KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/167 Esas
- Karar no
- 2024/375
- Dava
- İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/04/2023
Karar Metni
1.620 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalının taşıyan acentesi olduğunu, aralarında akdi ilişki bulunmadığını, davalının haksız bir şekilde ilave gelir yaratmak amacıyla dayanaksız masraf ve ödemeler talep ettiğini, navlun dışındaki gelirlerin ancak gerekli/zorunlu masraflar olabileceğini, bunun dışında ödeme talep edilemeyeceğini, yurt dışından iplik satın alındığını, ithalata konu emtiaların Shanghai Limanından, İzmir Limanına ... nolu konşimento tahtında ...
Line tarafından Türkiye'ye taşındığını, acente olarak davalının ifa yardımcısı olarak taşımada yer aldığını, konşimentoda navlun peşin ödendiğini ve FCL/FCL kayıtlarının yer aldığını, taşıyanın yükü konteynerden boşaltıp geçici depolama yerine bırakana kadar taşıma taahhüdünün devam ettiğini, varış ihbarında TCDD'den yapılacağının bildirildiğini ancak davalı firma tarafından "dokümantasyon ücreti, ISPS güvenlik ücreti, gemi güvenlik hizmet bedeli, konteyner kontrol ücreti, yük bildirim ücreti, geçici kabul ücreti, tahliye nezaret ücreti,
tahliye ücreti" gibi haksız ücretlerin emtia tesliminden önce peşin olarak ödenmesi gerektiğinin ifade edildiğini, emtianın beklemesi ve gecikmesinden doğacak zararın engellenmesi adına faturaların ihtirazi kayıtla ödenmek zorunda kalındığını, İstanbul 28.1cra Md'lüğü 2022/5207 sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ancak takibe itiraz edildiği belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Faturalara itiraz edilmediğini, TTK m.21 uyarınca faturaların kesinleştiğini, yargı yerinin Londra Mahkemeleri olduğunu, alacak kalemlerinin teslim için yapılan zorunlu masraflar olduğunu, faturalara konu her bir kalemin hukuki dayanağının bulunduğunu ve Yargıtay'ca kabul gördüğünü, ithalatta lokal masraflar olarak kabul edilen bu giderlerin yurt içinde acente tarafından belirlendiğini ve ithalatçı firmanın sorumluluğunda olduğunu, dava konusu hizmetlere ilişkin ücretlerin ödeneceğinin davacı yanca taahhüt edildiğini, konşimentoda yer alan"free out kaydının boşaltmaya dair işlemlerin gönderilenin sorumluluğunda olduğuna işaret ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 06/07/2023 tarihli celsesinde verilen ara karar uyarınca dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, bilirkişi heyetinden aldırılan raporda özetle.
Dökümantasyon ücreti, tahliye ücreti, konteyner giriş çıkış ücreti vb. isimler altında çeşitli alacakların Türk limanlarında uygulamada acenteler tarafından eşyanın gönderileninden talep ve tahsil edilmesinin mutad olduğu; bu mutad uygulamanın ticari örf ve adet kuralı haline gelip gelmediği hususunda takdirin münhasıran mahkemeye ait olduğu, mutad uygulamanın ticari örf ve âdet kuralı olmadığı kabul edildiği takdirde değerlendirmenin TTK'nın ilgili hükümleri çerçevesinde yapılması gerekeceği, acentenin ancak, taşıyanla arasındaki acentelik ilişkisi gereği verdiği,
hizmetler dışında gönderilene bir hizmet sunarsa bunun bedelini talep edebileceği; talep edilen her bir alacak kaleminin bu açıdan değerlendirilmesi gerekeceği, gönderilenden onun hesabına yapılmış bir gider talep ediliyorsa, bu giderin hangi hizmete ilişkin olduğunun, sunulan hizmetin ne olduğunun ortaya konulması ve bu hizmetin gönderilen için yapıldığının kanıtlanması gerektiği; bu hususların ispatlanmış sayılıp sayılamayacağı hususunda takdirin münhasıran mahkemeye ait olduğu,
acentenin gönderilen adına ödediği ücretleri gönderilenden talep ederken TTK m. 20 uyarınca buna uygun bir ücret eklemesinin, dolayısıyla yapılan bu iş, görülen bu hizmet için uygun bir ücret istemesinin mümkün olduğu, satış sözleşmesinin navlun sözleşmesinden bağımsız bir sözleşme olduğu; satış sözleşmesinde kararlaştırılmış olan teslim şeklinin, bir giderin acente tarafından gönderilenden talep edilip edilemeyeceği hususunda dikkate alınamayacağı, Uyuşmazlık konusu her bir alacak kalemi bakımından ise, dökümantasyon ücretinin davacıdan talep ve tahsil edilmesinin yerinde olmadığı,
ISPS güvenlik bedeli, ekipman denetim ve kontrol ücreti, yük bildirim ücreti ve geçici kabul bedelinin davacıdan talep ve tahsil edilebileceği, tahliye ücreti ile acente tahliye nezaret ücreti bakımından ise, "FO" kaydını havi ... numaralı konişmento tahtında taşınan 2 adet 40'lık konteynerin gemiden boşaltılması masrafı gönderilene ait olduğundan, bu konteynerlere ilişkin tahliye ve tahliye nezaret ücretlerinin gönderilenden talep edilebileceği;
buna karşılık "FO" kaydını ihtiva etmeyen ... numaralı deniz yük senedi tahtında taşınan bir adet 20'lik konteynerin gemiden boşaltılması masrafı TTK m. 1167/1 uyarınca taşıyana ait olduğundan, bu konteynere ilişkin tahliye ve tahliye nezaret ücretlerinin gönderilenden talep edilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda mahkememizin 08/02/2024 tarihli celsesinde verilen ara karar uyarınca bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, aldırılan ek raporda özetle; verilen ilk rapordaki görüşlerinin değişmediğini bildirmişlerdir.
Dava, deniz taşımasına ilişkin olarak ihtirazi kayıtla ödenen ISPS, Gemi Güvenlik Hizmet Bedeli, Tahliye Ücreti, Dokümantasyon Ücreti, Tahliye Acente Nezaret Ücreti, Yük Bildirim Ücreti, Geçici Kabul Ücreti, Konteyner Kontrol Ücreti açıklamalı fatura bedellerinin iadesi isteği ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davacının satın almış olduğu emtiaların Haifa Limanından İstanbul limanına taşımasının yapıldığı, ... ın taşıyan, davacının gönderilen, davalının ise taşıyanın varma limanı acentesi olduğu görülmektedir.
Davacı vekili taşıyanın gönderilenden navlun dışında ücret talep edilemeyeceğini, fatura bedellerinden davacının sorumluluğunu bulunmadığını, iadesinin gerektiğini ileri sürmektedir. Davalı taraf ise iadesi istenen bedellerin acente sıfatıyla mevzuat uyarınca verilen hizmetlere ilişkin ücret olduğunu belirtilerek davanın reddi talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık varma limanında ISPS, Gemi Güvenlik Hizmet Bedeli, Tahliye Ücreti, Dokümantasyon Ücreti, Tahliye Acente Nezaret Ücreti, Yük Bildirim Ücreti, Geçici Kabul Ücreti açıklamalı fatura bedellerinden gönderilenin sorumlu olup olmadığı hususundadır. Taşımalara konu mal faturasına göre satışın CIF teslim şekli ile yapıldığı görülmektedir. Buna göre varış yerindeki masraflardan alıcı sorumlu olacaktır.
TTK 1203. maddesinde " Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." düzenlemesi bulunmaktadır.
Anılan hükme göre gönderilenin sözleşme veya konişmentoya göre ödemesi gereken alacaklar ile kendisi adına yapılmış masrafları ödemesi gerekmektedir. Davacı ile satıcı arasında CIF teslim şeklinde yapılan sözleşme gereği varma limanı masrafları gönderilen üzerinde ise de TTK 1203.
Maddesi hükmüne göre gönderilenin sorumlu olduğu bu bedellerin her bir taşıma için navlun sözleşmesi ve konişmento kayıtları doğrultusunda tespit edilmesi, navlun kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava konusu konişmentolarda yükün konteyner sahasına kadar taşıyan hakimiyetinde olduğunu gösterir CFS/CFS, CY/CY gibi kayıtlar ile tahliye boşaltma giderlerlerinin gönderilenin sorumluluğunda olduğunda olduğunu gösterir FO kaydının bulunmadığı görülmektedir. Davalı vekili konişmentodaki "free out term" ifadesinin FO kaydı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de bu kayıt boşaltma masraflarını değil demuraj ücretine ilişkin şartları düzenlemektedir.
Bu durumda TTK 1167 maddesine göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. TTK 1167. Maddesinde " Sözleşme, boşaltma limanı düzenlemeleri ve bunlar yoksa yerel teamül ile aksi öngörülmüş olmadıkça, eşyanın gemiden çıkartılması gideri taşıyana, geri kalan boşaltma giderleri ise gönderilene aittir." düzenlemesi bulunmakta olup buna göre tahliye masraflarının taşıyana ait olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda dökümantasyon, tahliye ücreti, konteyner giriş çıkış gibi masrafların acenteler tarafından gönderilenden talep edilmesinin mutad olduğunu, teamül haline gelip gelmediğini Mahkemece değerlendirilebileceği belirtilmiş ise de Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre bir hususun ticari teamül olarak kabul edilmesi için adet haline gelmesi, zamanla herkes tarafından uyulmak suretiyle kararlı bir nitelik kazanması gerekmekte olup genel uygulamanın bu yönde olması TTK 1167.
Maddesi anlamında ticari teamül olarak olarak kabulü için yeterli değildir. Bu nedenle davalının tahliye ve tahliye nezaret ücretini talep edemeyeceği değerlendirilmiştir. Davaya konu Ekipman Denetim Kontrol Ücreti, ISPS, Gemi Güvenlik Hizmet Bedeli, Geçici Kabul Ücreti nin TTK 1203 maddesi gereğince gönderilen adına yapılan masraflardan olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında, varma limanında yükün tahliyesine ilişkin işlemlerin davalı tarafından yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yükün gönderilen tarafından teslim alındığı, buna göre taşıyan veya onu temsilen acentesi tarafından tahliyeden ve gönderilene teslime kadarki süreç içerisinde gönderilen adına yapılıp TTK 1167. maddesi kapsamında " diğer boşaltma gideri " olarak değerlendirilecek olan bu masraflardan davacı tarafın sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Dava konusu faturalarda belirtilen Yük Bildirim Ücreti ve Dökümantasyon Ücreti ise niteliği itibariyle boşatma gideri olmayıp konişmentodaki kayıtlar ve TTK 1167. maddesinden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yük bildirim ücreti, yükün geldiğinin gönderilene bildirilmesi nedeniyle talep edilmekte olup, bu bildirimin navlun kapsamında yapıldığı, yine dökümantasyon ücreti ise konişmentonun ibrazı üzerine gönderilenin haklı hamil olduğunun tespiti, taşımaya ilişkin belgelerin tasnif edilmesi ve saklanmasının karşılığı olarak talep edilen bir ücret olup bu hizmetlerin taşıyan adına verildiği, anılan bu hizmet bedellerinin gönderilenden talep edilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu taşımalarda Dökümantasyon Ücreti ,Yük Bildirim Ücreti, Tahliye Ve Tahliye Nezareti ücretinin gönderilenden talep edilemeyeceği ve iadesinin gerektiği , limanda yüke ilişkin olarak yapılan "diğer boşaltma gideri" niteliğindeki ..., Gemi Güvenlik Hizmet Bedeli, Konteyner Kontrol Ücreti, Geçici Kabul Ücretinin taşıyan tarafından talep edilebileceği kanaatine varılarak taşıyanın talep edemeyeceği bedellerin iadesi gerekmekle faturalardaki bu hizmetler için ayrı ayrı belirlenen tutarlar dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/167, K. 2024/375, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama