İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/904 K.2024/140

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

Esas2022/904Karar2024/140Tarih27 Şubat 2024Okuma8 dk · 1.501 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
27 Şubat 2024
Esas no
2022/904 Esas
Karar no
2024/140
Dava
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
28/12/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.501 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... arasında ... nolu Kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı ile akdedilmiş olan bu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Temmuz -Ağustos -Eylül 2021 dönemlerine ait 9.084,00 TL tutarlı faturalara ödeme yapılmadığını, işbu sebeple müvekkili şirket adına yıllık % 48 sözleşme faizi ile birlikte huzurdaki alacak davasının açıldığını, haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilini perdecilik işiyle uğraştığını, dava dosyasında ekli sözleşmede bulunan ... imzası ve kaşesi kesinlikle müvekkile ait olmadığını, müvekkilinin... firması ile daha önce bireysel ve kurumsal hiçbir hat kullanmadığını, kullanılan hatların müvekkilin işiyle arasında hiçbir ilişkisi ve ihtiyacı bulunmadığını, müvekkilinin böyle bir şeye ihtiyacı dahi olmadığını, müvekkilinin kaşesi ... olarak değil "..." olarak basılı olduğunu, müvekkili icra itirazında böyle bir sözleşme imzalamadığını beyan ettiğini,

bilirkişi imza incelemesi ve kaşeye ait sayın mahkememiz tarafından yapılacak araştırmalar sonucu işbu durum tespit edileceğini, imzanın müvekkiline ait olmadığı hususu müvekkilinin vekaletnamedeki imzasına bakılmak suretiyle bile bir bakışla anlaşılabileceğini, işbu durum davacı tarafa izah edilmesine rağmen işbu haksız dava açıldığını, muhtemeldir ki müvekkilinin ve şirketinin kimlik bilgileri kopyalanmış veya ele geçirildiğini, öncelikle eski hale getirme talebimizin kabulünü,

mahkeme aksi kanaatte ise sözleşmede yer alan kaşe ve imzanın müvekkile ait olmadığından dosyanın bilirkişiye gönderilerek imza ve kaşe incelemesi yapılmasını ve haksız davanın reddini talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, fatura bedelinin tahsili istemine dayalı alacak davasıdır.

Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davacı ... A.Ş. ile davalı ... arasında ... nolu Kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Temmuz -Ağustos -Eylül 2021 dönemlerine ait 9.084,00 TL tutarlı faturaların bedellerinin ödenmemesi sebebiyle 9.084,00 TL asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari sözleşme faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Yargılama esnasında ticaret sicil müdürlüğüne yazılan müzekkerenin cevabı uyarında davalının ticari işletmesinin bulunduğu, işbu hali ile gerçek kişi tacir olduğundan mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesi; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz" hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazını "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir.

Yargılama esnasında dava dilekçesinin davalı tarafa 25.03.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, cevap dilekçesi sunma süresinin son gününün 08.02.2023 tarihine tekabül ettiği, davalı vekili tarafından eski hale getirme talepli olarak 13.02.2022 tarihinde cevap dilekçesinin sunularak yetki itirazında bulunulmuş olduğu görülmüştür.

... tarihli ve ... sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6785 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, Anayasamızın 119'uncu maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... illerimizde, 08.02.2023 Çarşamba günü, saat 01.00'dan itibaren üç ay süreyle olağanüstü hal (OHAL) ilan edilmesine karar verilmiştir.

OHAL ilanından sonra, 120 sıra sayılı "Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi" 11.02.2023 tarihli ve 32101 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

120 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Yargı alanında alınan tedbirler" başlıklı 2. Maddesinin "(1) 8/2/2023 tarihli ve 6785 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla olağanüstü hal ilan edilen illerde, yargı alanında hak kayıplarının önlenmesi amacıyla;

a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar veya ilgililer bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler,

...

(5) Bu madde hükmü, olağanüstü hal ilan edilen illerin barosuna 6/2/2023 tarihi itibarıyla kayıtlı avukatlar ile diğer barolara kayıtlı olup aynı tarihte bu illerde bulunan avukatlar tarafından takip edilen dava ve işlerle ilgili olarak bu avukatlar bakımından ülke genelinde uygulanır.

(6) Olağanüstü hal ilan edilmeyen illerin barosuna kayıtlı avukatların ve bürolarında çalışan kişilerin; olağanüstü hal ilan edilen illerde kan veya kayın hısımlarının bulunması veya olağanüstü hal ilan edilen illerde felakete uğrayanların kurtarılması,

meydana gelen hasar ve zararın telafi edilmesi ya da ihtiyaçların karşılanması amacıyla bu illere gitmeleri halinde bu madde hükmü, söz konusu avukatlar tarafından takip edilen dava ve işlerle ilgili olarak bu avukatlar bakımından 6/3/2023 (bu tarih dâhil) tarihine kadar ülke genelinde uygulanır." Şeklindeki hükmü uyarınca davalı tarafından vekiline çıkartılmış olan vekaletnamenin de 22.11.2022 tarihinde çıkartılmış olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda davalı vekili tarafından işbu hükümden yaralanmasını sağlayacak mahiyette sunulmuş olan deliller de göz önünde bulundurulduğunda davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinin ilgili

düzenleme uyarınca süresi içerisinde sunulduğu kabul edilmiş olup eski hale getirme müessesesinin uygulanmasına gerek bulunmaksızın davalının yetki itirazının incelenmesine geçilmiştir.

Davalı vekili tarafından davalının yerleşim yerinin Avcılar Küçükçekmece Mahkemelerinin yetki sınırında bulunduğundan fakat ... Adliyelerinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığından Bakırköy Mahkemelerinde işbu davanın açılması gerektiği; mahkememizin yetkisiz olduğundan bahisle yetki ilk itirazında bulunmuş olduğu görülmüştür.

6100 Sayılı HMK'nın 6/1. maddesinin "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca açılacak olan davalarda genel yetkili mahkeme belirlenmiş olup para borçlarının ifa yeri bakımından ise TBK m.89 hükmü uygulanmakta olup bu hükme göre Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinden alacaklının yerleşim yeri mahkemesi de para borçlarına ilişkin davalarda seçimlik yetkili mahkeme olmaktadır.

Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer (Bknz. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2022/124 Esas, 2022/905 Karar Sayılı, 29/04/2022 Tarihli İlamı).

HMK'nın 17.maddesinde “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmünü haizdir.

Somut olay bakımından davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde mahkememize ibraz edilmiş olan sözleşmenin uyuşmazlığın çözümü başlıklı 7. Maddesinin "İşbu sözleşmenin uygulanmasından doğan uyuşmalıklarda ...

Abonenin ikametgahının bulunduğu yer mahkemeleri ve icra daireleri yetkili olacaktır." şeklindeki düzenlemesi bulunmakta ise de HMK m.17 hükmü uyarınca yapılmış olan yetki sözleşmesinin kesin yetki mahiyetinde olmadığı; davalı tarafça yetki itirazında bulunulurken HMK m.6 hükmüne dayalı olarak yetki itirazında bulunulmuş olduğu, davaya konu sözleşmedeki imzanın kabul edilmemesi sebebiyle ayrıca HMK m.17 hükmüne de dayanılmamış olduğu işbu hali TBK M.89 hükmüne göre davacının para alacağından kaynaklı olarak mahkememizde açmış olduğu davasında mahkememizin yetkili olduğu görülmekle davanın esasına girilerek yargılama yapılmıştır.

Davalının sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile birlikte aynı zamanda imza inkarında bulunmuş olması sebebiyle öncelikle davacının alacağının dayanağı yapmış olduğu Kurumsal hat abonelik sözleşmesindeki imzanın davalının eli ürünü olup olmadığının tespiti için davaya konu sözleşmesinin aslı celp edilmiş, mahkemece duruşma esnasında davalının imza örnekleri alınmış ve celp edilmiş olan mukayeseye esas imza örnekleri ile birlikte sözleşmede yer alan imzanın davalının eli ürünü olup olmadığının tespiti bakımından uzman grofolog bilirkişisinden rapor alınmış olup bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle.

"Tetkik konusu ... antetli 21.05.2021 tarihinde ... adına düzenlenmiş "Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesi” aslındaki abone imzalarının ...'un eli ürünü olmadığı" kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.

İşbu rapora karşı davacı vekili tarafından itiraz edilerek davacı şirket kayıtlarında davalı abonenin dava konusu hatlar üzerinden satın almış olduğu tarifelere ilişkin sesli onay kayıtları mevcut olduğundan bahsedilmiş ve bu kapsamda ses kayıtları ibraz edilmiş ise de söz konusu ses kayıtlarının davalıya ait olup olmadığının mahkememizce tespitinin mümkün olmadığı,

zira davalının davacı ile aralarındaki akdi ilişkiyi inkar etmiş olması sebebiyle davacının yazılı deliller ile davalı ile aralarındaki akdi ilişkiyi ispatlaması gerekmekte olup, sunulan ses kayıtlarının da delil bildirme süresi içerisinde mahkememize bildirilmiş olmaması sebebiyle hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu uyarınca davalının eli ürünü olmayan sözleşmeden kaynaklı olarak davalının sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılarak davacının ispatlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

1-Davacının davasının REDDİNE,

2-Kararın kesinleşmesi akabinde celp edilen imza asıllarının ilgili kurumlara iadesine,

3-Alınması gerekli olan 427,60-TL karar ilam harcından başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 155,14-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 272,46-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,

5-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 9.084,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00-TL' nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.

7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2024

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/904, K. 2024/140, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/904
Karar No
2024/140
Tarih
27 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/904 K.2024/178
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/905 K.2024/144
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/906 K.2024/108
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/906 K.2024/153
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/907 K.2024/94
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/908 K.2024/93

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.