KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Esas no
- 2021/662 Esas
- Karar no
- 2024/798
- Dava
- İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/10/2021
Karar Metni
2.647 kelime·13 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinden çıkma hakkını kullanarak davalı şirkete yazılı olarak başvuruda bulunduğunu, davalının kooperatiften çıkma talebini kabul ettiğini, davalı şirketin davacıya ödenen aidatların iadesine yönelik bildirimde bulunduğunu, kooperatif kanunu ve borçlar kanununa aykırı bir biçimde yazılı bildirimde bulunulduğunu, davacının ortaklıktan çıkma talebinin kabulünden sonra davalıdan doğan alacağının tahsili amacıyla ....
İcra Dairesinin 2021/... esas sayılı dosyası ile işlem başlatıldığını, davalını şirketin icra takibine itiraz ettiğini, bu yüzden takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının itirazlarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin her işlemi kanuna uygun olarak gerçekleştirdiğini, alının karara Kooperatifler kanunu 53. Maddeye göre 1 ay içinde iptal davası açılmaması nedeniyle kararın kesinleştiğini, iade ve ödemelerin genel kurulca 3 yılı aşmamak üzere geciktirebileceğinin kanunda açık olarak belirtildiğini, genel kurulda da bu hususta karar alındığını, bu hususun davacıya bildirildiğini, davacının açmış olduğu davanın reddinin gerektiğini, davacının ihtarname gönderdiğini, bu ihtarnameye karşılık cevabi ihtarname gönderildiğini,
dava dilekçesinde bunlardan bahsedilmediği gibi delil dilekçesine de konulmadığını, davacının haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi başlattığını belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 02/12/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 27/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" 1-) Kooperatifler Kanunu uygulamasına göre; Ortaklıktan Çıkma Serbestisi-Tazminat (10.md) ile Ortaklıktan Çıkmayı Kabulden Kaçınma (13.md) Ortaklıktan Çıkmanın Sınırlamas(K.K. 11.md) ile Bildirme süresi ve çıkma zamanı (12.md) düzenlemesi kapsamında her ortağın “Açık Kapı” ilkesi gereği kooperatif üyeliğinden ayrılma serbestisi olduğu, davalı ... yönetim kurulunun davacı ...'nun çıkma isteğini kabul ettiği ve çıkmanın gerçekleştiği anlaşıldığı,
2-) Davalı ... 2019 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısı 26.09.2020 tarihinde yapılmış, tutanağın 9.maddesinde Ortaklıktan çıkan üyelere ilişkin ödemelerin Koop.
Kanunu 17. Madde gereği kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmeyecek şekilde azami 3 yılı aşmamak kaydıyla ödenmesi için yönetim kuruluna yetki verildiği, 26.09.2020 tarihinde gerçekleşen genel kurulu takiben bir ay sonra 27.10.2020 tarihinde davacı ...'nun alacağı muacceliyet kazandığı, davalı kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye atacak bir duruma bağlı 3 yıl ertelemeye tabi olsa bile muacceliyete esas 27.10.2020 tarihinden itibaren ödenecek tarihe kadar alacak miktarına gecikme faizi hesaplanarak davacı ...'na anapara-- gecikme faizi şeklinde ödeme yapılması gerektiği, ....
İcra Müdürlüğünün 2021/... E.sayılı Dosyası ile 273.180,00 TL asıl alacak, 7.342,18 TL işlemiş faiz toplamı 280.522,18 TL talep edildiği ve yıllık yasal faiz oranının %9 olduğu, İlamsız Takiplerde Ödeme Emri'nin davalı kooperatife 25/02/2021 tarihinde tebliğ edildiği yine iş bu dava daha sonra 19.10.2021 tarihinde açıldığından davacı alacağının kanun (17md.) ve ana sözleşmeye(15. Md) göre muacceliyet kazandığı anlaşıldığı,
3-) Davalı ... 'nin 131.00.161-Ortaklardan Alacaklar cari hesabında, davacı ...'nun 273.180,00 TL asıl aidat alacağı olduğu İlamsız Takiplerde Ödeme Emri'nde izah edilen 7.342,18 TL işlemiş faiz toplamı ile birlikte toplam 280.522,18 TL talep edildiği, bu tutardan;
üyeler arasında hak ve vecibelerde eşitlik(Koop Kanunu 23. Md.) kuralı gereği diğer kayıtlı üyeler gibi katlanması gereken 2016,2017,2018 ve 2019 yılları bilançosu gider katılım paylarını da kayıtlı üye olduğundan gözönünde tutulması gerektiğinden sayfa 7'de hesaplanan 41.778,23.-TL zarar gider payı ile gecikme cezası tutarı 19.199,00TL düşüldüğünde dava tarihinde net alacağı 219.544,95.-TL'nın kooperatif tarafından en geç 30.11.2023 tarihine kadar yıllık yasal %9 gecikme faizi de hesaplanarak davacıya iade edilmesi gerektiği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 27/09/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor için bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 09/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" 1-) Davalı ... 'nin 131.00.161-Ortaklardan Alacaklar cari hesabında, davacı ...'nun 273.180,00 TL asıl aidat alacağı olduğu İlamsız Takiplerde Ödeme Emri'nde izah edilen 7.342,18 TL işlemiş faiz toplamı ile birlikte toplam 280.522,18 TL talep edildiği, bu tutardan;
üyeler arasında hak ve vecibelerde eşitlik(Koop Kanunu 23. Md.) kuralı gereği diğer kayıtlı üyeler gibi katlanması gereken 2016,2017,2018 ve 2019 yılları bilançosu gider katılım paylarını da kayıtlı üye olduğundan gözönünde tutulması gerektiğinden hesaplanan 41.778,23.-TL zarar gider payı ile -gecikme cezası tutarı 19.199,00TL düşüldüğünde dava tarihinde net alacağı 219.544,95.-TL'nın kooperatif tarafından 30.11.2023 tarihinde yıllık yasal gecikme faizi de hesaplanarak davacıya iade edilmesi gerektiği,
2-) Sayın mahkemenin aksi bir kanaatte olması halinde;
2-a) Davacının ortaklıktan çıktığı” yıla ait 31.12.2019 tarihli bilançonun onaylandığı 26.09.2020 tarihinde gerçekleşen genel kurulu takiben bir ay sonra 27.10.2020 tarihinde davacı ...'nun alacağı muacceliyet kazanmadığına karar verilmesi halinde 3 yıl erteleme sonucu 30.11.2023 tarihinde ana paranın aynen ödenmesiyle 7.342,18 TL gecikme faizinin devre dışı bırakılmasıyla davalı kooperatifin iade etmesi gereken tutarın 273.180,00 TL olacağı,
Ayrıca Bilanço yerine 2016,2017,2018 ve 2019 yılları gider katılım payının ise 41.778,23 TL değil davalı kooperatif vekilinin 04.04.2023 tarihli dilekçesinin 3. sayfasındaki tabloda beyan edildiği üzere Gelir Tablosu'ndan hesaplanan 71.192,00 TL olması durumunda, bu tutarın da 273.180,00 TL'dan düşülmesi sonucu yeni iade miktarının 201.988,00 TL olabileceği,
2-b) Ya da kök rapor ekindeki(EK:2) kooperatif ticari defterlerinde kayıtlı ve muhtelif giderlerin düşülmesi sonucu ortaya çıkan 131.161-Ortaklardan Alacaklar/... Cari hesabının 31.12.2020 tarihindeki bakiyesi 135.817,00.-TL alacağın davacıya iade edilebileceği..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 17/05/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 18/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" 1) Davacı ...'nun ortaklığından çıkma talebi davalı ... 'nce kabul edilmiş olduğundan 2019 yılı sonunda kooperatif ortaklığının sona erdiği, davacının çıkma payı alacağının 2019 yılı bilanço ve hesaplarının genel kurulda onaylandığı 26.09.2020 tarihini takip eden bir aylık süre sonunda, 26.10.2020 tarihi itibariyle muacceliyet kazanarak istenebilir olduğu,
2) Davalı ... 'nin ticari defterleri incelendiğinde, davacı ...'nun 273.180,00TL asıl aidat alacağı olduğu Takip Talebi'nde izah edilen 7.342,18TL işlemiş faiz toplamı ile birlikte toplam 280.522,18TL talep ettiği ancak 2019 yılı bilançosundan hesaplanan 8.711,63.-TL giderlere katılım payı ve gecikme cezası tutarı 19.199,00TL düşüldüğünde davacının 26.10.2020 Çıkma Tarihindeki muaccel alacağının 245.269,37.-TLolduğu,
3) Mahkemenin değerlendirmesi ve nihai takdiri, davacının çıkma payı alacağının ödenmesinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olmadığı ve erteleme kararının kanuna uygun olmadığı yönünde olursa, çıkmanın kesinleştiği 2019 yılı hesaplarının kabul edildiği 26.09.2020 tarihli genel kurul tarihini izleyen 26.10.2020 tarihi itibariyle davacının alacağının muaccel olduğu ve bir ihtara gerek olmaksızın temerrüt faizi hesaplanacağı, buna göre takip tarihi (13.02.2021) itibariyle davacının davalı kooperatiften 245.269,37TL ana para, 6.683,59TL gecikme faizi olmak üzere toplam 251.952,96TL alacaklı olduğu,
4) Kooperatiflerde üyeler arası hak ve vecibelerde eşitlik ilkesi (Koop. Kan 23. Md) gereği emsal üyeler gibi davacının da üye olduğu dönemlere ilişkin vadesinde aidat ödememesine bağlı gecikme faiz hesaplanacağı ve kooperatiften alacağından mahsup edilmesine ilişkin yukarıdaki hesaplamalarımızda 251.952,96 TL'ya ulaşılmış olup sayın mahkeme, kooperatif üyesi olduğu dönemlerde gecikme faizi hesaplanmasının yersiz olduğu terditli farklı görüşünde olması halinde ise gecikme faizi miktarı 19.199,00TL değerlendirmeye alınamayacak ve 26.102.2020 muacceliyet tarihindeki davacı alacağı miktarı 264.468,37TL(Tablo 5) olacak ve 13.02.2021 Takip Talep tarihine kadar hesaplanacak 7.206,76TL'nın ilavesiyle toplam 271.675,13TL'yı davalı kooperatiften talep edebileceği,
Sayın mahkemenin terditli farklı görüşü, davalı kooperatifin erteleme kararının kanuna uygun olduğu yönünde olursa, davacının 245.269,37 TL'den (19.199,00TL gecikme faizi kesintisiz 264.468,37TL) ibaret alacağının 26.10.2020 tarihi itibariyle kesinleştiği, ihtara gerek olmaksızın ve erteleme kararına rağmen gecikme faizi işleyeceği, ancak mevcut erteleme kararı sebebiyle takip tarihi itibariyle istenebilir olmayacağı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava kooperatif ortaklığından çıkma sebebiyle sermaye ve aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup uyuşmazlık davacının alacağının miktarı ve takip ve dava tarihi itibariyle muaccel alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Davacı dava dilekçesinde; davacı ile davalı Kooperatif arasında kooperatif üyeliği ve kooperatif üyeliğinden çıkma ile alakalı ilişki bulunduğunu, davacının ortaklıktan çıkma hakkını kullanarak davalı Kooperatif Yönetim Kuruluna yazılı başvuruda bulunduğunu ve davalı kooperatif yönetim kurulunun 16.10.2019 tarih ve 2019/ ... sayılı kararı ile başvuruyu değerlendirmeye alınarak ve ortaklıktan çıkma başvurusunun kabul edildiğini, davacının ortaklıktan çıkma sonrası davalı kooperatiften doğan alacağını tahsil amacıyla .... İcra Dairesinin 2021/... E sayılı dosyası ile takip başlattığını ancak davalının başlatılan takibe itiraz ettiğini ileri sürmüş ve itirazın iptali isteminde bulunmuştur.
Davalı davaya cevap dilekçesinde; davalı tarafından Kooperatifler Kanunun 17.madde Ve Ana Tüzüğün 15.Maddesi esas alınarak kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte iade ve ödemelerin genel kurulca 3 yılı aşmamak üzere geciktirilebileceğinin kanunda açık olarak belirtildiği , genel kurulda da bu hususta karar alındığını, davalının da hak ve yetkilerini buna dayalı olarak kullandığı , davacıya ödemenin yapılacağı , kanun kapsamında 3 yılı aşmamak kaydıyla 30.11.2023 yılında ödemenin yapılacağının davacıya bildirildiği , buna rağmen davalı tarafından kanun maddesi olarak konulan hükmün tanınmayarak davalıya haksız olarak icra takibi ve dava açtığı bildirilmiş ve davanın reddine karar verilmesin istemiştir.
Dosya kapsamında taraf delilleri toplanmış ilgili müzekkere cevapları dosyamız arasına celbedilmiş, alanında uzman bilirkişiden alınan bilirkişi kök ve ek raporu dosyaya kazandırılmıştır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17/1. ve anasözleşmenin 15/1. madde hükümlerine göre devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, ayrıldığı yılın bilançosunun ertesi yıl genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay sonra muaccel olur.
Davacıya iade edilmesi gereken meblağ ödediği aidatların toplamı kadar olmayıp, yapılan toplam ödemeden ayrıldığı yıl sonu bilançosunda yer alan genel giderlerden davacıya isabet eden kısımların düşülmesinden sonra bakiyesine hükmedilmesi gerekir. Bu yasal düzenlemeye uyulmaması diğer ortaklar aleyhine sonuç doğurduğu gibi, çıkma payı hesaplamasında genel giderlerin dikkate alınmaması davacı açısından nedensiz zenginleşmeye yol açacağı kuşkusuzdur.
Kooperatif, bilançonun genel kurulca kabulünden itibaren bir ay içinde ödeme yapmadığı takdirde sürenin sonunda kendiliğinden temerrüde düşer.
Aynı Kanun'un 17/2. maddesi uyarınca kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle ödemelerin 3 yılı aşmamak üzere geciktirilmesine ilişkin anılan aynı genel kurulda karar alınması ve mahkemece, ödemenin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunun bilirkişi raporu ile yargılama sırasında saptanması halinde, erteleme kararındaki süre geçmeden önce açılan dava, alacağın muaccel olmasından önce (erken) açıldığı gerekçesiyle reddedilmelidir.
Dosyamız ile emsal mahiyetteki Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/778 E., 2014/2762 K. Sayılı kararı incelendiğinde "Somut olayda, 2010 hesap yılına ilişkin 19.06.2011 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının 10. maddesinde “kooperatifi acze düşürmeyecek ve inşaat imalat bedellerinin ödenmesinde sıkıntıya düşürülmeyecek şekilde ödeme planı çıkarılarak iadelerin yapılmasına, bu ödemelerin ise ayrılmaya ilişkin yıla ait bilanço yılını takip eden en geç 3 (üç) yıl içinde yapılmasına ” karar verilmiştir. Bu genel kurulda, ödeme yapılmamasına ve ödemenin ertelemesine değil, ödeme yapılmasına karar verilmiş olup, çıkma payının ödenmesi benimsenmiştir.
Bu durumda, mahkemece usulüne uygun erteleme kararı olmadığından uyuşmazlığın esası incelenip anılan 17/1. ve 15/1. maddeleri hükümleri uyarınca çıkma payı alacağının tespiti gerektiğinden, çıkma payı hesabına ilişkin dosyada mevcut bilirkişi raporu değerlendirilip, gerektiğinde ek rapor alınması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Dosyaya sunulan belgelerin yapılan incelemesinde ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile; " 2019 Yılı Genel Kurulu: 26.09.2020 tarihinde yapılan 2019 yılı faaliyetlerine ilişkin genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde. 25.08.2020 tarihinde kayıtlı 216 ortaktan 199 ortağa PTT taahhüdlü mektup ile genel kurula çağrı daveti gönderildiği ve 17 ortağa imza ile tebliğ edildiği ve 108 ortağın genel kurul toplantısına katıldığı anlaşılmaktadır.
Gündem maddeleri incelendiğinde bilanço-gelir tablosu, Yönetim Kurulu Çalışma Raporu ve Denetim Kurulu Raporu’nun oybirliğiyle ibra edildiği görülmüştür. Tutanağın 9.maddesinde ortaklıktan çıkan üyelere 1163 sayılı K.K.17 md. kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmeyecek şekilde azami 3 yılı aşmamak kaydıyla ödenmesi konusunda yönetim kuruluna oy çokluğuyla yetki verildiği görülmüştür
..Kooperatifin 30.11.2023 Tarihinde Ödeme Yazısı: Kooperatif 22.12.2020 tarih ve 00300 sayılı Yönetim Kurulu karar ile davacıya bildirimde bulunulmuş “KK 10. Md ve ana sözleşme 13. md. gereği ortaklıktan çıkma başvurunuzla ilgili ana sözleşme 15 ve 21. Md gereği gecikme faizi ve genel giderlere katılım payı kesintisinden sonra kalan tutar, KK 17/b uyarınca ortaklıktan çıkarma kararı kesinleşmiş olup 30.11.2023 tarihinde adınıza nakden ödeneceği” belirtilmiştir. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Bilirkişi raporunda yer alanı tespitler ve yukarıda yer verilen emsal yargıtay içtihadı birlikte değerlendirildiğinde; davalı kooperatif tarafından usulüne uygun alınmış bir erteleme kararı bulunmadığı kanaatine varıldığından davacının oraklıktan çıkma alacağının takip tarihinde muaccel ve talep edilebilir olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının ortaklıktan çıkma alacağına ilişkin olarak hesaplama yapılırken emsal mahiyetteki Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2013/3665 E., 2013/3747 K. Sayılı kararında " Davacıya iade edilmesi gereken meblağ ödediği aidatların toplamı kadar olmayıp, yapılan toplam ödemeden ayrıldığı yıl sonu bilançosunda yer alan genel giderlerden davacıya isabet eden kısımların düşülmesinden sonra bakiyesine hükmedilmesi gerekir." şekildeki ilamı dikkate alınarak bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş ve 23/09/2024 tarihli ek rapor dosyaya kazandırılmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle " Davalı kooperatifin 2019 Yılı Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu ve 31.12.2019 tarihli Bilançosu inceleme, tespit ve hesaplamalarına göre ortak ödemelerinin toplamının 30.806.647,47TL olduğu, çıkan tüm ortaklara ödenmesi gereken 758.517,00 TL'nin bu rakamın %3' ünün altında ve kooperatif Yönetim Kurulu üyelerinin huzur haklarını da içeren bir yıllık genel yönetim giderleri (1.206.484,18 TL) civarında olduğu dikkate alındığında, tüm geri ödemenin ve bunun içinde davacıya ödenmesi gereken 245.269,37.-TL’lık geri ödemenin, 3 yıla kadar ertelenmemesi halinde kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye sokacak nitelikte olmadığı değerlendirmemizin nihai hukuk takdiri sayın mahkemeye aittir.
Kooperatifler Kanunu (17.md.) ve ana sözleşmeye(15.Md) uygulamasına göre 26.09.2020 tarihinde gerçekleşen davalı kooperatif genel kurulunu takiben bir ay içinde 26.10.2020 tarihinde davacı ...’nun alacağı muacceliyet kazandığından, 13.02.2021 Takip Talep tarihine kadar geçen süre için gecikme faizi hesaplanmalı ve davacı ...’na ödenmelidir." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüş ayrıca ek raporda terditli hesaplama yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı kooperatif tarafından usulüne uygun alınmış bir erteleme kararı bulunmadığı kanaatine varıldığından davacının oraklıktan çıkma alacağının takip tarihinde muaccel ve talep edilebilir olduğu anlaşıldığı,
dosya kapsamında alınan hüküm kurmaya elverişli 23/09/2024 havale tarihli ek bilirkişi raporu ile davacının davalı kooperatife 273.180,00-TL ödeme yaptığı, davacının 2016, 2017 ve 2018 yıllarında vadesinde ödemediği aidat alacakları nedeniyle toplamda 19. 199,00-TL gecikme cezasının , davacı ile diğer üyeler arasında hak ve vecibelerde eşitlik ilkesi uyarınca davacının alacağından mahsubu gerektiği,
yine davacının son yıla ilişkin giderlere katılım payının 8.711,63-TL olduğu ve genel giderlerden davacıya isabet eden kısımların da davacının alacağından düşülmesi gerektiği kanaatine varıldığı bu hali ile davacının bakiye alacağının 245.269,38-TL olduğu,
davacının alacağının 2019 yılı bilançosunun görüşülüp kabul edildiği 26/09/2020 tarihinden 1 ayın geçmesiyle 26/10/2020 tarihinde muaccel hale geldiği kabul edildiğinden bu tarih ile takip tarihi arasındaki süre için faiz hesaplanması gerektiği bu hali ile takip öncesi işlemiş faizin 6.683,59-TL olduğu ve davacının bu miktarda faiz alacağına da hak kazandığının anlaşıldığı kanaatine varılmakla netice olarak davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; davalının ....
İcra Müdürlüğü’nün 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile; takibin 245.269,37-TL asıl alacak, 6.683,59-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 251.952,96-TL üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş, davacının talebine konu alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davacının icra inkar tazminatı isteminin de kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/662, K. 2024/798, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama