KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/766 Esas
- Karar no
- 2024/904
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 07/08/2024
Karar Metni
1.423 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle.
28.06.2022 tarihinde kusurlu sürücü sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, müvekkili şirkete ... poliçe numaralı kasko sigortası bulunan ... plakalı araca çarparak sigortalı araç nezdinde hasar meydana getirdiğini, hasar bedeli olan müvekkili şirketin sigortalısına ödendiğini, bakiye kalan 35.978,22-TL için işbu davanın açıldığını, davalıya ait ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, sigortalıya ödenen bedelin tahsili için ....
İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalıların itirazlarının iptali ile davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davanın yetkili mahkeme de açılmadığını, müvekkilinin yerleşim yerinin Ankara olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın 10/11/2020 tarihinden itibaren 3 yıl süre ile ... firmasına kiralandığını, kazanın meydana geldiği tarihte aracın kiralayan şirketin kullanımında olduğunu, davanın husumet yönünden reddini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazası akabinde davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına ödemiş olduğu hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda. 28.06.2022 tarihinde davacı şirket nezinde kasko sigortası ile sigortalı bulunan ... plakalı araç ile davalı ... Sanayi A.Ş.'ye ait, diğer davalı ... Sigorta ... Şirketi nezdinde sigortalanmış olan ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından kendi sigortalısına yapılan hasar ödemesinin halefiyet ilkesi uyarınca rücuen tahsili amacıyla araç maliki ve sigorta şirketi aleyhine .... İcra Dairesi 2023/...
Esas sayılı dosyasından başlatılmış olan icra takibine yapılan itirazların iptali talebiyle 07.08.2024 tarihinde dava açıldığı ve işbu davanın mahkememizin 2024/ ... Esasına kaydının yapılmış olduğu, davalılardan araç maliki ... Sanayi A.Ş.'nin hem icra dairesinin hem de mahkememizin yetkisine yönelik yapmış olduğu itirazları kapsamında aşağıda gerekçesi açıklanacağı üzere işbu davalı bakımından tefrik kararı verilerek yetki itirazları değerlendirilmiştir.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Mahkememizce icra dosyası celp edilip incelendiğinde davalı borçlunun borca itiraz ile birlikte icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiş olduğu görülmekle esas girilmeden önce icra dairesinin yetkisine yönelik yapılmış olan itiraz öncelikli olarak değerlendirilmiş olup bu doğrultuda yerleşik içtihatlar uyarınca itirazın iptâli davasının görülebilmesi, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır.
Ortada geçerli takip yoksa itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz halinde bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir takibin varlığından söz edilemez. O halde mahkemece, icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği gözetilerek eldeki dava da öncelikle bu itiraz incelenerek doğru bir şekilde karar verilmelidir.
Hukuk Genel Kurulunun 06/04/2004 tarih, 2004/19-410 esas, 2004/471 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.
İcra takiplerinde yetki hususu, 2004 sayılı İİK’nın 50. maddesi yollaması ile usul Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır. İİK’nın 50. maddesi; "(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur." düzenlemesini içermektedir.
6100 Sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. Maddesine göre "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklindeki düzenlemesi, aynı kanunun Haksız fiilden doğan davalarda yetkiyi düzenleyen 16. Maddesinin "(1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." şeklindeki düzenlemesi ve sigorta sözleşmelerinden doğan davalarda yetkiyi düzenleyen 15. maddesinin "(1) Zarar sigortalarından doğan davalar, sigorta,
bir taşınmaza veya niteliği gereği bir yerde sabit bulunması gereken yahut şart kılınan taşınıra ilişkinse, malın bulunduğu yerde; bir yerde sabit bulunması gerekmeyen veya şart kılınmayan bir taşınıra ilişkinse, rizikonun gerçekleştiği yerde de açılabilir." şeklindeki düzenlemesi ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 110.
Maddesinin "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." şeklindeki düzenlemelerinde trafik kazasından kaynaklı haksız fil mahiyetindeki sigortaya yöneltilmiş olan tazminat davalarında birden fazla yetkili mahkeme seçimlik olarak düzenlenmiş olup söz konusu düzenleme kamu düzenine ilişkin olmayıp, kesin yetki kuralı niteliğinde değildir.
Bu sebeple kanunda yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin (icra dairesinin) kabul edilmiş olması halinde, yetkili mahkemenin (icra dairesinin) belirlenmesinde seçim hakkı davacıya ait olup, davacı kanunda öngörülen yetkili mahkemelerin (icra dairesinin) birisinde davasını açabilir.
Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden (icra dairelerinden) hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede (icra dairesinde) açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer (Bknz. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2022/124 Esas, 2022/905 Karar Sayılı, 29/04/2022 Tarihli İlamı).
Somut olay bakımından icra dairesine yönelik itiraz açısından öncelikle yapılan incelemede; davacı şirketin merkez adresinin ... / İstanbul olduğu, davacının sigortalısı ... Otomotiv'in yerleşim yeri adresinin Esenler olduğu, kazanın meydana geldiği adresin ... Sınırları içerisinde olduğu (her ne kadar ..., Ticaret Mahkemeleri nezdinde İstanbul adliyesine bağlı olmakta ise de bünyesinde ayrı bir icra dairesi bulunmaktadır), davalı ...
Sigortanın merkez adresinin Kadıköy/ İstanbul olduğu, davalı ... Sanayi A.Ş.'nin merkez adresinin .../ Ankara olduğu, davalılar arasında poliçeyi akdeden acentenin adresinin ise aynı şekilde ... / Ankara olduğu bu hali ile icra takibini başlatma nezdinde davacının ... İcra Dairesi, ... İcra Dairesi, ... İcra Dairesi, Ankara İcra Dairesi olmak üzere birden fazla icra dairesinin birinde başlatma seçimlik hakkına sahip olmasına rağmen davacının icra takibini yetkisiz olarak ...
İcra Dairesinde başlatmış olduğu, işbu icra takibindeki icra dairesinin yetkisine davalı ... Sigorta ... Şirketi tarafından itiraz edilmemiş olması sebebiyle onun açısından takibin kesinleştiği, sadece ...
A.Ş.'nin yetki itirazında bulunduğu ve itirazında haklı olduğu, borçlular arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunmadığı hususu ve mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/18221 Esas, 2019/9512 Karar Sayılı, 16/10/2019 Tarihli ilamı,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/8608 Esas, 2017/2890 Karar Sayılı, 20.03.2017 Tarihli "...
Somut olayda, trafik kazası İstanbul Adliyesi yargı çevresi sınırları içerisinde meydana gelmiş olup davalı işleten ile sürücünün yerleşim yeri adresi de Beşiktaş'tır. Davacı şirketin ticaret sicil adresi ise İstanbul Adliyesi yargı çevresi sınırları içerisindedir. Aleyhinde icra takibi yapılan ve itirazın iptali davası açılan davalı ZMMS şirketinin (...
Sigorta AŞ) adresinin, takip talebinde Beşiktaş/İstanbul, dava dilekçesinde ise Üsküdar/İstanbul olarak yazıldığı anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketi borca, diğer davalılar ise yetkiye ve borca itiraz etmişlerdir. Yetkili icra dairesinin ve mahkemenin, takip tarihi ve dava tarihine göre belirlenmesi gerekir.
Davalı sürücü ve işletenin süresinde icra dairesinin yetkili olmadığı gerekçesi ile yetki itirazında bulundukları ve yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Daireleri olduğunu belirttikleri, davalı ZMMS şirketinin ise icra dairesinin yetkisine itiraz etmeksizin yalnızca borca itiraz ettiği, dava dilekçesine ise cevap vermediği anlaşılmakla, davalı sürücü ve işleten yönünden yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Daireleri olduğu,
bu nedenle icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle bu davalılar yönünden davanın reddi kararı isabetli ise de, icra dairesinin yetkisine itiraz etmeyen davalı ZMMS şirketi yönünden davanın tefrik edilerek takip tarihi ve dava tarihi itibariyle .... İcra Müdürlüğünün ve ... Mahkemelerinin davaya bakmaya yetkili olduğunun kabulü ile işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken" şeklindeki ilamı da göz önünde bulundurulduğunda borçlu ...
Sanayi A.Ş.'nin usulüne uygun yetki itirazı kapsamında işbu borçlu bakımından yetkili yerde başlatılmış olan usulüne uygun bir takip bulunmaması sebebiyle davacının davasının usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir.
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/766, K. 2024/904, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama