KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/425 Esas
- Karar no
- 2024/565
- Vekili
- Av. ... - [16912-19381-70732] UETS
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 10/06/2022
Karar Metni
2.034 kelime·10 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... marka forkliftin ... Ltd.
Şti.'ye kiralandığını, forkliftin arızalanması sonucunda tamir ve bakımının yapılması için forkliftin 06/06/2017 tarihinde davalı tarafça alındığını, davalı forklifti teslim aldıktan sonra bazı parçalarının yurt dışından getirilmesi gerektiğini söyleyerek tamiratı geciktirdiğini, müvekkili şirketin forkliftin tesliminden 2-3 ay sonra durumu sorduğunda hala parçaların gelmediğini bu yüzden tamiratın geciktiği şeklinde söylediğini, müvekkili şirketçe yapılan harici araştırmalarda davalının forklifti tamir ederek çalışır duruma getirdiğini, forklifti üçüncü kişilere kiraladığını hatta sattığını öğrendiklerini,
güvenin kötüye kullanılması sonucu ... Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, iddianame düzenlenerek .... Asliye Ceza Mahkemesinde ceza davası açıldığını, aynı mahkemenin 2018/... esas 2020/... sayılı kararıyla davalının adli para cezasına karar verildiğini, bu süreçte davalının forklifti iade etmediğini, müvekkilinin uğradığı zararı gidermediğini, bu yüzden müvekkilinin uğradığı zararın tahsili amacıyla ...
İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, bu yüzden takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, .... İcra Müdürlüğünün dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; gerçekten de davacı tarafın kendilerine forklifti tamir için verdiğini, forkliftin tamir masraflarının 7528 TL olduğunu, tamir masrafının davacı tarafa bildirildiğini, davacı tarafın tamir masrafını ödemek yerine müvekkili şirketten satın almasını talep ettiğini, müvekkili şirketin bu teklifi kabul ettiğini, forkliftin alım bedeli olarak 13.750,00 TL üzerinden anlaşmaya varıldığını, forkliftin alım bedeli olan 10.665,43 TL'lik kısmının müvekkili tarafından ...Anonim Şirketi ...
Şubesi ... seri numaralı, 25/05/2018 Tanzim tarihli, 10.665,43 TL tutarlı çek ile ödendiğini, geri kalan kısmının ise müvekkilinin davacıya 2.250,00 TL tutarında forklift kiralama hizmeti sağladığını, geri kalan kısmı için ise yapacağı ödemeleri ilişkin olarak toplam 13.750,00 TL fatura kesilmesini istediklerini, fatura kesilmeyince geri kalan son kısmın ödemesinin gerçekleştirilmediğini, adli para cezası olarak ödedikleri 6.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte uğramış oldukları manevi zarara ilişkin olarak da 10.000,00 TL tazminatın kendilerine verilmesini talep ettiklerini, karşı dava açtıklarını belirterek karşı davalarının kabulünü,
asıl davanın reddini, davacı-karşı davalının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 14/12/2022 tarihli celsesinin 6 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 23/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Dava konusu forkliftin davacı taraf envanterine 2013 Yılı'nda girdiği,bu yıla ait ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapıldığı
Davacının kayıtlarına göre... 2013 Yılı'nda dava dışı ... ELEKTRONİK'ten satın aldığı ve 2017 Yılı'nda ... şirketine kiraladığı,
Davalı tarafından bahse konu ... Bankası çekinde çeki düzenleyen ve adına çek düzenlenen şirketler dava dışı şirketler olduğundan , çekin ciranta silsilesinin belirlenmesi gerekeceği,
Yapılan araştırmada dava konusu forkliftin marka ve model olarak piyasa değerinin rapor tarihi itibariyle 235.000,00 TL olduğu,
Nihai takdir ve kararın Sayın Mahkeme'de olacağı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasının 18/10/2023 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarında ek rapor alınması için dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 12/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" ... Ltd.Şti.'nin cirosundan sonra ...'un çeki ciro ettiği , daha sonraki iki cironun sırasıyla ... ve ... Ltd.Şti olduğu ve daha sonra son cirantaya kadar 4 ciro daha olduğu,
Çekte davacı tarafa ait bir cironun olmadığı,
Yapılan keşifte dava konusu forklit in , kiralık yazısı ve kiraya verildiğine dair bir tespit yapılmadığı,
Forkliftin kira ücretlerinin;
-Saatlik 1.500,00 TL
-Günlük
-Operatörlü 8.500,00 TL
-Operatörsüz 4.500,00 TL olarak tespit edildiği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasının 06/03/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanını bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 06/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Çekin davacı tarafından ciro edilme: ve dolayısıyla ciro edilmemiş bir çekin muhasebe kayıtlarında bulunmasının muhasebe tekniği açısından hatalı olacağı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Asıl dava; davalıya onarım için verilen forkliftin iade edilmemesi sebebine dayalı forklift bedelinin tazmini, karşı dava ise davacının şikayeti neticesinde ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/... Esas 2020/... Karar sayılı kararının infazı için ödenen 6.000,00 TL tutarındaki adli para cezası bedeli ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde ; davalı ile yapılan görüşme ve varılan anlaşma sonunda; davacıya ait forklift cihazının davacı şirket adresinden teslim alınarak, tamir ve bakım işlemleri tamamlandıktan sonra aynı adrese teslimi konusunda anlaşma yapıldığını ve anlaşma uyarınca davalı ... tarafından davacının adresinden forkliftin teslim alındığı ancak sonrasında forkliftin teslim edilmediği bu nedenle davalıya teslim edilen ve iade edilmeyen forklift bedelinin tazmini için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir.
Davalı-karşı davacı davaya cevap dilekçesinde; davacı tarafın kendilerine ait olan forklifti davalıya tamir için vermiş olduğunu, bu noktada bir ihtilaf söz konusu olmadığını, ancak davacının forkliftin tamir masraflarını ödemek yerine bunu davalıya satmayı teklif ettiğini, davalının da iştigal konusu olması nedeniyle almayı kabul ettiğini,
forkliftin bir kısım bedelinin çek ile bir kısım bedelinin ise davacıya kiralama hizmeti sağlanarak ödendiğini beyan ederek asıl davanın reddini ayrıca davacının haksız ve hukuka aykırı talep ve suçlamaları nedeni ile ceza yargılamasına maruz kalan davalının ödemiş olduğu 6.000 tl tutarındaki adli para cezasının yasal faiz ile birlikte ve uğramış olduğu manevi zararlarına karşılık olarak da 10.000 tl tazminatın davalı/karşı davacıdan tahsilini talep ettiklerini bildirmiştir.
Taraf delilleri toplanmış, alanında uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Asıl dosya yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu forkliftin 06.09.2013 Yılı’nda şirket kayıtlarına girdiği, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafından bahse konu ... Türk Bankası çekinde çeki düzenleyen ve adına çek düzenlenen şirketler dava dışı şirketler olduğundan , çekin ciranta silsilesinin belirlenmesi gerekeceği kanaatine varıldığı bildirilmiş ayrıca forkliftin bedeli belirlenmiştir.
Mahkememizce ... Bankasına ve ... Bankası AŞ'ye müzekkere yazılarak; davalının delil listesinde dayanmış olduğu ... Şubesi ... seri numaralı 25/05/2018 tanzim tarihli 10.665,43 tl tutarlı çek fotokopisinin dosyamız arasına gönderilmesinin istenilmesine, ayrıca ilgili ara karara cevap verilmesine müteakip dosyanın ek rapor için bilirkişi heyetine tevdi ile; davalı-karşı davacının delil listesinde dayandığı çek ile ödemenin davacının kayıtlarında görünüp görünmediği, incelemeye konu cihazın 06/06/2017 tarihindeki değerinin tespit edilmesinin istenilmesine karar verilmiş ve ek raporlar dosyaya kazandırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ek raporda; " ... Bankası’ndan dava dosyasına gönderilen yazı ekindeki çek görüntüsü incelenmiş ve ... Tic. Ltd.Şti.’nin cirosundan sonra ...’un çeki ciro ettiği , daha sonraki iki cironun sırasıyla ... ve ... Ltd.Şti olduğu ve daha sonra son cirantaya kadar 4 ciro daha olduğu görülmüştür. Çekte davacı tarafa ait bir ciro yoktur. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Mahkememizce ikinci alınan ek raporda da aynı kanaat tekrarlanmıştır.
Tüm dosya yönünden yapılan değerlendirmede; asıl davada dava konusu forkliftin davacı tarafından davalıya teslim edildiği tartışmasız olup, davalı taraf dosya kapsamındaki belgelerle forklifin davacıya iade edildiğini yahut bedelinin ödendiğini ispatlayamamıştır. Nitekim ilgili hususta yapılan yargılama sonucu .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/... Esas 2020/ ... Karar sayılı ilamı ile de davalının cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda tespit edilen forklift bedelinin, davacı tarafça takibe konu edilen miktardan fazla olduğu da görüldüğünden, ancak davacının icra takibinden önce iadeye ilişkin bir ihtarının dosya kapsamında bulunmadığı görüldüğünden asıl dava yönünden davanın asıl alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davalının icra inkar tazminatı ödemesine karar vermek gerekmiştir.
Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede; dosyanın yapılan incelemesinde , karşı davanın açıldığı tarihte davalı-karşı davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmaksızın karşı dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Derdest bir davanın davalısının, asıl davanın davacısına karşı, asıl davaya konu kılınan taleple, ona karşı ileri sürülmek istenen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin yahut bunun dışında başka bir irtibat unsurunun bulunduğu iddiasıyla, asıl davanın görüldüğü mahkemede, iki haftalık cevap süresi içerisinde, cevap dilekçesi yahut cevap dilekçesinden ayrı bir dilekçe vermek suretiyle açmış olduğu davaya karşı dava denir (HMK m.132).
Karşı dava, asıl davadan ayrı ve müstakil bir kimliğe sahiptir ve dolayısıyla dava şartlarının, mahkemece karşı dava bakımından ayrıca incelenmesi ve belirlenmesi gerekir. TTK'nın 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Karşı dava konusu edilen talep asıl davadan farklı bir talep olması nedeniyle karşı davacının 6325 sayılı Kanun ve Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak karşı davası için müstakilen arabulucuya başvurması gerekmektedir.
Nitekim emsal mahiyetteki ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2022/... E., 2022/ ... K. Sayılı ilamında " .. Bu durumda TTK'nın 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Karşı dava konusu edilen talep asıl davadan farklı bir talep olması nedeniyle karşı davacının 6325 sayılı Kanun ve Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak karşı davası için müstakilen arabulucuya başvurması gerekirken, asıl dava için karşı tarafın yaptığı başvuru sonucu düzenlenen anlaşamama tutanağını esas alarak dava açması kanuna aykırılık teşkil etmektedir.
Davalının kendi alacak istemine ilişkin olarak arabulucuya başvurması gerekirken davacının arabulucuk toplantısına katılarak kendi taleplerini iletmesi arabulucuya başvuru şartını yerine getirdiği anlamına gelmemektedir. Arabulucu, başvuru yapan tarafın talepleri konusunda arabuluculuk yapmış ve anlaşamama tutanağı düzenlemiştir.
Bu nedenlerle, mahkemece karşı davada arabulucuya başvuru yapılmadan davanın açılması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Davalı-karşı davacı her ne kadar mahkememizce, Davalı-karşı davacı vekiline huzurdaki karşı dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığı hususunda beyanda bulunmak, başvurulmuş ise son oturum tutanağını dosyaya sunmak üzere 1 hafta kesin süre verilmesine ilişkin ara kararımızdan sonra arabuluculuğa başvurmuş ise de; mahkememizce davalı- karşı davacıya arabuluculuğa başvurmak için değil, karşı dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığı hususunda beyanda bulunmak için süre verilmiş olup, bu husus tamamlanabilir dava şartı olmadığından ( Emsal mahiyette ...
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/2012 E. 2021/... K. Sayılı ilamı) karşı davanın usulden reddine karar verilmiş, süresinden sonra ve mahkememizce bu hususta tarafa bir süre verilmeksizin davalı-karşı davacı tarafça yapılan arabuluculuk için yeni bir dava açılıp açılmayacağı belli olmadığından suç üstü ödeneğinden ödenen arabuluculuk giderinin iş bu davada hüküm altına alınması gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (e-imza) Hakim ... · (e-imza)
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/425, K. 2024/565, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama