerek eldeki istinafa konu davayı açmıştır.
Dava dışı ...'ın davacı bakanlık aleyhine açtığı itirazın iptali davası kabul edildikten sonra davadan feragat etmiş olup, davacı bakanlık vekili 06.05.2019 tarihli beyan dilekçesi ile ... tarafından ...'a yapılan herhangi bir ödemenin olmadığı beyan etmiş ise de;
eldeki davanın davalılarının anılan ve feragat ile sonuçlanan davada taraf olmadıkları ve davacı bakanlık vekilinin dava dışı ... ile aralarındaki önceye dayalı ticari ilişkiden kaynaklı karşılıklı alacak ve borçluluk ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin bu ilişki kapsamında doğan önceki bazı borçlarını ödemesi neticesi ...'ın davadan feragat ettiğini,
ancak esasen TC ... ...'nın davaya konu edilen zararının halen giderilmediğini ileri sürmesine göre ... isimli kuru yük gemisinin sebebiyet verdiği çevre kirliliğinden kaynaklı tüm zararlarının giderildiği sonucuna varılamayacağından eldeki davayı açmakta davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta ... isimli kuru yük gemisinin sebebiyet verdiği çevre kirliliğinden doğan zarar talep edilmiş olmakla; mahkemece işin esasına girilip taraf delilleri toplanarak özelikle davacı bakanlığın meydana geldiği ihtilafsız olan çevre kirliliği nedeniyle zararının bulunup bulunmadığı,
eğer zararı mevcutsa dava dilekçesinde talep edilen zarar tutarının kadri maruf olup olmadığı hususlarında davacı bakanlığın uhdesinde tutulan muhasebe evrakları ve ilişkili belgeler üzerinde konusunda uzman bilirkişi tarafından yapılacak inceleme neticesi hazırlanacak rapor ile sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir.
Dava dışı ...'ın, davalı TC ... ... aleyhine açtığı .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E, ... K sayılı davada, Malta Bayraklı ... Gemisinin 18/10/2011 tarihinde ... sahilinde karaya oturduğu, deniz yakıt sızdırması sonucu deniz kirliliğine neden olduğu ... Liman Başkanlığ'nın kirliliğin temizlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması için ...
Gemi..'yı görevlendirdiği, .....'nın zarar tespit komisyon raporu ve liman başkanlığınca yapılan işlemleri içeren dosyayı ... ...'na gönderdiği, ...'ın hizmet karşılığı ücret talebinin ...
Liman Başkanlığı tarafından makul bulunduğu ancak hizmet bedelinin bakanlık tarafından ödenmediği kirliliğe sebep verilen gemiden tahsil edilerek ...'a ödenmesi yolunun seçildiği, geminin hacizli olduğu ancak buna rağmen liman başkanlığının hizmet bedelini ödemediği sebepleriyle hizmet bedeli kapsamında alacak talep edilmiştir. ....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulü ile 248.942,12 USD'nin davalıdan yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Ancak istinaf aşamasında davacı davasından feragat ettiğinden, davanın feragat nedeni ile reddi yoluna gidilmiş, karar 19/06/2018 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı bakanlık vekili tarafından, dava dışı ... ile aralarındaki önceye dayalı ticari ilişkiden kaynaklı karşılıklı alacak ve borçluluk ilişkisinin bulunduğu, müvekkilinin bu ilişki kapsamında doğan önceki bazı borçlarını ödemesi neticesi ...'ın davadan feragat ettiği, ancak esasen TC ... ...'nın davaya konu edilen zararının halen giderilmediği ileri sürüldüğünden, Davacı ...nın ...'a mahsuplaşma sureti ile ödediği bedel ile ilgili rakamsal olarak açıklamada bulunulup, dayanak belgelerinin sunulması konusunda süre verilmiş olup, davacı vekili tarafından dosyaya her hangi bir belge ibraz edilmemiştir.
Dava konusu Malta bayraklı, ... IMO numaralı ... isimli geminin 2011 yılında ... sahilinde karaya oturması sebebiyle verdiği çevre kirliliğinin giderilmesi konusunda yapılan iş ve işlemler ile ilgili hakkediş bedelinin tahsili için ... tarafından ... ve Altyapı Bakanlığı aleyhine .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/...
Esas sayılı dosyasında görülen alacak davası ... lehine sonuçlandıktan sonra ... ve Altyapı Bakanlığı ile anlaşma yapılmak suretiyle davadan feragat edilmiş olduğu belirtilerek, sözkonusu mahsuplaşmanın neye göre yapıldığı, Bakanlığınızın hangi alacağına karşılık olarak ...'ın davasından feragat ettiği konularında bilgi verilip, mahsuplaşma ile ilgili belgelerin gönderilmesi konusunda Davacı ... ve Alt Yapı Bakanlığına müzekkere yazılmıştır. ... ve Alt Yapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü'nden gelen 20/03/2024 tarihli cevabi yazıda.
"Konuyla ilgili olarak Genel Müdürlüğümüzün yapmış olduğu tetkikler neticesinde ilgili firma ile mahsuplaşma yapılmamış olduğu, bu konuda bir belge veya bilgi bulunmadığının tespit edildiği" bildirilmiştir.
Mahkemece ... ve Alt Yapı Bakanlığı'na yazılan 2. müzekkere ile Malta bayraklı ...
IMO numaralı ... isimli geminin 2011 yılında ... sahilinde karaya oturması sebebiyle verdiği çevre kirliliğinin giderilmesi konusunda temizleme çalışması yapılıp yapılmadığı, bu kapsamda temizleme faaliyeti yapılmış ise masrafların kimin tarafından karşılandığı, Bakanlık tarafından bu konuda herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, Bakanlığın zararının olup olmadığı, varsa zararın ne kadar olduğu ve ne şekilde doğduğu konularında bilgi verilmesi istenilmiştir. ... ve Alt Yapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü'nün 04.06.2024 tarihli cevabi yazısında, "Genel Müdürlüğümüzde yapmış olduğumuz tetkikler neticesinde;
bahse konu firma ile ilgi (a) yazı ile Mahkemenize iletilen Sulh Sözleşmesinin yapıldığı, Bakanlığımız tarafından bahse konu firmaya herhangi bir ödeme yapılmadığı, dolayısı ile Bakanlığımızın herhangi bir zararının bulunmadığı hususları tespit edilmiştir." şeklinde beyanda bulunulmuştur.
Bu kez, ...
Bölge Liman Başkanlığı'na müzekkere yazılarak, Malta bayraklı ... gemisinin 18.10.2011 tarihinde ... sahilinde karaya oturması sonucu denize yakıt sızdırarak çevre kirliliğine sebebiyet vermesi olayı ile ilgili olarak; ... tarafından yapılan temizlik çalışmalarından sonra kirliliğinin tamamen giderilip giderilmediği, kirliliğin biyolojik yönden bir zarara neden olup olmadığı, bu kapsamda bölgedeki deniz canlıların yaşama ve üreme faaliyetini olumsuz şekilde etkileyip etkilemediği, yakıt sızıntısının ekosistemi ne şekilde etkilediği, bu yönde bir zararın doğup doğmadığı,
açıklanan hususlarda zarar meydana gelmiş ise deniz canlıları ve ekosistem açısından deniz kirliliğinin olumsuz etkisinin ne kadar sürdüğü, etkinin halen devam edip etmediği konularında bilgi verilip, bu kapsamda Bakanlığın bölgede yapmış olduğu bir çalışma ve düzenlenen bir rapor ve çalışmaya ilişkin belgeler var ise mahkemeye gönderilmesi istenmiştir. ... Bölge Liman Başkanlığı'nın 17/07/2024 tarihli cevabi yazısında.
"Bahse konu geminin 18.10.2011 tarihinde sebep olduğu deniz kirliliği, 5312 sayılı Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesinde Acil Durumlarda Müdahale Ve Zararların Tazmini Esaslarına Dair Kanun kapsamında 22.10.2011 tarihine kadar yapılan çalışmayla ... tarafından giderilmiş olup, kirliliğin deniz ekosistemine olumsuz etkisine ilişkin olarak yapılmış çalışma ve bu hususta düzenlenmiş bir rapor bulunmadığı" bildirilmiştir.
Aynı konuda ... ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen 26/07/2024 tarihli cevapta" 5312 sayılı Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesinde Acil Durumlarda Müdahale ve Zararların Tazmini Esaslarına Dair Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci Fıkrasında, "Acil müdahale plânlarının hazırlanması, kıyı alanlarında acil müdahale plânlarının uygulanması, kirlenmenin türü ve etkilerinin belirlenmesi,
çevreye olan zararların tespiti ve olay sonrası kirlilikten etkilenen alanların rehabilitasyonuna ilişkin yetki, görev ve sorumluluklar ... na, deniz araçlarından kaynaklanan deniz kirliliğinin önlenmesine yönelik acil müdahale plânlarının uygulanması, hazırlıklı olma, kirliliğe müdahale, zararların tazmini ve mali sorumluluk garantilerinin bildirimi konularında icraya ilişkin yetki, görev ve sorumluluklar ... ve Altyapı Bakanlığı'na aittir." hükmü kapsamında ... 'nın görev ve yetkisinde olması sebebi ile Bakanlığımızca bir rapor düzenlenmemiştir.
Bununla birlikte, 5312 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 38 ve 39 uncu maddesi hükmü kapsamında İl Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü başkanlığındaki Zarar Tespit Komisyonunun hazırlamış olduğu tutanak dosyamızda bulunmakta olup Ekte gönderilmektedir." denilmektedir.
... başkanlığındaki Zarar Tespit Komisyonunun ... Gemisi kazası konulu 15.05.2012 tarihli toplantı tutanağı şu şekildedir;
"... Liman Başkanlığının 28.11.2011 tarih ve 11143 sayı ile Müdürlüğümüze giriş yapan yazısında 18.10.2011 tarihinde ... sahilinde karaya oturan ve denize yakıt sızdıran Malta Bayraklı ... adlı kuru yük gemi kazası neticesinde ... firmasınca yapılan temizliğin 5312 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği Kapsamında Zarar Tespit Komisyonunca değerlendirilmesi istenmektedir.
Sözkonusu olaydan meydana gelen kirliliğin 18.10.2011 tarihli yazısı ile gemi inşa sanayicileri A.Ş. görevlendirilmiştir. Sözkonusu firma 18.10.2011 tarihinde temizlik çalışmalarına başladığı 22.10.2011 tarihinde tamamladığı, firma tarafından İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğüne sunulan ... gemisi petrol kaynaklı deniz kirliliği müdahale sonuç raporunda belirtilmiş ve yapılan çalışmalara ait krolonojik sırada fotoğraflara aynı dosyada yer verilmiştir
Konuyla ilgili gerekli değerlendirmelerin yapılabilmesi için aşağıda yer alan kurum ve kuruluş temsilcileri ile zarar tespit komisyonu toplanmış olup, yapılan toplantıda. (1)-Söz konusu olaydan zarar görmüş olayların olup olmadığı hususunda 5312 sayılı kanunun uygulama yönetmeliği 42.maddenin 2.fıkrası gereği bölgede ... liman başkanlığınca bulunulan ilana istinaden.
A- ... tarafından 23.01.2012 tarih ve 312 sayılı yazıları ile balıkların petrolle kirlenmesi nedeni ile tutulamayacak şekilde olduğundan 35.000 TL civarında zarara uğradıkları yönünde b- ... SU ÜRÜNLERİ kooperatifi tarafından 18.01.2012 tarih ve bila sayılı yazı ile balıkların kirlenmesi nedeni ile tüketilemeyecek olması durumu ile 25-30 bin TL ve ağların maddi zararı için 2000 TL maddi zarara uğradıkları yönündeki talepler ... liman başkanlığına iletilmiştir.
Sözkonusu talepler 5312 sayılı kanunun uygulama yönetmeliği 42.maddenin 3.fıkrası gereği görsel ve yazılı bilgi ve belgelere dayanmadığından makul bulunmamıştır. (2)-... tarafından bölgede yapılan temizlemeye ilişkin masraflar ... liman başkanlığına sunulmuş olan ekte kalem kalem detayları verilen toplam KDV dahil 247.942,12 USD fatura bedelli komisyonca incelenerek makul görülmüştür. Yukarıda belirtilen maddelere oy birliği ile karar verilmiştir." şeklindedir.
Dosya İstinaftan döndükten sonra alınan 07.02.2024 tarihli Bilirkişi raporunda özet olarak; ... gemisinde yakıt bulunmadığından karaya çarpma sonucu geminin karinesinde meydana gelen hasardan ötürü meydana gelen sızıntının sintine suyundan ötürü oluştuğunun anlaşıldığı, meydana gelen kaza ve kirlenmeden ötürü ...
Liman Başkanlığı’nın 18.10.2011 tarihli yazılı görevlendirmesi neticesi ... şirketini gerekli temizleme çalışmalarını yürütmüş ve bunun sonucunda deniz çevresinde sızıntıdan ötürü meydana gelen kirliliğin ortadan kaldırılmış olduğu, ... şirketi ayrıca geminin çevresini bariyerler ile çevirerek kirliliğin denize yayılmasının önlemiş olduğu, ... şirketinin bu hizmetleri karşılığında zarar tespit komisyonunca tespit edildiği üzere 248.942,12 ABD Doları alacağı doğduğu,
davacının dosya mündeceratında bulunan belgeler kapsamında ... firması ile mahsuben sulh olmasına gerekçe oluşturan geçmişe yönelik alacak ilişkisini araştırmış ancak sadece ... gemisinin meydana getirmiş olduğu çevre zararının temizlenmesine ilişkin belge ve bilgilere ulaşılmış olup mahsuplaşmaya gerekçe olacak olan geçmişe mütevellit bir ödenmemiş alacak ilişkisinin varlığına delil bulunamamıştır.
Dolayısı ile Davacı bakımından ... firmasına yapılmış bir ödemeye delil bulunamadığı gibi mahsuplaşmaya ilişkin dosyaya sunulmuş bir delil de mevcut değildir.Davacı tarafından ... firması ile yapıldığı belirtilen mahsuplaşmaya ait belgelerin dosyaya sunulamaması ve alacaklı ... firmasının da davadan feragat etmiş olması nedeniyle dosyada şeklen alacaklının kalmamış olduğu, ...’ın alacağının ... gemisi donatanına yönlendirilmesi ve öncelikle geminin icra yoluyla satışından elde edilen gelirden tahsil edilmesi yoluna gidilmesi gerekirken, bu konuda gecikilmesinden ve sıra derecesinde yer alınmamış olmaktan davacı tarafın kusurlu olduğu;
“kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı” (Nemo auditur propriam turpitudinem allegans) genel ilkesinin dikkate alınması gereği, İstinaf mahkemesince “bakanlığın uhdesinde tutulan muhasebe evrakları ve ilişkili belgeler üzerinde konusunda uzman bilirkişi tarafından yapılacak inceleme yapılması”nın istenmiş olduğu hususu da dikkate alınmış, ancak, dosyada böyle bir muhasebe kaydı bulunmadığından, heyetimizce inceleme yapılamadığı, mahsuplaşmaya ilişkin kayıtların dosyaya sunulmadığı,
Bakanlığın zararının tespit edilmesi için ... firmasına yapılmış bir ödemenin veya mahsuplaşmaya esas teşkil edecek bir alacağın sunulan belgelere göre tespit edilemediği" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davada, davacı ...'nın ... isimli kuru yük gemisinin sebebiyet verdiği çevre kirliliğinden doğan zararının davalılardan tahsilinin talep edilmektedir.
İstinaf Mahkemesi kararında, "mahkemece işin esasına girilip taraf delilleri toplanarak özelikle davacı bakanlığın meydana geldiği ihtilafsız olan çevre kirliliği nedeniyle zararının bulunup bulunmadığı, eğer zararı mevcutsa dava dilekçesinde talep edilen zarar tutarının kadri maruf olup olmadığı hususlarında davacı bakanlığın uhdesinde tutulan muhasebe evrakları ve ilişkili belgeler üzerinde konusunda uzman bilirkişi tarafından yapılacak inceleme neticesi hazırlanacak rapor ile sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğine" karar verilmiştir.
Dosya İstinaf Mahkemesinden döndükten sonra toplanan delillere göre; davacı ... ...'nın, ... gemisinin sebebiyet verdiği çevre kirliliğinden dolayı temizlik faaliyetini yürüten ... firmasına yapılmış bir ödemesi veya mahsuplaşmaya esas teşkil edecek bir alacağının bulunduğu tespit edilemediği gibi, davacı Bakanlığın olay nedeniyle herhangi bir zararının doğduğu da ispatlanamadığından, bu nedenle davanın reddine karar vermek gerektiği sonucuna varılmıştır.
Dava dışı ...'ın, davacı ... ... aleyhine açtığı .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E, ... K sayılı (sonradan feragatla sonuçlanan) dava nedeniyle, davacı Bakanlığın eldeki dosyaya konu davayı açmakta (dava tarihi itibariyle) haklı olduğu, bu nedenle davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceği değerlendirildiğinden, bu doğrultuda "tarafların yapmış oldukları yargılama masraflarının kendi üzerlerinde bırakılarak, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına" karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Tarafların yapmış oldukları yargılama masraflarının kendi üzerlerinde bırakılarak, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,
4- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair,taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/01/2025
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/111, K. 2025/32, 17 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama