KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2018
- Esas no
- 2015/552 Esas
- Karar no
- 2018/1052
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/06/2015
Karar Metni
1.125 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı alacaklı müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari mal alım satım ilişkisinin bulunduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete 17.05.2011 tarihinde 12.135,00 TL, 01.06.2011 tarihinde 4.135,98 TL , 22.06.2011 tarihinde 6.534,20 TL ve 27.10.2011 tarihinde 22.767,48 TL'lik gözlük ve gözlük malzemeleri sattığını, bu ilişkiye istinaden müvekkilinin, davalı şirketten 19.939,86 TL bakiye alacağının bulunduğunu, davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine aleyhine ...
İcra Müdürlüğü’nün ...
E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra haksız ve kötü niyetli olarak ödeme emri ve borca itiraz ettiğini, müvekkil şirkete olan borcunu sıralı senetler ile ödediğini bildirdiğini, müvekkili şirkete herhangi bir borcu olmadığını beyan ettiğini ve icra takibinin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı ödeme savunmasında bulunması nedeni ile taraflar arasındaki ticari ilişkiyi kabul ettiğini, ancak davalının yapmış olduğu ödeme savunması gerçeği yansıtmadığını, davalının, müvekkili şirkete toplam 20.000,00- TL senet ile ödeme yaptığını, bu ödemelerin davalının hesabından düşüldüğünü,
bunun sonucu müvekkilinin, davalı şirketten 19.939,86 TL bakiye alacağının kaldığını, davalıdan alacaklarının haklı olduğunu, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı tarafın borca ve faize ilişkin itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun kötü niyetle alacağın tahsil edilmesini geciktirmeye yönelik olduğunu, belirterek, sonuç olarak; davalı borçlunun ... İcra Müdürlüğü’nün ...
E. sayılı dosyasına vaki itirazının 19.939,86 TL tutarında iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş ve duruşmalara da katılmamıştır.
Uyuşmazlık; mal alış verişinden kaynaklanan cari hesap alacağına dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67/1-2. maddesi “[1] Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. [2] Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” hükmünü amirdir.
... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyası celp edilmiş, tetkikinden davacı-alacaklı tarafça davalı borçlu aleyhine cari hesaba dayalı 19.939,86-TLcari hesap alacağı, 8.687,77-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.627,63-TL miktar üzerinden takip başlatıldığı, yapılan ilamsız icra takibine davalı-borçlu tarafından süresi içinde itiraz edildiği ve davacı-alacaklı tarafça yasanın öngördüğü 1 yıllık süre içerisinde mahkememize “itirazın iptali” davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı takip dosyasına yaptığı itirazda; davacının cari hesap alacağını sıralı senetlerle ödediğini, borcu olmadığını iddia etmiştir.
Tarafların yasal ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak; defterlerde gözüken alacak ve borç kayıtları ile hesap bakiyeleri tespit edilip, iddia , savunma ve itirazlar ile dosyaya sunulan belgeler değerlendirilerek varsa takip tarihi itibariyle davacı alacağının saptanmasına ilişkin mali müşavir ...'dan alınan raporda özetle;
davacı firmanın davalı firmaya çeşitli tarihlerde gözlük çerçevesi ve gözlük satışı yaptığını, irsaliye ile teslim ettiğini, irsaliyelerin imza karşılığı teslim edildiği ancak teslim alan kısmının tam okunamadığı için kimler tarafından teslim alındığının tespit edilemediğini, davacı firmanın irsaliye ile teslim edilen mal bedellerini davalıya fatura olarak yansıttığı ve yansıtılan faturaları davalının belli bir kısmını senet olarak cari hesaba mahsuben ödendiğinin görüldüğünü, tüm ödemler düşüldükten sonra aşağıda fatura numarası, tarihi,
yevmiye numarası .detaylı şekilde verilen ... n.olu-... n.olu -... n.olu faturaların senet ile ödendiği 27.10.2011 tarihli faturadan kalan 19.939.86 TL 'nin ödenmediğinin tespit edildiği bildirilmiştir.
Davaya konu faturaların tarafların BA - BS kayıtlarına işlenip işlenmediği hususunda bilirkişiden alınan 23/03/2018 tarihli ek raporda özetle; davalı tarafından 22.6.2011 tarihli ve ... no.lu 3.718,50- TL KDV hariç tutarlı faturanın beyan edilmediğinin tespit edildiğini,davacı tarafından 5.000,00-Tl ve yukarısı mal ve hizmet alımlarının beyan edildiği BA formunda, davacının 2011/05 BS dönemi BS formunda 3. Satırda davacı şirketin 1 adet 10.725,00-Tl bildiride bulunduğunun, davacı yanın 2011-06 BS dönemi için BS formunda 1. Satırda davacı şirketin 2 adet 9.283 TL bildirimde bulunduğu form üzerinde görüldüğünü,
davacının 2011-10 BS dönemi yılı BS formunda 4. Satırda davacı şirketin 1 adet 21.081-TL bildirimde bulunduğunun form üzerinde görüldüğünü, davacı tarafın cari hesap alacağına konu tüm faturaların BS formunda bildirildiğini, davalının bildirimde bulunduğu 2011 yılı BA formlarında davacının cari hesapalacağını oluşturan 4 adet faturadan 3 adedinin bildirdiği davalının toplam KDV hariç 37.371,00-TL bildiride bulunduğu, davacının bildirimde bulunduğu 2011 yılı BS formlarında dava konusu cari hesap alacağını oluşturan 4 adet faturadan 4 adetini de bildirdiği toplam KDV hariç 41.089,50-TL bildiride bulunduğu rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; taraflar arasında gözlük ve gözlük malzemeleri satışı hususunda ticari ilişki olduğu, satılan mallar karşılığı satış faturalarının ve teslimi gerçekleşen ürünler için sevk irsaliyeleri düzenlendiği görülmüştür.
Her ne kadar sevk irsaliyelerin teslim alan kısmındaki imzaların davalı şirkete olup olmadığı tespit edilememiş ise de; davaya konu cari hesap alacağını oluşturan 4 adet faturadan 5.000,00-TL üzeri olan 3 adedinin davalı tarafından BA formunda bildirilmiş olduğu, faturalara ve sevk irsaliyelerine itiraz edilmediği gibi takip dosyasına yaptığı itirazda, ticari ilişkiyi kabul ettiği, mal teslimine yönelik itirazı olmadığı ancak ödeme iddiasında bulunduğundan ispat yükü kendisine geçen davalının ödeme iddiasını ispatlaması gerekmektedir.
Bu itibarla ödeme iddiasında bulunan davalının satın aldığı malların bedelini ödediğini ispata elverişli yasal deliller ile ispatlayamadığı ve davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan bakiye 19.939,86-TL alacağı bulunduğu anlaşılmakla, işlemiş faiz yönünden alacak talep edilmemesi nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalının takip dosyasına yaptığı itiraz haksız olması ve alacak likit olması nedeniyle davacı lehini icra inkar tazminatına hükmedilmiş aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/552, K. 2018/1052, 3 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama