KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2025
- Esas no
- 2023/518
- Karar no
- 2025/526
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23.11.2022
- Numarası
- 2022/100 Esas 2022/935 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Yazılma tarihi
- 12.05.2025
Karar Metni
1.398 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 21.12.2021 tarihinde davalı ...'in işleteni, davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu, dava dışı ...'in idaresindeki ... plakalı aracın, yaya geçidi üzerinde yaya ...' a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacı ...’nın eşi, diğer davacıların babası ...’un vefat ettiğini, Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/24 Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, meydana gelen kazada olay yerinden kaçan, ehliyetsiz ve alkollü olduğu tespit edilen araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını belirterek, belirsiz alacak olarak,
şimdilik davacı ... için 100,00 TL davacı ... için 100,00 TL davacı ... için 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 07.10.2022 tarihli dilekçe ile davacı ... için talebini (sigorta şirketinden poliçe limiti gereğince 337.076,40 TL ile sınırlı olmak üzere) 441.953,74 TL'ye, davacı ... ve davacı ... için taleplerini ayrı ayrı (sigorta şirketinden poliçe limiti gereğince 46.461,80 TL ile sınırlı olmak üzere) 60,917,83 TL'ye arttırmıştır.
Davalı ... AŞ vekili, kaza tespit tutanağında belirlenen kusur oranını kabul etmediklerini, kaza tarihinde müteveffanın çalışıp çalışmadığının tespit edilemediğini, müteveffanın destek olduğunun ispatlanması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davacılar tarafından davadan önce ne davalıya ne de diğer davalı ... şirketine müracaat edilmediğini, arabuluculuk yoluna gidilmediğini, bu husus yerine getirilmeden dava açılamayacağını, dava konusu kazada davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, sadece araç maliki olduğunu, sürücünün aracı davalıdan habersiz ve izinsiz alarak kazaya sebebiyet verdiğini, aracın genişletilmiş sigorta poliçesi bulunduğunu, poliçe ile karşı yanın talebinin garanti altına alındığını, dava dışı sürücü ...'in psikolojik rahatsızlıkları bulunduğunu, raporlu hasta olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece toplanan delillere göre, davanın trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminat isteğine ilişkin olduğu, davacılar desteği ...'un 21.12.2021 tarihinde yaya geçidinde yolun karşısına geçtiği sırada, davalı ...'ye ait sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...' in %100 kusurlu sevkiyle çarpması neticesinde ölümüne neden olduğu,
davacı ...'nın, müteveffanın eşi olup yaşamı süresince, diğer davacılar ise ikiz erkek çocukları olup çocukları kaza tarihinde 18 yaşında iseler de, dosyadaki belgelere göre üniversitede öğrenci olduklarında 25 yaşına kadar ölenden destek alacakları, ölenin ( ölüm tarihinde yaşlılık aylığı aldığı nazara alınarak) gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu, davacı ...' ya SGK tarafından bağlanan eşinin ölümü nedeniyle yaşlılık maaşı olup rücuya tabi olmadığı,
ölenin yaşı, ve davacı ...'nın muhtemel yaşam sürelerinde TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak 18.07.2022 tarihli raporda, davacı ... için 441.953,74 TL, ... ve ... için 60.917,83'er TL destek tazminatı hesaplandığı, 07.10.2022 tarihli ek raporda sigorta poliçesi limitinin 430.000,00 TL olduğu davacıların destek zararlarının toplamının bunun üzerinde kaldığı nazara alınarak yapılan garamede davacı ...'nın sigorta poliçesinde talep edebileceği miktarın 337.076,40 TL olduğu ,
çocukların ise 46.461,80' er TL olduğu belirtilerek davacıların davasının kabulü ile davacı ... için 441.953,74 TL'nin (sigorta şirketinin 337.076,40 TL'si ile sınırlı olmak üzere), davacı ... için 60.917,83 TL'nin (sigorta şirketinin 46.461,80 TL'si ile sınırlı olmak üzere), davacı ... için 60.917,83 TL'nin (sigorta şirketinin 46.461,80TL'si ile sınırlı olmak üzere) sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 28.01.2022 tarihinden,
diğer davalıdan kaza tarihi olan 21.12.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine karar verilmiş karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmış, davalı ... vekilinin adli yardım talebi Dairemizin 25.01.2023 tarihli ara kararı ile reddedilmiş, red kararı itiraz edilmeden kesinleştiğinden Dairemizin 21.02.2023 tarih ve 2023/156 Esas, 2023/105 Karar Sayılı kararı ile HMK'nun 344.maddesi gereğince gerekli işlemlerin yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiş,
mahkemece davalının istinaf peşin karar ve ilam harcını yatırması için muhtıra tebliğ edilmiş ancak süresi içerisinde harcın yatırılmaması nedeniyle istinaf başvurusunun reddine dair ek karar verilmiş, ek karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmamıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, mevzuata uygun olmadığını, %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerekirken progresif rant yönteminin kabulünün mümkün olmadığını, gerekenden daha yüksek bir tazminat hesaplandığını ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, 21.12.2021 tarihinde davalıların işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacı ...'nın eşi, diğer davacıların babası ...'un vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan sigorta şirketi limitle sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Somut olayda, 21.12.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların desteği yaya ... un vefatı nedeniyle eş ve çocukları olan davacılar için destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, mahkemece davacıların zararının hesaplanması için aktüerya konusunda uzman bilirkişiden alınan raporda TRH 2010 yaşam tablosu, devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü kullanılarak 1,65 teknik faize göre hesaplama yapıldığı ve davacı eş için 441.953,74 TL davacı çocuklar için 60.917,83 TL destek tazminatı hesaplandığı, rapora karşı davacılar vekilinin hesaplamada progresif rant yönteminin uygulanması,
davalı ... vekilinin ise 1,8 teknik faizin uygulanması gerektiği belirtilerek itiraz edildiği, itirazlar üzerine aktüer bilirkişiden alınan 07.10.2022 tarihli ek raporda aynı hesaplama yöntemi kullanılarak yapılan hesaplamada davacıların zararının davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitinden fazla olması nedeniyle davacıların destek zararları poliçe limiti olan 430.000,00TL'ye oranlanarak davalı ... sorumluluğu davacı eş için 337.076,40 TL, çocuklar için ayır ayrı 40.461,80 TL olarak hesaplanmış,
mahkemece rapor hükme esas alınarak davalı ... belirtilen miktarlar ile sorumlu olmak üzere davanın kabulüne karar verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu' nun 90. maddesinde yer alan “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarih 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen teknik faizin uygulanması mümkün değildir.
Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hak sahiplerinin bakiye muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi ve buna göre tazminat hesabı yapılması gerekir ise de TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,65 teknik faize göre hesaplama yapılması davalı ... lehine olduğundan ve istinaf kanun yoluna başvuru yapan sigorta şirketinin poliçe teminat limitinin tamamı ile sorumlu tutulmuş olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kusur durumunun kazanın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun bulunmasına, ölenin muhtemel yaşam süresi, davacıların destek payı, tazminata esas alınan gelirinin doğru belirlenmesine, hesaplama yönteminin istinafa başvuran sigorta şirketi lehine olması nedeniyle aleyhine değerlendirme yapılamamasına ve mahkemenin gerekçesine göre davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/518, K. 2025/526, 18 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama