KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Esas no
- 2023/517 Esas
- Karar no
- 2025/277
- Dava
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- Dava tarihi
- 04/08/2023
Karar Metni
1.717 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin ... plakalı aracı, 26.08.2022 tarihinde davalı sigorta ...
Sigorta A.Ş.’ne ... nolu Genişletilmiş Kasko Poliçesi ve ... nolu poliçeli Zorunlu Mali Sorumluluk(Trafik) Sigortası ile sigortalı dava dışı ...'ün maliki olduğu ... plakalı aracın %100 kusurla çarpması sonucu ağır hasar aldığını ve çekme belgeli pert işlemi gördüğünü, pert kaydı neticesinde müvekkilinin aracının rayiç değeri 315.000,00-TL olarak tespit edildiğini, bu bedelin 177.750,00 TL'si davalı(100.000 TL sigorta poliçesi, 77.750 TL kasko poliçesi kapsamında), 137.250,00 TL'sini dava dışı ... firması olan ...
İTH.İHR.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ tarafından ödendiğini, işbu bedelin çok düşük olarak belirlendiğini, bu sebeple müvekkilinin maddi zarara uğratıldığını, yapılacak bilirkişi incelemesi ve emsal fiyat araştırması ile aracının değerinin 315.000 TL 'nin çok üstünde olduğunun görüleceğini, her ne kadar müvekkiline ibraname/mutabakatname imzalatılmış olsa da;
dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden müvekkilinin gerçek iradesinin, ödenen bu miktar tazminat kadar olmadığı anlaşılacağını, HMK m.107 gereği şimdilik 100,00-TL pert farkı bedelinin kasko poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 26.08.2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılması mümkün olmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, hükmedilmesi gereken faizin davacının talep ettiği avans faizi değil yasal faiz olması gerektiğini, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosu uygulanmasını bu oran da en az yüzde otuz olmasını, müvekkil şirketin kdv’den sorumluluğu bulunmadığını, huzurdaki davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı bakiye pert bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigorta ... SİGORTA A.Ş.
Nezdinde ... nolu Genişletilmiş Kasko Poliçesi ve ... nolu poliçeli Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile sigortalı dava dışı ...'ün maliki olduğu ... plakalı aracın 26.08.2022 tarihinde karışmış olduğu trafik kazasından kaynaklı olarak davacının aracın pert işlemi gördüğü, Pert kaydı neticesinde davacının aracının rayiç değerinin 315.000,00-TL olarak tespit edildiği ve bu bedelin 177.750,00 TL'sinin davalı (100.000 TL sigorta poliçesi, 77.750 TL kasko poliçesi kapsamında) tarafından, 137.250,00 TL'sinin ise davacı dışı ... firması olan ...
İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. tarafından davacıya ödenmiş olduğunu, belirlenen pert bedelinin yetersiz olduğundan bahisle HMK m.107 gereği şimdilik 100,00-TL pert farkı bedelinin kasko poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 26.08.2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili talebiyle işbu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de,
“sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş., kazaya neden olan aracın hem ZMSS hem de ihtiyari mali mesuliyet (İMSS) sigortacısı olup, ZMMS kapsamında poliçe limiti olan 100.000,00 TL'nin davacıya ödenmiş olması sebebiyle limitin tüketildiği ve işbu davanın İMMS- kasko poliçesi kapsamında kalan sorumluluğu uyarınca davalıya yöneltilmiş olduğu anlaşılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler.
Yasa'nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup re'sen dikkate alınması gerekir ( Bknz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/4974 Esas, 2021/6943 Karar Sayılı, 18/10/2021 Tarihli ilamı).
İşbu yasal düzenleme uyarınca somut olayda yapılan kontrolde davalı tarafından sorumluluk yöneltildiği İMMS kapsamında 77.750,00 TL'lik ödemenin 24.11.2022 tarihinde yapıldığı, işbu davanın ise 04.08.2023 tarihinde 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmekle yargılama yapılmıştır.
Yargılama esnasında toplanan deliller kapsamında dosyanın trafik kazaları ve motorlu araç sigortaları alanında uzman 1 makine mühendisi bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere dosya arasına celp edilmiş olan tüm evraklar, hasar dosyası, poliçe şartları ve yönetmelik hükümleri de göz önünde bulundurulmak sureti ile öncelikle kazaya karışan tarafların kusur oranlarının belirlenmesinin istenilmesine;
akabinde davaya konu aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın boyutu da irdelenmek suretiyle kaza tarihi itibariyle aracın rayiç değerinin tespiti ile kaza tarihinde hasarlı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise, hasarın onarım bedelinin tespiti; ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki ikinci el ve hurda (...) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle gerçek zarar yönünden ayrıntılı, denetime elverişli olarak tarafların kazaya karışan oransal kusurları da göz önünde bulundurularak,
dava açılmadan önce davacıya yapılmış olan tüm ödemeler mahsup edildiğinde davacının davalı sigorta şirketinden kasko poliçesi kapsamında bakiye alacak talebinde bulunup bulunamayacağı (davalının yapmış olduğu ödemenin bir kısmının ZMMS, bir kısmının ise kasko poliçesi kapsamında yapılmış olması hususu göz önünde bulundurulduğunda), bulunabilecek ise kasko poliçesinin limiti dahilinde davalının ödeyebileceği miktarın ne kadar olduğu hususunda ve dosya kapsamı bakımından rapor tanzim edilmesi istenilmiş ve bu kapsamda düzenlenen kök ve ek rapor dosyamız arasına alınmıştı.
Alınan bilirkişi kök ve ek raporunda özetle;
... plakalı davacı aracının sürücü ...' ün %100 oranında kusurlu olduğu,
... plakalı aracın sürücüsü ...' ın kusursuz olduğu,
... plakalı davacı aracında tam zayi olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu,
... plakalı davacı aracın hasar tarihi itibariyle rayiç değerinin 425.000,00 TL olduğu,
Ödenen kısımdan bakiye zararın 110.000,00 TL olduğu,
... plakalı araca ait davalı şirket tarafından, dava konusu trafik kazası tarihini kapsar şekilde düzenlenmiş ... sayılı Genişletilmiş Kasko Poliçesinde, ihtiyari mali sorumluluk sigortası, araç sahibine düşen hukuki sorumluluğun zorunlu mali sorumluluk sigortası limitleri üstünde kalan kısmını, poliçede yazılı limitlere kadar temin eden IMM KOMBİNE teminatının 500.000,00 TL olduğu,
... plakalı araca ait Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında ödenen 100.000,00 TL hasar tazminatı ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi limitinin dolduğu, karşılanan kısımdan bakiye zararın 110.000,00 TL olduğu,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Alınan işbu rapor akabinde davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 22.01.2025 tarihli bedel arttırım dilekçesinde özetle 110.000,00 TL'nin kasko poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 26.08.2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili isteminde bulunulmuş olduğu ve bu kapsamda eksik harcın yatırılmış olduğu görülmüştür.
Alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödemenin yetersiz olduğu, davalının sigortalısının kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda davacının davalıdan İMMS poliçesi kapsamında bakiye pert bedeli olan 110.000,00 TL'yi talep edebileceği kanaatine varılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar Sayılı, 04/02/2020 Tarihli "...
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davalının kısmi ödeme tarihi olan 24.11.2022 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren kazaya karışan davacıya ait aracın hususi araç olması sebebiyle de yasal faizi işletilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/517, K. 2025/277, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama