KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Mart 2025
- Esas no
- 2024/797 Esas
- Karar no
- 2025/149
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/12/2024
Karar Metni
1.124 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı- borçlu arasında Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmeleri akdedildiğini, davalının müvekkili şirketten hizmet aldığını, fatura ödemelerini gerçekleştirmemiş olduğundan müvekkili alacağının tahsil edilmesi adına ... Merkezi Takip Sistemi İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasında takip başlatıldığını ancak davalı tarafça takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, haksız itirazın iptalini, takibin devamını ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği müvekkili vakıf abonelik süreci boyunca tüm ödemelerini eksiksiz ve zamanında yaptığını, müvekkili vakıf hakkında bugüne dek açılmış herhangi bir icra dosyası bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşme gereğince 30 adet aktif olmayan mobil hat alımına davacı firma tarafından %50 indirim taahhüdünde bulunulduğunu, bu indirim faturaya yansıtılmadığını, ilgili fatura müvekkili adına indirimsiz bir şekilde düzenlendiğini, davacı tarafından müvekkili adına düzenlenen 20.03.2024, 20.04.2024, 20.05.2024 düzenlenme tarihli faturalara ...
67. Noterliğinin... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile açık ve kesin olarak itiraz edildiğini ve davacı tarafa ihtar edildiğini, sayılan sebeplerle işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddini, haksız ve kötüniyetli olan davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, telefon abonelik sözleşmesinden kaynaklı bakiye fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; taraflar arasında akdedilmiş olan Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesi kapsamında tahakkuk ettirilmiş olan fatura bedellerinin tahsili amacıyla davacı tarafından davalı aleyhine ... Adliyesi MTS ... sayılı dosyası başlatılmış olan takibe davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
Şeklindeki düzenlemesi uyarınca dava şartlarına ilişkin re'sen yapılacak olan kontrol işbu maddede yer alan sıralamaya göre yapılması gerektiğinden mahkememizce öncelikle görev hususu irdelenecektir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar" ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar Sayılı, 02/05/2019 Tarihli " ... 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu maddede sayılan dava ve işlerin Asliye Ticaret Mahkemeleri'nce incelenerek karara bağlanacağı ifade edilmiştir.
Somut olayda, davalı vakıf tacir değildir. Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesi kapsamında taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olmadığı gibi, dava mutlak ticari davalardan da değildir.
HMK 1.maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Taraflarca yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de res'en dikkate alınması gerektiğinden, Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası incelenerek karar verilmesi doğru olmamış, " şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi nezdinde yapılan sorgulamada davalının ticaret sicil kaydının da bulunmadığı görülmekle somut olayda tarafların karşılıklı tacir olmalarından ve ticari davadan bahsedilemeyeceği, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/797, K. 2025/149, 4 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama