KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2019
- Esas no
- 2018/791 Esas
- Karar no
- 2019/44
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/09/2018
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında süresi belirsiz iş sözleşmeli pozisyonların istihdamı için 14/11/2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere hizmet sözleşmesinin akdedildiğini, iş bu sözleşmeye istinaden davalı şirket davacı şirkete talep edilen pozisyona yönelik olarak istihdam hizmeti sunmak üzere çalışan seçme ve yerleştirme hizmeti sunacağını, buna karşılık davacı şirket, davalıya işe yerleşen adayın yıllık brüt ücret paketinin %14'ü üzerinden üç eşit taksit ile hizmet bedeli ödeyeceğini, bu ücretin sözleşmede belirtilen günlerde davalı şirkete ifa edildiğini, bu çerçevede davalı şirket,
davacı şirketin talebi doğrultusunda "insan kaynakları direktörü" pozisyonu için çalışamalara başladığını, yapmış olduğu araştırmalar neticesinde ...'in özgeçmişini aranılan pozisyon için uygun görüp gerekli görüşmeleri yaptığını ve sözleşmede vadettiği kriterler kapsamında değerlendirerek davacı şirket için ideal çalışan olarak tespit ettiğini, bunun üzerine davacı şirket ...'i 19/02/2018 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi akdettiğini, ilgili kişiyi "insan kaynakları direktörü" olarak işe başlattığını,
davacı şirket bu hizmet karşılığı olarak davalıya sözleşmede belirtildiği gibi anlaşmaya varılan çalışanın yıllık brüt maaşının %14'ü olarak hesaplanan hizmet bedeli muhtelif tarihlerde ifa edildiğini, ... davacı şirket bünyesinde işe başladıktan sonra davacı şirkete gelen telefonlarda hakkında olumsuz iddialar olduğunu bu yüzden şirketi maddi ve manevi zarara uğratabileceği ihtimali nedeniyle ilgili çalışana bu iddialar sorulduğunu, ilgilinin bu iddiaları reddetmeyerek herhangi bir açıklamada yapmadan istifa ettiğini, davalı şirket ile davacı şirket arasında akdedilen sözleşmenin gereklerini tam anlamıyla yerine getirmediğini,
bu nedenle taraflar arasında akdedilen sözleşmeye istinaden davalının edimini gereği ifa etmemesi sebebiyle, davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan toplam 32.121,96TL nin toplam ödemeden kısmen 5.000,00TL sinin faizleri ile birlikte davalıdan alınarak iadesini etmiştir.
Davalıya usulüne uygun şekilde tebligat yapılmış 24/09/2018 tarihinde vekil olarak Av. ... 'ın vekalet sunduğu, aynı dilekçede davaya cevap için tarafına süre verilmesini talep etmiş, 25/09/2019 tarihli ara kararla verilen 2 haftalık süre uzatım kararı içerisinde cevap vermediği görülmüştür.
Davacı vekilinin UYAP üzerinden 10/12/2018 havale tarihli dilekçe ile; davadan feragat ettiğini bildirdiği, vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
6100 Sayılı H.M.K’ nun 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı,feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacının feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/791, K. 2019/44, 22 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama