KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/643 Esas
- Karar no
- 2024/769
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 30/09/2023
Karar Metni
1.328 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 16.04.2022 tarihinde saat 20:00 sıralarında, Antalya İli ... İlçesi ... Mah.'deki ... Bulvarını takiben ... Karayolları istikametine seyir halindeyken ... Kavşağında kırmızı ışıkta duramayan dava dışı sürücü ... ... ... sevk ve idaresindeki, ruhsatı davalı LTD.ŞTİ. üzerine kayıtlı, davacı ... SİGORTA A.Ş.'ye ZMMS poliçesi ile sigortalı ... marka ... plakalı otomobilin sol yan kısımları ile, ... ...
Bankası istikametinden gelerek yeşil ışıkta ... ... ... istikametine yönelen dava dışı sürücü ve ruhsat sahibi ... sevk ve idaresindeki ... marka ... plakalı aracın ön kısımlarının çarpışması ve çarpışmanın etkisiyle kendi etrafında dönen ... plakalı aracın sağ arka teker kısımlarıyla orta refüje çıkarak ağaca çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafık kazası meydana geldiğini, düzenlenen Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağında, ... plakalı aracın sürücüsü ... ... ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 47/1-b (Kırmızı ışık kuralına uymamak) maddesini ihlal ettiğini,
... plakalı aracın sürücüsü ... 'ın ise kazanın oluşumunda kural ihlalinin olmadığı kanaatine varıldığının bildirildiğini, ... plakalı aracın sürücüsü ... ... ...'ın hastanede saat 21:02'de alınan numunesinde kanında 0,01 promil alkol tespit edildiğini, davacı sigorta şirketi tarafından ... plakalı araç için 20.000,00 TL hasar ve 2.471,56 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan araç sürücüsünün alkollü olmasından dolayı ödeme yapmış olduğu 22.471,56 TL için ...
İcra Dairesi 2023/... esas sayılı dosyası ile icra takibine başladığını, takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin soyut ve mesnetsiz olduğunu, müvekkile ait araç sürücüsünün kaza anında alkollü olmadığını, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alkol raporu alındığını, alkollü olmadığının ortaya çıktığını, bu yüzden kazaya sebebiyet vermediğini, davacının davasını ispatlamak zorunda olduğunu belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 07/02/2024 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 08/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 1) Davacı şirkete sigortalı ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ... ... ...'ın hatalı sevk ve idaresinin kazanın meydana gelmesinde %100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu,
2) Dava konusu ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ... 'ın kazanın meydana gelmesinde etkili olan hatalı sevk ve idaresi bulunmadığı,
3) Davacı sigorta şirketi tarafından dava konusu ... plakalı araç için ödenen KDV hariç 20.000,00 TL hasar tazminatının kaza tarihi itibarıyla kadri maruf (makul) olduğu,
4) Davacı sigorta şirketinin dava konusu araç için davalıdan talep ettiği 2.471,56 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi itibarıyla fahiş olmadığı,
5) Geriye dönük hesaplama ile 0,165 promil derecesinde alkollü olan, olay sırasında yapılan nörolojik değerlendirilmesi bulunmayan, alkollü olduğuna dair bir beyana rastlanmayan sürücü ... ... ...' ın almış olduğu alkolün kazanın oluşumunda münhasıran etkili olmadığı,
6) KZMMS Genel Şarları gereğince davacı sigorta şirketinin, davalı sigortalısına rücu hakkı olmadığı..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava, trafik sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.’nun 48. maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97. maddesinde alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, "alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı kenar başlığı altında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır.
Ayrıca, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d. maddesinde; tazminatı gerektirin olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.
O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK.'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın reddine, aksi halinde kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (Bkz.YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları).
İddia, savunma, deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalının alkollü olmasına dayanılarak sigorta ilişkisinden kaynaklanan rücuen tazminat davası açıldığı, davanın sebebi olarak davalının alkollü olması gösterildiği,
yukarıda yer verilen emsal Yargıtay içtihadı uyarınca uyuşmazlığın çözümü için mahkememiz 1 no.lu celsesinde dosyanın 1 Nöroloji uzmanı doktor bilirkişisi, 1 Trafik kazalarında uzman makine mühendisi bilirkişisi ve 1 Sigorta Hukuku alanında uzman bilirkişiden oluşacak üçlü heyete tevdii ile ZMMS genel şartları kapsamında dosyadaki taraflar arasında akdedilmiş olan poliçe üzerinden de inceleme yapılmak suretiyle sigortalıya rücu şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti bakımından davalının işleteni olduğu ... plakalı aracı sevk ve idare eden kimsenin salt alkolün etkisi altında trafik kazasını gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin,
alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanarak kazaya karışan tarafların oransal kusurların tespitinin yapılmasının, davacı tarafından dava dışı araç malikine ödenmiş olan hasar bedelinin davalı tarafa rücusunun mümkün olup olmadığının, ödenen hasar onarım bedelinin piyasa şartlarına göre makul olup olmadığının, makul değil ise piyasa koşullarında hasarın onarım bedelinin ne kadar olabileceğinin tespiti hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 10/06/2024 tarihli raporda " 01/06/2015 tarihinden önceki KZMMS Genel Şartlarında kazanın münhasıran alkol etkisi ile meydana gelmiş olması şartı aranırken 01.06.2015 tarihinden sonra KZMMS Genel Şartlarında kazanın, aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişiler tarafından kullanılması, münhasırlık aranmadığı, alkolün tek başına rücu açısından yeterli sayılmıştır.
Ülkemizde Hususi araçlarda 0,50 promil olarak yasal sınır (yasal sınır olarak bir litre kanda yarım gram alkole eşit olan 0.50 Promil) belirlenmiş, ticari araçlarda yasal sınır 0,20 olarak belirlenmiş durumdadır. Dolayısıyla hususi araçlar için belirlenen yasal sınır 0,50 promil olduğundan dava konusu olayda sürücü ... ... ...’ın ... Hastanesi’nden alınan Tıbbı Laboratuvar Tetkik Sonuç Raporu’nda 0,01 promil sonucunun olduğu, geriye dönük hesaplama ile 0,165 promil derecesinde alkollü olan, olay sırasında yapılan nörolojik değerlendirilmesi bulunmayan, alkollü olduğuna dair bir beyana rastlanmayan sürücü ... ... ...’ ın almış olduğu alkolün kazanın oluşumunda münhasıran etkili olmadığı tespit edilmiştir.
Dolayısıyla KZMMS Genel Şarları gereğince davacı sigorta şirketinin, davalı sigortalısına rücu hakkı olmadığı görüş ve kanaatine varılmaktadır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Açıklanan tüm nedenlerle davalıya ait araç sürücüsünün kaza anında yasal sınırın üzerinde alkollü olduğunun ve alkolün kazanın oluşumunda münhasıran etkili olmadığı tespit edildiğinden davacının davalıya rücu koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/1331 E., 2016/3007 K. Sayılı kararı), davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı istemi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (e-imza) Hakim ... · (e-imza)
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/643, K. 2024/769, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama