İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/205 K.2025/496

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2019/205Karar2025/496Tarih3 Temmuz 2025Okuma9 dk · 1.894 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
3 Temmuz 2025
Esas no
2019/205 Esas
Karar no
2025/496
Dava
Tazminat
Dava tarihi
26/04/2019
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.894 kelime·9 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalıların dava dışı ... A.Ş.' nin Yönetim Kurulu Üyesi olduğunu, her iki davalının Müdürler Kurulu üyesi sıfatına binaen, ... A.ş. ‘ ni müşterek imzalarıyla temsil ve ilzam ettiklerini, müvekkillerinin ise söz konusu şirketin toplam %25 hissesine malik hissedar olduklarını, müvekkillerinin dava dışı anılan şirkette, hiçbir yönetim hak ve sorumluluğu olmadığını, dava dışı şirketin ... ...

Şubesi nezdindeki banka hesabına 15.1.2014 tarihinde, dava dışı ... tarafından 2.483.151,43-TL havale edildiğini, müvekkilerin bu hususu öğrendiklerinde anılan paranın akıbetini sorduklarını ancak şirket yetkililerinin bu soruları “ticari işlerde kullandık” diyerek geçiştirdiklerini, müvekkillerin ortağı olduğu ... Anonim Şirketi’ nin zarara uğratılmasının söz konusu olduğunu, bu sebeple ortağı olduğu ...

Anonim Şirketi lehine ve dolaylı zarar sebebiyle kendi adına, işbu davayı açmakta hukuki yararının tartışmasız bir şekilde mevcut olduğunu, şirket müdürlerinin gerçeğe aykırı faturalarla şirkete giren tazminat bedellerini kendi menfaatlerine kullandıkları hususunda şüphe duyulmasına rağmen, belirtilen faturalardan hangilerinin içerik itibariyle yanıltıcı, yani gerçek dışı olduğu ve şirket kasasına çekilen yöneticelerin zilyetliğine sunulan teslim bedellerinin nasıl ve ne kadar zarara dönüştüğü tam olarak bilinemediğinden, şirket zararının tam olarak hangi tutarda olduğu,

müvekkilleri tarafından bilinebilecek durumda olmadığını, bu nedenle işbu tazminat davasının HMK m.107/1 uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını, müvekkilleri, davalıların söz konusu para ile ilgili şirkete zarar verici işlem ve eylemleri olduğu hakkında şüphe duyduklarını, müvekkillerinin şüphelendikleri işlemler hakkında şirket genel kurulunda soru sorduğunu bilgi alma haklarını kullanmak istediklerini, ancak davalı şirketin işlemleri hakkında bilgi vermekten kaçındığını, bilgi alma ve inceleme hakkı, ....Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 2016/ ...

Esas sayılı dosyasında açılan dava ile kullanıldığını, karar sonrası verilen izin gereği yapılan inceleme ile şirkete giren paraların bazı faturalarla gider olarak şirket dışına çıktığının öğrenildiğini ve fakat bu faturalara konu mal ve hizmetlerin gerçekten alınıp alınmadığı,

yani faturaların fiktif işlemleri yansıtıp yansıtmadığının öğrenilemediğini, müvekkillerinin konuya ilişkin şüphesinin, şirket zararının oluştuğu konusunda kesin kanaate dönüştüğünü ve yöneticilere karşı sorumluluk davası açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu, davalıların, şirket hesabına gelen paranın bir kısmını bankadan çekerek şirket kasasında muhafaza ettiklerini söz konusu Özel Amaçlı Tespit Raporu ile öğrenildiğini, davalı şirket yöneticilerinin, şirkete ait bir miktar parayı fiziken şirket kasasında muhafaza etmelerinin hayatın olağan akışına ve ticari hayatın gereklerine aykırı olduğunu, dava dışı ...

Anonim Şirketi’nin uğradığı zararın gerçek tutarının, mahkemece atanacak bilirkişilerce ortağı oldukları dava dışı şirketin ticari kayıtları ve banka hesabı ile banka hesabından çıkışların yapıldığı dava dışı gerçek ve tüzel kişi veya kişilerin ticari kayıtları ve banka hesapları üstünde yapılacak karşıt incelemeye dayanacak bilirkişi incelemesinden sonra belirli hale gelebileceğini, davalıların, işbu davanın konusunu oluşturan hukuki sorumluluklarını mucip zarar verici işlemlerinden dolayı, ....Asliye Ceza Mahkemesi’nde (...

Esas sayılı dava dosyasıyla) açılan kamu davasında da, “güveni kötüye kullanma suçundan” sanık olarak yargılandıklarını, davalıların hukuka aykırı yöntemlerle, kanunun ve esas mukavelenin kendilerine yüklediği özen ve sadakat borcuna, kanuna ve esas mukaveleye aykırı kasıtlı işlem ve eylemleriyle, şirket kasasına giren parayı, kendilerinin ve bağlantılı oldukları üçüncü kişilerin menfaatine hizmet edecek şekilde, şirket dışına çıkararak şirketi zarara uğrattıklarını, davalıların şirketi zarara uğratan eylem ve işlemleri, aynı zamanda güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunu,

kusurlarıyla şirket malvarlığının azalmasına sebebiyet veren davalıların, bu zararı tazmin borcu altında ve müteselsilen sorumlu olduklarını beyanlarla müddeabihi yargılama safahatında sonradan belirli hale gelecek olan, belirsiz alacak davası şeklindeki tazminat taleplerinin kabulüne, tespit olunacak zarar miktarınca tazminatın, zararın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı şahıslardan müteselsilen olarak tahsili ile ...

Anonim Şirketi’ ne ödenmesine, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalı şahıslardan müşterek ve müteselsil olarak tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacıların dava dilekçelerinde aynen “dava dışı ...

A.Ş.'nin uğradığı zarar, bahsi edilen 2.483.151,43 TL ile sınırlı değildir” ifadesini kullanarak iddia edilen zararın dava tarihinde kendilerince hesaplanabilir kısmının en az 2.483.151,43 TL olduğunu ikrar ettiklerini, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacılar şirketin 30.09.2016 tarihli genel kuruluna katılarak işbu davada ileri sürdükleri bütün hususları dile getirdiklerini, Savcılık şikâyeti ve bu kapsamda alınan inceleme raporu, davacıların zarar doğurucu olduğunu iddia ettikleri eylem, fail ve zaran bildiğini açıkça ortaya koyduğunu,

TTK'nın 560. maddesinde “... tazminat istemek hakkı davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar” ifadesinin yer aldığını, bu durumda, davacılar açısından 2 yıllık zamanaşımına ilişkin tüm unsurlar gerçekleştiğinden, Savcılık şikâyetinin yapıldığı 17.05.2016 tarihinden itibaren 17.05.2018 tarihine kadar dava açılmasının gerektiğini, davanın bu tarihten sonra ikame edilmesi sebebi ile zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacıların, dava dilekçelerinde Müvekkili ... için değişik unvanlar kullandıklarını, davacılar Müvekkilimden “yönetim kurulu üyesi”, “şirket müdürü”,

“müdürler kurulu üyesi” olarak bahsettiklerini, ancak Müvekkilinin bunlardan hiçbirisi olmayıp, dava dışı şirketin bir anonim şirket olması sebebi ile Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu, davacıların şirkete gelen bedelin muvazaalı yollarla şirket dışına çıkarıldığının iddia edildiğini ancak buna ilişkin herhangi bir maddi vakıa ileri sürülmediğini, davacı yanın bu hususta herhangi bir delil sunmamış olması sebebiyle bu hususa ilişkin itiraz hakkı saklı olup, davacının bu noktada iddiasını ispat edemediğini, davacıların muvazaalı olarak ödeme yapıldığını iddia ettikleri ...

İnş. ve San. Tic. A.Ş. isimli şirket ile dava dışı ... A.Ş. bir ... sözleşmesi imzalamış olup, bu sözleşmenin noter huzurunda imzalanarak ...'de tescil edildiğini, müvekkilinin 1993 yılından bu yana dava dışı ...

A.Ş.'nin yönetim kurulu Başkanı olduğunu,bBir aile şirketi olan dava dışı tüzel kişilikte Müvekkilibib, şirketin idare ve sorumluluğunda 2013 yılından sonra etkin olmadığını, çünkü, diğer davalı ...'ın ailenin genç kuşak üyesi olup, kendi ifadesi ile şirket yönetiminde “faal” yani “etkin” rol oynadığını,bu nedenle, kabul anlamına gelmemek kaydı ile,

şirket üzerinde bir zararın doğduğu kabul edilecek ise, bu noktada müvekkilin herhangi bir kusurunun olmadığını, dava dışı şirketin genel kurulu 30.09.2016 tarihinde yapıldığını, bu genel kurulda davacıların işbu davada ileri sürdükleri bütün soruların ayrıntılı olarak tartışıldığını ve müvekkili Fazl ...'in ibra edildiğini, davacıların işbu davada ileri sürdükleri bütün iddialarının genel kurulda da gündeme getirdikleri, bu nedenle, genel kurulda gerçekleşen ibra, esas ve usul bakımından da hukuka uygun olduğundan,

müvekkilin iddia edilen zarar ile herhangi birilliyet rabıtası da bulunmadığını beyan ederek öncelikle usule ilişkin itirazlarının değerlendirilmesine,usule ilişkin itirazlarının mahkemeniz tarafından kabul edilmemesi halinde, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretlerinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı davasının belirsiz alacak davası olarak açmış ise de işbu davada belirsiz alacak davası açmanın maddi ve hukuki şartlarının bulunmadığını, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafca belirlenememesinin gerekli olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin yönetici olduğu dönem öncesi ve sonrasıyla ilgili çok sayıda dava ve şikayet başvurusunda bulunduğunu bu sebeple de şirketin kayıtlarının ayrıntılı olarak incelemiş durumda olduğunu,

sözkonusu faturaların toplam miktarı belli olduğuna ve iddia edilen hususta faturaların gerçek bir hizmet ve alışverişi yansıtmadığı hususu olduğuna göre sözkonusu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının da mümkün olmadığını, davacı tarafın talep ettiği hususlar zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin halen sözkonusu şirketin yöneticiliğini yapmadığını, davacılar hakkında ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016-... E.sayılı dosyada verilen ara kararla ortağı oldukları ...

A.Ş ve diğer şirketlerden çıkarılma ihtimalinin belirmesi üzerine müvekkili ve diğer yöneticiler hakkında bir dizi sorumluluk davaları açılmaya başlandığını, davacı tarafların iddiasını kanıtlayıcı belge ve bilgi sunmadan noter onayını haiz ve ...' tescil edilen rödavans sözleşmesi kapsamında yapılan alt yapı yatırımlarına ilişkin ödemelerin gerçek bir hizmete dayanmadığını soyut bir şekilde iddia ederek işbu davayı açtıklarını, sözkonusu faaliyet sahası ve şirketin kayıtları incelendiğinde iddiaların gerçekdışı olduğunun ortaya çıkacağını,

şirketin dışına aktarıldığı iddia edilen 2.483.151.43 TL. şirketin akdi yükümlüküleri altında yapılan yatırımlara mukabil olarak muhatap firmalara ödendiğini, bu hususun şirket kayıtları, sözleşmeler üzerinde ve maden sahasında yapılacak bilirkişi incelemesi ile sabit olacağını, müvekkilinin yönetici olduğu dönemde yaptığı işlemlerin müşterek imza ile icra edilmiş olup geçmiş dönemde yapılan işlerle uyumlu olduğunu, iddianın aksine müvekkilin yaptığı çalışmalarla şirketin bağlı olduğu Kutman şirketler grubunun mali durumunun iyileşmesini , sahibi olduğu varlıkların değerlenmesini sağladığını beyan ederek öncelikle harcın tamamlatılmasına,

davanın usuli ve esasa ilişkin itirazları doğrultusunda reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı deliller hep birlikte incelenmiştir.

... Yeminli Mali Müşavirliğe , Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne, İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü'ne (İTO) , ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği anlaşılmıştır.

... ... A.Ş tarafından 01/01/2013- 31/12/2024 tarihlerini kapsar hesap hareketlerinin CD şeklinde dosyamıza gönderildiği, çıktıları alınmak suretiyle mahkememizce dosya arasına kazandırılmıştır.

21/11/2019 tarihli celsede tarafların Türk Ticaret Kanunun hükümleri gereğince tutmakla yükümlü oldukları ticari defter kayıt ve belgeleri, icra dosyası, tarafların iddia ve itirazlarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, Prof Dr. ... tarafından 30/10/2020 tarihli heyet raporunun dosyaya sunulduğu ve taraf vekillerine tebliğ edildiği görülmüştür.

.... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası örneklerinin mahkememiz dosyası arasına celp edildiği anlaşılmıştır.

.... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının celp edilerek yapılan incelemesinde. Müştekinin ..., ..., ... olduğu, sanıkların ise ..., ..., ... olduğu hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan (nitelikli dolandırıcılık) açılan kamu davasında iddianamenin kabulü ile kovuşturmaya başlandığı, dosyada bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, mahkemece "her ne kadar sanıklar ..., ..., ...

Hakkında TCK 158/1-h maddesi kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanıkların dolandırıcılık kastı ile hareket ettiklerinin sabit olmadığı, eylemin hukuki nitelikte bir ihtilaf mahiyetinde bulunduğu anlaşılmakla sanıkların CMK 223/2-c maddesi uyarınca müsnet suçtan beraatlerine." şeklinde karar verildiği ve dosyanın İstinaf incelemesinde olduğu görülmüştür.

Bu mahkemenin dosyasının 26/05/2022 tarihli celse ile sonucunun bekletici mesele yapıldığı ve aralıklı süreçlerde dosyasının akıbeti hakkında mahkememizce müzekkereler yazıldığı anlaşılmıştır.

Dava konusu uyuşmazlığın; dava dışı ... A.Ş 'nin yönetim kurulu üyesi olan davalıların kendilerinin müşterek imzaları ile şirketi temsil ve ilzama yetkili olup olmadıkları bu nedenle dava dışı şirketin banka hesabına gönderilen meblağın bu yönetim kurulu üyesi davalılar tarafından hukuka aykırı işlem ve eylemler ile şirketten çıkarılmasının söz konusu olup olmadığı, şirket mevcudunnu eksilmesine neden olup olmadıkları bunlardan müştereken müteselsilen sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, dava dışı ... A.Ş'ye iadesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı görülmüştür.

Davacılar vekilince 01/07/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini,taraflar birbirlerinden karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmeyeceklerinden, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili 02/07/2025 tarihli dilekçesi ile, davacıların feragat taleplerini kabul ettiklerini, davacılardan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleinin olmadığını, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin feragat nedeniyle reddi halinde taraflar üzerinde bırakılmasına muvafakatlerinin olduğunu beyan etmiştir.

Yine ... 02/07/2025 tarihli dilekçesi ile davacılar ile davalılar arasında uzlaşam/sulh protokolü düzenlendiğini, bu protokolde işbu davadan feragat edileceği ve davalılarda karşı yan vekalet ücreti talep etmeyeceği taraflar ve vekilleri tarafından kabul ve taahhüt edildiğini , davacı tarafın davadan feragati dolaysıyla taraflarından vekil olarak karşı yan vekalet ücreti talep edilmediği beyan edilmiştir.

Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinden, davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu görülmüştür.

HMK'nun 311/1.maddesi "Feragat ve Kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalının kabulüne dâhi bağlı değildir. Bu durumlar karşısında davacının davasından feragat etmesi nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;

1-Davacıların davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.707,75.-TL'den mahsubu ile 1.092,35.-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip yatıranlara iadesine,

3-Taraflarca dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı taraflarca talep olunmadığından vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına,

5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2025

Başkan ... · ¸e-imzalıdır Üye ... · ¸e-imzalıdır Üye ... · ¸e-imzalıdır Katip ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/205, K. 2025/496, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/205
Karar No
2025/496
Tarih
3 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/206 K.2025/497
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/215 K.2025/686
  • İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2019/222 K.2025/177
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/255 K.2025/503
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/262 K.2025/559
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/266 K.2025/626

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.