KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/841
- Karar no
- 2024/1219
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/02/2021
- Numarası
- 2019/148 Esas, 2021/134 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı yüklenici, davalı iş sahibine ait kafenin tüm inşaat işlerinin kendisine verildiğini, işi tamamlayarak teslim ettiğini, 957.102.25 TL fatura düzenleyerek davalıya gönderdiğini, bir kısmının ödendiğini, kalan 521.102,55 TL için takip başlattığını belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı iş sahibi, davacıya fazla ödeme yaptıklarını bunla ilgili dava hakkını saklı tuttuklarını, tespit yaptırdıklarını ve davacının yaptığı işin değerinin 357.765,00 TL olarak bulunduğunu ,davacıya ödenmesi gereken tutarın toplam 393.541,00 TL olduğunu ancak davacıya 510.000,00-TL fazla ödeme yaptığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, işin bedeli sözleşmede belirlenmediğinden TBK 481 e göre piyasa rayiçlerine göre keşif yapılarak davacının yaptığı işin 727.411,00 TL olarak belirlendiği, bu bedele tarafların kabulünde olan % 10 müteahhit hizmet bedelinin eklendiğini, yüklenicinin toplam alacağının 872.893,00 TL olduğu, değişik iş dosyasında bu bedelin 357.765,00 olarak farklı çıkmasının sebebinin bazı işlerin tespit dosyasında belirlenmediğinin anlaşıldığı, davalı tarafın ticari defteri sunmadığı sadece davacının defteri incelendiği, buna göre davacıya 436.000 ,00TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı,
davalı tarafından yapılan ödemelerinde davacı tarafından kabul edildiği bunların da mahsup edilerek hesaplama yapıldığı gerekçesiyle 401.040 ,00TL nin davalıdan tahsiline karar verildiği görülmüştür. Davacı vekili istinafında; davalının takibe itirazı haksız olduğu için icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinafında; hesaplamada maddi hata yapıldığını, hükmün tashinini talep ettiklerini, mahkemece bu talebin değerlendirilmediğini, 328.299,00 TL üzerinden karar verilmesi gerektiğini, raporlar arasında fahiş fark varken çelişkiyi giderilmeden mahkemenin karar verdiğini, işin eksik teslim edildiğini, başkasına eksikliklerin tamamlatıldığını, son heyetin bu işleri davacı yapmış gibi hesaplamaya kattığını, fazladan 300.000 TL harcadığını, ayrıca son raporda belirlenen fiyatlandırmanın fahiş olduğunu, iki rapor arasında fiyatlandırma farkının fahiş olduğunu,
mahkemenin ret kararı vermeyecekse tespit dosyasına göre karar vermesi gerektiğini, yine fiyatlandırma farkındaki çelişkinin de giderilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacı yüklenici, davalıya ait sözleşmeye konu kafe inşaat işini yaptığını iddia ederek davaya konu takiple iş bedeli alacağı talebinde bulunmuş, davalı iş sahibi ise işin eksik bırakıldığını, kısmen kendisi tarafından tamamlandığını, kısmen de başkasına tamamlattırdığını, fazla ödemeye ilişkin haklarını da saklı tuttuğunu belirterek davanın reddini istemiş, kendisi tarafından yapılan/yaptırılan işlerle ilgili olarak tespit raporuna dayanmıştır.
Taraflar arasında kafe inşaatı işinin yapılmasını konu alan akdi ilişkinin varlığı uyuşmazlık dışıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf yapılan işin miktarı ve bedele ilişkindir. Eser sözleşmelerinde yüklenici yapığı işi ve talep edeceği işin bedelini ispatlamalıdır. Yine eser sözleşmelerinde sözleşme ayakta ise kural olarak işin yüklenici tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilmektedir.
Ancak iş sahibi, kendisi tarafından yapılan işleri usulünce ispatlamak şartı ile bu karinenin aksini iddia edebilir. Somut olayda, davalı iş sahibince işin eksik bırakıldığı ve kendisi tarafından tamamlandığı ve/veya tamamlattırıldığı iddia edilmiş ise de bu hususla ilgili olarak yeterince inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
O halde mahkemece yapılacak iş, gerekirse aynı bilirkişi heyetiyle yeniden yerinde keşif yapılarak, tarafların tüm delilleri (ticari defterlerde dahil) toplanıp, tanıklar da dinlenmek suretiyle tarafların yaptıkları işler/imalatlar ayrı ayrı belirlenip, yapıldığı tarih itibarı ile piyasa rayiçleriyle fiyatlandırılıp (piyasa rayiçlerine KDV dahil olduğundan ayrıca eklenmeyecektir) bulunacak bedelden kabul edilen ve/veya ispatlanan ödemeler düşüldükten sonra çıkan sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden kararın kaldırılması gerekmiştir.
Davacı vekilinin istinafı kaldırma gerekçesine göre bu aşamada incelenmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/841, K. 2024/1219, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama