KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/644
- Karar No
- 2024/923
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
Karar Metni
2.027 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/644
KARAR NO : 2024/923
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/07/2022
KARAR TARİHİ : 26/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin Sağlık Bakanlığı --- - Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde düzenlenmiş kurul raporuna göre yüzde % 54 vücut fonksiyonu kaybı bulunan engelli statüsünde olup, deyim yerinde ise kendi halinde kendi yağında kavrulan bir birey olduğunu, davalıyı ile bir alacak/borç ilişkisine girmediğini, Mevcutta engelli statüsünde---- çalışan müvekkilinin her ay haksız, kötü niyetli icra takibine maaşından kesinti yapıldığını, davalının hakkı olmayan bir parayı hesabına geçirdiğini, birçok suça karıştığı öğrenilen davalı şahsın hiçbir mal varlığı bulunmadığını,
Söz konusu icra takibine dayanak yapılan senedin davalının kardeşi olan ve müvekkilin ablası ile evli olan ----- 2017 yılında müvekkilin iş yerine gelerek ablası ve çocuklarla memlekete gidecekleri için araç kiralayacaklarını, ancak araç kiralayacakları yerden senet istediklerini, kiralayacakları yerin ancak sigortalı birinden senet alabileceklerini, bu şartla araç kiralayabileceklerini söylediklerini, bu sebeple o dönem müvekkili sigortalı olarak çalıştığından kendisine geldiğini söyleyerek diğer bir deyişle kendisini aldatarak, kandırarak,
yanıltarak müvekkilin ablasına ve çocuklarına olan duygularını, güveni kötüye kullanarak müvekkile senetteki kendi isim, adres, TC kısımlarını, alttaki düzenleme tarihini doldurtup, bunun dışında kalan tüm kısımlarının boş olduğu senedi imzalattırdığını, senedin en üstündeki miktar olan 30.000, vade tarihi, orta kısımdaki ''5 Haziran 2019, ..., otuzbin, m, nakden'' hiçbir yazı müvekkili tarafından yazılmadığını, Müvekkilinin ablasının eşi olan davalının kardeşi ----' müvekkilini yanıltarak,
aldatarak ve iradesini sakatlayarak ailesinin mağdur olmaması için kendisine ablası dolayısıyla duyduğu güven sebebiyle verdiği senedi sonrasında memleketten gidip geldiklerinde ----- sorduğunu cevaben kendisinin senedi yırttığını söylediklerini, ancak ödeme emrinin kendisine tebliği ile söz konusu senedin hiç yırtılmadığını, üzerinde müvekkilin bilgisi, muvafakati ve rızası olmaksızın senet alacaklısı --- kardeşi ... ve hiçbir şekilde borçlu olmadığı tutar olan 30.000.-TL'nin eklenerek tanzim edilmiş birde fazladan işlemiş faizi de ekleyerek işbu tarih itibari ile 50.000.-TL'yi bulan icra takibine koyulduğunu öğrendiklerini, Müvekkilinin,
alacaklıyı yalnızca eniştesinin abisi olarak ismen bildiğini, hiçbir zaman görüşmeleri dahi söz konusu olmadığını, telefon numarası da kendisinde bulunmadığını, bu durumun telefon kayıtlarından dahi tespit edilebileceğini, Yine eğer ki aralarında bir ticari ilişki, alacak/verecek ilişkisi var ise bu denli yüksek bir bedel müvekkiline verildi ise ya alacaklı ya da müvekkilinin banka hesaplarından bu tutarın illaki geçmesi gerektiğini, Nitekim müvekkilinin ablası ile alacaklının kardeşi arasındaki boşanma davası sonucunda mevcut ekte dosyaya sunulan icra takip tutarına, icra kapak hesabına,
nafaka ödemelerinin yapılmaması sebebiyle başvurulan ceza davalarına bakıldığında tarihlerinin güncel olduğu, miktarların senet tutarı ile benzer olduğunun görüleceğini, Alacaklının kardeşi olan --- müvekkilinin kardeşi ... ve ailesine duyduğu kin ve öfke sebebiyle en son birlikte hukuka ve TCK'ya aykırı olarak böyle bir yola başvurduğunu ileri sürerek Davanın kabulü ile davalı ile müvekkili arasında mevcut ve geçerli hiçbir hukuki ilişkinin bulunmadığının, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine,
öncelikle teminatsız olarak ya da en düşük teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilerek paranın davalıya ödenmemesi ile icra takibinin durdurulmasına, 3----.icra müdürlüğü'nün ---- sayılı haksız icra takibinin durdurulmasına, bu tarihe kadar müvekkilin maaşından icra dairesine kesintisi yapılan miktarın müvekkile iadesine, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış olduğumuz zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvvekiline verilmesine, alacağın %10′ u oranında para cezasına hükmedilmesine,
adli yardım taleplerinin kabulüne, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın menfi tespit davası olup, davacı eldeki davayla davalının elindeki senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğini, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, alacaklı davacı ile ile borçlu ... arasında düzenlenen bu kambiyo senedi ile borcun hiçbir tarafı olmayan her ikisinin kardeşlerinin boşanma ve nafaka davalarının konu edilmesi olayla bir bağlantısı olmadığı gibi borçta şahsilik ilişkisini ihlal ettiğini, borçlunun öncelikle icra hukuk mahkemesine başvurduğunu, icraları haksız yere durdurduğunu, mağduriyetlerine sebep olduğunu, mahkemenin itirazı reddettiğini,
davalının dosyaya sunduğu boşanma davası kararında da görüleceğini, davacı vekilinin , dilekçesinde davacının % 54 engelli olup kendi halinde, herhangi bir borç ve alış veriş yapamayacak durumda olduğunu belirttiğini, bu iddia da borçlunun kambiyo senedi düzenlemesinde ve para alış-verişi yapmasının önünde engel olmadığını, davacının senedin veriliş nedeninin rente cara güvence için olduğunu belirttiğini ancak bu iddianın tamamen asılsız olduğunu, borçlunun borcuna sadık olmayıp herhangi bir ödeme yapmadığı gibi kötü niyetli olarak davacı hakkında gidip suç duyurusunda bulunduğunu,
savcılık tarafından ----- esasla yürüttüğü soruşturmada hem davalı hem de kardeşi hakkında Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiğini savunarak davanın reddi ile tedbir kararının kaldırılmasına, haksız olan alacaklının asıl alacağın %20′ sinden aşağı olmamak üzere tazminata, alacağın %10′ u oranında para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir., Dava, 01/07/2022 tarihinde ---- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında açılmış, Mahkemesinin 08/06/2023 tarih ---- Esas ---- Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmesi neticesinde dosya 22/09/2023 tarihinde Mahkememizin işbu esas sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya işbu esas numarası üzerinden devam olunmuştur. Davacı vekilince dava dilekçesi ile ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş,----- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı 18/07/2022 tarihli ara kararı ile tedbir talebinin teminat mukabilinde kabulüne dair karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekili dava dilekçesi ile adli yardım talebinde bulunmuş, -----.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin -----Esas sayılı dosyasında 07/07/2022 tarihli tensip tutanağı --- nolu ara kararı ile adli yardım talebinin reddine karar verildiği, ancak bu ara kararın davacı tarafa tebliğine dair bir kaydın ve mazbatanın dosyada bulunmadığı, yine Mahkemesince dava dosyasına 08/06/2023 tarihinde görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın 22/09/2023 tarihinde Mahkememize tevzi olunarak işbu esas sırasına kaydedildiği, görevsiz Mahkemece verilen adli yardım talebinin reddine ilişkin kararın davacı yönünden kesinleşmediği,
davanın maktu ve nisbi harca tabi bir dava olup, mahkeme veznesine yatırılan bir harç bulunmadığı ve harç hususunda değerlendirme yapılabilmesi için öncelikle adli yardım talebinin uyuşmazlıkta görevli mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden Mahkememizce adli yardım talebi değerlendirilerek 10/11/2023 tarihli ara karar ile adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından v 10/11/2023 tarihli dilekçesi ile ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş, Mahkememizin 10/11/2023 tarihli ara kararı ile tedbir talebinin teminat mukabilinde kısmen kabulüne karar verilmiş, teminatın Mahkeme veznesine depo edilmesi akabinde ilgili icra müdürlüğüne bildirilmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtları celp edilmiştir.
Davacı tanığı ----Mahkememizin 11/06/2024 tarihli celsesinde alınan beyanında:'' Davacı ... benim erkek kardeşimdir, ... ise benim eski eşimin kardeşidir, davacı ile normal şartlarda davalının bir alış verişi ticari işi yoktur, yalnızca benim evimde görmüşlüğü vardır, o dönem eşim olan ---- ile 2017 yılında kendisi beni annemin evinden çocuklarım ile birlikte aldı, yanında kardeşi olan davalı da vardı, bana eve gideceğiz ancak önce ----- iş yerine gideceğimizi, kendisi ile işleri olduğunu söylediler, kardeşimin iş yerine gittiğimizde ben ve ----- arabanın içinde kaldık, çocuklarımda arabanın içinde idiler,
-----kardeşimin iş yerinde araçtan inerek gitti, kardeşim o sıralarda yeni işe başlamıştı zaten %50 engelli raporu da vardır, ---- döndüğünde elinde bir kalem ve senet vardı, arabanın içine bindi ve senedi ...'a uzattı bende ne olduğunu sordum önce söylemek istemediler fakat daha sonra ----- bana bir araç kiralayacaklarını ve kiralayacakları iş yerinin bu kiralama için SGK da resmi olarak çalışan görünen birinin vereceği senedin kiralama için verilmesi gerektiğini söyledi, senedi bu sebeple almışlar, o sıralarda zaten ---- zaten kendisine yeni kredi kartı çıkarmıştı, onu bile kullanmaya korkardı,
kardeşimin bu senedi yalnızca yardımcı olmak için verdiğini biliyorum, ilerleyen aşamada senedi ben tekrar sordum araç kiralama işi tamamlanmıştı, ----- bey önce senedin ---- olduğunu söyledi ve benim yanımda ----- aradı, ----- Bey de telefonda senedi yırttığını söylemişti, o dönemde evliliğimiz devam ettiği için --- söylenilene inandı, olayda mağdur -----, bilgim görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda: ben senet alındığında arabanın içinde iken senedi elime alıp baktım, sadece senette ------ adı soyadı ve imzası vardı, üst kısmı boştu, üzerinin neden boş olduğunu sorduğumda üst kısmını kiralama yaparken rent a-car cının yapacağını söylediler, bizim ----- Bey ile boşanmamız kolay olmadı ancak 6 yıl kadar sürdü, özellikle nafaka ve çocuklar konusunda çok sıkıntı yaşadım, beni maddi olarak zor duruma düşürmek istedi, bu süreçte bana erkek kardeşim olan ---- baktı, bu sebeple de ---- karşı nefret beslediler,
----- hiç kimseye ne o dönemde ne şimdi bir borcu bulunması mümkün değildir.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ------ talimat yolu ile alınan beyanında:''Davacı benim eşimin kardeşi olur. Davacı epilepsi hastası olmakla birlikte geçirmiş olduğu trafik kazasından dolayı ayağından engellidir. Kendisi ----- havalimanında çalışmaktadır. Bildiğim kadarıyla işe de engelli kadrosundan girdi. Davalı ... ise eski bacanağım --- kardeşi olur. ----- eşi ile boşanmadan önce bana muhabbet içerisinde davacı ...'dan boş senede imza alacağını söylemişti.
Ben de bunun nedenini sorduğumda, ileride eşi ile herhangi bir problem olursa bunu koz olarak kullanacağını söyledi. Bende bunun kendisine yakışmayacağını söyledim. Yıllar sonrada böyle bir olay yaşandığını duydum. Davacı ile birlikte toplu bir ortamda ----- ile aramızda daha önce böyle bir konuşma geçtiğini söyledim. Bana daha önce bu durumu neden kendilerine söylemediğimi sordular bende onlara husumet huzursuzluk çıkmasın diye söylemediğimi belirttim.
Her ne kadar ---- bana böyle bir şey söylemiş olsa da ben ---- böyle bir şey yapacağına ihtimal vermedim. ----- eşi ile boşandıktan sonra kendi çocuklarına bakmadı, çocuklara davacı ... baktı. Çocuklar ile halen davacı ... ilgilenmektedir. Benim bildiklerim bundan ibarettir. Tanıklık ücreti istemiyorum'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Huzurdaki dava takip konusu senede ilişkin menfi tespit davasıdır.
Senet incelendiğinde. Davacı ... tarafından davalı ... lehine 05/06/2017 düzenleme tarihli 05/06/2019 vade tarihli 30.000,00-TL bedelli olduğu, senet üzerinde nakden kaydı bulunduğu görülmüştür.Ceza soruşturma dosyası UYAP üzerinden incelendiğinde. Müştekinin ... şüphelilerin ... ve ----- olduğu, savcılık tarafından kovusturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Karar gerekçesinde;"...Bu bağlamda şikayet dilekçesi, müşteki beyanı, şüpheli savunmaları ve tüm dosya kapsamında şüphelilerin müştekiye yönelik üzerlerine atılı suçu işlendiklerine dair kamu davasını açmayı gerektirir yeterli şüphe oluşturacak somut, yeterli delil bulunmadığı gibi müştekinin beyanlarının doğruluğu kabul edildiğinde dahi açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun oluşabileceği, kendi imzasını taşıyan senedin veriliş amacı dışında kullanıldığının Yargıtayın yerleşik kararlarında belirttiği şekilde müştekice yazılı delille ispat edilmesi gerektiği,
müştekinin bu hususta yazılı delil ibraz edemediği anlaşılmakla kamu adına kovusturma yapılmasına yer olmadığına, belirtildiği, karar aleyhine yapılan itirazın red edildiği, müşteki tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından delil olarak dayanılan ----- Aile Mahkemesi ----Esas ----- Karar sayılı kararı incelendiğinde davacısının ... davalının ----- olduğu, zina sebebiyle boşanma davasında dosya taraflarının boşanmalarına, çocukların velayetlerinin davacıya bırakılması ile davacı lehine nafaka, maddi ve manevi tazminata karar verildiği, bundan başka dava dışı taraflar arasında icra takibi ile icra ceza mahkemesi yargılaması bulunduğu görülmüştür.
----- ve Araştırma Hastanesi 06/05/2011 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu Raporunun dosyaya sunulduğu görülmüştür.---- Bankasına yazılan müzekkere cevabında ... ile ... arasında bir para transfer kaydına rastlanmadığının bildirildiği görülmüştür.Yapılan yargılamada, davacı tarafından, ablasının eski eşine araç kiralama sözleşmesinin yapılabilmesi amacıyla kambiyo senedinin verildiğini, araç kiralama sözleşmesi bitiminde senedin kiralama şirketinden geri alınarak iptal edildiğin söylenmesine karşın takip alacaklısı tarafından senedin kötü niyetli olarak takibe konulduğunu, takip alacaklısının davacının eski eniştesinin abisi olduğunu,
ablası ile eniştesinin boşandığını ve aralarında velayet ve maddi manevi tazminat davaları nedeniyle husumet meydana geldiğini, taraflar arasında hukuki ilişki bulunmadığını, senedin bedelsiz olduğunu ileri sürerek huzurdaki davanın açılmış ise de, senet üzerinde nakden kaydı bulunduğu, iddianın ileri sürülüş şekline göre "nakden" kaydının davacı tarafından talil edildiği, ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu, davacının irade sakatlığı hallerinden "hata" hukuki sebebine dayandığı ve "borçlanma iradesi" bulunmadığına yönelik her ne kadar tanık beyanları alınmış ise de "esaslı hata" halinin ispat edilemediği,
senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i olarak ileri sürülen, senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebileceği, dosya kapsamında ispata elverişli delil bulunmadığı, ceza soruşturma aşamasında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacı tarafından yemin deliline dayanılmadığı,
davacı tarafından her ne kadar senet metninde yer alan kendi isim, adres, TC kimlik numarası ve düzenleme tarihi dışındaki kısımlara ilişkin yazıların davacı eli ürünü olmadığı ileri sürülmüş ise de davacı tarafından senet üzerindeki imzanın inkar edilmediği gibi senedin zorunlu unsurları dışındaki diğer bölümlerinin keşide zamanında boş bırakılması ve tedavüle çıkarılması sırasında tamamlanmasının mümkün bulunması karşısında bu husuta bilirkişi incelemesi yapılmasının uyuşmazlığa katkı sağlamayacağı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/644, K. 2024/923, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama