KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/837
- Karar No
- 2024/811
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas no
- 2021/513 Esas
- Karar no
- 2024/845
- Dava
- Tazminat (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/08/2021
- Karar tarihi
- 26/11/2024
Karar Metni
1.404 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin borsada işlem yapmak için davalı aracı kurumda hesap açtığını, müvekkilinin yapmış olduğu işlem hacmi kapsamında davalı şirketin vaad ettiği oranda kendisinden komisyon alınmadığını, müvekkilinin ... vadeli işlem sözleşmesinde süresi olmasına rağmen teknik yanlış bilgi verilmesine bağlı olarak erken satım sebebiyle zarara uğradığını,
bu hisse senedi yönünden 3 gün daha (T+3 gününe kadar) süresi olmasına karşın T gününde (vade sonu T gününde) satması yönünde hatalı teknik bilgi veilmesi nedeniyle müvekkilinin bu hisseleri en düşük değerinde iken her bir pay senedini 57.050 birim üzerinden satmak zorunda kalarak yaklaşık olarak 62.933 TL zarara uğradığını, müvekkilinin yapmış olduğu araştırmada davalı şirketin eğitim ve lisans şartı sağlamayan personel çalıştırdığını ve bu sebeple Sermaye Piyasası Kurulu tarafından davalı şirkete para cezası kesildiğini tespit ettiğini,
davalı şirketin müvekkilinden haksız olarak fazladan tahsil etmiş olduğu komisyon bedelleri ile hatalı teknik bilgi verilmesi nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararların işlemin yapıldığı tarihten itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında 02.09.2020 tarihinde “Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri İle Yan Hizmetler Çerçeve Sözleşmesi” (“Çerçeve Sözleşme”), “Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi”, “Kredili Alım, Açığa Satış ve Ödünç Alma ve Verme Çerçeve Sözleşmesi”, “Kaldıraçlı Alım Satıma Aracılık Sözleşmesi”, “Algoritmik İşlemlere İlişkin Ek Protokol” ve Ön Bilgilendirme Yazısı ile Alt Pazar Risk Bildirim Formu imzalandığını, davacının iddiaları maddi gerçeği yansıtmaktan uzak olduğunu,
davacının mezkur iddiaları hiçbir somut delil ile desteklenmediğini, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilebilmesi mümkün olmadığını, davacı basit bir matematik hesabı ile talep edebileceği miktarı belirleyebileceğini, davacının faiz talebinde bulunulabilmesi için öncelikle davalının temerrüde düşürülmesi gerektiğini, davalının temerrüde düşürüldüğü tarihin dava ikame tarihi olduğu izahtan vareste olduğunu, müvekkili şirket nezdinde e-platformdan hizmet alan müşteriler ile yatırım danışmanlığı ve varlık yönetimi hizmeti alan müşteriler için farklı oranlarda aracı kurum komisyonu uygulandığını,
müvekkili şirket ile akdettiği sözleşmeler çerçevesinde yatırım danışmanlığı hizmeti aldığını, kendisi de bu hususu dilekçesinde inkâr etmediğini, davacı’nın dilekçesinde T+3 olarak ifade ettiği süre ise takas süresini ifade ettiğini, pay vadeli işlem sözleşmelerinin uzlaşma yöntemi olarak fiziki teslimat uygulanmakta olup fiziksel teslimat işlemlerinde takas süresi davacı’nın iddialarının aksine T+3 değil, T+2 olarak uygulandığını, bir başka deyişle T+2 süresi sözleşmenin vadesini değil, takas işleminin yani sözleşme sonunda elde edilen tutarın davacı’nın hesabına geçeceği günü ifade ettiğini, davacı,
sözleşmenin vadesi ile takas süresini birbirine karıştırmakta olup takas süresi için belirlenen sürenin vadeye eklenebileceğini asılsız olarak iddia ettiğini, haksız ve yersiz açılan davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan kaldıraçlı varlık alım satımına ilişkin sözleşme kapsamında fazla alınan komisyon bedellerinin ve hatalı bilgi sebebiyle davacının uğramış olduğu zararın tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı ile davalı arasında 02.09.2020 tarihinde “Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri İle Yan Hizmetler Çerçeve Sözleşmesi” (“Çerçeve Sözleşme”), “Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi”, “Kredili Alım, Açığa Satış ve Ödünç Alma ve Verme Çerçeve Sözleşmesi”, “Kaldıraçlı Alım Satıma Aracılık Sözleşmesi”, “Algoritmik İşlemlere İlişkin Ek Protokol” ve Ön Bilgilendirme Yazısı ile ...
Bildirim Formunun akdedilmiş olduğu, işbu sözleşmeler akabinde davacının borsa gerçekleştirmiş olduğu işlemler sebebiyle davalıdan yatırım danışmanlığı aldığı ve söz konusu danışmanlığı sebebiyle davalıya komisyon ücreti ödemekte olduğu, davacı tarafından, davalının fazla komisyon bedeli aldığı, davalı yatırım danışmanlarının hatalı teknik bilgi vermesi nedeniyle zarara uğratılığı iddiasıyla fazla alınan bedellerin ve davacının uğramış olduğu zararların işlem tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi istemi ile işbu belirsiz alacak davasının açılmış olduğu görülmüştür.
Yargılama esnasında KVKK kapsamında davacının kendi adına kayıtlı olan telefon numarası bakımından operatörden konuşma saatlerine ilişkin dökümler ve davalı şirket nezdinde davacı ile yapılan ve kayıt altına alınmış olan görüşme kayıtları celp edilerek bilirkişi vasıtası ile dökümleri alınmış olup akabinde dosya kapsamında taraflarca sunulmuş olan deliller,
konuşma dökümlerine ilişkin bilirkişi raporları da bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle dosyanın 1 menkul kıymet ve borsa alanında uzman SPK'da görevli bilirkişiye tevdine karar verilerek bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacının davalı şirket nezdindeki hesabından fazla komisyon bedeli alınıp alınmadığı, alınmış ise ne kadar fazla tahsilat yapıldığı, işbu bedelin davacıya iade edilip edilemeyeceği, davalı şirket çalışanları tarafından hatalı yönlendirme ile davacının zarara uğratılıp uğratılmadığı, uğratılmış ise ne kadar zararının bulunduğu,
işbu zararın davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususlarında ve tüm dosya kapsamı itibari ile rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan kök ve ek raporda özetle;
Dosyadaki ses kayıtlarının tamamı bir kez daha Bilirkişiliğimizce dinlenmiş ve dosyadaki WhatsApp görüşme çıktıları okunmuştur. Ses kaydındaki VIOP'taki hesaba teminat yatırma saatinin daha geç iken COVİD 19 önlemleri sebebiyle daha erkene alınması ve açığa satış işlemlerinin COVİD 19 döneminde yasaklanması kânularında Davalı temsilcisinin bu geçici kuralların mı yoksa genel kuralın mı geçerli olduğu konusunda tereddüte düşerek Davacıya doğru cevabı vermek için süre istemesini Davacı vekilinin eleştirdiği ve Kök Bilirkişi Raporunda bu konuya değinilmemesine itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı temsilcisinin konuyu araştırdıktan sonra Davacıya bilgi vermek üzere süre istemesinin profesyonel ve müşterinin haklarını korumaya yönelik bir davranış olarak mı yoksa bir bilgisizlik ve mesleki yetersizlik göstergesi olarak mı değerlendirilmesi gerektiği hususu Sayın Mahkemenin takdirindedir.
Ses kayıtlarında ve dosyadaki diğer delillerde Davalı aracı kurum temsilcilerinin Davacıyı yanılttıklarına, yanlış bilgilendirdiklerine, yeterli bilgilendirmediklerine dair iddialarını ispat edecek bir bulguya veya bu yönde bir kanaate dosya kapsamında Bilirkişiliğimizce ulaşılamamıştır.
Davalı temsilcisinin Davacının bilgi ve tecrübe yetersizliğini fark ettiği anda kendisine eğitim verilmesi gerektiğini Davacıya söylemesi ve Davacının İstanbul'a geleceğini ifade etmesi ve Davacının kendi yetersizliğini bildiğini ve kabul ettiğini bildiren sözleri, kanaatimizce, Davacı vekilinin değerlendirilmediğini iddia ettiği hususlardır.
Sermaye piyasası, yatırım yapma ya da yapmama kararını yatırımcının (dosyadaki davacının) kendisinin verdiği riskli bir piyasadır. Aracı kurumda hesap açılırken, piyasalara ilişkin risk bildirimleri bunun için vardır. Dosyada risk bildirimleri konusunda bir eksiklik tespit edilmemiştir. Aracı kurumun bir menfaat çatışmasına yol açacak işlemler yapmaması ve müşterisi ile menfaatinin çatışması halinde müşteri menfaatini öne alması kuralları SPK düzenlenmelerinde yer almaktadır. Ancak bu kurallar müşterinin kendir iradesiyle aldığı kararla yaptığı sermaye piyasası işleminden doğan riski ve riskin gerçekleşmesiyle oluşan zararı aracı kurumun üstlenmesini gerektiren bir kural yoktur.
Dosyadaki ses kayıtları ve diğer belgelerden Davalı aracı kurum temsilcilerinin Davacının iradesinin önüne geçerek işlem yaptıklarına, Davacının iradesini bozduklarına dair bir tespite Bilirkişiliğimizce ulaşılamamaktadır. Nihai takdir Sayın Mahkemeye aittir.
Davacı vekilinin Davalı temsilcilerinin PART TIME çalışan olduklarına dair iddia konusunda Davalı tarafın dosyaya sunduğu, Davacının müşteri temsilcisi ... 'in Sermaye Piyasası Faaliyetleri Düzey 3 ve Türev Araçlar Lisansı'na sahip olduğunu gösterir görüntülerin Flash Bellek içinde sunulduğu tespit edilmektedir. Davacının ilgili olduğu müşteri temsilcisinin sermaye piyasası düzenlemelerinde aranan yeterlik belgelerine sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı aracı kurumun Davacıya uyguladığı işlem komisyon oranlarının, aracı kurumun ilan ettiği oranların oldukça altında olduğu, bu sebeple aşırı ya da fahiş bir komisyondan söz edilemeyeceği
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Türk Medeni Kanunun 6. Maddesi uyarınca kural olarak kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Somut olay bakımından dosya arasına celp edilmiş olan tüm deliller uyarınca; davalının davacıdan fahiş bir komisyon oranı aldığı, davalının yatırım danışmanlarının davacıyı yanlış yönlendirerek zarara uğramasına sebebiyet verdiği yönündeki davacının iddialarının davacı tarafından somut delillerle ispatlanamamış olduğu kanaatine varılmış olup sermaye piyasasında bankacılıkta beklenen bir koruma yükümlülüğünün sermaye piyasası kurumlarına yüklenmemiş olması,
yapılan işlemlerin sorumluluğunun işlem yapan hesap sahibine yani davacıya ait olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması sebebiyle istinaf yolu açık olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/837, K. 2024/811, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama