KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Esas no
- 2024/245 Esas
- Karar no
- 2025/673
- Dava
- İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/05/2024
Karar Metni
1.730 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yurtiçi ve yurtdışı kara, deniz, hava yolu taşımacılığı alanında hizmet veren bir şirket olduğunu, müvekkilinin unvanının ... HİZ. İÇ VE DIŞ. TİC. A.Ş.'den 08.05.2024 tarihinde unvan değişikliğine gidilerek ... ... A.Ş. olduğunu, davalı ... ... LTD.
ŞTİ.'nin talepleri üzerine verilen taşıma hizmeti neticesinde müvekkili şirketin davalı borçludan 27.10.2023 tarihli ... numaralı faturaya istinaden 43.173,13 USD tutarında alacağı bulunduğunu, müvekkili şirketin davalı/borçluya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirdiğini, bu taşıma ilişkisi sonucu karşı tarafın ödemesi gereken taşıma hizmetinden kaynaklı borcu doğduğunu, ancak davalı/borçlunun taşımanın başlangıcında navlun ücretini ödemiş olmasına rağmen taşımanın devamında oluşan diğer borçlarını ödemediğini,
alacağın tahsili için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak defalarca kez müracaat edilmiş ise de herhangi bir olumlu netice elde edilemediğini ve bunun üzerine davalı tarafa karşı .... İcra Müdürlüğü 2023/...
Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılması zorunluluğu hasıl olduğunu, davalının itirazları neticesinde durdurulan icra takibinin devamı amacıyla müvekkili şirket tarafından ilk olarak 6102 sayılı TTK 5/A. maddesi gereğince arabuluculuk başvurusu yapıldığını, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da iş bu görüşmelerden de bir sonuç alınamadığını, fazlaya dair ve başkaca hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile ....
İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosyasına vaki borca itirazın iptali ve takibin devamına, davalının alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı ancak cevap sunulmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce ....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talimat yolu ile resen seçilen bilirkişi Serbest Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen 06/12/2024 havale tarihli raporda özetle; davalıya ait 2023 yılı ticari defterleri incelendiği, buna göre noter açılış tasdikine tabi olan Yevmiye, Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdikleri ile yine noter kapanış tasdikine tabi olan Yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin 6102 sayılı TTK madde 64 ve 6100 sayılı HMK madde 222'ye göre yasal sürelerinde onaylatılmış olduğu, muhasebe kayıtlarının da Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri ve Tek Düzen Hesap Planı'na uygun olarak tutulmuş olduğu,
davalıya ait 2023 yılı ticari defterlerin incelenmesi sonucunda; icra ve dava konusu edilen 27.10.2023 tarih, ... no.'lu ve 43.173,13 USD tutarlı davacı tarafından kesilen satış faturasının davalıya ait ticari defterlerde kaydının bulunmadığı, ayrıca bunun dışında da davacı ile aralarında herhangi bir cari hesap kaydı bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ..., Uzakyol Kaptanı ... ve Taşıma Uzmanı ... tarafından tanzim edilen 04/03/2025 havale tarihli raporda özetle; dava konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının davaya konu bedelleri fiili taşıyana ödediği, davacının davalı ile mail yazışmalarında yer aldığı, davalının taşıma sürecini kendi adına yürüttüğünün karine olarak kabul edilebileceği, davalının sıfatı konusunda nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, davalının husumet yönünde aksine iddia ve itirazı olmadığı, savunma da yapmadığı,
kendi adına yük ilgilisi hesabına süreçte yer aldığı değerlendirilerek; taşımaya aracılık eden taşıma komisyoncusu sıfatıyla bu bedelden sorumlu olduğunun değerlendirildiği, davalının sıfatı kabul edilmesi halinde, davacının davalıdan 43.173,13 USD alacağının bulunduğu, sektörel uygulamaya uygun hesaplama yapıldığı, davacının dava dışı fiili taşıyana karşı katlandığı tutara ek yapmadan aynen yansıttığı sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
Talimat yolu ile resen seçilen bilirkişi Serbest Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen 01/07/2025 havale tarihli ek raporda özetle; davacı tarafından davalı adına kesilmiş olan 13.06.2022 tarih, ... nolu, 2.120,00-USD. (36.164,87-TL.'lik) NAVLUN BEDELİ faturasının davalıya ait ticari defterlerde kayıtlı olduğu, işbu faturaya ait ödeme kaydının ise aynı fiş içerisinde 100-KASA HESABI kullanılarak peşin ödeme şeklinde işlenmiş olduğu, 31.12.2022 tarihli kapanış fişinde davacıya ait herhangi bir borç alacak bakiyesinin görünmediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında alıcının yükü teslim almaması nedeniyle varma limanında meydana gelen demuraj, detantion ve lokal masrafların davalı taşıtandan tahsili isteğiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın; davalının davaya konu fatura bedellerinden sorumlu olup olmadığı, talep edilen bedelin tarifeye ve piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığı, davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.
Dosyaya ibraz edilen ... Nolu 12.06.2022 Tarihli Konşimentoda Göndereni ... Ltd. Şti., alıcısı ... Ltd. olan konşimento ile ... Nolu 1 x 40 HO konteyner muhtevası emtianın ... isimli gemi ile İstanbul limanından Tokyo limanına taşındığı anlaşılmaktadır. Konşimentonun dava dışı fiili taşıyan ... ... tarafından düzenlendiği görülmektedir.
Dava konusu somut olaydaki ihtilafın, konişmentoda taşıtan olarak yer almayan davalının varma limanında alıcı tarafından emtianın teslim alınmaması nedeniyle oluşan masraflardan sorumlu olup olmadığı, emtiayı taşıtanın davalı taraf olup olmadığı, takibe konu edilen faturanın davalının ticari defterlerinde kayıt altına alınıp alınmadığı, akti taşıyan konumundaki davacının fiili taşıyana fatura bedellerini ödeyip ödemediği noktasındadır.
Davacı ve davalı tarafın ticari defterleri mali müşavir bilirkişiler tarafından incelenmiş konişmentoya konu taşıma nedeniyle davacı tarafından davalı adına 13.06.2022 Tarihli 2120 USD bedelli Navlun Faturasının düzenlendiği faturanın davalı tarafın ticari defterlerinde kayıt altına alındığı tespit edilmiştir. Böylece davalının emtiayı taşıtan olduğu pasif dava ehliyetinin bulunduğuna kanaat getirilmiştir. Dava Dışı Fiili Taşıyan ...
Tarafından Davacıya Düzenlenen 18.09.2023 Tarihli Faturada Liman Hizmet bedeli: 5.748,43 Usd Diğer: 16,20 Usd Demuraj Bedeli: 36.612,00 Usd Konteyner ardiye bedeli: 796,50 Usd olmak üzere Toplam: 43.173,13 Usd talep edildiği dava konusu masrafların da dahil olduğu faturanın davacı tarafından ...'ye ödenmiş olduğu ve davada aktif dava ehliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Davacı tarafından Davalıya Düzenlenen 27.10.2023 Tarihli Fatura 43.173,13 Usd bedelli faturanın davalının ticari defterlerinde kayıt altına alınmadığı fakat BA/BS formlarıyla vergi dairesine bildirimde bulunduğu tespit edilmiştir. ( Mersin/...vergi dairesi yazı cevabı) Dava dışı fiili taşıyan ... firmasına müzekkere yazılarak emtianın teslim alınıp alınmadığı ile demuraj tarifesini mahkememize bildirilmesi talep edilmiş emtianın teslim alınmadığı yönünde cevap verilmiştir.
Konteyner üzerinde tasarruf hakkı bulunan kişi, gönderilenin belli bir süre içinde konteyneri iade etmesini ister, çünkü konteyneri başka taşımalarda kullanacaktır.
Bu sebeple konteynerin gönderilen tarafından iadesi için genellikle belli süreler kararlaştırılmakta, bu süreler için, arlan oranlara göre ödemelerin yapılması istenmektedir Söz konusu ücret, dolu olarak gelen konteynerlerin gemiden tahliye edildiği gün ile içerisindeki eşyanın konteynerden boşaltıldığı güne kadar geçen süre, belli bir gün adedinden fazla ise taşıyana ödenen bir ücrettir Bu ödemelere de, gemilerin gecikmesi hâlinde ödenen "demoraj" teriminden türetilmiş olarak "konteyner demorajı" denilmektedir Bu istem, konteyner gecikme ücrcti yahut konteyner işgaliye ücreti olarak ifade edilebilir.
Konteynerlerin iadesindeki gecikme sebebiyle bir bedel isteyebilecek kişi navlun sözleşmesine göre "taşıyan"dır. Söz konusu taşıyan taşıma işini fiilen yerine getirmiş olan kişidir. Navlun sözleşmesinin gönderileni eğer navlun sözleşmesinin aynı zamanda tarafı değilse, diğer bir ifadeyle, taşıtan değilse anılan ücret ve masrafların borçlusu değildir. Ancak TTK 1203 maddesi koşullarının gerçekleşmesi hâlinde gönderilen söz konusu masraflardan sorumlu hâle gelir.
Gönderilenin TTK 1203 maddesi kapsamında yer alan kalemlerden sorumlu tutulabilmesi, iki koşulun bir arada gerçekleşmesine bağlı kılınmıştır. Buna göre, gönderilenin sorumlu olabilmesi için, konişmento veya konişmentonun atıf yaptığı navlun sözleşmesinde gönderilenin anılan borçlardan sorumlu olacağı ilkesine yer verilmesi ve yükün gönderilen tarafından tesliminin istenmesi gereklidir. Bu koşullar karşılandığında taşıtan borçtan kurtulur.
Somut olayda emtia alıcı tarafından teslim alınmamış olduğundan oluşan masraflardan taşıtan sorumludur.
Davalı tarafça, davaya cevap verilmemişse de ; navlunun davalı tarafından ödendiği kabul edilmiş olup, mail yazışmaları, BS formları ile davalı şirketin taşıma işlerini organize ettiği anlaşılmıştır. Buna göre dava dışı alıcı firma arasındaki satım ilişkisinden bağımsız olarak, davacı ile taşıma ilişkisini kuran ve navlun bedelini ödediği anlaşılan davalının uyuşmazlık bakımından taşıtan sıfatını haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Buna göre TTK 1200 maddesi ile TTK 1203 ve TTK 1205 maddelerinin mefhumu muhalifinden, emtiaların alıcı tarafından alınmamış olması nedeni ile oluşan masraflar bakımından taşıtan sıfatı ile davalının sorumlu olduğu mahkemece kabul edilmiştir.
Davaya konu konteynerlerin varış limanına ulaştığı ve nihai olarak yükün tasfiyesi sonrasında dava dışı fiili taşıyana boş olarak teslim edildiği tarihler bakımından uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dosyada mübrez bilgi ve belgelere göre, Konteynerin 12.06.2022 tarihinde ... isimli gemiye yüklenmiş olduğu, 14.07.2022 tarihinde aktarma limanında tahliye edilip 25.07.2022 tarihinde aktarma limanında ... isimli gemiye yüklendiği, 04.08.2022 tarihinde Tokyo limanında tahliye edildiği konteynerin alıcıya teslim için limandan çıktığı ve boş olarak limana geri geldiği tarih 17.02.2023 olduğu ve buna göre dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, taşımaya konu olan ardiye,liman hizmet bedeli, demuraj tarifesi üzerinden yapılan hesaplama neticesinde toplamda 43.173,13 USD masraf oluştuğu açıklanmıştır.
Bilirkişi raporundaki tespitin hüküm kurmaya yeterli olduğuna kanaat getirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle,davacı tarafından davaya konu edilen faturanın davalı tarafından Vergi Dairesine bildiriminin yapıldığı, ilgili yüklerin taşıtanı olduğu anlaşılan davalının TTK 1200maddesi ile TTK 1203 ve 1205 maddelerini mefhumu muhalifi uyarınca davaya konu bedeller bakımından sorumlu olduğu buna göre neticede davanın tam kabulüne dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
Davacı yanın icra inkar tazminatına ilişkin talebinin değerlendirilmesinde ise; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit bir alacak niteliğinde olması gerekir. Genel bir kavram olarak, likit alacak tutarı belli, muayyen, bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır.
Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek, miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yok ise likit bir alacaktan söz edilemez.
(YHGK 17/10/2012 gün 2012/9-838-715 sayılı İlam) Somut olayda, davalı tarafından tespit edilebilir bir alacak söz konusu olduğu alacağı ticari defterlerine kayıt ettiği, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/245, K. 2025/673, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama