İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/365 K.2026/310

Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/365Karar2026/310Tarih29 Nisan 2026Okuma10 dk · 1.905 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
29 Nisan 2026
Esas no
2022/365 Esas
Karar no
2026/310
Dava
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Dava tarihi
21/01/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.905 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sermayesinin %98,2310’u... Belediyesi’ne ait olduğunu, müvekkili şirketin Olağanüstü Genel Kurul toplantısı, 06.12.2021 tarihinde yapıldığını, genel kurul toplantı tutanağının .... Noterliği’nin 03.03.2022 tarih ve ... yevmiye numarasıyla tasdik edildiğini, ... Belediyesinin 2021 yılına ait Olağanüstü Genel Kurul Toplantısına Belediye Başkanı tarafından imzalanan ve ....

Noterliği tarafından 03.12.2021 tarihinde ... yevmiye numarası ile tasdiklenen temsilci belgesi ile katılım sağladığını, müvekkili şirket tarafından 06.12.2021 tarihinde yapılan 2021 yılına ait Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’na ait toplantı tutanağı ve ilgili tüm evrakların 04.03.2022 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne tescil talebinde bulunulduğunu, müvekkili şirketin 06.12.2021 tarihli olağanüstü genel kurulunun tescil başvuru dosyasının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nce ilk olarak 10.03.2022 tarihinde iade edildiğini,

iade üzerine müvekkili şirket tarafından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne 18.04.2022 tarihinde başvuru yapıldığını, sunulan tüm belgelerin asıllarının iadesi talep edildiğini, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce ilgili belgelerin iade edilmediğini, düzenleyici işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulünü, müvekkili şirketin olağanüstü genel kurul kararının ticaret siciline tescilini ve tescilin ticaret sicil gazetesinde ilanına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, ...

Belediyesinin ortağı olduğu şirket adına karar alınmasına ilişkin olarak zikredilen talimat uyarınca ilgili meclis kararının bulunmamasından dolayı kaynaklandığını, bu yüzden davanın değerlendirilmesinin de mümkün olmadığını, iş bu davanın görev yönünden itiraz edildiğini, müvekkilinin mevzuata uygun hareket ettiğini, idarenin düzenleyici işlemlerinin denetim yerinin idari yargı olduğunu, belediyelerin genel yetkili karar organının da belediye meclisleri olduğunu, idareden gelen talimata uygun biçimde dava konusu tescil işlemini reddeden müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet verecek herhangi birşey yapmadığını belirterek davanın reddini,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekilinin dava dilekçesinde talep etmiş olduğu ihtiyati tedbir talebinin mahkememiz dosyasının 26/05/2026 tarihli ara kararı ile reddine karar verildiği, davacı vekilinin 26/05/2026 tarihli ara kararımızı istinaf ettiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2022/1747 esas 2022/1858 karar sayılı 27/12/2022 tarihli ilamı ile mahkememiz dosyasında verilen ara kararın kaldırıldığı ve teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verildiği görüldü.

Mahkememiz dosyasının 10/01/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 24/05/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün “sermayeye eklenebilecek fonların tespitinin” yapılmadığına ilişkin olarak ortaya koyduğu gerekçenin tek başına ret sebebi olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki görüşümüzü Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla sunarız." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.

Mahkememiz dosyasının 16/10/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 02/06/2025 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, bilirkişi kök raporunda yapılan açıklamaların tamamının ilgili kanun hükümleri, madde gerekçeleri ve doktriner görüşlere dayandırıldığı, bu kapsamda herhangi bir sübjektif değerlendirmenin söz konusu olmadığı, keza dava dosyasına bilirkişi kök raporunun teslimden sonra sunulan yeni bir evrak vb bulunmadığı, bu bağlamda bilirkişi kök raporunda ortaya konulan görüşlerin işbu ek raporda da korunduğu yönündeki görüşümüzü Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla sunarız." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE

Dava; TTK'nın 34. madde uyarınca Ticaret Sicili kararına itiraza ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün hukuka aykırılık taşıyan 13.05.2022 tarih ve .../...-... sayılı “tescil talebinin reddi” işleminin iptaline, 06.12.2021 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararının tescil ve ilanına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; görev itirazında bulunduğunu, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasına ilişkin 5393 sayılı Belediye Kanununun 37.maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını, belediyelerin şirket kurması ya da ortak olması haliyle, dava konusu da olan belediyelerin kurduğu şirketlere yönetim kurulu üyesi olması halinde temsil ya da belediye adına hareket edecek kişinin belirlenmesinde;

belediyenin yetkili organının karar alması gerektiğini somut olayda bu şartın gerçekleşmediğini, tescil talebinin genel kurul tarihinden itibaren 3 ay içinde yapılmadığını, dava konusu genel kurulun tescilinin bir başka red sebebinin de. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.462/3'e aykırılık olduğu beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, bilirkişi raporu ve ek raporu aldırılmıştır.

Davalı taraf her ne kadar görev itirazında bulunmuş ise de; huzurdaki dava Ticaret Sicili kararına itiraza ilişkin olup mahkememiz görevli ve yetkili olduğundan davalının aksi yöndeki itirazı yerinde bulunmamıştır.

Davalının red sebeplerinin incelenmesi yönünden yapılan değerlendirmede; davacı her ne kadar 3 aylık süre içerisinde başvuru yapılmadığını beyan etmiş ise de; davaya konu genel kurul kararının 06.12.2021 tarihinde alındığı, dosya arasındaki belgelerden davacı tarafça 04/03/2022 tarihinde tescil başvurusunda bulunulduğu, bu hali ile davacının 3 aylık süre içerisinde tescil talebinde bulunduğu davalının bu husustaki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Davalı taraf her ne kadar belediye başkanının, belediye idaresinin tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasına ilişkin 5393 sayılı Belediye Kanununun 37.maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını, belediyelerin şirket kurması ya da ortak olması haliyle, dava konusu da olan belediyelerin kurduğu şirketlere yönetim kurulu üyesi olması halinde temsil ya da belediye adına hareket edecek kişinin belirlenmesinde; belediyenin yetkili organının karar alması gerektiğini somut olayda bu şartın gerçekleşmediğini ileri sürmüştür.

Dosyamız ile emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2024/1045 E., 2024/1121 K. Sayılı kararında " İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tescil başvurusunun tek pay sahibi adına genel kurula katılan kişinin yetkilendirildiğine ilişkin Meclis Kararı ibraz edilmesi gerektiği bildirilerek , 20.09.2023 tarihinde iade edildiği, 26.10.2023 tarihli karar ile "tek pay sahibi adına genel kurula katılan kişinin yetkilendirildiğine ilişkin Meclis Kararı ibraz edilmesi gerektiği, sermaye artırım kararının üç aylık süre içinde tescil edilmediğinden hükümsüz hale geldiği,

sermaye artırım kararının Cumhurbaşkanı'nın izin kararına bağlı olduğu, sermaye artırımı nedeniyle ... Belediyesinin taahhüt altına girdiği, sermayeye eklenecek fonların mevcut olup olmadığının belirlenmediği" bildirilerek reddedilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu 18. maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkileri, düzenlenmiştir. Belediyenin bağlı kuruluşlarına, ortaklıklarına, şirketlerine temsilci atama yetkisinin belediye organlarından hangisi tarafından kullanılacağı konusunda açık bir hüküm bulunmamaktadır. Anılan maddenin 1. fıkrasının (i) bendinde "Bütçe içi işletme ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar vermek" hükmü yer almaktadır.Düzenleme ortaklıkların kurulmasına ve ortaklıktan ayrılmaya ilişkindir.

Ortaklardan ...'nin sermaye artırımına ilişkin alınan 15.12.2022 tarihli, 1587 sayılı ... Meclis kararı ve ... Belediyesinin Meclis Kararının tescil başvurusuna eklendiği anlaşılmaktadır. ... Belediyesi'nin sermaye artırımına katılımına ilişkin meclis kararı sunulmamıştır.Ancak iç kaynaklardan yapılan artırım nedeniyle payları artmış görünmektedir. ... Belediyesi tarafından kullanılmayan rüçhan hakkının başkaca bir ortak tarafından kullanılmasına karar verildiği gözetildiğinde, bu nedenle, sermaye artışının anılan belediye bakımından mali yükümlülük teşkil ettiği gerekçesiyle tescil isteminin reddi doğru görülmemiştir.

4446 sayılı kanunun 26/son maddesinde "Belediyeler ve diğer mahalli idareler ile bunların kurdukları birlikler tarafından ticari amaçla faaliyette bulunmak üzere ticari kuruluşlar kurulması, mevcut veya kurulacak şirketlere sermaye katılımında bulunması, Cumhurbaşkanı iznine tabidir." denilmiştir. Ne var ki; yapılan sermaye artırımı; yeni kurulacak şirket veya mevcut şirketlere sermaye katılımı değil ortak olunan şirkette yapılan sermaye artırımıdır.

5593 sayılı kanun'un 37. maddesinde ise belediye başkanı; belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisi bulunduğu, (p) bendinde ise; kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ve belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğu düzenlenmiştir. Belediye tüzel kişiliği adına vekalet vermek de başkanın yetkisindedir. Belediye meclisine verilen yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan belediye başkanının bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul yasal düzenlemelere aykırıdır.

Diğer bir ret sebebi olan sermayeye eklenecek fonlar var iken nakit sermaye artırımı yapılamayacağı belirtilmiş ise de. YMM raporu ile sermayeye eklenecek fonlar belirlenmiş olup, sermaye artırımın bir kısmının anılan YMM raporuna göre iç kaynaklardan karşılanmasına karar verilmiştir. Bir başka ret sebebi ise; üç aylık süre içinde tescilin sağlanamamış olmasıdır.

Genel kurul tarihinden itibaren üç aylık süre içinde başvurunun varlığı sabit olup, yasal sürede başvuru üzerine işlem yapma yükümlülüğü davalıdadır.Aksinin kabulü davalı tarafından tescil başvurusunun zamanında yapılmaması halinde alınan sermaye artımı kararlarının hükümsüz kalacağı sonucuna varılacaktır ki ,şirket organlarının iradesinin davalıdan kaynaklanabilecek gecikmeler sebebiyle hükümsüz kılınabileceği sonucuna varılacaktır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.

Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede de. 5593 sayılı kanun'un 37. maddesinde ise belediye başkanı; belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisi bulunduğu, (p) bendinde ise; kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ve belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğu düzenlenmiştir.

Belediye tüzel kişiliği adına vekalet vermek de başkanın yetkisindedir. Belediye meclisine verilen yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan belediye başkanının bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul yasal düzenlemelere aykırıdır. Dosyamız kapsamında da davacı vekilinin tescilini talep ettiği genel kurula ... yi temsilen katılan kişinin yetkilendirilmesine ilişkin yazının ...

Genel Sekreteri tarafından imzalandığı görülmekle; ... ye müzekkere yazılarak ve yetkilendirme yazısı da müzekkeremize ek yapılarak ; yetkilendirme işleminin yetkili kişi tarafından yapılıp yaplamadığı, buna ilişkin varsa imza yetki yönergesinin bir suretinin de dosyamıza gönderilerek;

davacı şirketin olağanüstü genel kurulunda ... yi temsilen yetkilendirilen kişiye yetki verme yetkisinin genel sektere ait olup olmadığı hususlarında mahkememize bilgi verilmesinin istenilmesine karar verilmiş, dava dışı kurum tarafından dosyaya verilen 24/02/2026 tarihli yazı cevabında temsilcilik belgesinin ... imza yetkileri yönergesi uyarınca genel sekreter tarafından onaylandığı bildirilmiştir.

5593 sayılı kanun'un 37. maddesinde ise belediye başkanı; belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisi bulunduğu, (p) bendinde ise; kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ve belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğu düzenlenmiştir. Belediye tüzel kişiliği adına vekalet vermek de başkanın yetkisindedir. Belediye meclisine verilen yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan belediye başkanının bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul yasal düzenlemelere aykırıdır. Açıklanan nedenlerle davalının red gerekçesi olarak ileri sürdüğü bu hususun yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.

Davalı kurumun bir başka red gerekçesi ise. TTK462/3 gereğince, genel kurulda nakit artırım yapıldığında, sermayeye eklenebilecek fonların tespiti yapılması gerektiği halde, sermayeye eklenebilecek fonlara ilişkin tespit yapılmamış olmasıdır. Bu red gerekçesi yönünden yapılan değerlendirmede.

YMM raporu ile şirket sermayesinin korunduğu, borca batık olma durumunun söz konusu olmadığının bildirildiği , dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporu ile de bu hususun tek başına red sebebi olarak değerlendirilemeyeceğinin hüküm altına alındığı, öte yandan sermaye artırım kararının oybirliği ile alındığının genel kurul toplantı tutanağı içeriğine yazıldığı görülmekle bu yöndeki itirazın da yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve davacı vekilinin mahkememiz son celsesindeki maddi hataya ilişkin beyanı da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 13.05.2022 tarih ve .../...-... sayılı tescil talebinin reddine dair işlemin iptaline,

2- Davacı şirketin 06.12.2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararının tesciline ve bu tescilin ticaret sicil gazetesinde ilanına,

3- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.

4- Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

6- Davacı tarafça yapılan 1.170,15 TL müzekkere ve tebligat gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 92,20 TL ilk masraf (80,70 TL başvurma harcı + 11,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 4.262,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7- Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

8- Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2026

Katip ... · (e-imzalıdır) Hakim ... · (e-imzalıdır)

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/365, K. 2026/310, 29 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Hukuki Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/365
Karar No
2026/310
Tarih
29 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2022/367 K.2026/1080
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/377 K.2026/312
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2022/378 K.2026/1051
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2022/410 K.2026/1050
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2022/411 K.2026/1093
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2022/414 K.2026/1192

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.